<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; Genel Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/genel-saglik-hakkinda-bilgiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>İdeal kilonuzda olmanız sağlığınız için çok önemli</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ideal-kilonuzda-olmaniz-sagliginiz-icin-cok-onemli/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ideal-kilonuzda-olmaniz-sagliginiz-icin-cok-onemli/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Mar 2011 16:06:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=7122</guid>
		<description><![CDATA[İdeal kilo hesaplama İdeal kilo sağlık içerisinde yaşamanız için boy ile orantılı kilonuzun değeri olmaktadır. Hepimizin vücudunu yapısının farklı olmasından dolayı ideal kilo adına net bir cevap vermek yanlış olur fakat ortaya çıkan netice size bir fikir sağlayabilir. Ortaya çıkan sonuca göre o değerden çok uzaklaşmadan sağlıklı bir yaşantıya devam etmeniz için faydalı olur. İdeal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İdeal kilo hesaplama</strong></p>
<p>İdeal kilo sağlık içerisinde yaşamanız için boy ile orantılı kilonuzun değeri olmaktadır. Hepimizin vücudunu yapısının farklı olmasından dolayı ideal kilo adına net bir cevap vermek yanlış olur fakat ortaya çıkan netice size bir fikir sağlayabilir. Ortaya çıkan sonuca göre o değerden çok uzaklaşmadan sağlıklı bir yaşantıya devam etmeniz için faydalı olur.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/11/ideal_kilo1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7125" title="ideal_kilo1" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/11/ideal_kilo1-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p>İdeal kilonuzu korumanız ve bunla beraber sağlıklı hayat sürmeniz açısından, dengeli ve de yeteri kadar beslenmeniz açısından, düzenli olarak spor yapmanız açısından yarar sağlar. ideal kiloya sahipsinizdir ama dengeli beslenmemekte ve de yeterli hareketi, sporu yapmamakta iseniz <a title="sağlık" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a>lı hayat açısından eksiğinizin olduğunu ortaya çıkmaktadır. Unutulmaması gereken şudur ki, mühim olan kaç kilo olduğunuz değil, sağlık durumunuzun ne durumda olduğudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ideal-kilonuzda-olmaniz-sagliginiz-icin-cok-onemli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Delirium</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/delirium/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/delirium/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Dec 2010 22:55:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=7199</guid>
		<description><![CDATA[Delirium,beyindeki fonksiyonların organik bozukluğu olmakla birlikte şiddetli olmayan oryantasyon bozukluğu ile çok olmayan zeka değişimi, gözle görülen entelektüel fonksiyonlarda kayıp, korku duyulan kuruntular, aşırı huzursuzluk duyma ve de koma, vijilde tepkilerin kaybolmasına kadar değişebilen farklı durumları kapsamaktadır. Görülen bu akıldaki değişimlere birçok farklı zayıf düşüren durumlar ile, salililatlar ile, hipnotikler ile, alkol ile ve de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong></strong>Delirium,beyindeki fonksiyonların organik bozukluğu olmakla birlikte şiddetli olmayan oryantasyon bozukluğu ile çok olmayan zeka değişimi, gözle görülen entelektüel fonksiyonlarda kayıp, korku duyulan kuruntular, aşırı huzursuzluk duyma ve de koma, vijilde tepkilerin kaybolmasına kadar değişebilen farklı durumları kapsamaktadır.</p>
<p>Görülen bu akıldaki değişimlere birçok farklı zayıf düşüren durumlar ile, salililatlar ile, hipnotikler ile, alkol ile ve de eksojen zehirler sebep olabilir.</p>
<p>Erişkinlere göre, çocukta enfeksiyonlara tepki şeklinde delirium daha sıklıkla görülmektedir.</p>
<p>İlk aşaması ilgiyi sürdürme güçlüğü, değişmeler akşam saatlerine doğru daha da net görülmektedir. Emosyonel denge kararsızlığı, huzursuz olma ile olaylar ile alakalı kavramayla sürdürmede başarısızlık belirgin olur. Zaman ile yer açısından oryantasyon bozulması, algıda illüzyonlar, anksiete ile fazlaca aktif olma görülür.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/12/Delirium.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7200" title="Delirium" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/12/Delirium-225x300.jpg" alt="" width="225" height="206" /></a></p>
