<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; Sağlık Sözlüğü-İ</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-i-saglik-sozlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>İdrarım Kanlı Oluyor</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cinsel-iliskiye-girdikten-sonra-idrarim-kanli-oluyor/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cinsel-iliskiye-girdikten-sonra-idrarim-kanli-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 17:17:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yaseminposta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6110</guid>
		<description><![CDATA[SORU: 33 yaşındayım. Cinsel ilişkiye girdikten sonra idrara çıkarken pıhtılaşmış kan ve kanlı idrar geliyor. Daha 1 sonra idrara çıktığımda bu durum düzeliyor. Bu olay ilk kez 2 yıl önce başıma geldi. Daha sonra 1 ay devam etti ve kesildi. Ancak 2-3 gün önceyeniden tekrarladı. Bu konuda ne yapmam gerekiyor? Neden kaynaklanmış olabilir? CEVAP: Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SORU:</strong><br />
33 yaşındayım. Cinsel ilişkiye girdikten sonra idrara çıkarken pıhtılaşmış kan ve kanlı idrar geliyor. Daha<br />
1 sonra idrara çıktığımda bu durum düzeliyor. Bu olay ilk kez 2 yıl önce başıma geldi. Daha sonra 1 ay devam etti ve kesildi. Ancak 2-3 gün önceyeniden tekrarladı. Bu konuda ne yapmam  gerekiyor? Neden kaynaklanmış olabilir?</p>
<p><strong>CEVAP:<br />
Bu durum idrar kanalınız, prostatınız veya meni kanal ve keseleri ile ilgili bir sorun olabileceğini düşündürüyor. Bir üroloji  uzmanına başvurmanızda fayda var.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/cinsel-iliskiye-girdikten-sonra-idrarim-kanli-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antidepresan İlaçlar</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/antidepresan-ilaclar/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/antidepresan-ilaclar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 18:57:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresanlar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4206</guid>
		<description><![CDATA[Geniş çeşitlilikte ve gayet etkili antidepresan ilaçlar mevcuttur. Bunları kullanan insanların takriben üçte ikisinin durumu üç hafta içinde düzelmektedir. Ama bu ilaçlar maliyet ve yan tesirler itiba­rıyla değişiklik arz etmektedir. Ruh hali bozukluklarını tedavi etmek üzere, pek çok diğer ilaç veril­mekte ve bunlar kombinasyonlar halinde uygulanabilmektedir. Genellikle altı ila on iki ay civarında sürecek olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geniş çeşitlilikte ve gayet etkili <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/psikolojik-etkili-ilaclarbulantiyi-kesen-ilaclarantidepresanlar/">antidepresan</a> ilaçlar mevcuttur. Bunları kullanan insanların takriben üçte ikisinin durumu üç hafta içinde düzelmektedir. Ama bu ilaçlar maliyet ve yan tesirler itiba­rıyla değişiklik arz etmektedir. Ruh hali bozukluklarını tedavi etmek üzere, pek çok diğer ilaç veril­mekte ve bunlar kombinasyonlar halinde uygulanabilmektedir.</p>
<p>Genellikle altı ila on iki ay civarında sürecek olan en uygun tedaviye karar verebilmeniz için doktorunuz size yardımcı olacaktır. Eğer depresyon tekrarlar ise, doktorunuz, süresiz olarak bir koruma dozu ile devam etmenizi tavsiye edebilir.</p>
<p><strong>Selective srotonin reuptake inhibitörleri (SSRI):</strong> Nörotransmiter serotonin&#8217;in sinir uçlarındaki geri emilimini geciktirerek aktivitesini arttırır. Fluoxetine, paroxetine ve sertraline geniş ölçüde kullanılan SSRI&#8217;lardır. SSRI&#8217;lar, heterosiklik antidepresanlar kadar (ancak daha fazla değil) etkilidir.</p>
<p>Diğer antidepresanlar gibi, SSRI&#8217;ların tam etkinlik düzeyine ulaşması genellikle birkaç hafta alır. Ajitasyon, geç boşalma ve orgazm, ve cinsel ilgide azalma, bazı yan tesirlerdir. Bu ilaçları sabah almak en iyisidir çünkü yatak vakti alındı­ğında uykuyu bozabilir.</p>
