<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; Sağlık Sözlüğü-F</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-f/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Fobiler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fobiler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fobiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 19:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[davranışsal bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[fobilerin tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[fobilerin terapi ile tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4222</guid>
		<description><![CDATA[Bir fobi, kişi sıradan bir nesne, aktivite ya da durumla karşı­laştığında, kişiyi korku yaratan bu şeyden kaçınmaya yönelten mantık dışı korku duygusudur. Fobiler, anksiyete&#8216;nin en yaygın şekilleri olup, her yaş ve gelir grubundaki Amerikalıların yüzde 5 ila 13&#8242;ünü etkiler. Her yaştan kadınlar ve bunu takiben 25 yaş üstü erkekler fobilere en çok maruz kalan gruplardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir fobi, kişi sıradan bir nesne, aktivite ya da durumla karşı­laştığında, kişiyi korku yaratan bu şeyden kaçınmaya yönelten mantık dışı korku duygusudur.</p>
<p>Fobiler, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/anksiyete-bozuklugunda-oneriler/">anksiyete</a>&#8216;nin en yaygın şekilleri olup, her yaş ve gelir grubundaki Amerikalıların yüzde 5 ila 13&#8242;ünü etkiler. Her yaştan kadınlar ve bunu takiben 25 yaş üstü erkekler fobilere en çok maruz kalan gruplardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Semptomlar</strong></span></p>
<p>Bir fobi, çalışma ve sosyal ilişki yeterliliği dahil olmak üzere, yaşamınızın tüm unsurlarını altüst edebilir. Semptomlar, söz konusu nesne veya durum ile karşılaşıl­dığında ani, ısrarlı ve mantık dışı panik veya korkuyu içerir. Genel­likle, korkunun normal ya da mantıklı olmadığını bilirsiniz, lakin kontrol edemezsiniz.</p>
<p>Agorafobi, yaygın fobilerden biri olup, topluluk içinde olma korkusudur. Akrofobi, mantık dışı bir yükseklik korkusudur. Klostrofobi ise mantık dışı bir kapalı yer korkusudur. Bazı insanlar bazı hayvanlardan, genellikle yılan ve örümceklerden, aşırı derecede korkarlar.</p>
<p>Çoğu insan, bu durum­ların herhangi birine ilişkin ılımlı derecede korku duyar ki bu normaldir. Bununla beraber, korku ve anksiyete kontrolden çıkmaya ve günlük hayatınızı etkile­meye başlarsa; örneğin, topluluk arasında olmayı veyahut asansöre binmeyi reddediyorsanız  bir fobi olarak kabul edilir ve tıbbi dikkat gerektirir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-5849" title="Fobiler" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/Fobiler.jpg" alt="Fobiler" width="273" height="219" />Tedavi Seçenekleri</strong></span></p>
<p>Bir fobiniz olduğundan şüphe ediyorsanız, doktorunuzdan bir terapist önermesini isteyin. Fobilerin büyük çoğunluğu, tedavi ile tamamen yok edilebilir. Diğer pek çok zihni bozuklukların aksine, fobiler, bir kere üstesinden gelinildiğinde, genellikle yaşam boyu çözüme kavuşur.</p>
<p>En etkin terapi şekli, desensitization ( hassasiyetini azaltma) terapisi ya da maruz bırakma terapisi olarak adlandırılır. Bu terapi şeklinde, korkuya sebep olan nesneye ya küçük artışlar ile ya da bir kerede tümüne maruz bırakı­lırsınız.</p>
<p>Durumdan muzdarip olan kişiye gevşeme teknikleri öğretilir ve daha sonra, terapistin ofisinde, gevşeme tekniğini uygularken, anksiyete yaratan durumu gözünün önünde canlandırması istenir. Bu egzersizler tekrarlanır ve korku yaratan sahneyi canlandırmak üzere resimler veya videolar kullanılabilir. Son olarak, genellikle terapistin yanında, kişi korku yaratan durumla karşılaştırılır ve gerekirse, gevşeme teknikleri uygulanır. Fobilerin çoğu ilaçsız tedavi edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fobiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmplantasyonlarla Felçli Kollarda Hareketin Yeniden Canlandırılması</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/implantasyonlarla-felcli-kollarda-hareketin-yeniden-canlandirilmasi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/implantasyonlarla-felcli-kollarda-hareketin-yeniden-canlandirilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 12:40:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[felçli kolların yeniden canlandırılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4065</guid>