<p>Kontrolde problemler gece artar, sebebi genelde uykuda ritim bozulmaktadır, illüzyon olanağının artması ve de metabolizmada değişim olması temeldeki vaziyeti arttırır.</p>
<p>Deliriumun tedavisi, temelindeki durumun tedavisidir. Gürültü yapan ve de kontrol altına alınmakta güçlük çıkaran hasta kişilerin yatışması için sedatif kullanımı eğilimine engel olunmalı, sebebi de düşük doz deliriumu çoğaltır, fazla dozu da riskli olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/delirium/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Testis kanseri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/testis-kanseri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/testis-kanseri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Dec 2010 18:21:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[erkek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=7228</guid>
		<description><![CDATA[Testis kanseri genellikle, sperm üretebilen hücrelerde başlamaktadır. Testis kanseri, ilk sinyalini testiste beliren nohut büyüklüğündeki sert yumru ile belli eder. Testiste bulunan bu yumru genelde dokunduğunuz zaman elinize gelir ve herhangi bir acı hissetmezsiniz. Çoğu erkek testis kanserine yakalandığını kendisi bu yumrulardan fark eder. Genellikle testis kanseri tek testis üzerinde ortaya çıkar. Ne kadar erken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Testis kanseri genellikle, sperm üretebilen hücrelerde başlamaktadır. Testis kanseri, ilk sinyalini testiste beliren nohut büyüklüğündeki sert yumru ile belli eder. Testiste bulunan bu yumru genelde dokunduğunuz zaman elinize gelir ve herhangi bir acı hissetmezsiniz. Çoğu erkek testis kanserine yakalandığını kendisi bu yumrulardan fark eder. Genellikle testis kanseri tek testis üzerinde ortaya çıkar. Ne kadar erken fark edilirse o kadar başarılı tedavi aşaması gelişir.</p>
<p><strong>Testis Kanseri Belirtileri Nelerdir? </strong></p>
<p>Testiste nohut büyüklüğünde yumru veya şişmeler meydana gelir</p>
<p>Testis ve çevresinde bölgesel ağrı veya hassasiyetler hissedilir</p>
<p><strong>Testis kanseri hangi yas aralıklarında ortaya çıkabilir?</strong></p>
<p>Testis kanseri genelde 15 ila 35 yas arası ortaya çıkar. Erken teşhis halinde tedavi süreci basarı ile atlatılır.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/12/testiskanseri.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7229" title="testiskanseri" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/12/testiskanseri.jpg" alt="" width="270" height="202" /></a></p>
<p><strong>Testis kanseri teşhisi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Kişi kendi kendini kontrol ettiğinde testislerinde yumru hisseder. Böyle bir durum fark edildiği takdirde acıyıp acımadığını düşünmeden doktora başvurulmalıdır. Testis kanseri teşhisi için ultrasonografi yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Teşhis kanseri tedavi ve ameliyat süreci nasıl olur?</strong></p>
<p>Testis kanseri kesinleştiği zaman ameliyat ile urların alınması gerekir. Testis kanserinde tümörün alınması demek, erkeklin biteceği anlamına gelmemektedir. Erkek testis kanseri tedavisi ve ameliyatından sonra da cinsel hayatında sorun yasamaz. Testis kanseri iki testise de sıçramış ise ve iki testise de müdahale edilirse, kısırlık ortaya çıkabilir. Lakin her 3 hafta da bir enjeksiyon aracılığı ile erkeklik hormonu verilerek cinsel işlevi sağlanır. Testis kanseri tedavisinde ameliyat dışında radyoterapi veya kemoterapi tedavisi de kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/testis-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metabolizma Nedir?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/metabolizma-nedir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/metabolizma-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Oct 2010 18:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6980</guid>
		<description><![CDATA[Gıda bileşenlerinin organizmaya alınarak değerlendirilmesi amacıyla gerçekleşen tüm reaksiyonlar metabolizma adını alır. Metabolizma, vücuda gıdanın alınması ve atık maddelerin geri verilmesi (dış metabolizma) ile hücre içi metabolizma olmak üzere ikiye ayrılır. Metabolizma genel olarak; yıkım reaksiyonları, (katabolizma) ve yapım, yani biyosentez reaksiyonları (anabolizma) olmak üzere iki grupta incelenir. Gıda maddelerinin içinde bulunan bileşenler, mide &#8211; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><em>Gıda bileşenlerinin organizmaya alınarak değerlendirilmesi amacıyla gerçekleşen tüm reaksiyonlar metabolizma adını alır.<br />