<p><strong>Monoamine oxidase inhibi­törleri (MAOI)</strong>: Depresyon tedavisinde, ciddi yan etkileri sebebiyle, nadiren ilk tercihi teşkil ederler. MAOIler, baş dönmesi, uykusuzluk ve iktidarsızlığa sebep olabilir. Ayrıca, şarap, turşu ve bazı tür peynirler gibi tiramin (çürüme gösteren dokularda oluşan bir amin) içeren yiyecekleri yiyen­lerde, tehlikeli bir şekilde yüksek tansiyon yaratabilir. Phenelzine, tranylcypromine ve isocarboxazid; bazı yiyeceklerle birlikte kullanmaktan kaçınılması gereken MAOI&#8217;lerdir.</p>
<p>MAOI&#8217;ler, depresyonu diğer ilaçlarla iyileşmeyen, özellikle panik bozukluğu  olan kişilerin tedavisinde yardımcı olur.  Selegiline ve moclobemide gibi &#8211; daha yeni bir MAOI grubu, tiramin içeren yiyecekleri diyeti­nizde kısıtlamanızı gerektirmez.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-5855" title="Antidepresan İlaçlar" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/Antidepresan-İlaçlar.jpg" alt="Antidepresan İlaçlar" width="225" height="152" />Heterosiklik antidepresanlar (HCA): </strong>Evvelce trisiklik antidep­resanlar olarak bilinen HCA&#8217;lar, 1960&#8242;lı yıllarda piyasaya verilmiş olup, geniş çapta kullanılmıştı.  Amitripryline, imipramine, desipramine, nortriptyline, doxepine, protriptyline ve trazodone yaygın şekilde kullanılan HCA&#8217;lardır. HCA&#8217;lar beyinde norepinephrine ve serotonin adlı iki nörotransmiter&#8217;in etkilerini arttırır. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/depresyon-melankoli/">Depresyon</a>lu kişilerin yüzde 65 ila 85&#8242;i, HCA&#8217;ları kullanınca, tam anlamıyla iyileşir. HCA&#8217;ların birkaçı sakinleştirici niteliktedir, dolayı­sıyla gece alınmalıdır.</p>
<p>HCA&#8217;lar; her ne kadar uyku ve iştah daha çabuk düzelse de, genellikle birkaç hafta içinde etkisini göstermeye başlar. Doz, bazen, ilacın kandaki konsant­rasyonuna bağlı olarak ayarlanır. SSRI&#8217;lar ile mukayese edildiğinde, HCA&#8217;lar aynı derecede etkilidir; genel olarak daha ucuzdur, muhtemelen daha az yan tesiri vardır ve yüksek doz halinde alındığında daha tehlikelidir. En yaygın karşı­laşılan yan tesirler, ağız kuruluğu ve bulanık görmedir.</p>
<p>Kilo almak, kabızlık, işemede zorluk, ve ani şekilde ayağa kalktı­ğınızda ya da oturduğunuzda beyne olan kan akışında azalma sebebiyle <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bas-donmesi/">baş dönmesi</a>; diğer yan etkilerdir. HCA&#8217;lar genellikle, kalp hastalığı olan kişilere verilmez çünkü kalp ritmini bozabilirler. Farklı HCA&#8217;ların farklı yan tesirleri vardır; dolayısıyla, eğer yan tesir­lerden fazla şikayetçi iseniz, dokto­runuz ilaçlarınızı değiştirebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/antidepresan-ilaclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İntiharın Uyarı İşaretleri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/intiharin-uyari-isaretleri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/intiharin-uyari-isaretleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 16:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[davranışsal bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[intihar teşebbüsü]]></category>
		<category><![CDATA[intiharın uyarı sinyalleri hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik bozukluklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4200</guid>
		<description><![CDATA[İntihar, tüm yaş gruplarında, ölümün en yaygın on sebebi arasındadır. Tanıdığınız biri kendini öldürmekten bahse­diyorsa, bunu ciddi bir yardım çağrısı olarak kabul edin. İntihar etmekten bahseden ya da bunu deneyen pek çok insan, son derece yalnızdır ve ilgi gösteren bir arkadaşın varlığı caydırıcı olmaya yetebilir. Bireysel mahremiyeti ihlal etmekten çekinebilirsiniz. Ama bir yaşam kurtarıyor da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İntihar, tüm yaş gruplarında, ölümün en yaygın on sebebi arasındadır. Tanıdığınız biri kendini öldürmekten bahse­diyorsa, bunu ciddi bir yardım çağrısı olarak kabul edin. İntihar etmekten bahseden ya da bunu deneyen pek çok insan, son derece yalnızdır ve ilgi gösteren bir arkadaşın varlığı caydırıcı olmaya yetebilir. Bireysel mahremiyeti ihlal etmekten çekinebilirsiniz. Ama bir yaşam kurtarıyor da olabilirsiniz.</p>
