<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; Sağlık Sözlüğü-C</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-c/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Conversion (dönüşme, değişme) Tepkisi</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/conversion-donusme-degisme-tepkisi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/conversion-donusme-degisme-tepkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2009 20:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşme-değişme tepkileri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik çatışmalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4275</guid>
		<description><![CDATA[Bu bir psikolojik hastalıktır. Tedirgin ve rahatsız edici duygu­ların, belirgin bir fiziksel sebep olmaksızın, fiziksel semptomlara dönüşmesidir. Felç, konuşamama, kusma, körlük ve sahte hamilelik; yaygın dönüşmeler (conversion) &#8216;dir. Bu semptomlar genellikle, derine oturmuş psikolojik çatış­malarla ilintilidir. Örneğin, ani felç, bir kişinin belli bir eylemden kaçınma yolu olabilir. Yakınınızdaki bir insanın bu sorundan muzdarip olduğundan şüphe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu bir psikolojik hastalıktır. Tedirgin ve rahatsız edici duygu­ların, belirgin bir fiziksel sebep olmaksızın, fiziksel semptomlara dönüşmesidir. <a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;source=web&amp;ct=res&amp;cd=1&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.genelsaglikbilgileri.com%2Fyazi%2Ffelc%2F&amp;ei=X4dcSvToOZSqnQPfod3jAQ&amp;usg=AFQjCNHwrmAy89PpJubFcQTUL7So2lK84w">Felç</a>, konuşamama, kusma, körlük ve sahte hamilelik; yaygın dönüşmeler (conversion) &#8216;dir.</p>
<p>Bu semptomlar genellikle, derine oturmuş psikolojik çatış­malarla ilintilidir. Örneğin, ani felç, bir kişinin belli bir eylemden kaçınma yolu olabilir.</p>
<p>Yakınınızdaki bir insanın bu sorundan muzdarip olduğundan şüphe ederseniz, bu kişinin tıbbi bakım altına alınmasına yardımcı olun. Bir doktor, ciddi fiziksel hastalıkları elemek üzere adama­kıllı bir tıbbi muayene uygula­yacak ve kişiyi bir psikiyatri uzmanına yönlendirebilecektir.</p>
<p>Genellikle psikoterapi  ile birlikte, antidepresan  ilaçlar verilebilir. Aynca, <a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;source=web&amp;ct=res&amp;cd=1&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.genelsaglikbilgileri.com%2Ftravma-sonrasi-stres-bozuklugu%2F&amp;ei=PIdcSu27JI2KnQPs5-njAQ&amp;usg=AFQjCNG7F2OqhMf1zFFud3EtPs_5sRz8zQ">stres</a> azaltıcı teknikler (düzenli egzersiz ve gevşeme teknikleri gibi) de semptomların azaltılma­sına yardımcı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/conversion-donusme-degisme-tepkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Felci veya Çocuk Felci Sonrası Sendromu</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuk-felci-veya-cocuk-felci-sonrasi-sendromu/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuk-felci-veya-cocuk-felci-sonrasi-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 16:53:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk felci aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk felci semptomları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk felci tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4123</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk felci (daha doğru ifade­siyle poliomyelitis) bir viral enfeksiyondur ve beyin ve omuri­liğe saldırabilir. Kalıcı felce ve solunumu kontrol eden kasların felç olmasına bağlı olarak ölüme sebebiyet verir. Bir zamanlar genç çocuklar arasında çok yaygın olan ve kolaylıkla bulaşan bir hastalık olan çocuk felci, 1950&#8242;li yıllarda geliştirilen aşısı sayesinde, şimdilerde gelişmiş ülkelerde son derece nadir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk felci (daha doğru ifade­siyle poliomyelitis) bir viral enfeksiyondur ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/beyin/">beyin</a> ve omuri­liğe saldırabilir. Kalıcı felce ve solunumu kontrol eden kasların felç olmasına bağlı olarak ölüme sebebiyet verir.</p>