Metabolizma, vücuda gıdanın alınması ve atık maddelerin geri verilmesi (dış metabolizma) ile hücre içi metabolizma olmak üzere ikiye ayrılır.</em></p>
<p style="text-align: justify;">Metabolizma genel olarak; yıkım reaksiyonları, (katabolizma) ve yapım, yani biyosentez reaksiyonları (anabolizma) olmak üzere iki grupta incelenir. Gıda maddelerinin içinde bulunan bileşenler, mide &#8211; bağırsak kanalında sindirime uğradıktan sonra ince bağırsak duvarı tarafından emilir. Fakat yalnızca bağırsak hücrelerinin duvarlarından geçebilen su, amino asit veya basit şekerler gibi küçük moleküller sözü edilen rezorbsiyona uğrayabilir. Yağ ise söz konusu emilime katılabilmek için su ile emülsüfîye olmak zorundadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6981" title="Metabolizma" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/10/Metabolizma-300x222.jpg" alt="" width="300" height="222" />Yüksek yoğunluklu büyük moleküllerin yıkımları için ise bazı özel sindirim enzimleri gereklidir. Söz konusu enzimlerin mevcut olmaması durumunda ise büyük moleküllü maddelerden yararlanma imkânı olmaz (örneğin insan organizmasının selülozu parçalayan enzimi yoktur). Sindirilemeyen bu tür maddeler kalın bağırsakta emilmeden dışkı ile dışarı atılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Karbonhidratlar ve yağlar organizmada karbondioksit (CO2) ve suya kadar okside olur. Proteinlerin parçalanması sonucu ise protein molekülündeki azotu içeren üre meydana gelir. Gıda bileşenleri organizmada enerji ihtiyacını karşılamak veya yeni hücre dokusu vb. yapımında kullanılmak üzere bulunurlar. Gıda maddelerinde bulunan kimyasal bileşiklerin değerlendirilmesiyle metabolizmada vücudun kendine has maddelerinin yapımı için lüzumlu maddeler kazanılır. Bunun için metabolizmada ortaya çıkan enerjinin bir kısmı kas faaliyetleri ve nihayet vücut sıcaklığını korumak için kullanılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Enerjinin açığa çıkması için gerekli oksijen (O2) soluk alıp verme yoluyla akciğerlere gelir. Tüm hayati faaliyetler, madde alışverişi vb. gibi, vücudun 2/3&#8242;ünü teşkil eden su eşliğinde yapılır. Su dışında, organizma karbonhidrat, protein ve yağa da fazla miktarda ihtiyaç duyar.</p>
<p style="text-align: justify;">Hayatı boyunca bir insan yaklaşık 75 ton sözü edilen besinlere ihtiyaç duyar. Bu miktar 5 tren vagonunu dolduracak kadar fazladır. Bunun yanında daha az miktarlarda ihtiyaç duyulan maddeler de vardır ve gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;">2,5 ton yağ<br />
2,5 ton protein<br />
14 ton karbonhidrat<br />
55 ton su</p>
<p style="text-align: justify;">Mineral maddeler, vitaminler ve iz elementlerin alımı enerji sağlayan gıda bileşenlerinin yaklaşık binde biri veya milyonda birine denk gelen miktarları yeterli olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün insan vücuduna periyodik olarak devamlı alınması gereken 50 besin öğesi tanımlanmıştır. Bu maddelerin birinin veya birkaçının eksikliği sonucu ciddi <a title="sağlık" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/">sağlık</a> sorunları ortaya çıkar. Hatta böyle durumlarda ölümler bile görülebilir. Bu tür maddelere esansiyel maddeler denir (hayat için gerekli). Esansiyel maddeler organizma tarafından ya hiç ya da yeterli miktarlarda sentezlenemezler. Fakat esansiyel olmayan maddeler besinlerle alınamazsa da organizma tarafından sentezlendiklerinden, eksiklikleri görülmez. İleriki bölümlerde esansiyel ve esansiyel olmayan maddeleri örneklerle tanıyacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/metabolizma-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Endokrin sistem</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/endokrin-sistem/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/endokrin-sistem/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 22:50:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6871</guid>