		<description><![CDATA[Quadriplegia&#8217;dan muzdarip kişilerin çoğu, ellerini kullanma yeterlili­ğini kaybeder. Her ne kadar fazla test edilmiş olmasa da, elektrik itkili bir el-kavrama sistemi, bu durumda yardımcı olabilir. Sistem, beyin sinir­lerinin itkilerini ikame etmektedir. Omuz hareketleri, sensora ve işlem­ciye sinyaller gönderir. Buradan da kablolar yoluyla ellerdeki kaslara talimatlar gider. Farklı omuz hareket­leri, baş parmak ve diğer parmakların kavrama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Quadriplegia&#8217;dan muzdarip kişilerin çoğu, ellerini kullanma yeterlili­ğini kaybeder. Her ne kadar fazla test edilmiş olmasa da, elektrik itkili bir el-kavrama sistemi, bu durumda yardımcı olabilir.</p>
<p>Sistem, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/beyin-ve-sinir-sistemi-hastaliklari/">beyin sinir­leri</a>nin itkilerini ikame etmektedir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/sol-omuz-oynagi-hastaliklari/">Omuz</a> hareketleri, sensora ve işlem­ciye sinyaller gönderir.</p>
<p>Buradan da kablolar yoluyla ellerdeki kaslara talimatlar gider. Farklı omuz hareket­leri, baş parmak ve diğer parmakların kavrama hareketi yapmasını sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/implantasyonlarla-felcli-kollarda-hareketin-yeniden-canlandirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fistül Nedir?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fistul-nedir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fistul-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 May 2009 19:41:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[barsak hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[fistül hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[fistül kimlerde görülür]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3811</guid>
		<description><![CDATA[Fistül nedir? Dr. Fikret Tanırgan: iki organ veya doku yüzeyi arasında normalde olmayan bir bağlantının (kanalın) olmasına fistül denir. Anal kanal ile deri arasında anormal bir bağlantının (kanal) olmasına ise perianal fistül denir. Hemen her zaman daha önceki bir apse sonucunda oluşan perianal fistül, apsenin geliştiği salgı beziyle apsenin drene olduğu cildi birbirine bağlayan küçük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Fistül nedir?</span></strong></p>
<p><strong>Dr. Fikret Tanırgan:</strong> iki organ veya doku yüzeyi arasında normalde olmayan bir bağlantının (kanalın) olmasına <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/fistul-icin-sifali-bitkiler/">fistül</a> denir. Anal kanal ile deri arasında anormal bir bağlantının (kanal) olmasına ise perianal fistül denir. Hemen her zaman daha önceki bir <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/apse/">apse</a> sonucunda oluşan perianal fistül, apsenin geliştiği salgı beziyle apsenin drene olduğu cildi birbirine bağlayan küçük bir geçittir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Kimlerde daha çok görülür?</span></strong></p>
<p><strong>Dr. Fikret Tanırgan:</strong> Anal bölgede apse hikayesi olan hastalarda çok sık görülür. Bununla beraber anal bölgeye olan travmalar, anal yolla olan cinsel ilişkiler, anal bölgede ortaya çıkan virütik hastalıklar sonrasında, ülseratif kolit ve crohn gibi iltihaplı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/tifoya-benzeyen-bagirsak-hastaligi-paratifo/">bağırsak hastalığı</a> olanlarda sık görülür.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Tedavisi nasıl yapılır?</span></strong></p>
<p><strong>Dr. Fikret Tanırgan:</strong> Fistül tedavisindeki amaç, iltihabı ve fistül boşluğunu ortadan kaldırmak, hastalığın tekrarlamasını engellemek ve bunları da yaparken de kişinin dışkı kontrolünün bozulmamasını sağlamaktır.</p>
<p><span style="color: #000000;">Tedavisi için genellikle ameliyat gerekir.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hemoroid ve fistül sorunu olanların hangi uzmana başvurması gerekir?</strong></span></p>
<p><strong>Dr. Fikret Tanırgan:</strong> <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/hemoroid-basur-hastaligi/">Hemoroid</a> hastalıklarıyla ilgili olarak genel cerrahi uzmanları ve gastroenteroloji uzmanlarına başvurmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fistul-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Felcin Yol Açtığı Diğer Bozukluklar</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felcin-yol-actigi-diger-bozukluklar/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felcin-yol-actigi-diger-bozukluklar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 14:28:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal dengesizlik]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[felcin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[spatik kasılmalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3606</guid>
