Aseptik Nekroz

Aseptik nekroz, uyluktaki uzun kemik olan femurun başındaki küçük kan damarları kemiğe yetersiz kan aktardığında oluşur. Kemiğe yetersiz kan gitmesi, kalça ekleminin dejenerasyonuna yol açar. Bazı kişilerde niçin aseptik nekroz geliştiği bilinmemektedir fakat aşın alkol tüketen, ... DEVAMI...>>

Anoreksia Mervosa (Kuruntulu İştahsızlık) ve Bulimia (Doymaz İştah Hastalığı)

Anoreksia nervosa (Yunanca ve Latincedeki kökü "sinirsel orijinli iştah yoksunluğu" anlamına gelmektedir.), vücut ağırlığının normal vücut ağırlığının yüzde 15 altına ineceği şekilde diyet yapmak ya da yemek yememektir. Fazla kilo almak takıntılı korkusu, hastalığın karakteristik ... DEVAMI...>>

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler beniçinci ve çıkarcıdırlar ve daima toplumun norm ve kurallarını hiçe sayan davranışlar sergilerler; empati ve pişmanlık duymaktan yoksundurlar. Evvelce, bu tür bir bozukluğu olan kişileri tanımlamak için psikopat terimi kullanılıyordu. ... DEVAMI...>>

Performans Anksiyete

Bazı kişiler, imtihana girdik­leri ya da bir topluluk önünde bir takdim yapacakları zaman; yani bir performans ortaya koyduklarında anksiyete'nin fiziksel semptomlarını yaşarlar. Nabız artışı, aşırı terleme, eller ve seste titreme, nefessiz kalma, ve hatta konsantre olamama ... DEVAMI...>>

Anksiyete Bozukluğunda Öneriler

Zaman zaman her kişinin karşılaştığı "normal" anksiyete hali ve nüfusun kabaca yüzde 15'ini etkileyen hakiki anksiyete bozukluğu arasında bir fark vardır. Bir şekilde denendiğimiz ya da mücadeleye girdiğimiz vakit, normal anksiyete potansiyel tehlikeye karşı bizi ... DEVAMI...>>

Kronik Ağrı

Kronik ağrı, en az altı ay süren ve tıbbi tedaviye iyi cevap vermeyen ağrıdır. Ağrı, artirit sebebiyle deforme olmuş bir eklem gibi, hoş olmayan bir itki ile başlar. Kemiğin kemiğe sürtünmesi, ağrı liflerini uyarır. Bu durum ... DEVAMI...>>

Amyotrophic Lateral Sclerosis-ALS

Lou Gehrig hastalığı (1941 yılında bu hastalıktan ölen beysbol oyuncusu) olarak da bilinen amyotrophic lateral sclerosis (ALS), kasları kullanma yeterliliğini kontrol etmekten sorumlu omurilik ve beyindeki sinir hücrelerinin (nöronlar) yıkımına sebep olan, tedrici gelişme gösteren, ... DEVAMI...>>

Alzheimer Hastalığı Önlenebilir mi?

Son zamanlarda yapılan bazı çalış­malar, nonsteroit antienflamatuar ilaçları günlük dozlar şeklinde almanın, bu hastalığa yakalanma şansını azaltabileceğini göstermek­tedir. Prempro ya da Premarin ile hormon terapisi, Alzheimer hastalı­ğını önlemez. Bazı ilimsel çalışmalar, bitkisel terapi, gingko kullanımının Alzheimer ... DEVAMI...>>

Alzheimer Hastalığındaki Bozulma Değişiklikleri

Dört milyon civarında Ameri­kalı, demansın en yaygın şekli olan Alzheimer hastalığından muzdariptir. Bu hastalık genellikle, 65 yaş üstü kişileri etkiler ve risk, yaşlanmayla beraber artar. Alzhe­imer hastası olan kişilerin takriben yüzde 10'unda, kişileri 40'lı ve ... DEVAMI...>>

Alzheimer Hastalığı

Alzheimer hastalığı bir demans (bunama) türü olup; hafıza kaybı, düşünme zorluğu, ve kişilik değişikliği yaratır. Semptomlar ilk olarak ortaya çıktıktan sonra, kişiler, artan bir etrafına bağımlılık hali içinde 2 ila 20 sene yaşayabilir. Semptomlar Tedrici hafıza kaybı, ... DEVAMI...>>

Akciğer Kanseriyim. Ameliyat Olmalı mıyım?