		<description><![CDATA[İç salgı sisteminde bezler, bedeninizin istemli denetimi altında olmayan çeşitli işlevlerini yöneten hormonları üretir. Ana bezler, tiroid, paratiroid, pankreas, böbreküstübezleri ve cinsiyet bezleridir (kadınlarda yumurtalıklar, erkeklerde erbezleri). Kanda dolaşan hormon­lar (kimyasal haberciler), belirli organlara et­kinliklerini sürdürmelerini sağlayan iletiler taşır. Hormonlar her beden hücresinin doğru çalışması için gereklidirler ve ergenlik, adet, gebelik ve menopoz dönemlerinde önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İç salgı sisteminde bezler, bedeninizin istemli denetimi altında olmayan çeşitli işlevlerini yöneten hormonları üretir. Ana bezler, tiroid, paratiroid, pankreas, böbreküstübezleri ve cinsiyet bezleridir (kadınlarda yumurtalıklar, erkeklerde erbezleri). Kanda dolaşan hormon­lar (kimyasal haberciler), belirli organlara et­kinliklerini sürdürmelerini sağlayan iletiler taşır. Hormonlar her beden hücresinin doğru çalışması için gereklidirler ve ergenlik, adet, gebelik ve menopoz dönemlerinde önemli rol oynarlar.</p>
<p>İç salgı sistemi, beynin merkezinde bulu­nan (ve aslında kendisi bir bez olmayan) hipotalamus tarafından, ürettiği hormonlar aracı­lığıyla yönetilir. Hipotalamus, uyuma ve uyan­ma, ısı düzenlemesi, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/stres/">stres</a> ve heyecan gibi et­menler için önemlidir.</p>
<p>Kısa bir sap, hipotalamusu ana bez olan bezelye büyüklüğündeki hipofiz bezine bağ­lar. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hormon-hakkinda-genel-bilgiler/">Hormonlar</a> hipotalamustan hipofiz bezi­ne akar. Ardından, hipofiz bezi, bedenin ge­reksinimlerine göre, diğer ana bezlerdeki hormon üretimini artırır ya da azaltır.</p>
<p><strong>NE ETKİLEYEBİLİR?</strong><br />
Hipofiz bezi hormonları, kemik büyümesi, cinsel gelişme (<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/ergenlik-donemi-bulug-cagi/">ergenlik dönemi</a>nde yumur­talıklar ve erbezleri yüksek düzeyde cinsiyet hormonu üretir) ve beden içindeki sıvı düzey­lerinden sorumludur. Kelebek şeklindeki tiroid bezi gırtlaktaki ses tellerinin üzerinde bulunur. Bu bezin salgıladığı tiroksin enerji düzeyleri­ni ve metabolizma hızını yönetir. Tiroidin yanında paratiroid bezleri bulunur. Bunlar, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/d-vitamini/">D vitamini</a> ve tiroid bezinden gelen kalsitonin ile birleşen paratiroid hormonunu yaparak, sağlam kemikler oluşturmak için kanda doğ­ru düzeyde <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kalsiyum/">kalsiyum</a> ve fosfor olmasını sağ­larlar.</p>
<p>Böbreklerin üstünde, böbreküstübezleri <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a> ve erkekte bulunan erkeklik hormonu androjeni ve bedenin <a title="stresle başa çıkma yöntemleri" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/stresle-basa-cikma-yontemleri/">stresle başa çıkma</a>sını sağlamak için kan basıncı, kalp atış hızı, ak­ciğerler ve sindirim sistemi üzerinde doğrudan etki eden adrenalin üreten cinsiyet ve stres bezleri bulunur. Diğer önemli hormonlar böbrekteki hücreler tarafından salgılanır. Bun­lar, kan basıncının denetlenmesine yardımcı olan renin ve kemik iliğinde kırmızı hücrelerin üretimini başlatan eritropoietindir.<br />
Midenin arkasında uzanan uzun ince bir bez olan <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/pankreas/">pankreas</a>, kan şekerinin düzeyini dengelemek için birlikte çalışan hormon insülini ve glukagöftö yapar. İnsülin, yemek yedikten sonra, hücrelerin glukozu (karbon­hidratlardan ve bazen de yağlardan yapılır) emmelerine yardımcı olmak için üretilir. Şeker hastalığında zarar gören işte bu işlevdir. Var­sa fazla glukoz, karaciğer ve kaslarda depo­lanmak üzere glikojene dönüştürülür. Kan şeker düzeyi düşmeye başlayınca glukagon, karaciğeri uyararak glikojeni yeniden glukoza dönüştürmesini ve şeker düzeyini normal değerlere getirmesini sağlar.<br />
Prostaglandinler gibi diğer hormonlar, yerel travma durumunda şişme, ateş, dolaşım bo­zuklukları ve mide salgılarının denetlenmesine yardımcı olmak amacıyla dokular ve beden sıvıları tarafından yapılır.</p>
<p><strong>YAYGIN İÇ SALGI SİSTEMİ</strong><br />