		<description><![CDATA[• İdrar tutamama- İdrar kesesinin aşı­rı uyarılmasına bağlı olarak gelişen bu bozukluk uyku sırasında sık idrara çık­ma ihtiyacı ve idrar kesesinde doluluk hissiyle belirir; hasta hemen tuvalete yetişemezse idrarını kaçırır. Kol ve ba­cakların eski işlevlerini kazanmasıyla idrar da yeniden denetim altına alınır. İdrar kaçırma göreli olarak daha hafifse, idrar kesesinin uyarılabilirliğini azaltan ilaçlar denenebilir. İdrar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">• İdrar tutamama-</span></strong> <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/idrar-kesesi-ve-hastaliklari/">İdrar kesesi</a>nin aşı­rı uyarılmasına bağlı olarak gelişen bu bozukluk uyku sırasında sık idrara çık­ma ihtiyacı ve idrar kesesinde doluluk hissiyle belirir; hasta hemen tuvalete yetişemezse idrarını kaçırır. Kol ve ba­cakların eski işlevlerini kazanmasıyla idrar da yeniden denetim altına alınır. İdrar kaçırma göreli olarak daha hafifse, idrar kesesinin uyarılabilirliğini azaltan ilaçlar denenebilir.</p>
<p>İdrar tutamama ileri boyutlardaysa rehabilitasyon programının yavaşlama­sına neden olur. Bazı erkek hastalarda ördek kullanımı yeterli olurken daha ağır olgularda en azından rehabilitasyo­nun başlangıcında idrar kesesine bir sonda yerleştirilir. Baloncuğu 5 mi su ile şişirilmiş ufak çaplı bir sonda genel­likle idrar kesesinde tahrişe yol açmaz ve hastaya rahatsızlık vermez.</p>
<p>Sonda­nın bir başka üstünlüğü idrar kaçırma­nın verdiği utancı gidererek rehabilitas­yon programının ve Asosyal ilişkilerin daha sorunsuz devam etmesini sağla­masıdır. Hasta destekli hareket etmeye başladığında takılan sonda, hastanın kı­sa mesafeleri yardımsız olarak yürüye­bilecek düzeye gelmesiyle çıkarılır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">• Disfazi -</span></strong> Hastaya göre değişen özel­likler gösteren bir konuşma bozukluğu­dur. Klinik olarak iki tür disfazi vardır. Bunlardan birinde hasta hiç konuşamaz ya da birkaç sözcüğü vurgulamadan söyleyebilir. Öbüründe ise hasta bozuk konuşur.</p>
<p><strong>Konuşma bozukluğunun dere­cesi hastadan hastaya değişir:</strong> Bazen hastanın konuşmasında bir gariplik sezilse de konuşma normaldir. Bazı olgu­larda ise bozukluk, hastanın anlamsız bir &#8220;laf salatası&#8221; biçiminde konuşması­na kadar varabilir.<br />
Disfazinin tanısı en kısa sürede konmalıdır. Bu yapılmazsa bozukluk yanlışlıkla &#8220;zihin bulanıklığı&#8221; olarak ni­telendirilebilir.</p>
<p>Konuşma uzmanları bozukluğua analiz edilmesinde, hekimin ve hasta yakınlarının hasta karşısında izlemeleri gereken tutumu belirlemede önemli rol oynar.</p>
<p>Disfazi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/felc-olma-inme/">felç</a>ten kaynaklanan duygu­sal sorunlara bağlı olarak da gelişebi­lir. Kaybedilmiş öteki işlevlerin kaza­nılmasını daha da zorlaştıran bu du­rumda köktenci bir çözüm için duygu­sal sorunlara yönelik bir tedavi gere­kir.</p>
<p>Konuşmanın düzeltilmesi hastalara yalnızca çok küçük bir bölümünde bir uzman denetiminde tedaviyi gerektirir. Hastaların çoğunda uzman olmayan bi­rinin yardımı yeterlidir.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>•  Duygusal dengesizlik- </strong>Hasta genel­likle ağlamaklıdır, daha ender olarak da yerli yersiz güler. Özellikle hekim mu­ayenesi öncesinde olduğu gibi gerilim dönemlerine yaklaşıldığında hıçkırıkla­ra boğuluyormuş izlenimi verir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">•  Depresyon-</span></strong> Hastalarda felcin yol aç­tığı bozukluklara ek olarak gerçek bir depresyon da görülebilir. Felçli hastala­rın üçte birinden çoğunda organik has­talıklara bağlı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/depresyon-melankoli/">depresyon</a> görülmekte­dir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İşlevlerin yeniden kazanılmasını olumsuz etkileyen etmenler</span></strong></p>
<p><strong>Felç geçirildiğinde;<br />
</strong></p>
<p>•  70 yaşın üzerinde<strong> </strong>olmak</p>
<p>• Hareket yeteneğinin felçten ağır bir biçimde etkilenmesi</p>
<p>• Bilincin felçten etkilenmesi</p>
<p>• Baş ve gözlerde normal hattan sapma</p>