<p>Bir zamanlar genç çocuklar arasında çok yaygın olan ve kolaylıkla bulaşan bir hastalık olan çocuk felci, 1950&#8242;li yıllarda geliştirilen aşısı sayesinde, şimdilerde gelişmiş ülkelerde son derece nadir rastlanan bir hastalıktır. Bununla beraber, hijyen standartlarının düşük olduğu ve aşılamanın yaygın olmadığı az gelişmiş ülkelerde hâlâ ortaya çıkmaktadır. Az gelişmiş bir ülkeye seyahat edecekseniz, aşılanmış olduğu­nuzdan emin olun.</p>
<p>Çocuk felci sonrası sendromu, zayıflamış ya da <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/felc-olma-inme/">felç</a> olmuş kasla­rının kullanımı tamamen iyileşmiş kişilerde, semptomların nadiren tekrar görülmesi durumudur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Semptomlar</strong></span></p>
<p>Çocuk felci hastalığının ilk semptomları &#8211; baş ağrısı, ateş, kusma ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bogaz-agrisi/">boğaz ağrısı</a> &#8211; kötü bir grip vakıası ile kolaylıkla karıştırılabilir. Birkaç gün sonra, genellikle bacakları ve alt gövdeyi etkileyen adale zayıflığı başlar. Çocuk felcinin en ciddi neticesi, solunumu düzenleyen kasları kontrol eden brainstem&#8217;in enfeksiyon almasıdır. Eğer solunum durursa ve kişi bir solunum destek cihazına bağlı değilse, kişi ölecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi Seçenekleri</strong></span></p>
<p>Çocuk felci aşısı, tüm yaşam boyu bağışıklık sağlamak üzere, çocukluk çağında yapılır. Çocuk felci virüsünü öldürebilecek bir ilaç yoktur. Felcin tedavisi, hangi kasların etkilendiğine bağlıdır. Felçli kasların hasar görmesi, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/fizik-tedavi/">fizik tedavi</a> ile önlenebilir.</p>
<p>Bu suretle felç olmuş yüzde 50&#8242;si tamamen iyileşir ve yüzde 25&#8242;ten azı, ömür boyu felç olur. Doktorlar, çocuk felci sonrası sendromunu, fizik tedavi ile iyileş­tirmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuk-felci-veya-cocuk-felci-sonrasi-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Çocuk Sahibi Olamıyoruz?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/neden-cocuk-sahibi-olamiyoruz/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/neden-cocuk-sahibi-olamiyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 16:53:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[erkek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek hakkında bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=2350</guid>
		<description><![CDATA[Ben 34 yaşındayım, eşim de 31 yaşında. 6 yıllık evliyiz. 4 yıl kadar önce bebeğimiz olmadığı için doktora gittik. Eşimde varikosel tespit edildi. Benim sorunum yok. Eşim 2006 Şubatta çift taraflı varikosel ameliyatı oldu. Ameliyat neticesinde testîslerinden birini kaybetti. Ameliyattan 3-4 ay kadar sonra yapılan spermiogramda sperm sayısı yine sıfır çıktı. Bize tüp bebek önerdiler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ben 34 yaşındayım, eşim de 31 yaşında. 6 yıllık evliyiz. 4 yıl kadar önce bebeğimiz olmadığı için doktora gittik. Eşimde varikosel tespit edildi. Benim sorunum yok. Eşim 2006 Şubatta çift taraflı varikosel ameliyatı oldu. Ameliyat neticesinde testîslerinden birini kaybetti. Ameliyattan 3-4 ay kadar sonra yapılan spermiogramda sperm sayısı yine sıfır çıktı. Bize <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/tup-bebek-hakkinda-bilgi/">tüp bebek</a> önerdiler. Eşime TESE uygulandı. Doktor &#8220;Her şey mükemmel. Çok sayıda canlı ve hareketli sperm var&#8221; dedi hatta sperm dondurma işlemi yapıldı. İki defa tüp bebek denedik ama <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a> elde edemedik. Eşimin <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hormon-hakkinda-genel-bilgiler/">hormon</a> değerleri normal. Eşimde bol miktarda sperm olduğu halde niçin dışarı çıkmıyor? Kanallar tıkalıysa ameliyat ya da ilaç tedavisi mümkün mü? Normal yolla gebelik mümkün olabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Varikosel ameliyatı testislerin daha çok ve kaliteli sperm üretmesi için yapılır. Bu ameliyat nedeniyle neden testisinizi kaybettiğinizi anlayamadım. Ayrıca varikosel sperm sayısını, hareketliliğini azaltmak ile birlikte sıfıra indirmesi çok nadir bir durumdur. Menide hiç sperm hücresinin olmaması kanallarda tıkanıklık düşündürmelidir ve bu durum mikrocerrahi veya endoskopik yöntemler ile tedavi edilebilir.</p>