<p>Kişi ile yakın temasta kalın ve bir doktora görün­mesi için onu teşvik edin. Eğer kişi bunu yapmazsa, kontrolü ele alın ve bir doktor ya da psikiyatrist ile temasa geçin.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/genc-intiharlari/">İntihar</a> kurbanlarının çoğu yetişkindir. Ama daha genç yaşlardaki eğilim de alarm vermektedir. Yetişkin intihar­ları, depresyon, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/panik-bozukluk/">panik bozukluk</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/sizofreni/">şizofreni</a>, veya madde kullanımından muzdarip kişilerde daha yaygın bir şekilde vuku bulmak­tadır. Bununla beraber, binlerce intihar kurbanının, bu şartlardan muzdarip olduğu bilinmemektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İntiharın bir seçenek olduğunu düşünüyorsanız:</strong></span></p>
<p>■ Doktorunuzu arayın ya da yardım istemek üzere bir hastanenin acil bölümüne başvurun.</p>
<p>■   Doktorunuzdan, sizi, terapi için bir psikiyatra yönlen­dirmesini isteyin. Psikiyatri uzmanları, başa çıkılamaz gibi görünen lakin çözümlenebilir sorunlar için yardımcı olabilmek üzere eğitim almışlardır.</p>
<p>Bazı kişiler, intiharı düşündüklerini asla açık bir şekilde söylemezler. Ama buna dair uyarı sinyalleri sergileyebi­lirler. Bu işaretlerden herhangi birini sergileyen bir kişi biliyorsanız, ona yardımcı olmak üzere inisiyatifi ele alın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Uyarı sinyalleri şunlardır:</strong></span></p>
<p>■   <strong>Depresyon</strong>: Yorgunluk, üzüntü hali, ve normal aktivitelere dair ilgi kaybı, bir intihar denemesi öncesinde görülebilir.</p>
<p>■<strong> Huysuzluk ve birdenbire bambaşka bir ruh haline geçme durum</strong>u: Ruh halindeki çok aşırı bir değişiklik, özellikle depresyondan sakinliğe geçiş, bireyin belli bir eylem hazırlığı içinde olduğunun işareti olabilir.</p>
<p>■   <strong>Kriz</strong>: Depresyonlu bir kişide, baskı yaratan bir hadise, intihara dair düşünceleri başlatabilir.</p>
<p>■  <strong>Çekilme</strong>: Siz ya da tanıdığınız biri, normal aktivitelerden çekiliyor ya da tüm sosyal temaslardan kaçınıyor gibi görünüyorsa, yardım isteyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/intiharin-uyari-isaretleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşitme Protezi Türleri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezi-turleri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezi-turleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 15:11:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[işitme kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[işitme organımız]]></category>
		<category><![CDATA[işitme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[işitme protezi çeşitleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[işitme protezleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3403</guid>
		<description><![CDATA[İşitme protezleri çeşitli biçimlerde ola­bilir; kullanılacak aygıtın dış görünüşü teknik zorunlulukların yanı sıra heki­min önerisi ve taşıyıcının beğenisi gibi başka etkenlere de bağlı olarak değişir. Hekimi ilgilendiren konular işitme aygıtının yeterince güçlü olmasına dikkat etmek, hastanın durumuna göre kemik ya da hava yoluyla iletim sağ­layan bir protez önermek ve hastanın işitme eşiğinin ne kadar üstünde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezleri/">İşitme protezleri</a> çeşitli biçimlerde ola­bilir; kullanılacak aygıtın dış görünüşü teknik zorunlulukların yanı sıra heki­min önerisi ve taşıyıcının beğenisi gibi başka etkenlere de bağlı olarak değişir.</p>
<p>Hekimi ilgilendiren konular işitme aygıtının yeterince güçlü olmasına dikkat etmek, hastanın durumuna göre kemik ya da hava yoluyla iletim sağ­layan bir protez önermek ve hastanın işitme eşiğinin ne kadar üstünde ağrı duyduğunu belirlemektir.</p>
<p>Kulak salyangozundaki hasarın en tipik belirtisi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/isitme-problemi/">işitm</a>e üst sınırının ve ağrı eşiğinin aşağı çekilmesidir. Normal bir kulak sesi belirli bir şiddete ulaştıktan sonra işitmeye başlar; işitme organının fre­kanstan bağımsız olarak en hafif sesle uyarılabildiği bu noktaya işitme eşiği denir.</p>