<p><strong>Hastalığın seyri boyunca;</strong></p>
<p>• <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/hareket-kaybinin-etkileri-nasil-en-aza-indirilebilir/">Hareket kaybı</a>nın kendiliğinden gerilememesi</p>
<p>• Zihin bulanıklığı ve apatinin (duyumsamazlık) gerilememesi</p>
<p>• İdrar tutamamanın başgöstermesi</p>
<p>• Beyin dışı komplikasyonların gelişmesi</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Spastik kasılmaların gelişimini en aza indiren duruşlar</span></strong></p>
<p>• Boyun ve omurganın dik tutulması</p>
<p>• Omuzların kaldırılması</p>
<p>• Bilek ve parmakların gergin tutulması</p>
<p>• Başparmağın diğer parmaklardan ayrık tutulması</p>
<p>• Kol ve omzun dışa doğru döndürülmesi</p>
<p>• Dizin bükülmesi</p>
<p>• Ayağın ayak sırtına doğru bükülmesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felcin-yol-actigi-diger-bozukluklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Felç Tedavisinde Ev mi? Hastane mi?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felc-tedavisinde-ev-mi-hastane-mi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felc-tedavisinde-ev-mi-hastane-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:55:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[evde felç tedavisi ve rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[felç tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[fizik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3602</guid>
		<description><![CDATA[Felç (beyin iktusu) sanayileşmiş toplumlarda kötürümlüğe yol açan başlıca nedendir. Felç ölüme yol açan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer alır. Bu nedenle felç geçiren hastalara doğru bir rehabilitasyon programının uygulanması çok önemlidir. Ağır hasar gören felçli hastalarda psikolojik yaklaşımın da tedavide önemli bir yeri vardır. Ev mi? Hastane mi? Felçli hastalarda rehabilitasyonun tartış­maya en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Felç (beyin iktusu) sanayileşmiş toplumlarda kötürümlüğe yol açan başlıca nedendir</span></strong>. Felç ölüme yol açan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer alır. Bu nedenle felç geçiren hastalara doğru bir rehabilitasyon programının uygulanması çok önemlidir. Ağır hasar gören felçli hastalarda psikolojik yaklaşımın da tedavide önemli bir yeri vardır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Ev mi? Hastane mi?</span></strong></p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/felc/">Felç</a>li hastalarda rehabilitasyonun tartış­maya en açık olan noktası budur. Evde yapılacak rehabilitasyonun da çok iyi sonuçlar sağlayabileceği kuşku götür­mez. Ama başarı olasılığı her şeyden önce uygulanacak fizik tedavinin etkisi­ne ve bu tedavinin meşguliyet tedavi­siyle desteklenmesine bağlıdır.</p>
<p>Ayrıca tedavinin evde yürütülmesi, ev halkının hastaya yardım edecek yetkinlikte ol­masını gerektirir. Genellikle ev halkının da katılımıyla gerçekleştirilen <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/felcli-hastalarda-rehabilitasyon/">rehabili­tasyon tedavisi</a>nin hastanede yapılan te­daviden daha iyi sonuçlar vereceği dü­şünülür. Ama hastanın hiç hareket ede­memesi ve bazen idrarını tutamaması gibi durumlarda ev halkını, bedensel yorgunluğun ve duygusal gerginliğin beklediği unutulmamalıdır.</p>
<p>Ev halkının bu güçlüklere göğüs gerebilmesi için çok iyi hazırlanmış olması gerekir. Aile bireyleri 24 saat boyunca hastaya yardı­ma hazır bulunurken, hastanın bağımsız yaşamına geri dönmesine destek olacak enerjiyi ve duygusal dengeyi koruyabil­melidir.</p>
<p><strong>Çoğu aileler, özellikle de yaşlı kişilerden oluşanlar bu gerekliliklere yanıt verecek durumda değillerdir:</strong> Bu kişiler genellikle hastanın isteklerine aşırı duyarlılıkla yaklaşmalarının yol açtığı sorunlarla karşı karşıya kalırlar. Başlangıçtaki gerekliliği kaçınılmaz olan yardımların, zamanla hastada ba­ğımlılığa dönüştüğünü fark eden ev hal­kı kendini bir kısırdöngü içinde bulur. Bütün bu güçlükler göz önüne alındı­ğında evde rehabilitasyonun neden çok az sayıda ailede başarılı sonuçlar verdi­ği kolayca anlaşılabilir.</p>
<p>En azından erken nekahet dönemin­de felçli hastanın hastanede kalması yeğlenir, çünkü felcin yol açtığı bozuk­lukların belirlenmesi ve değerlendiril­mesi hastane ortamında yapılmalıdır. Hasta bu dönemin ardından taburcu edilerek poliklinik takibine alınır. Böy­lelikle uzun süreli rehabilitasyon prog­ramı için sağlam bir zemin de hazırlan­mış olur.</p>
