3-6 Yaş Arası Çocuklarda Çarpık Dişler

Bu evrede başlıca sorunlar önceden edi­nilmiş kötü alışkanlıklardan kaynakla­nır. Örneğin parmak ve alt dudağın emilmesi, emzik kullanımı, yanlış solu­num, yutma ve konuşma alışkanlıkları büyük önem taşır.
Ağız solunumu, yani solunum için burun yerine ağzın kullanılması, birbiri­ne eklenerek büyüyen sorunlar doğurur. Ağzın sürekli açık kalması üstçenenin enine gelişimini yavaşlatır. Bir yandan yanak kaslarının artan etkisiyle yüz ke­mikleri daralırken bir yandan da doğal olarak gelişme eğilimi gösteren dil ağız­da daha çok yer kaplar. Dilin büyümesi altçenenin aşırı gelişmesine yol açabilir. Sonunda ağzın sürekli açık kalması azı dişlerinin dışarı doğru büyümesini ko­laylaştırır. Bu da altçenedeki biçim ku­surlarını artırır. Bütün bu gelişme beyin felci ya da sinirsel bozukluğu olan ço­cuklarda çok daha ağır bozukluklara yol açar.
Her şeyden önce ağızdan soluma alışkanlığı engellenmelidir. Burun boşluklannı daraltan alerjiye bağlı ödem ya da doku kalınlaşması ve geniz bademciklerin büyümesi bu tip solunuma neden olabilir. Ayrıca ağızdan solunum bazen yüz kemiklerinin gelişimini olumsuz yönde etkileyerek solunum so­rununu daha da ağırlaştıran bir kısır­döngü yaratır.

Dişlerin gelişim bozukluğuna yol açan başka bir etken de hatalı yutma alışkanlığıdır. Bu durumda çocuk süt emme sırasındaki yutma alışkanlığını değiştirmeden sürdürür. Ortaya çıkan yutma kusuru işlevsel bir refleksin oluşturulmamasına, daha çok da uzun süre emzik-biberon kullanımına ve par­mak emme gibi kötü alışkanlıklara bağ­lıdır. Bu tip yutmada dil sert damağın önüne değil dişlere dayanır, altı yaşın­dan sonra da devam eden bu kötü alış­kanlığı belirleyebilmek için çocuğa tü­kürüğünü yutması söylenir. Bu sırada dilin kapalı ağızda dişler arasında görü­nüp görünmediği kontrol edilir. Dilin bu hareketi çene kemiklerinde ve dişler­de biçim bozukluğuna yol açar. Yutma kusurunu düzeltmek için öncelikle ço­cuğa normal yutmayı Öğretmek ve bun­dan sonra da düzeltici araçlarla tedavi gerekir. Yutma eğitimi altı yaşından sonra başlayabilir. Çünkü ancak bu yaş­tan sonra çocuğa bazı kelimeleri söyle­me ve yutma alıştırmaları yaptınlabilir.

Yutmaya bağlı bozuklukların düzel­tilmesinde uygulanabilecek en basit yöntem dilin ucuna bir lastik yerleştirilmesidir. Böylece çocuk kolayca belirle­yebileceği bir dayanak noktası elde et­miş olur ve dilini doğru biçimde dama­ğa dayamayı hızla öğrenebilir. Yutma­nın ilk evresinde gerekli olan bu dil ko­numu aynı zamanda d, 1, r, t, z gibi ses­siz harfleri doğru çıkarabilmek için ge­rekli olan dil konumuna benzerlik gös­terir. Bu benzerlik sayesinde bazı harf­lerin ya da sözcüklerin söyletilmesi dili doğru kullanmayı öğreten tedavi yön­temlerinin de temel ilkesini oluşturur.

Bazı harflerin söylenişindeki bozuk­luklar (teknik olarak dislali olarak ad­landırılır) ağzın kötü kullanılmasının ya da ağızdaki biçim bozukluğunun bir işareti olabilir ve bu nedenle olabildi­ğince erken tedavi edilmelidir. Bazı ke­limelerin doğru söylenmesi için uzma­nın önereceği sözcük alıştırmaları yut­manın yeniden öğretilmesi için de ya­rarlı olacaktır.

Bu çalışmalar yetersiz kalırsa tedavi bir ağıziçi araçla desteklenebilir. Reçi­neden yapılmış bu oldukça hafif araç damağa dayanır ve damaktaki levhaya bağlı metal tel dişlere kadar gitmesini engellediği dili yukan doğru yönlendi­rir. Böylece hem dilin dişler arasına gir­mesi, hem de üst ön kesici dişlerin çar­pılması engellenir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
sağlık