<p>Aşağıdaki Videoda Tüp Bebek Yöntemi ile İlgili Ayrıntılı Bilgi Bulunmaktadır. Bu videoyu sonuna kadar dikkatlice izlemenizi tavsiye ediyoruz.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="399" height="399" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><embed id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" width="399" height="399" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/neden-cocuk-sahibi-olamiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cüzzam Hastalığı</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cuzzam-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cuzzam-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2008 21:15:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[cüzam]]></category>
		<category><![CDATA[cüzzam]]></category>
		<category><![CDATA[cüzzam hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[cüzzam ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[cüzzamın tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Lepra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/cuzzam-hastaligi/</guid>
		<description><![CDATA[Lepra veya daha tanınmış adı ile cuzzam tropikal bölgelerde özellikle Hindistan, Ba­tı Hint Adaları, Çin, Güney Afrika ve bu arada yurdumuzda da görülen kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Etkeni olan mik­roba mıkobakterıyum lepra veya onu ilk bulan araştırıcının adına izafeten Hansen basılı denmiştir. Hastalık ilk olarak çev­redeki sinirleri, daha sonra ust solunum yolları mukozasını, deriyi, gozu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="576" src="http://img367.imageshack.us/img367/50/czzamll6.jpg" alt="cüzzam" height="356" style="width: 232px; height: 104px" />Lepra veya daha tanınmış adı ile cuzzam tropikal bölgelerde özellikle Hindistan, Ba­tı Hint Adaları, Çin, Güney Afrika ve bu arada yurdumuzda da görülen kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Etkeni olan mik­roba mıkobakterıyum lepra veya onu ilk bulan araştırıcının adına izafeten Hansen basılı denmiştir. Hastalık ilk olarak çev­redeki sinirleri, daha sonra ust solunum yolları mukozasını, deriyi, gozu, testıslerı ve retıkulo endotelyel sistemi tutar. <span id="more-476"></span>Bulaş­ma insandan insana direkt veya endırekt temas ile olur En çok damlacık enfeksi­yonu şeklinde bulaştığı kabul edilmektedir. Lepra hastalığını birkaç tip olarak ayırabiliriz. Lepramatöz lepra tipinde hastalarda ge­nellikle, yüzde, gövdede, kol ve bacaklar­da, çok sayıda soluk, bakır renginde kır­mızı lekeler oluşur. Bu lekeler buyur, papul ve daha sonra nodul (leprom) denilen şişlikler halini alır. Kulaklar, yuz, burun içi, önkollar, apış araları, şişkinliklerin yani lepromların görüldüğü bölgelerdir. Deride his azalması şeklinde bir bozukluk yani hipoestezi, kaşların dökülmesi ve yüzün aslan çehresine benzemesi gibi belirtiler karakteristiktir. Arada ateş yükselmesi ile seyreden ataklar yani hastalığın alevlen­me devreleri vardır. Eğer şahsın hastalığa direnci varsa lepra basili yüzeysel bir sinir hücresine yerleş­tiğinde hastalık tüberküloid lepra veya nöral tip şeklinde gelişir. Deride o sinire ya­kın bölgede kırmızı, keskin sınırlı, kuru, kılsız, skuamlı yani kabuklu bir plak mey­dana gelir. Sinir kalınlaşmış olarak hisse­dilir. Bu plakta duygu kaybolmuştur. Te­davi edildiğinde tamamen kaybolan tüber­küloid lepra tedavisiz bırakılırsa başka tip­lere dönüşebilir. Teşhis lezyondan alınan biopside Hansen basilinin görülmesiyle konur. Teşhiste histamın testi, terleme testi, Lepromin testi gibi testler