<p>Bir rehabilitasyon programının başarısı için belirleyici etkenlerin başında güven gelir. Hasta ve yakınlarının <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/fizik-tedavi/">fizik tedavi</a> uzmanlarına güven duyması ve onların çabalarını takdir etmesi tedavi­nin daha da başarılı olmasını sağlar.</p>
<p>Evde yapılacak tedavi genç hasta­larda, yaşlı hastalarda olduğundan daha başarılı sonuçlar verir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Aile Yakınlarının Tedaviye Katılımı</span></strong></p>
<p>Hastayla evde ilgilenecek kişinin reha­bilitasyon programına daha başından katılması büyük önem taşır. Böylelikle hasta yakınlarının suçluluk duygusuna kapılmaları ve aşırı koruyucu davranış­lar içine girmeleri önlenir.</p>
<p>Aile bireylerinin yemekte, fizik te­davide ve öteki etkinliklerde hastanın yanında olmaları, onun sorunları konu­sunda bilgi sahibi olmalarını sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felc-tedavisinde-ev-mi-hastane-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotokemoterapide Sonuçlar</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapide-sonuclar/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapide-sonuclar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 21:07:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıları]]></category>
		<category><![CDATA[yan etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3505</guid>
		<description><![CDATA[Sonuçlar Elde edilen sonuçlar bozukluğun türü­ne göre değişir. Sedef hastalığında uy­gulamadan sonra rahatlatıcı sonuçlar alınmaktaysa da iyileşmenin süresi sı­nırlı, bazen 1-2 haftadır. Bir tür T lenfomunda, tümöral olmayan evrede bir­kaç ay boyunca sonuç tatmin edicidir. Vitiligoda ise hemen her zaman tam ol­mayan bir iyileşme görülür. İstenmeyen Etkiler Fotokemoterapinin kullanıldığı son 20 yıl boyunca, bu yönteme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sonuçlar</span></strong></p>
<p>Elde edilen sonuçlar bozukluğun türü­ne göre değişir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/sedef-hastaligi-icin-sifali-bitkiler/">Sedef hastalığı</a>nda uy­gulamadan sonra rahatlatıcı sonuçlar alınmaktaysa da iyileşmenin süresi sı­nırlı, bazen 1-2 haftadır. Bir tür T lenfomunda, tümöral olmayan evrede bir­kaç ay boyunca sonuç tatmin edicidir. Vitiligoda ise hemen her zaman tam ol­mayan bir iyileşme görülür.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İstenmeyen Etkiler</span></strong></p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapi/">Fotokemoterapi</a>nin kullanıldığı son 20 yıl boyunca, bu yönteme bağlı ortaya çıkan çok sayıda hastalık ve kısa ya da uzun süreli istenmeyen reaksiyon bildi­rilmiştir. Ayrıca, laboratuvar testlerin­de fotokemoterapiye bağlı olarak orta­ya çıkan bazı değişikliklere de rastlan­mıştır.</p>
<p>Fotokemoterapinin istenmeyen bir etkisi de geç tipte deri porfirisi ya da kızartılı lupus gibi bazı hastalıkların belirgin hale gelmesidir. Bütün bu has­talıklar ve fotokemoterapiye bağlı deği­şiklikler aralıklı ve uzun süreli istirahat dönemlerini içeren tedavi şemalarının uygulanmasıyla hafifletilebilir. Hasarın ortaya çıkış süresi ne olursa olsun, do­za ve zamana bağlı olduğu unutulma­malıdır.</p>
<p>Bugüne değin P-UVA tedavisinin ardından ortaya çıkan melanom (deri­nin kötü huylu bir tümörü) olgusu bil­dirilmemiştir.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/katarakt/">Katarakt</a> tehlikesi nedeniyle, tedavi sırasında ve tedavinin kesilmesinden sonraki birkaç gün boyunca tüm UV ışınlarından koruyan gözlüklerin kulla­nılması zorunludur.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kanser-hastaligi/">Kanser</a> gelişme riski önceden iyonlayıcı ışınımla yapılan tedavi görenler­de ya da ailelerinde kanserli bulunan­larda yüksektir. Ayrıca, ABD ile Avru­pa arasında sıklık açısından farklar ol­duğu unutulmamalıdır. ABD&#8217;de görül­me sıklığı açıklanamayan bir nedenle daha yüksektir. Bağışıklık sisteminin baskılanması ise uçukların ortaya çık­ma sıklığını artırmaz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İstenmeyen ve bazen tedavinin kesil­mesini gerektiren yan etkiler şunlardır:</span></strong></p>
<p>•  Psöralenler ya da UVA ile birlikte kullanılan öteki ilaçlara karşı midede tahammülsüzlük;</p>
<p>• Deride aşırı kızarıklıktan yanığa ka­dar değişen belirtiler, genellikle yanlış doz verilmesine bağlı olarak ortaya çı­kar;</p>
<p>• Aşırı tüylenme;</p>
<p>• Derinin yaşlanmasında hızlanma;</p>