<p>Normal bir kulakta işitme duyusu ses şiddetinin yükselmesiyle orantılı olarak artar ve işitmenin üst sınırına ulaşıldığında ağrıya dönüşür. Salyan­goz hasta olan kulakta ise işitme duyusundaki artış çok daha anidir; hafif ses­ler hiç işitilmezken şiddetli sesler nor­mal bir kulağa geldiği kadar yüksek ge­lebilir ve hasta çok daha az şiddetli ses­lerde ağrı duymaya başlayabilir.</p>
<p>Bu gibi durumlarda işitme eşiğiyle ağrı eşiği arasındaki aralık azaldığın­dan işitme protezi kullanmak zorlaşır. Sesin ya hastanın işitemeyeceği kadar hafif, ya da hastaya ağrı verecek kadar yüksek olma tehlikesi vardır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-5591" title="Işitme Bozuklukları" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/04/Işitme-Bozuklukları.jpg" alt="Işitme Bozuklukları" width="250" height="146" />Sorunu çözmek için işitme aygıtına sesi güçlendirme düzeyini otomatik olarak de­netleyen mekanizmalar takılabilir. Bun­lar İngilizce&#8217;de &#8220;otomatik ses kontrolü&#8221; anlamına gelen Automatic Volume Control sözcüklerinin baş harfleriyle AVC olarak adlandırılır.</p>
<p>AVC ve başka modern sistemlerle donatılmış aygıtlar algılama tipi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/sagirlik-ve-tedavisi/">sağırlı­ğı</a> olan hastalar için de yararlıdır. Her ses frekansı için işitme eşiğini saptayan odyometri testiyle hekim işitme kaybı­nın derecesini belirleyerek güçlendirme derecesi ve güçlendirdiği ses frekansların buna uygun bir protez önerir.</p>
<p>İşitme kaybının tipine ve özellikle kemik yoluyla ses iletiminin bozulup bozulmamış olmasına göre sesi kemik (kulak arkası kemiği) ya da hava (orta­kulak boşluğu) yoluyla ileten aygıtlar kullanılabilir. Son yıllarda hava yoluy­la iletimin çok yetersiz olduğu durum­larda bile işlev gören duyarlı aygıtların kullanıma girmesiyle bu sorun büyük ölçüde önemini yitirmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezi-turleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşitme Protezi Nedir?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezi-nedir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 15:02:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[içkulak hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[işitme kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[işitme organımız]]></category>
		<category><![CDATA[işitme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[işitme protezi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[işitme protezleri]]></category>
		<category><![CDATA[ortakulak hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3401</guid>
		<description><![CDATA[İşitme protezi sesleri toplayan bir mik­rofon, bir güçlendirici (amplifikatör) ve güçlendirilmiş sesli uyarıları içkulağa ileten bir aygıttan oluşur. Farklı frekansları farklı düzeyde yükselttiğinden her türlü işitme kaybında kullanılabilir. Ortaku­lak hastalıklarına bağlı işitme kayıpla­rında hasta düşük ve orta frekansları (125-1.500 hertz) duymaz. Bu gibi du­rumlarda protez daha çok bu frekansları güçlendirir, içkulak hastalıklarına bağlı işitme kaybında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">İşitme protezi sesleri toplayan bir mik­rofon, bir güçlendirici (amplifikatör) ve güçlendirilmiş sesli uyarıları içkulağa ileten bir aygıttan oluşur. </span></strong></p>
<p>Farklı frekansları farklı düzeyde yükselttiğinden her türlü işitme kaybında kullanılabilir. Orta<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kulak/">ku­lak </a>hastalıklarına bağlı işitme kayıpla­rında hasta düşük ve orta frekansları (125-1.500 hertz) duymaz. Bu gibi du­rumlarda protez daha çok bu frekansları güçlendirir, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ic-kulak/">içkulak</a> hastalıklarına bağlı işitme kaybında ise 2.000 hertz ve daha yüksek frekanslar işitilmez.</p>
<p>Ayrıca orta­kulak ve içkulak hastalıklarının birlikte bulunmasına bağlı karma tipte işitme kayıpları olabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bütün bu durumlarda kayıp frekansları güçlendiren aygıtlar kullanılır.</span></strong></p>