de uygu­lanmaktadır. Hastalık çok bulaşıcı olma­dığından hastanın ayrılması şart değildir. Ancak cüzzamlı bir ailenin sağlıklı çocuk­larını ayırmakta yarar vardır. Hastalığın eski çağlarda yarattığı büyük korku halen geçerli değildir. Leprada top­luma zarar ancak tedavisiz bir hastadan gelir. Lepra tedavisinde Dapson ve Disul-fone gibi ilaçlar kullanılmakta bu ilaçlar, devlet tarafından bedava dağıtılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cuzzam-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çift Cinsiyet, Hermafroditizm</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cift-cinsiyet-hermafroditizm/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cift-cinsiyet-hermafroditizm/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 19:46:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Hermafroditizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/cift-cinsiyet-hermafroditizm/</guid>
		<description><![CDATA[Bir insanda hem erkek, hem de kadın cin­siyet organları mevcutsa o kişinin iki cinsliliğini ifade etmek için hermafrodit deyimi kullanılır. Erkek güzellik tanrısı Hermes ile kadın tanrıçası Afrodit&#8217;in İsimlerinden oluşturulmuş bir terimdir. Kromozom yapısı genellikle XX dir. Psikoseksüel yapı esnek­tir ve cinsiyet rolü, doğumda belirlenen cinsiyete ve yetiştirilirken uygulanan dav­ranış türüne göre gelişir. Yalancı hermafroditizm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insanda hem erkek, hem de kadın cin­siyet organları mevcutsa o kişinin iki cinsliliğini ifade etmek için hermafrodit deyimi kullanılır. Erkek güzellik tanrısı Hermes ile kadın tanrıçası Afrodit&#8217;in İsimlerinden oluşturulmuş bir terimdir. Kromozom yapısı genellikle XX dir. Psikoseksüel yapı esnek­tir ve cinsiyet rolü, doğumda belirlenen cinsiyete ve yetiştirilirken uygulanan dav­ranış türüne göre gelişir. <span id="more-324"></span>Yalancı hermafroditizm veya «interseks» özellikle 44 + XY kromozom yapısına sahip erkeklerde olur. Somatik hücrelerde en­zim yetersiz kaldığından androjen hormon etkisini göstermez, feminizasyon, yani ka­dınlık gelişmesi hâkimdir. Testisler torba­lara inmemiş ve penis gelişmemiştir. Bu nedenle daha doğumda cinsel organlar ne­deniyle kız çocuğu sanılarak, ona göre yetiştirilir. Buluğ çağında kısmen gelişen erkeklik karakterleri durumu karıştırır ve cinsiyetin yeniden belirlenmesi gerekir.<br />
Kadınlarda psödohermafroditizm daha en­der görülür ve çoğunlukla adrenogenital sendrom dediğimiz böbreküstü bezinin bozukluğuna bağlı olarak oluşur. Bu bezin çok fazla androjen üretmesi sonucu kız­larda klitoris denen organ penis gibi bü­yümeye başlar, hipospadiak penis cluşur ve çocuk yanlış olarak erkek sanılıp cna göre yetiştirilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cift-cinsiyet-hermafroditizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Bakımı</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuk-bakimi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuk-bakimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 16:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk nasıl bakılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuk-bakimi/</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk Bakımı Yeni doğan bir bebeğin aileye ne tür sorumluluklar getireceği bilinmez. Anne ve baba altından kalkamayacakları bir sorunla karşı karşıya kaldıklarını düşünürler. Bu yanlış bir düşüncedir.Evvelce çocuk bakımı konusunda kesin reçeteler vermeye alışık olan çocuk doktorları, günümüzde, her bebeğin boyca, kiloca, renkçe v.b. yönlerden farklı birer yaratık olduğunu düşünmekte ve hoşlandıkları şeyler, duyguları, uyku [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Bakımı<br />