Bezler tarafından üretilen hormonlar kadın metabolizmasında (su dengesi besin girdisi, uyuma/uyanma düzenleri), adet dönemlerinde ve  ergenlikteki değişimleri de gebelik ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/menopoz/">menopoz</a> döneminde önemli rol oynar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/endokrin-sistem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinir sistemi</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sinir-sistemi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sinir-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 21:41:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6868</guid>
		<description><![CDATA[Sinir sistemi: Bedenin bütün parçaları birbirleriyle, birçok farklı ve karmaşık parça üzerin­den çalışan iletişim ve komut ağıyla (sinir sis­temiyle) haberleşir. Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur. İstemli ve istem dışı kas hareketleri, omurilik üzerinden ileti alıp veren beyinden yönetilir. Beyin, bellek ve karar verme işlemlerinin gerçekleştiği öğren­me merkezidir. Merkezi sinir sistemi ayrıca dokunma, görme, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinir sistemi:</strong> Bedenin bütün parçaları birbirleriyle, birçok farklı ve karmaşık parça üzerin­den çalışan iletişim ve komut ağıyla (sinir sis­temiyle) haberleşir. Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur. İstemli ve istem dışı kas hareketleri, omurilik üzerinden ileti alıp veren beyinden yönetilir. Beyin, bellek ve karar verme işlemlerinin gerçekleştiği öğren­me merkezidir.</p>
<p>Merkezi sinir sistemi ayrıca dokunma, görme, tat alma, koku alma ve işitme duyularını yönetir. Gözleriniz, kulak­larınız, burnunuz, diliniz ve cilt duyarlılığınız aracılığıyla dengenizi, uzaklığı hesaplama becerisini ve ağrıyı, basıncı ya da soğuğu his­setme yeteneğinizi yönetir. Bu duyular, duyu sinirleriyle beyne iletilir ve beyin, motor sinir­lerine gönderdiği elektrik sinyalleri aracılığıyla, bedenin uygun tepki göstermesini sağlar. Bey­nin sol kısmı bedenin sağ tarafını, sağ kısmı ise sol tarafını yönetir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-6869" title="sinir-sistemi" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/06/sinir-sistemi-300x165.jpg" alt="" width="327" height="165" />Çevresel sinir sistemi, merkezi sinir siste­mini bedenin diğer parçalarına bağlar. Sinir çiftleri (toplam 31 çift) omuriliği kaslara bağ­lar. Çevresel sistem, kalp ve sindirim gibi be­denin istem dışı işlevlerini yöneten otonom sinir sistemini kapsar. Bu sistemin iki sinir kümesi vardır: siz hareketliyken çalışan sem-patetik ve hareketsiz olduğunuzda görevi devralan parasempatetik sinir sistemi.</p>
<p>Her bir sinir, sinyallerin hızla üzerinden geçtiği uzun dal biçiminde uzantıları olan, nöron denilen sinir hücresi yumağından oluşur. Nöroiletkenler sinyali sinaps (gönderici nöron ile alıcı nöron ya da kas arasındaki boşluk) üzerinden taşıyan kimyasallardır. Her nöron bir kılıfla korunur; bu kılıf zarar gördüğünde ileti ağı bozulur ve bedenin işlevleri etkilenir.</p>
<p><strong>SİNİR AĞI</strong><br />
Sinir sistemi, bedende her şeyin yolunda gitmesini denetlemekle kalmaz, ön­celikleri de belirler. &#8220;Kaç­mak ya da dövüşmek&#8221; ben­zeri bir durumda, sempatetik sinirler böbreküstü bez­lerini harekete geçirir ve kandaki adrenalin, kanı harekete hazır kaslara gönderir. Adrenalin ayrı­ca, kalp ve akciğerler için daha fazla kullanılabilir enerji kalması için sindi­rim sürecini yavaşlatır.</p>
<p><strong>SİNİR BAĞLANTILARI</strong><br />
Nöronların boyu birkaç mili­metreden bir metreye kadar değişebilir. Kimyasal özellik­leri sayesinde (nöroiletken­ler) sinyalleri sinir uzantı­ları (sinaps) arasındaki boşluklar üzerinden taşır.</p>
<p><strong>OLASI SORUNLAR</strong><br />
En yaygın sinirsel rahatsızlık daha çok yaşlılarda görülen ancak <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/parkinson-hastaligi/">Parkinson</a> ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/alzheimer-hastaligi/">Alzheimer hastalığı</a>nın bir özelliği olan bunama­dır. Bir atardamarın tıkanmasıyla beyne giden kan kesildiğinde ve hasarlı alan tarafından yönetilen beden sistemleri zarar gördüğünde felç meydana gelir. Multipl sklerozda (MS) sinirlerin koruyucu kılıfı zarar görür ve sonuçta görme ya da hareket etme sorunları ortaya çıkar. <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadın</a>lar erkeklerden iki kat daha büyük bir tehdit altındadır. Motor nöron hastalığı, motor nöronların zarar gördüğü az rastlanan bir rahatsızlıktır. Omurilikteki sinirler omurlar arasında sıkı­şabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sinir-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Olmak</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/saglikli-olmak/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/saglikli-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 15:38:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6855</guid>