<p><strong>İki tür işitme protezi vardır:</strong> Vakum diyotlu (termoiyonik lambalı) ve tran­sistorlu aygıtlar. Günümüzde kullanılan bütün işitme aygıtları transistorludur. Her iki türde de <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/isitme-problemi/">işitme</a> protezinin ana görevi olan güçlendirme (amplifikasyon) en etkili biçimde gerçekleştiğin­den elde edilen sonuç aynıdır.</p>
<p><strong>Ama transistor kullanmanın bazı üstünlükleri vardır</strong>; bunların en önemlisi pil sorunu­nun ortadan kalkmasıdır.</p>
<p>Transistorlu aygıtlarda vakum diyot­lu aygıtların gerektirdiği büyük piller ortadan kalkmış, yerini çok küçük, hafif ve uzun ömürlü cıvalı pillere bırakmış­tır. Böylece aygıtın kullanım giderleri ve ağırlığı önemli ölçüde azalmıştır.</p>
<p>Transistorluların bir başka ekonomik ve teknik üstünlüğü de daha uzun ömürlü ve daha sağlam olmalarıdır.</p>
<p>Günümüzde dışkulak yoluna yerleş­tirilebilen entegre devreli çok küçük <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezleri/">işitme protezleri</a> de vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşitme Protezleri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezleri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 14:51:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[işitme organımız]]></category>
		<category><![CDATA[işitme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[işitme protezleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3399</guid>
		<description><![CDATA[Belirli sesleri ayırıp güçlendirerek işitme özürlülerin işitmelerini sağlayan elektronik aygıtlara işitme protezi denir. Bu aygıtların iyi sonuç vermesi için hastadaki sağırlık türünün doğru , saptanması, hekimin kesin önerisi ve hastanın aygıtı benimsemesi gerekir. İnsanda işitme kaybı bir kulak hasta­lığının geçici belirtisi olarak ortaya çı­kabilir. Ama hastalığın öbür belirtileri­nin gerilemesine karşın işitme kaybı ar­tarak sürer ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Belirli sesleri ayırıp güçlendirerek işitme özürlülerin işitmelerini sağlayan elektronik aygıtlara işitme protezi denir.</span></strong></p>
<p>Bu aygıtların iyi sonuç vermesi için hastadaki <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/sagirlik-ve-tedavisi/">sağırlık</a> türünün doğru , saptanması, hekimin kesin önerisi ve hastanın aygıtı benimsemesi gerekir.</p>
<p><strong>İnsanda işitme kaybı bir kulak hasta­lığının geçici belirtisi olarak ortaya çı­kabilir. </strong></p>
<p>Ama hastalığın öbür belirtileri­nin gerilemesine karşın işitme kaybı ar­tarak sürer ve kalıcı hale gelirse, hasta­nın normale olabildiğince yakın düzey­de işitebilmesini sağlamak için işlevsel bir tedaviye gerek vardır.</p>
<p><strong>Eskiden tedavisi olanaksız sayılan birçok kulak hastalığı bugün cerrahi girişim yoluyla tedavi edilmektedir. </strong></p>
<p>Ama hastalığın <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/isitme-organimiz/">kulak</a> salyangozu ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/isitme-organimiz/">işitme</a> siniri gibi cerrahi yöntemlerle ulaşılma­sı güç bölgeleri etkilemesi, tedavide geç kalınması, hasarın büyüklüğü ya da hastada ameliyatı engelleyen herhangi bir bozukluğun bulunması nedeniyle cerrahi girişim uygulanamayabilir.</p>
<p>Bu gibi durumlarda hastaya işitme protezi kullanması önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/isitme-protezleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaçların Sınıflandırılmış Yan Etkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclarin-siniflandirilmis-yan-etkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclarin-siniflandirilmis-yan-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 16:31:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçların sisteme etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçların yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[organlara etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[yan etkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3244</guid>