Yeni doğan bir bebeğin aileye ne tür sorumluluklar getireceği bilinmez. Anne ve baba altından kalkamayacakları bir sorunla karşı karşıya kaldıklarını düşünürler. Bu yanlış bir düşüncedir.Evvelce çocuk bakımı konusunda kesin reçeteler vermeye alışık olan çocuk doktorları, günümüzde, her bebeğin boyca, kiloca, renkçe v.b. yönlerden farklı birer yaratık olduğunu <span id="more-175"></span>düşünmekte ve hoşlandıkları şeyler, duyguları, uyku alışkanlıkları, büyüme biçimleri, huylan bakımından da farklı olan bebeklerin katı bir anlayış içinde büyütülmemeleri gerektiğini savunmaktadırlar.<br />
Her bebek, ayrı bir insan olarak ele alınıp ona göre yetiştirilmelidir. Ama her zaman ne yapılması gerektiğini hep doktorunuzdan beklememelisiniz. O size genel olarak izleyeceğiniz yol konusunda birtakım şeyler söyleyebilirse de, bunları kendi bebeğinize uygulayacak olan sizlersiniz. Bu yüzden anne ve baba, kendi yargılarına güvenmek zorundadırlar. Teorik bilgi her zaman pratik deneyimin yerini tutamaz.<br />
Benek doğuşta ortalama 3,5 kilogram kadar ağırlıktadır. Kızlar 250 gram kadar hafif olurlar. Beş kiloya kadar doğabilmektedir. İki kilo beş yüz daha az doğan bebekler erken doğmuş sayılırlar ve bu özel bakıma alınırlar. Çoğu beş-altıncı ayda kilolarının iki katına çıkarlar. Doğuşta boy 48 ilâ 53 santimetre arasındadır. Bir yaşına bastığında bebeğin boyu daha uzamış olur. Doğuşta baş ile göğüs çevresi eşittir. Sonra baş hızla büyür ve bir yaşına bastığında cevresi 4 santime yakın artış gösterir.Kafatası kemikleri yumuşaktır ve çocuk bir yaşına kadar tek bir tarafa uzun süre yatmamalıdır. Bir emzirmede soluna, ötekinde sağına yatırılmalı, hem yüzüstü, hem de sırtüstü yatmaya alıştırılmalıdır. Kafatasında iki yumuşak bölge olan bıngıldaklar, kemiklerin kaynaşmadıkları bölgelerdir. Başın arka kısmındaki bıngıldak dördüncü ayda, öndeki bıngıldak ise onsekizinci ayda kapanır. Bıngıldaklara özel bir bakım gerekmezse de, buraları ellemek, bastırmak doğru değildir.<br />
Yürüme : Bazı çocuklar yedinci ayda emeklemeye başlar. Bazıları, emeklemek için onuncu, hatta onbirinci ayı bekler. Birinci yılın sonunda, çocuk kolayca ayakları üzerinde dikilebilmeli ve tutunarak yürüyebilmelidir. Elinden tutulursa genellikle onikinci ayda yürür. Yardım edilmemesi halinde yürüme normal olarak oniki ile on altıncı aylar arasında başlar. Tabii, bazıları daha hızlı gelişir ama, çocukların yüzde 4O&#8217;ı bir yaşında, yüzde 6O&#8217;ı da on dört ayda yürüyebilir. Şişman veya hastalık geçiren çocukların yürümeleri iki yaşına kadar gecikebilir. Bazen kaygan bir zemin, tıkış tıkış bir oda ya da sıkan bir ayakkabı, çocuğu yürümekten alıkoyabilir. Kaslarda hastalık, raşitizm veya sinirlerde hasar sözkonusu olabilirse de bunlar çok seyrek görülen şeylerdir. Yürümeye isteksiz çocuğu anne-baba sabırla karşılamalı ve o yürümeye hazır olmadan zorlamaya gitmemelidir. Yeni yürümeye başlayan başka çocukların yanına koymak da, çocuğu yürümeye teşvik edici bir unsurdur.<br />
Görme ve İşitme : Doğduktan sonra bebekler ışık ile karanlığı ayırdedebilirler ama, iki haftaya kadar dikkatlerini bir eşya üzerinde toplayamazlar. Genellikle dört hafta sonra bir şeye bakabilir ve iki aylıkken hareket halindeki bir eşyayı gözleriyle izleyebilirler. İlk aylarda gözünü bir noktada toplamakta güçlük çekeceğinden çocuk şaşı bakıyor sanılabilir. Bu durum kısa zamanda kaybolur, endişelenmeye gerek yoktur.<br />
Doğuştan kısa süre sonra bebekler gürültü ve sesleri tanırlar ama bir sesi diğerinden ayırdetmesi için iki-üç ay geçmesi gerekir. İki-üç aylık bebekler müzik dinlemekten hoşlanırlar ve bazen bu durumda ağlamayı bile keserler.<br />
<strong>Tad alma</strong> : Bebeklerin gelişkin bir tad alma duyguları yoktur. Ancak tatlı ve ekşi besinleri birbirinden ayırt edebilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cocuk-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çil</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cil/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cil/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 11:49:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[deri lekeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/cil/</guid>