Sağ akciğerime biyopsi yapıldı ve kanser teşhisi konuldu. Doktorum önce ameliyat, arkasından da radyoterapi ve kemoterapi önerdi. Duyduğuma göre, ameliyat riskliymiş. Siz ne önerirsiniz? Bu arada aynı zamanda KOAH hastasıyım ve kalp yetmezliği sorunum var. ... DEVAMI...>>

Babam Akciğer Kanseri Geçirdi, Hangi Destekleri Kullanmalı?

Soru: Babam 55 yaşında, l yıl önce check up sırasında akciğerinde küçük bir kitle tespit edildi. Tümör ameliyatla alındı. Erken evre akciğer kanseri tanısı konuldu. Şu anda herhangi bir sorunu yok. 3 ayda bir kontrolden ... DEVAMI...>>

Akupresyon Etkililiği ve Uygulama Alanları

Akupresyon Etkililiği Akupresyon tedavisinin başarısı her şeyden önce giderilmek istenen bozuk­luğa doğru tanı koyulmasına ve girişi­min uygulanacağı noktaların doğru sap­tanmasına bağlıdır. Bunun yanı sıra yalnız hastanın de­ğil, tedaviyi gerçekleştiren kişinin de dingin ve gevşemiş bir ruh hali ... DEVAMI...>>

Akupresyon

Geleneksel Çin tıbbında bir tedavi yöntemi olan akupresyon, akupunkturla aynı ilkelere dayanır, tehlikesizdir ve özel bir uzmanlık gerektirmez. Gerek duyulan tek "mesleki araç" el parmaklarıdır. Parmaklarla basınç uygulanır ve mikromasaj yapılır. Çince'de akupresyon için kullanılan terim ... DEVAMI...>>

Akupunktur İğneleri

Akupunkturda değişik biçim ve büyüklükte iğneler kullanılır, iğneler genellikle çeliktir, ama değerli metallerden de olabilir. Farklı sonuçlar veren bu metallerden örneğin altının uyarıcı, gümüşün yatıştırıcı etkileri vardır. Günümüzde akupunktur iğneleri çe­lik, altın, gümüş ya da başka ... DEVAMI...>>

Akupunktur Noktalarının Bulunması

Noktaların bulunması Akupunktur uygulanacak noktalar çeşitli yöntemlerle bulunabilir. Bunlardan biri hastanın ya da benzer fiziksel yapıda olması durumun­da akupunkturcunun parmak uzunluğuna dayanır. Ölçü birimi olarak ortaparmak büküldüğünde oluşan boğumun uzunluğu ya da başpar­mağın ilk ekleminin genişliği ... DEVAMI...>>

Akupunktur Tekniği

Akupunkturun amacı qi adı verilen yaşamsal gücün bütün vücudu serbestçe etkileyebileceği dengeyi yeniden kurmaktır. Belirli bir organ ya da sistemde bu dengenin bozulması hastalık biçiminde ortaya çıkar ve organın aşırı ya da yetersiz çalışmasına yol ... DEVAMI...>>

Akupunktur Noktaları

Uzakdoğu'da köklü bir geçmişi olan akupunktur modern Batı tıbbından çok farklı ilkelere dayanmakla birlikte, uzman kişilerin kesin tanı ve kusursuz beceriyle uygulaması durumunda yararlı olan bir yöntemdir. Çin geleneğinde akupunktur çok eski bir uygulamadır. İÖ 3. ... DEVAMI...>>

Afyon Türevi İlaçlara Direnç Gelişimi

Direnç gelişimi, aynı ağrı giderici etki­nin elde edilmesi için, kullanılan ilacın miktarının gittikçe artırılmasına gerek duyulması halidir. Bu, afyon türevlerine karşı gelişen normal bir tepkidir. Ama kanser hastalarında afyon türevlerinin miktarını artırmaya gerek duyulmasının nedeni, ... DEVAMI...>>

Afyon Türevi İlaçların Yan etkileri

• Kabızlık - Hemen her zaman rastla­nan ve ilacın uzun süreli uygulanmasın­da düzelmeyen bir yan etkidir. Hareket­liliği düzenli olarak artırmak, ağız yo­luyla bol miktarda sıvı almak ve dışkı kütlesini artırıcı maddelerin (kepek, ta­hıllar) tüketimini ... DEVAMI...>>

Kanserde Ağrıyı Tedavi Stratejisi

• Değerlendirme - Ağrının en iyi bi­çimde kontrol edilebilmesi için vazge­çilmez bir adımdır. Burada ağrının psi­kolojik bileşenlerinin de unutulmaması gerekir. Hastanın kanser hastalığıyla ilgili durumu derinliğine irdelenirse, hastada ve hastanın günlük yaşamında ağrının neden olduğu kısıtlamalar, ... DEVAMI...>>