		<description><![CDATA[İlaçların sistem ya da organlara göre sınıflandırılmış yan etkileri • Merkez sinir sistemi Karıncalanma, yanma ve sinir iltihapları: Hidralazin, izoniyazit, kolistin, sikloserin, sitostatikler. Çırpınma nöbeti, havale: Penisilin, izoniyazit, piperazin. Uykusuzluk: Amfetamin, MA Ol (monoamin okidaz ketleyici ilaçlar), imipramin. Uykuya eğilim: Yatıştırıcı etki gösteren nöroleptikler (akıl ve ruh hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar), bunaltı yatıştırı­cı ilaçlar, morfinli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong><span>İlaçların sistem ya da organlara göre sınıflandırılmış yan etkileri</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Merkez sinir sistemi</strong></span><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Karıncalanma, yanma ve sinir iltihapları:</strong> Hidralazin, izoniyazit, kolistin, sikloserin, sitostatikler.</p>
<p><strong>Çırpınma nöbeti, havale:</strong> Penisilin, izoniyazit, piperazin.</p>
<p><strong>Uykusuzluk:</strong> Amfetamin, MA Ol (monoamin okidaz ketleyici ilaçlar), imipramin.</p>
<p><strong>Uykuya eğilim:</strong> Yatıştırıcı etki gösteren nöroleptikler (akıl ve ruh hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar), bunaltı yatıştırı­cı ilaçlar, morfinli ağrr kesiciler, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/alerjiye-karsi-olan-ilaclar-antihistaminikler/">antihİstaminikler</a>, tansiyon düşürücüler.</p>
<p><strong>Baş ağrısı:</strong> Uyku ilaçları, indometasin, nitratlar.</p>
<p><strong>İştah artışı:</strong> Yatıştırıcı nöroleptikler, siproheptadin, kortizon, lityum, androjenler, östrojenler.</p>
<p><strong>Huzursuzluk, saldırganlık ve bunaltı:</strong> Bütün merkez sinir sistemi uyarıcıları, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/dogum-kontrolu-2/">doğum kontrol ilaçları</a>, sikloserin.</p>
<p><strong>Bilinç bulanıklığı ve psikozlar:</strong> Halüsinojenler, Parkinson hastalığına karşı antikolinerjikler, L-Dopa (levodopa), nöroleptikler, lityum, kortizon.</p>
<p><strong>Ruhsal çöküntü:</strong> Rezerpin, barbitürat.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  İşitme ve denge</strong></span></p>
<p><strong>Baş dönmesi ve sağırlık:</strong> Aminoglikozit grubu antibiyotikler.</p>
<p><strong>Sağırlık:</strong> Kinin, sodyum salisilat, etakrinik asit, furosenıit.</p>
<p><strong>Geçici denge bozuklukları:</strong> Minosiklin.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Göz</strong></span></p>
<p><strong>Kornea (saydamtabaka)</strong>: Sıtma ilaçları, fenotiyazin, amiodron, altın ve gümüş tuzlarının korneada birikmesi. Kortizonlu göz damlaları kornea lezyonlarının daha da yayılmasına yol açar.</p>
<p><strong>Göz merceği:</strong> Kortizonlu göz damlalarının uzun süre kullanılmasına bağlı katarakt (göz merceğinin saydamlığını yitirmesi).</p>
<p><strong>Ağtabaka:</strong> Kinin, sıtma ilaçları ve fenotiyazin gibi nöroleptikler.</p>
<p><strong>Görme siniri:</strong> Dizulfiram, etambütol, izoniyazit, kloramfenikol, A vitamini.</p>
<p><strong>Akut glokom (göz tansiyonu) krizi:</strong> Atropinli antikolinerjikler.</p>
<p><strong>Kronik glokom:</strong> Kortizonlu ilaçlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Kansızlık</strong></span></p>
<p><strong>Büyük hücreli kansızlık:</strong> Fenilhidantoin, fenobarbital, trimetoprim.</p>
<p><strong>Alyuvar yıkımına bağlı (hemolitik) kansızlık:</strong> Sülfamitler, fenotiyazinler, fenasetin.</p>
<p><strong>G6PD (Glikoz-6-fosfo dehidrogenaz) enzimi eksikliğine bağlı hemolitik kansızlık:</strong> Sülfamitler, nitrofuranlar, sıtma ilaçlan, ateşdüşürücüler, ağrı kesiciler.</p>
<p><strong>-Agranülositoz:</strong></p>
<p>1) Hücre öldürücü etkiyle: Antimitotikler (raitoz bölünmeyi önleyen ilaçlar), fenotiyazin grubu nöroleptikler, kloramfenikol.</p>
<p>2) <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik/">Bağışıklık</a> ve alerji mekanizmasıyla: Aminofenazon, sülfamitler, metisilin.</p>
<p>3) Bilinmeyen bir mekanizmayla: Tiroit ilaçlan, etosüksimit, fenilbütazon, dapson.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Mide-bağırsak</strong></span><br />
<strong>Ülser:</strong> Kortizon, adrenokortikotrop hormon (ACTH), iltihap gidericiler, rezerpin, antimitotikler.</p>