<p>• Çillerin ortaya çıkması kanser yapıcı etkinin habercisi olabilir;</p>
<p>• Derinin rahatsız edecek kadar kuru­yup kaşınması.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Uyarılar</span></strong></p>
<p>Fotokemoterapi uygulanacak hastalar tüm önlemler konusunda uyarılmalı ve bütün değişiklikler mutlaka hekime bil­dirilmelidir. Kanser yapıcı etki ışın te­davisinden en az 2 yıl sonra ortaya çı­kar; bu nedenle kontroller mümkün ol­duğunca uzun zaman sürmelidir. Ço­cuklarda, gebelerde ve gebelikten önce­ki belirli bir zaman diliminde bu tedavi­den kesinlikle kaçınılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapide-sonuclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotokemoterapinin Kullanıldığı Yerler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-kullanildigi-yerler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-kullanildigi-yerler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 20:47:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapinin kullanıldığı yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3503</guid>
		<description><![CDATA[Fotokemoterapi ilk olarak sedef hastalı­ğının tedavisinde kullanılmış, daha son­ra kullanım alanı genişleyerek hücre ço­ğalmasıyla ortaya çıkan hastalıkları da içine almıştır. Ama bu tedavi doğal ola­rak hastalıklı hücrelerin UV ışınlarına duyarlı üstderide ya da bu katmanın al­tında yer aldığı hastalıklarla sınırlı kal­mıştır. T lenfomaları tedavi edilen ilk tü­mörlerdendir; fotokemoterapiden sonra egzama tipi hastalıkların işlevsel olarak ortadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotokemoterapi ilk olarak <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/sedef-hastaligi-icin-sifali-bitkiler/">sedef hastalı­ğı</a>nın tedavisinde kullanılmış, daha son­ra kullanım alanı genişleyerek hücre ço­ğalmasıyla ortaya çıkan hastalıkları da içine almıştır. Ama bu tedavi doğal ola­rak hastalıklı hücrelerin UV ışınlarına duyarlı üstderide ya da bu katmanın al­tında yer aldığı hastalıklarla sınırlı kal­mıştır.</p>
<p>T lenfomaları tedavi edilen ilk tü­mörlerdendir; fotokemoterapiden sonra egzama tipi hastalıkların işlevsel olarak ortadan kaybolduğu gözlenmiştir. Aktinik retikülozlar, basit liken, likensi pitiriyazis ve bölgesel kellik de bu yöntem­le tedavi edilen hastalıklardandır.</p>
<p>Ayrıca pigmentli ürtiker, güneş ürtikeri ve Güneş ışığına duyarlılıkla ortaya çıkan bazı hastalıklarda da fotokemote­rapinin iyileştirici etkisi olduğu görül­müştür.</p>
<p>Fotokemoterapinin bir ölçüde iyileş­me sağladığı öteki sorunlar arasında el ayası ve ayak tabanındaki irinli sivilce­ler (püstüller), sedefle birlikte görülen <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/gut-hastaligi-damla-hastaligi/">damla hastalığı</a>, eozinofil artışıyla sey­reden püstüller ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bobrek/">böbrek </a>diyalizi yapı­lan hastalarda görülen metabolizma kö­kenli kaşıntılı durumlar sayılabilir.</p>
<p>Ay­rıca edinilmiş lökodermiler (deride be­lirli bir nedene bağlı pigment kaybı) ile kökeni belirsiz vitiligolarda da (çeşitli büyüklük ve biçimlerde edinilmiş pig­ment kaybı) fotokemoterapiden yarar sağlanabilir.</p>
<p><strong>Fotokemoterapi son zamanlarda <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik/">ba­ğışıklık</a> sisteminin karmaşık hastalıkla­rında da kullanılmaya başlamıştır; or­gan nakillerinden sonra görülen doku reddinde iyi sonuçlar alınmıştır.</strong></p>
<p>Ayrıca lenfositer <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/losemi/">lösemi</a> ve T hücreli lösemilerde uygulanacak vücut dışı kim­yasal tedavi (kemoterapi) yöntemi araş­tırma aşamasındadır. Sedef hastalığında zaman zaman ortaya çıkan eklem bo­zukluklarında ve kemoterapiye dirençli pemfigus (içi sıvı dolu keseciklerin gö­rüldüğü akut ya da kronik bir deri hastalığı) gibi olgularda da bu tedavi yönte­mi oldukça iyi sonuçlar vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-kullanildigi-yerler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotokemoterapinin İlaçlarla Kullanımı</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-ilaclarla-kullanimi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-ilaclarla-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 20:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapi uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapinin ilaçlarla uygulanması]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3501</guid>