Kanserde Ağrı Nedenleri

Kanserde görülen ağrıların başlıca dört nedeni vardır. Doğrudan tümörle ilgili ağrılar yüzde 70'i, uygulanan tedavile­rin sonucunda ortaya çıkan ağrılar yüz­de 20'yi, hastalıktan bağımsız ağrılar ise yüzde 10'u bulur. Ayrıca bazı hasta­larda "iyi huylu" önemsiz hastalıkların da ... DEVAMI...>>

Ağrı Tedavisinin Ana Hatları

Ağrı tedavisinin ana hatları Belirtiyi değil, hastayı tedavi etmek gerekir. Ağrı, birbirini sürekli olarak karşıt yönde etkileyen ruhsal, kültürel ve çevresel etkenlerin de rol oynadığı karmaşık bir olgudur. Bu nedenle ağrı kesici kulla­nırken çeşitli etkenler göz önüne ... DEVAMI...>>

Asetilsalisilik Asit

Ateş düşürücü ve ağrı giderici ilaçlar arasında yer alan, salisilatlar grubunun en önemlisidir. Asetilsalisilik asit, ateşi beyindeki merkezleri etkileyerek düşürür. Buna eşlik eden terleme, aspirinin etkisinin tipik bir özelliğidir ve hemen her zaman görülür. Ağrı kesici ... DEVAMI...>>

Astigmatlık

Gözleri sağlıklı kişide saydam tabaka bir küre dilimi biçimindedir ve eğriliği her yöne doğru aynıdır. Bu sayede ışın­lar bütün doğrultularda aynı oranda kı­rılarak odak noktasına yönelir. Saydam tabakanın eğriliği bütün yönlere eşit biçimde dağılmıyorsa ve ... DEVAMI...>>

Akut Hemolitik Kriz

Kişiye kendi grubundan olmayan bir kanın yanlışlıkla nakledilmesi felakete yol açabilir. Bu durumda belirtiler has­taya birkaç damla kanın geçmesiyle bir­likte ya da hastanın hatalı kanı büyük bir miktarda almasından sonra ortaya çıkabilir. Hastada önce huzursuzluk ge­lişir; ... DEVAMI...>>

Akyuvar (Granülosit) Konsantrelerinin Nakli

Kullanım alanları - Bir hastaya granülosit nakli ancak aşağıdaki durumların hepsi görüldüğünde uygulanmalıdır: - Bütün nötrofil sayısının 500 / mm3'ün altında olması. - Ateşin 38,5°C-39°C'den daha yüksek olması. - Geniş etkili antibiyotik tedavisinin üzerinden 48 ... DEVAMI...>>

Kalp-Akciğer Naklinin Uygulandığı Durumlar

Akciğerde damarlarda ya da solu­num işleyim yerine getiren doku­da ortaya çıkan hastalıklar: • Azalmış yaşam beklentisi; • Yaşam standardının düşmesi; • 55 yaşın altında olmak; • Kalp nakli için öngörülen engelleyici koşulların bulunmaması. Akciğer damarlarının hastalıkları: • Eisenmenger ... DEVAMI...>>

Akciğer Nakli Ne Zaman Yapılmalıdır?

Akciğer nakli için uygun zamanın belir­lenmesi belki de hasta seçimini etkile­yen en zor kararlardan biridir. Hastanın gerçekten organ nakline gerek duyacak kadar hasta, ama aynı zamanda böyle bir girişimi kaldıracak durumda olduğu bir zaman seçilmelidir. Bu ... DEVAMI...>>

Akciğer Nakli

Tek ya da çift akciğer nakli, cerrahi tekniklerin sürekli gelişmesi ve ameliyat sonrası bakımın iyileşmesiyle orantılı olarak gittikçe yaygınlaşmaktadır. Klinik uygulaması 1980'lerde başla­yan akciğer nakli günümüzde solunum yetmezliği son evreye ulaşmış birçok hasta için en uygun ... DEVAMI...>>

Antidepresan Kullanımı

Klinik etkileri doğru değerlendirmek İçin antidepresan kullanımında şu ko­şullar göz önüne alınmalıdır: • Tedavide ilaç verildikten sonra bir haftada iyileşme görülürse bu iyileşme ilaca bağlı değildir ya da psikolojik plasebo etkisidir. • İki haftalık tedaviden ... DEVAMI...>>