		<description><![CDATA[Çil (efelid) daha çok sarışın ve kızıl kimselerde, bazen ikinci çocukluk çağı da denen yaşlarda beliren, yüz ve el sırtları ile kollarda görülen sarı sincabi veya kahverengi ufak lekelerdir. Melanin pigmenti toplanması sonucu, çiller, yazın güneş altında çoğalır, kışın azalır. Dejenere olmayan bu lekelere estetik amaç ile soldurma veya soyma tedavileri uygulanabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çil (efelid) daha çok sarışın ve kızıl kimselerde, bazen ikinci çocukluk çağı da denen yaşlarda beliren, yüz ve el sırtları ile kollarda görülen sarı sincabi veya kahverengi ufak lekelerdir. <span id="more-174"></span>Melanin pigmenti toplanması sonucu, çiller, yazın güneş altında çoğalır, kışın azalır. Dejenere olmayan bu lekelere estetik amaç ile soldurma veya soyma tedavileri uygulanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çiçek Hastalığı</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cicek-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cicek-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 11:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/cicek-hastaligi/</guid>
		<description><![CDATA[Çiçek hastalığı (small pox) (variola) deride çukurlaşmış yara izleri bırakarak iyileşen, bulaşıcı, infeksiyöz  hastalığıdır. Etkeni olan çiçek virüsünün iki tipi vardır. Variola majör ve variola minör adı verilen bu iki tip hastalıklar birbirine çok benzer, ancak ilkinde ölüm oranı daha fazladır. Hasta kimselerin burun ve boğaz akıntılarında deri kabarcıklarında, çiçek hastalığının iyileşmesiyle dökülen yara kabuklarında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çiçek hastalığı (small pox) (variola) deride çukurlaşmış yara izleri bırakarak iyileşen, bulaşıcı, <span style="color: #000000;"><a href="http://www.saglik.im/enfeksiyoz-mononukleoz-hastaliginin-asisi-var-midir/">infeksiyöz  hastalığı</a></span>dır. Etkeni olan çiçek virüsünün iki tipi vardır. Variola majör ve variola minör adı verilen bu iki tip <span style="color: #333333;"><a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalıklar</a></span> birbirine çok benzer, ancak ilkinde ölüm oranı daha fazladır. <span id="more-173"></span>Hasta kimselerin burun ve boğaz akıntılarında deri kabarcıklarında, <span style="color: #333333;"><a href="http://www.saglik.im/yazi/cicek-hastaligi/">çiçek hastalığı</a></span>nın iyileşmesiyle dökülen yara kabuklarında, idrar ve dışkısında hastalık etkeni olan virüs bulubur. Hastalık, bu kaynakların herhangi birinden yayılır ve bağışıklığı olmayan kimselere kolayca ve hızla bulaşır. Eskiden geniş kitlelere yayılırken zamanımızda aşılama ve hijyenik şartların iyileşmesiyle olay sayısı azalmış, hatta hastalık yok edilmiş sayılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cicek-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çıkıklar</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cikiklar/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cikiklar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 11:30:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[çıkık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/cikiklar/</guid>
		<description><![CDATA[Herhangi bir eklemde, oynak yüzlerin birbirine olan bağlantılarını yitirmesine ve normal olmayan yeni bir durum almasına çıkık (luksasyon) adı verilir. Çarpma, düşme veya herhangi bir darbe sonucu eklem kapsülünün bir yerinden yırtılması ile çıkık meydana gelebilir. Böylece kemiklerin oynak yüzlerinden biri eklem boşluğunun dışına çıkabilmektedir. Ancak doğuştan meydana gelen çıkıklarda kapsülün yırtılmadan, gevşeyip bollaşmasıyla da çıkıklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herhangi bir eklemde, oynak yüzlerin birbirine olan bağlantılarını yitirmesine ve normal olmayan yeni bir durum almasına çıkık (luksasyon) adı verilir. Çarpma, düşme veya herhangi bir darbe sonucu eklem kapsülünün bir yerinden yırtılması ile çıkık meydana gelebilir.