<p><strong>İshal:</strong> Kolşisin.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Karaciğer</strong></span></p>
<p><strong>Kolestatik hepatit:</strong> Doğum kontrol hapları, klorpromazin, metil testosteron, noretandrolon, metandrostenalon.</p>
<p><strong>Hücre yıkımına bağlı hepatit</strong>: PAS.</p>
<p><strong>Karma sarılık:</strong> Sülfamitler, eritromisin, antimitotikler (metotreksat, siklofosfamit).<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Böbrek</strong></span></p>
<p><strong>Akut tübülo-interstisyel nefrit (genellikle aradoku ve borucuklarda iltihaplanmayla kendini belli eden akut nefrit):</strong> Aminogliko­zit grubu antibiyotikler, iyotlu kontrast maddeler, sülfamitler.</p>
<p><strong>Yaygın sklerozan interstisyel nefrit (yaygın aradoku sertleşmesiyle birlikte görülen nefrit):</strong> Fenasetin, kolistin, aspirin+fenasetin +kafein bileşikleri.</p>
<p><strong>Alerjik nefropati:</strong> Nefrotik sendrom, penisilamin, probenesİt, alün tuzlan.</p>
<p><strong>Böbrek borucuklarının nekrozu (doku ölümü):</strong> Fenilbütazon.</p>
<p><strong>Aradoku nefritleri:</strong> Fenindiyon, nitrofurantoin, metisilin, sülfamitler. İdrar yollarında sülfamit birikimine bağlı tıkanma</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  İç salgı (endokrin) sistemi</strong></span></p>
<p><strong>Amenore (âdet yokluğu), galaktore (şiş memelerden süt gelmesi):</strong> Nöroleptikler (klorpromazin, haloperidol, sulpirid, rezerpin).</p>
<p><strong>Guatr:</strong> iyot, meprobamat, PAS, sülfamitler, fenilbütazon, lityum.</p>
<p><strong>İktidarsızlık ve boşalma bozuklukları:</strong> Guanitidin, metildopa.<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Metabolizma</strong></span></p>
<p><strong>Hiperürisemi (kanda ürik asit miktannın artması):</strong> Tiyazit grubu idrar söktürücüler.</p>
<p><strong>Hiperglisemi (kan şekerinin yükselmesi):</strong> Tiyazit grubu idrar söktürücüler, kortizon, barbitüratlar, difenilhidantoin.</p>
<p><strong>Hipoglisemi (kan şekerinin düşmesi):</strong> MAOI, beta engelleyiciler (beta-bloker).</p>
<p><strong>Fosfor ve kalsiyum metabolizması bozuklukları (kemik yumuşaması):</strong> Kortizon, barbitüratlar, difenilhidantoin.<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>•  Deri</strong></span></p>
<p><strong>Işığa duyarlılık:</strong> Fenotiyazinler, sülfamitler, naîidiksik asit.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Deride dökülmeye yol açan dermatit:</strong> Penisilin.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Kızartılı (eritemli) lupus:</strong> Hidralazin, perfenazin, fenobarbital, prokainamit.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Purpura:</strong> Aspirin, barbitürat, penisilin.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Aşırı pigment artışı:</strong> Sıtma ilaçlan, fenotiyazin türevleri difenilhidantoin.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Dişeti hiperplazileri:</strong> Difenilhidantoin.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Saç dökülmesi:</strong> Metotreksat, kolşisin, siklofosfamit, A vitamini, ostro-progesteron.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Aşırı kıllanma:</strong> Androjenler, progesteron içeren ilaçlar.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Tırnak lezyonları:</strong> Tetrasiklinler, sıtma ilaçları.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclarin-siniflandirilmis-yan-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaçların Etki ve Tepkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclarin-etki-ve-tepkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclarin-etki-ve-tepkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 16:21:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[alerjik tepkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların korunması]]></category>
		<category><![CDATA[etkilediği organlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3242</guid>