		<description><![CDATA[Tıp, hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir alandır. Bugün sağlığın korunması hastalıkların tedavisinden daha önemlidir. Çünkü sağlığı korumak, hastalığı tedavi etmekten çok daha az emek ve ekonomik kayıpla karşılanabilmektedir. Bu nedenle &#8220;koruyucu hekimlik&#8221; önem kazanmıştır. Koruyu­cu hekimlik dalında hem beden hem ruh sağlığının korunması için gerekli araştırmalar yapılır ve halkın bu konuda bilinçlenmesi sağlanır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tıp, hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir alandır. Bugün sağlığın korunması hastalıkların tedavisinden daha önemlidir. Çünkü sağlığı korumak, hastalığı tedavi etmekten çok daha az emek ve ekonomik kayıpla karşılanabilmektedir. Bu nedenle &#8220;koruyucu hekimlik&#8221; önem kazanmıştır. Koruyu­cu hekimlik dalında hem beden hem ruh sağlığının korunması için gerekli araştırmalar yapılır ve halkın bu konuda bilinçlenmesi sağlanır.</p>
<p>Sağlıklı olmak demek sadece bedensel hastalığın olmaması anlamına gelmez. Sağlıklı olmak hem bedensel, hem ruhsal açıdan sağlıklı olmayı gerektirir. Sağlıklı insan; fizyolojik, ruhsal, toplumsal uyum içindedir. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nce sağlık &#8220;hastalık ve sakatlığın bulunmaması, bireyin bedensel, ruhsal, toplumsal iyilik hâli&#8221; olarak tanımlanmaktadır. Burada da vurgulandığı gibi ruh sağlığı da en az beden sağlığı kadar, hatta çok daha fazla, önemlidir. Ama günlük yaşantımızda, <a title="ruh sağlığı" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/ruh-sagligi-hakkinda-bilgiler/">ruh sağlığı</a>na gereken önemi ver­meyiz. Her insan baş, diş mide ağrısı gibi şikayetlerden kolayca doktora gider ve tedavi olma yollarını arar. Bunun yanında sebepsiz korku, kaygı, gerginlik gibi ruhsal nedenlerle doktora gitmekten ürker. Halbuki ruhsal bozukluklar da birer hastalıktır ve tedavi edilmeleri gerekir.</p>
<p><strong>Sağlıklı olmanın ölçüleri</strong></p>
<p>Acaba insan sağlık açısından mükemmel olabilir mi? Buna verilecek cevap elbette <strong>&#8220;hayır&#8221;</strong> olacaktır. Çünkü her insan ağrılardan, zaman dilimi içinde ge­çirdiği bedensel ve mikrobik hastalıkları yaşamış olmasından dolayı hastalığın ne olduğunu bilir. Bu, ruhsal sağlık açısından da söylenebilir. İnsanların zaman za­man kızdığı, öfkelendiği, endişelendiği, korktuğu olmuştur; her zaman da olabilir.</p>
<p>O halde sorulabilir; kim sağlıklı, kim sağlıksız dır? Sağlık ve hastalık hali göreli bir durumdur. Nasıl geçici olarak başı, dişi, midesi ağrıyana hasta demiyorsak, zaman zaman kaygılanan, korku duyan v.b insanlara da hasta demiyoruz. Bunları olabilecek normal durumlar olarak kabul ediyoruz.</p>
<p><strong>Sağlık &#8211; hastalık sınırı</strong></p>
<p>Sağlıklı ve sağlıksız olmak neye göre belirlenir? Bir insana &#8220;sağlıklı&#8221; veya &#8220;sağlıksız&#8221; diyebilmek için davranışlarının çoğunlukta nasıl olduğuna, yaşan-tısındaki etkilerini dikkate almak gerekir. Eğer, insanın, bedensel ve ruhsal duru­mu</p>
<p>•   Yaşamını engellemeyecek durumda<br />
•   Normal yaşamını sürdürebiliyor,<br />
•   Çalışabiliyor,<br />
•   Gülüp, eğlenebiliyor,<br />
•   Görev ve sorumluluklarını yerine getirebiliyor ise sağlıklı sayılır.<br />
Kişi eğer günlük yaşamını sürdüremeyecek durumda ve kaygılarından kurtulamıyorsa <a title="sağlık" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a>sız kabul edilir.<br />