<span id="more-172"></span> Böylece kemiklerin oynak yüzlerinden biri eklem boşluğunun dışına çıkabilmektedir. Ancak doğuştan meydana gelen çıkıklarda kapsülün yırtılmadan, gevşeyip bollaşmasıyla da çıkıklar meydana gelebilmektedir. Bazı kırık olaylarında da sonradan yapılacak anormal hareketler sonucu çıkıklar oluşabilir. Çıkık meydana gelen eklemde kemiklerin pasif hareketleri ortadan kalkmakta, adelelerin aktif hareketleri de oynak çalışmadığından yapılamamaktadır.Çıkığın derecesine göre tam çıkık veya yarı çıkık (subluxatio) deyimleri kullanılabilir. Bazı çıkıklar sağlam eklemlerde herhangi bir zorlama (travma) sonucu meydana geldiği halde bazen hiçbir zorlama olmadan kendiliğinden de çıkık meydana gelebilir. Bunlara patolojik veya spontan çıkıklar denir. Bu gibi olaylarda, oynaklarda doğuştan veya sonradan olma bazı kusurların varlığı (artritis deformans, osteomiyelit, kemik tüberkülozu v.b.) eklemde kolayca bir çıkığa neden olmaktadır. Bazı kemiklerde ilk çıkıktan sonra basit bir nedenle tekrarlayan, alışkanlık haline gelen çıkıklar oluşur. Bunlara çıkık alışkanlığı veya habitüel luksasyon denir.Çıkıklar genellikle organın çevre kısmındaki kemiğin adı ile isimlendirilirler, örneğin dirsek oynağfının çıkığında ön kol çıkığından söz edilir.Çıkıklar bir güç etkisiyle oluştuğu halde çıkığı hazırlayan bazı faktörler de önemlidir. Çok hareketli olan, dış etkenlerle fazla karşılaşan ve oynak yüzleri arasındaki nisbetsizlik nedeniyle bazı eklemlerde çıkık daha fazla görülür. Gerçekten de bütün çıkıkların %50&#8242;sini omuz çıkıkları oluşturur. Ondan sonra dirsek çıkıkları, el ve parmak çıkıkları gelir<br />
Çıkık meydana gelen eklemde kendiliğinden beliren ağrılar ve oynak bağlarının yırtılmasından meydana gelen kanama nedeni ile eklem çevresine kan oturması yani hematom görülür. Hasta bazı hareketleri yapamaz hale gelir. Ayrıca kırıklardan farklı olarak çıkıklarda tabii olmayan bir tutukluk (fiksasyon) vardır. Oynak bağlantısının bozulması nedeniyle durum ve şekil bozukluğu yani dislokasyon ve deformite belirtileri doktorlara çıkığın teşhisinde yardımcı olur. Olayın meydana geliş biçimini dinleyen, göz ve elle muayene eden bir doktor, çıkığı teşhis edebilir. Ayrıca röntgen filmi çekilerek durum daha kesin bir şekilde saptandıktan sonra bazı manevralarla çıkan kemikler eski yerlerine konur. Bu işleme repozisyon denir. Bu gibi manevralarda esas olan prensip çıkığın oluşunda geçen aşamaları, ters yönde taklit etmektir. Bu amaçla anestezi altında önce adaleler gevşek bir duruma getirilir ve kemikler karşı yönlerden çekilmek, yani ekstansiyon yapılarak oynak yüzlerinin karşılıklı gelerek çıkığın yerine yerleşmesi sağlanır. Ortopedik yöntemlerle düzeltilemeyen bazı çıkıkları, cerrahlar operasyonla düzeltmek zorunda kalabilirler.Yerine getirilemeyen eski çıkıklarda zamanla aynı yerde yeni bir oynak (neoart-hrosis) meydana gelebilir. Ancak hareket yeteneği azdır ve bu gibi olaylarda operasyon gerektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cikiklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çevre Kirlenmesi</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cevre-kirlenmesi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cevre-kirlenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 11:23:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/cevre-kirlenmesi/</guid>
		<description><![CDATA[Sağlığımızı yakından ilgilendiren çevre kirlenmesi yani polüsyon (pollution) eskiden yalnız hava kirliliği olarak ele alınırdı. Günümüzde çevre kirlenmesi denildiğinde hava kirliliği, su kirliliği, yüzey kirliliği bir bütün olarak kabul edilmekte hatta şehirlerdeki gürültü bile çevre sorunu içinde ele alınmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlığımızı yakından ilgilendiren çevre kirlenmesi yani polüsyon (pollution) eskiden yalnız hava kirliliği olarak ele alınırdı. Günümüzde çevre kirlenmesi denildiğinde hava kirliliği, su kirliliği, yüzey kirliliği bir bütün olarak kabul edilmekte hatta şehirlerdeki gürültü bile çevre sorunu içinde ele alınmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cevre-kirlenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