Anksiyolitikler

Anksiyolitikler (Bunaltı Gidericiler, Hipnotikler ve Uyku İlaçları) Bunaltı (anksiyete), her bireyin kendisi için vazgeçilmez değeri olan bir varlığı (sağlık, bir nesne, bir kişi, politik ya da dinsel inanç) kaybedeceği kuruntusu içinde olduğu hoşa gitmeyen bir duygu­lanımdır. ... DEVAMI...>>

Aminoglikozitler

Amino glikozitler penisiline dirençli mikroplara karşı da etkili olan antibiyotiklerdir. Ama öbür antibiyotiklere göre toksik etkilerinin daha sık oluşu kullanımlarını sınırlar. Bu bakımdan doza ve tedavi süresine özellikle dikkat etmek gerekir. Çeşitli mikropların neden olduğu en­feksiyonların ... DEVAMI...>>

Sefalosporinler

Sefalosporinlerpenisilin ailesinden olan antibiyotiklerdir. Penisilinle ortak noktaları yüksek antibakteriyel etkinin yanı sıra anafilaktik şoka kadar varabilen ağır alerjik reaksiyon riskidir. Dolayısıyla bu ilaçlara dayalı tedaviden Önce alerji testi yapmak gerekir. Sefalosporinleri bulan İtalyan araş­tırmacı Brotzu'dur. Atık ... DEVAMI...>>

Antibiyotik Tedavisinin Temel İlkeleri

1. Antibiyotik tedavisinin ge­rekçesinin saptanması. a) Bakteri öldürücü ilaçlarla tedavi edilebilecek bir enfeksiyon hastalığının bulunması. b) Koruyucu amaçla kulla­nılacaksa, bu durumda antibiyotiğin önceden kullanılmasının yararlı olduğunun saptanması. 2. Enfeksiyon etkeni olabile­cek mikroorganizma ile ilgi­li yeterli bilginin olması. 3. Seçilen ... DEVAMI...>>

Antibiyotik Kullanımında Hatalar Uyulması Gereken Kurallar

KAÇINILMASI GEREKEN HATALAR • Uygun olmayan doz ve uygun ol­mayan tedavi süresi Antimikrobik te­davide en sık yapılan hatalardır. Ayrıca söz konusu ilaçlar virüs enfeksiyonları­nın tedavisinde, bazen de yalnızca ateş düşürme amacıyla sorumsuzca kullanıl­maktadır. Bir antibiyotiğin aşırı ... DEVAMI...>>

Antibiyotik Kullanımı

Sayılan özellikler ve bütün öbür ilaçlar­da var olan ortak özellikler antibiyotik seçiminde özel bir Önem taşır. Antibiyo­tiklerin gelişigüzel kullanımı yanlıştır. Antibiyotikler virüslerin etken oldu­ğu üst solunum yolu enfeksiyonlarında, kızamık, suçiçeği, kabakulak gibi virüs hastalıklarında yararlı ... DEVAMI...>>

Antibiyotikler ve Özellikleri

Enfeksiyonlarda hızlı ve etkili tedavi sağlayan antibiyotikler en sık kullanılan ilaçlar arasında yer alır. Antibiyotikler kemoterapötik olarak adlandırılan ve enfeksiyon hastalıkları­nın tedavisinde kullanılan geniş kap­samlı ilaç grubunun bir üyesidir. Bu ilaç grubunda antibiyotiklerin yanı sıra ... DEVAMI...>>

Alerji İlaçları

Alerji yapıcı maddelerin özel yöntemlerle helfrlenerek hastadan uzak tutulamadığı durumlarda, soruna köklü çözüm getirmemekle birlikte rahatsızlığı hafifletmeye yarayan, belirtilere yönelik bir tedavi uygulanabilir. Alerji bazı kişilerin belirli maddeler­le karşılaştıklarında gösterdikleri Özel bir tepkidir. Bağışıklık sisteminden kay­naklanır ... DEVAMI...>>

Antihistaminik

Alerji yapıcı madde ile karşıtı antikorun birleşmesi sonucunda bazı maddeler açığa çıkar. Bunların en önemlisi, alerji­nin tipik belirtilerinden çoğuna neden olan histamindir. Antihistaminik ilaçlar kimyasal açı­dan histamine çok benzeyen maddeler­dir. Histaminin etkin olduğu yerlerde bu maddeyle ... DEVAMI...>>

Anjin Dö Puvairin Hangi Hastalıklarla Karı­şabilir?