Öyleyse zaman zaman engellerle karşılaştığında, çatışmalara düştüğünde insanın kaygılanması, korkması, içine kapanması normaldir, hastalık sayılmaz.  Bu kaygılar, korkular günlük hayatını engellediği zaman, hastalık haline dönüşme eğilimi gösterir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/saglikli-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar ne kadar egzersiz yapmalıdır?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuklar-ne-kadar-egzersiz-yapmalidir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuklar-ne-kadar-egzersiz-yapmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 21:25:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenankasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6486</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan Ulusal Spor ve Beden Eğitimi Birliği tarafından yayımlanan bir rapor, ço­cukların günde en az 1 saat aktif olması, hareketlilik içinde bulunması ve spor yap­ması gerektiğini bildirmiştir. Güvenlik meselesi Çocuğunuzun güvenliği her şeyden önce gelir. Bizler küçükken sokakta oynayıp zıplayabilirdik. Ancak günümüzde çocuklarımızın dışarıda oyun oynamasından korkar hale geldik. Bunun başlıca nedenleri arasında trafik ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Ulusal Spor ve Beden Eğitimi Birliği tarafından yayımlanan bir rapor, ço­cukların günde en az 1 saat aktif olması, hareketlilik içinde bulunması ve spor yap­ması gerektiğini bildirmiştir.</p>
<p><strong>Güvenlik meselesi</strong><br />
Çocuğunuzun güvenliği her şeyden önce gelir. Bizler küçükken sokakta oynayıp zıplayabilirdik. Ancak günümüzde çocuklarımızın dışarıda oyun oynamasından korkar hale geldik. Bunun başlıca nedenleri arasında trafik ve çocuğumuzun kaçı­rılması ya da taciz edilmesi korkusu yer almaktadır. Uzmanlar da korkularımızın yersiz olmadığı konusunda hemfikirdir. Maalesef çocuklarımız anne ve babaları­nın küçükken sahip olduğu özgürlük duygusunu yaşayamamaktadır. Çocuğunu­zun dışarı çıkarak koşup oynamasından korkuyorsanız, kendisine oyun oynayabi­leceği ve egzersiz yapabileceği bir alan sağlamak zorundasınız.</p>
<p><img src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/12/egzersiz-245x300.jpg" alt="egzersiz" title="egzersiz" width="245" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-6487" /><br />
<strong>Okul</strong><br />
Okul fonların yetersiz olması nedeniyle, okulda spor aktiviteleri ve spor müsaba­kaları düzenlenememektedir. Beden eğitimi sınıflarının kalabalık olması nedeniy­le, birçok çocuk zamanını sıranın (basketbol oynama sırası, yüzme havuzunu kul­lanma sırası, vb.) kendisine gelmesini bekleyerek geçirmektedir. Bazı okullarda öğ­le yemeği molasında video ve bilgisayar kullanma hizmeti verilmektedir. Bu ne­denle çocuklar bahçeye çıkıp spor yapmak yerine bilgisayar ve videonun karşısına geçmektedir. Birçok okul oyun bahçesi olarak aldıkları açık alanları satarak maddi kâr elde etmektedir. Çocuklara ayrılan oyun alanları açık araziler satılması nede­niyle daraltılmaktadır. Bazı okullarda, okul bahçesinde basketbol ve futbol oyna­ma imkânı bile yoktur çünkü alan darlığı nedeniyle saha gerektiren spor aktivite­leri yasaklanmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı çocuklar okulda istedikleri gibi spor yapma şansına sahip değildir.<br />
<strong><br />
Egzersizin maliyeti nedir?</strong><br />
Çocukların okul dışında spor yapmak zorunda kalması ailelerini harekete geçir­mektedir. Çocuklarının spor yapmasını isteyen aileler, çocuklarını özel spor klüp­lerine yazdırmaktadır. Spor yapmayı sevmeyen bir çocuk judo, karate, hokey, yüz­me ve jimnastik gibi kurslara gidebilir. Bu kurslar hem yararlı hem de eğlencelidir. Ancak kursların maliyetini göz önünde bulunduran birçok aile, çocuğunun spor aktivitelerine katılmasına pek de sıcak bakmamaktadır.</p>
<p>Amerikan Ulusal Spor ve Beden Eğitimi Birliği tarafından yayımlanan bir rapor, ço­cukların günde en az 1 saat aktif olması, hareketlilik içinde bulunması ve spor yap­ması gerektiğini bildirmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuklar-ne-kadar-egzersiz-yapmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Kolesterol Nasıl Kontrol Altına Alınır</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/yuksek-kolesterol-nasil-kontrol-altina-alinir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/yuksek-kolesterol-nasil-kontrol-altina-alinir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 17:49:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumkasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6401</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek kolesterolü kontrol altına almanın en iyi yolu; egzersize önem vermek, tuzu azaltmak ve kolesterol hem de doymuş yağ içeren besinlerden uzak durmaktır. Bunun yanında kolsterolü düşürücü diyetlerden de yararlanabilirsiniz. Dyet seçiminde de kadınlar 1500 kalorilik diyetleri, erkekler ise 2100 kalorilik diyetleri seçmelidir. Ayrıca 1500 kalorilik diyetler orta yaş gurubundaki kadınlar için daha uygundur. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek kolesterolü kontrol altına almanın en iyi yolu; egzersize önem vermek, tuzu azaltmak ve kolesterol hem de doymuş yağ içeren besinlerden uzak durmaktır.</p>