		<description><![CDATA[Sedef hastalarında UV tedavisinin yanı sıra ışın verilen bölgeye katran uygulan­ması ilacın ve ışının etkilerini artırır. Dokuzuncu yüzyılda uygulanmaya baş­layan bu tedavi yöntemi bugün bile ge­çerliliğini korumaktadır. Katran, ışıkla etkin hale geçebilir; ışın tedavisiyle bir­likte kullanılması fotokemoterapi adını alır. Ayrıca, eski çağlardan bu yana ba­zı bitki (turunçgil ya da incir yaprağı) özütlerinin Güneş ışınlarıyla birlikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sedef hastalarında UV tedavisinin yanı sıra ışın verilen bölgeye katran uygulan­ması ilacın ve ışının etkilerini artırır. Dokuzuncu yüzyılda uygulanmaya baş­layan bu tedavi yöntemi bugün bile ge­çerliliğini korumaktadır.</p>
<p>Katran, ışıkla etkin hale geçebilir; ışın tedavisiyle bir­likte kullanılması fotokemoterapi adını alır. Ayrıca, eski çağlardan bu yana ba­zı bitki (turunçgil ya da incir yaprağı) özütlerinin Güneş ışınlarıyla birlikte uy­gulanmasının etkileri bilinmektedir.</p>
<p>Af­rika&#8217;da yetişen bazı bitkilerde de UV ışınlarının etkilerini güçlendiren madde­lerin bulunduğu bilinmektedir. Böylece 1970&#8242;ten bu yana, önce yalnızca <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/sedef-hastaligi-icin-sifali-bitkiler/">sedef hastalığı</a>nın, daha sonra başka hastalık­ların da tedavisinde kullanılmak üzere, bu maddelerin türevleri (psöralenler) ve UVA ışınlarının birlikte uygulanmasını içeren tedaviler (P-UVA [Psöra-len+UVA]) geliştirilmiştir.</p>
<p>Fotokemoterapinin toksik etkisi hücre zarı düzeyinde  görülürse de daha güçlü iyonlayıcı etkisi olan UVB ışınlarında bu etki UVA&#8217;ya göre daha fazladır. Işıkla etkin hale geçen madde­ler doğrudan pomat, merhem ya da sıvı halinde deriye uygulanabilir ya da bü­tün vücudu etkileyecek tabletler halinde verilebilir.</p>
<p>Işık uygulaması psöralen maddenin bölgesel uygulanmasından hemen sonra ya da tablet halinde alınmasından 2 saat sonra başlar. Lambalar derinin tümünü ya da bir bölgesini ışınlarken, ışının dozu fotometrelerle sürekli kontrol edil­melidir; uygulanan doz ile etki arasında yakın bir bağlantı vardır.</p>
<p>Fotokemoterapinin etkisini daha da artırmak için, daha önce belirtilen me­kanizmalardan başka yollarla etki gös­teren bazı ilaçlar (retinoitler ve metotreksat gibi antiblastikler) eklenebilir. Ama gene de bu <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ilac/">ilaç</a>ların istenmeyen etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-ilaclarla-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotokemoterapinin Değişik Biyolojik Etkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-degisik-biyolojik-etkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-degisik-biyolojik-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 20:32:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[deri hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapi ışınları]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapinin deri hastalıklarında kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[fototerapi]]></category>
		<category><![CDATA[fototerapinin kullanım alanları]]></category>
		<category><![CDATA[morötesi ışınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3499</guid>
		<description><![CDATA[Bu ışınların etkileri üçe ayrılabilir: Canlılar üzerindeki kaçınılmaz etkiler, savunma reaksiyonuna neden olan etki­ler ve canlılarda hasar ya da hastalık yapıcı etkiler. İlk etkiye önek olarak vitamin Ö3&#8242;ün dönüşümü gösterilebilir, ikinci etkiye örnek olarak ise melanosit yapı­mının uyarılması verilebilir; deri hücre­lerinde melanin yapımı artar, bu madde de derinin bronzlaşmasını sağlayarak, deriyi bu ışınların zararlı etkilerinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bu ışınların etkileri üçe ayrılabilir:</span></strong> Canlılar üzerindeki kaçınılmaz etkiler, savunma reaksiyonuna neden olan etki­ler ve canlılarda hasar ya da hastalık yapıcı etkiler.</p>
<p>İlk etkiye önek olarak vitamin Ö3&#8242;ün dönüşümü gösterilebilir, ikinci etkiye örnek olarak ise melanosit yapı­mının uyarılması verilebilir; deri hücre­lerinde melanin yapımı artar, bu madde de derinin bronzlaşmasını sağlayarak, deriyi bu ışınların zararlı etkilerinden korur.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bu ışınların olumsuz etkileri ise, yüksek enerjilerinden kaynaklanır;</span></strong> bu enerji hücrenin çekirdeğinde bulunan suyun iyonlara ayrılmasını sağlayarak hücrelerin çoğalmasından sorumlu olan DNA&#8217;da biçim bozukluğuna yol açar.</p>