Anjin dö puvairin hangi hastalıklarla karı­şabilir? 1. Göğüs ve boyun fıtıklarının hastalıkları, 2. Sol omuz oynağı hastalıkları, 3. Kaburga kıkırdaklarının kayması, 4. Kaburgalar arası sinirlerinin iltihaplan­ması, 5. Sol göğüs etleri romatizması, 6. Midenin göğüs içine ... DEVAMI...>>

AORTA KAPAĞI YETMEZLİĞİNİN TEDAVİSİ

Tedavi Esas tedavi amleliyatladır. Bu gün Ameri­ka'da Hufnagel tarafından bu gevşemiş ka­pakların önüne plâstik bir kapak konarak has­talık tedavi edilebilmektedir. DEVAMI...>>

AORTA KAPAĞI YETMEZLİĞİ ŞİKAYETLER NELERDİR

Şikâyetler Birçok hastaların hiçbir şikâyeti yoktur. Tesadüfen genel bir muayene esnasında farkedilir. Bir kısım hastalar sol göğüsteki sağır bir ağrıdan müştekidir, bazan da hakikî anjin dö puvatrin ağrısı duyarlar. Ağır vakalarda, çar­pıntı, baş dönmesi, bayılmalar, boyun ... DEVAMI...>>

AORTA KAPAĞI YETMEZLİĞİ

Ekseriya romatizma hastalığının aorta ka­paklarında yerleşmesi neticesi bu kapakçıklar kalınlaşır, sertleşir, büzüşür ve deliği tam kapayamaz olur. Sol karıncık takallüs edip ka­nı aortaya attığı vakit kanın bir kısmı geriye gelir. Bunun üzerine sol karıncık fazla ... DEVAMI...>>

AORTA KAPAĞI DARLIĞI TEDAVİSİ

Tedavi İhtilât yoksa diğer kapak hastalıklarında yapılan tedbirlere başvurulur. Amerika'da da­ralan kapaklar ameliyatla açılabilmektedir. Ödem nedir? Dokular içinde serbest mayi toplanması­na ödem denir. Bilhassa ayaklarda olur. Bacaklar siş, parlaktır. Elle basılınca çukurluk kalır, bu ... DEVAMI...>>

AORTA KAPAĞI DARLIĞI

Sol karıncık ile aorta denen, ve sol karıncık­tan çıkıp temiz kanı vücuda götüren, büyük bir damar arasında aorta kapağı adında üç parça­dan müteşekkil bir kapak bulunduğu daha ön­ce anlatılmıştı. İşte bu kapağın herhangibir hastalık sebebiyle ... DEVAMI...>>

Araba Tutması

Karada ya da denizde arabaların sallanması neticesinde ortaya çıkan rahatsızlığa taşıt tut­ması adı verilir. Kulaktaki denge organının aşırı duyarlığı baş dönmesine, bulantı ve kusmaya sebep olmakta­dır. Bu esnada yüz solar ve terleme meydana gelir. Bunların ... DEVAMI...>>

Anne Sütüne Geçen İlaçlar : Loğusaların Sakınacakları İlaçlar

Yeni doğan ve gelişme dönemindeki ço­cuğa kötü etkileri olabileceğinden süte geçen ilaçların bilinmesi faydalıdır. Anne sütüyle bebeğe geçen ilaçlar arasında uy­ku ilaçlarını (barbituratları) antihistaminikleri, antibiotikleri (Eritromisin), izoniazid (INH), amfetamini, sinir ilaçlarını (Diazepam), sara ilaçlarını (Difenilhidantoin), ... DEVAMI...>>

AÇIK ATARDAMAR KANALI

Doğmalık bir du­rumdur. Fetus'da var olan, akciğer atardamarıyla aort arasındaki geçit, doğum­dan sonra kapanacağına, açık kalır. Nor­malde bu iki damar arası ilişki, doğum­dan hemen sonra, bebek soluk alır al­maz kapanır. Atardamar kanalının açık olduğu anlaşılır ... DEVAMI...>>

A.C.T.H.

Adrenokortikotop (adrenocor-ticotrophic) hormonunun kısaltılmış adı­dır. Bu hormonun diğer adı kortikotropin (corticotrophin)âıv. Hipofiz bezinin bir iç salgısı olup, böbreküstü bezlerinin korteks (kabuk) kısmını uyarmakta ve birçok etkisi arasında en önemlisi, kor­tizon hormonu salgısını kamçılamaktır. ACTH ilk ... DEVAMI...>>

Sayfalar: 1 2 3 Sonraki