<p>Bunun yanında <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kolesterol/">kolsterol</a>ü düşürücü diyetlerden de yararlanabilirsiniz. Dyet seçiminde de kadınlar 1500 kalorilik diyetleri, erkekler ise 2100 kalorilik diyetleri seçmelidir. Ayrıca 1500 kalorilik diyetler orta yaş gurubundaki kadınlar için daha uygundur. Bu diyetlerdeki kolesterol oranı 150 gram civarındadır.</p>
<p>Bilindiği gibi balıkta ve tavuk beyaz etinde bulunan doymuş yağ oranı düşüktür. O yüzden kırmızı et yerine haşlanmış tavuk ve ızgara balık tüketilmesi daha doğrudur.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-6402" title="kolesterol" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/12/kolesterol.jpg" alt="kolesterol" width="281" height="308" />Sebze ve meyveler ile bakliyat gurubu-mercimek, fasulye, nohut, kepekli ekmek, bulgur- posalı gıdalardır. Bu tür gıdalar barsakları çalıştırır ve kandaki kolsterolü düşürür. diyetlerde bu gıdaların bulunmasının sebebi ise kolesterolü düşürücü etkisinden yararlanmaktır.</p>
<p>Yağlı peynir, et ve balık tüketilmediğinde ise yumurta mutlaka kahvaltılarda tüketilmesi gereken besindir. Ayrıca yumurtayı diğer öğünlerinizde de sebzelerle ve tahıl ürünleriyle birlikte almakta yarar vardır. Katı yağda pişirilen yumurta size fayda değil zarar verir. Yumurtayı; bitkisel sıvı yağla hazırlayacağınız soğan, biber ve domatesli menemen, yine soğanlı kabak, domatesle pişirilen yemek, ıspanaklı yumurta şeklinde hazırlanmış besinlerle tüketebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/yuksek-kolesterol-nasil-kontrol-altina-alinir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençlik iksiri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/genclik-iksiri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/genclik-iksiri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 19:15:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6221</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmacılar laboratuvar çalışmaları ile genetik müdahale sayesinde vücuttaki bir proteinin üretimini durdurdu, bu etki ile insan ömrü yüzde 20 uzatıldı. HASTALIĞI ENGELLEDİ İngiliz araştırmacılar laboratuvar ortamında fareler üzerinde genetik müdahalede bulundu. Uzmanlar, insan vücudunda da bulunan ve ‘S6 Kinase 1’ (S6K1) adı ile bilinen proteinin üretimini durdurdu. Vücudu bu proteini üretmeyen dişi farelerin yaşlılık hastalıklarından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacılar laboratuvar çalışmaları ile genetik müdahale sayesinde vücuttaki bir proteinin üretimini durdurdu, bu etki ile insan ömrü yüzde 20 uzatıldı.</p>
<p><strong>HASTALIĞI ENGELLEDİ </strong></p>
<p>İngiliz araştırmacılar laboratuvar ortamında fareler üzerinde genetik müdahalede bulundu. Uzmanlar, insan vücudunda da bulunan ve ‘S6 Kinase 1’ (S6K1) adı ile bilinen proteinin üretimini durdurdu. Vücudu bu <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/proteinler-hakkinda-bilgiler/">protein</a>i üretmeyen dişi farelerin yaşlılık hastalıklarından da kurtulduğu gözlemlendi. Bu sayede yaşam süreleri yüzde 20 uzadı.</p>
<p><strong>ZAYIFLIK VE HAREKET</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-6224" title="gençlikiksiri" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/10/gençlikiksiri2.Jpeg" alt="gençlikiksiri" width="520" height="260" /></p>
<p>S6K1  adlı proteininin üretiminin durdurulmasıyla fareler daha zayıf, hareketli ve sağlıklı oldu. Yakın bir tarihte bu gelişmeden yola çıkarak üretilecek ilacın, yaşlılık hastalıklarını önleyerek insan ömrünü de uzatması bekleniyor. Yaşam süresini kısaltan en önemli etken, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/yaslilik/">yaşlılık</a> ile birlikte gelişen hastalıklar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/genclik-iksiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