<p>Bu olay derideki canlı hücrelerin üreme ve protein bireşimleme kapasite­lerinde olumsuz değişikliklere ve esnek liflerin hasar görmesine yol açar.<br />
<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/morotesi-isinlar/"></a></p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/morotesi-isinlar/">Morötesi</a> ışınların yüksek dozlarda, hastalığa yol açabilen bu etkilerinden hastalık tedavisinde yararlanılmaktadır.</p>
<p>Güneş ışığından daha değişik yapı­daki çeşitli ışık kaynaklarıyla yapılan tedaviye fototerapi adı verilir. Bu yön­temden birçok <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/deri/page/3/">deri</a> hastalığında (akne, pitiriyazis rosea, likensi pitiriyazis, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/egzama/">eg­zama</a>lar, deri veremi, sedef hastalığı, çeşitli etkenlerden kaynaklanan <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kasinti/">kaşıntı</a>­lar, el ayası ve ayak tabanın bakteri kaynaklı olmayan püstülleri, yenidoğan hiperbilirubinemisi) ve ruhsal çöküntü gibi bazı psikiyatrik bozukluklar ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/rasitizm-icin-sifali-bitkiler/">ra­şitizm</a>de yararlanılır.</p>
<p>Buna karşılık UVB ve UVC gibi kı­sa dalgaboylu ışık kaynaklarının uzun süreli kullanımı epitel tümörü ya da <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/malin-melanom/">melanom</a> ve derideki dokuların dejene­rasyonu gibi olgularda artışa neden olur; bu nedenle deriye daha az işleyen UVA gibi sistemler araştırılmıştır.</p>
<p>Ama bunların iyonlama kapasitesinin düşük olması biyolojik etkinin yetersiz kalmasıyla sonuçlanmış, ışınların etkisi­nin çeşitli ilaçlar eklenerek artırılması amaçlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapinin-degisik-biyolojik-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotokemoterapi</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 20:20:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapi hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[fotokemoterapi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hangi hastalıklarda uygulanır]]></category>
		<category><![CDATA[morötesi ışınlar]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3497</guid>
		<description><![CDATA[Morötesi ışınların yanı sıra ışıkla etkin hale gççen maddelerin etkilerinden de yararlanan özel bir tedavi yöntemidir. Özellikle sedef hastalığı gibi deri hastalıklarında yararlı olduğu görülmüştür. Bağışıklık sisteminin ağır hastalıklarının tedavisinde de denenen bu yöntem yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Yaşamın kaynağı olan Güneş tıbbi ve dini açıdan her zaman ilgi uyandır­mıştır. İÖ 3 bin yılına dayanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Morötesi ışınların yanı sıra ışıkla etkin hale gççen maddelerin etkilerinden de yararlanan özel bir tedavi yöntemidir. Özellikle <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/sedef-hastaligi-icin-sifali-bitkiler/">sedef hastalığı</a> gibi deri hastalıklarında yararlı olduğu görülmüştür. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik/">Bağışıklık</a> sisteminin ağır hastalıklarının tedavisinde de denenen bu yöntem yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.</p>
<p>Yaşamın kaynağı olan Güneş tıbbi ve dini açıdan her zaman ilgi uyandır­mıştır. İÖ 3 bin yılına dayanan Eski Mı­sır, Hint ve Çin kültürlerinde tıptaki ya­rarından söz edilmektedir. Işığın bütün dalgaboylarının insan vücudu üzerinde etkisi vardır; öte yandan, daha düşük dalgaboyundaki (100-400 nm) <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/morotesi-isinlar/">morötesi</a> (ultraviyole) ışınlar (UV) daha yüksek enerjiye sahiptir ve derideki süreçleri daha fazla etkiler.</p>
<p><strong>Her biri ayrı dalgaboyunda üç türü bulunan morötesi (UVA, UVB ve UVC) ışınlar Güneş ışığından kaynaklanır;</strong> atmosferin ozon katmanı dalgaboyu 290 nm&#8217;nin altında olan ve yüksek iyonlayıcı etkiye sahip UVC ışınlarını emerken, yeryüzüne yalnız UVA ve UVB ulaşır.</p>
<p>En &#8220;delici&#8221; ışınlar (290-320 nm) UVB, daha az &#8220;delici&#8221; olan ışınlar (320-400 nm) UVA olarak adlandırılır. Bütün UV ışınları yapay kaynaklardan da üre­tilebilir; ark lambası UVA, UVB ve UVC, cıva buharı lambası UVA ve UVB, floresan lambası yalnızca UVA ışınları yayar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/fotokemoterapi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