		<description><![CDATA[Etkilenen Organlar Bir ilacın sürekli istenmeyen etkilere yol açması, bu ilacın kullanılmaması için önemli bir nedendir. Bu etkiler bütün vücudu ilgilendirebileceği gibi tek bir organ ya da sistemle sınırlı kalabilir. Birçok ilaç sindirim sisteminde bulantı, kusma, ağrı, mide ülseri ve dişeti iltiha­bı gibi tepkilere yol açabilir. Bazen yan etkiler vücudun kan yapan sistemini et­kileyerek çeşitli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Etkilenen Organlar</span></strong></p>
<p>Bir ilacın sürekli istenmeyen etkilere yol açması, bu ilacın kullanılmaması için önemli bir nedendir. Bu etkiler bütün vücudu ilgilendirebileceği gibi tek bir organ ya da sistemle sınırlı kalabilir. Birçok ilaç sindirim sisteminde bulantı, kusma, ağrı, mide ülseri ve dişeti iltiha­bı gibi tepkilere yol açabilir. Bazen yan etkiler vücudun kan yapan sistemini et­kileyerek çeşitli kan hücrelerinin yapı­mım genellikle geçici ve kısa süreli ola­rak durdurur.</p>
<p>Ayrıca, ilaçların büyük bir bölümü karaciğerde yıkıma uğradı­ğından, bu organda istenmeyen etkiler görülebilir. Bunlara ek olarak, ilaçlar vücuttan en çok böbrekler yoluyla atı1dığından, bu organda da çeşitli lezyonlara yol açar.</p>
<p>Birçok anestezik madde <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/karaciger/">karaciğer</a>­de, sülfamitler gibi birçok antibiyotik ise böbrekler üzerinde zehirleyici etki gösterebüir. Bu nedenle, karaciğer ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bobrek-hastaligi/">böbrek hastalığı</a> olanların bu ilaçlan kullanmaması gerekir. Sindirim sistemi ve mide rahatsızlıkları olanlar da bu or­ganlar üzerinde yan etkisi olan ilaçları dikkatli kullanmalıdır.</p>
<p>Ayrıca birden fazla ilaç kulanıldığında bu ilaçlar birbirleri­nin etkisini artırabilir ya da azaltabilir. Sonuç olarak tedavi edici ya da zehirle­yici etkilerde artma ya da azalma görü­lebilir.</p>
<p>Bu nedenle ilaçları birlikte kul­lanmadan önce mutlaka hekime danışıl­malıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Alerjik Tepkiler</span></strong></p>
<p>İlaçlar, aşırı duyarlı kişilerde alerjik tepkilere neden olabilir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/alerji/">Alerji</a> mekaniz­ması, vücuda giren yabancı maddelerin antikor oluşumuna yol açmasıyla baş­lar. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/antikor/">Antikor</a>lar oluştuktan sonra aynı madde vücuda ikinci kez verilirse antijen-antikor reaksiyonu sonucunda vücutta basit deri döküntülerinden anafi-laktik şoka varan gelişmeler görülebilir.</p>
<p>Özellikle <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/uyusturucu-agri-kesici-ilaclar/">uyuşturucu</a>lar, kuvvetli ağrı kesiciler, penisilin ve türevleri, mor­fin, barbitüratlar, kafein, nikotin, alkol, halüsinojenler, kokain ya da <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/amfetamin-ve-zarari/">amfetamin</a> gibi sinir sistemi üzerinde etkili bazı maddeler ağır alerjik tepkilere yol aça­bilir.</p>
<p>Ayrıca sinir sistemini ve duyarlılığı etkileyebilecek ilaçlar vücut üzerinde genel zehirlenme belirtileri yaratabilir ve içerdikleri maddeler bağımlılık oluş­turabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Çocuklara Dikkat</span></strong></p>
<p>İlaçların yanlışlıkla ya da fazla miktar­da alınmasıyla da ağır zehirlenmeler or­taya çıkar. Çocukların kolay ulaşabile­cekleri yerlere konmuş ilaçları yutup zehirlenmelerine oldukça sık rastlanır. Bu nedenle evde bulunan ilaçların çocukların ulaşamayacağı yerlere konma­sı, ilaç dolabının yeri güvenli değilse mutlaka kilitli olması son derece önem­lidir. Özellikle hastalık durumlarında güvenlik önlemlerinin gevşetildiği, ilaç­ların açıkta bırakıldığı görülmektedir.</p>
<p>Çocuklu evlerde ilaçların saklanma­sı konusunda titizliğin hiçbir zaman el­den bırakılmayacağı unutulmamalıdır. Kapalı tutulan çekmeceler ya da dolap­lar çocukların sürekli ilgisini çeker. Bu tür yasaklanmış yerleri karıştırma dür­tüsü istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Neden göstermeden yasaklamalar getir­mek yerine, çocuklara ilaçlann neden olacağı tehlikeleri anlatmak çok daha doğru bir davranıştır. Böylece bir anlık <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/unutkanlik/">unutkanlığın</a> ağır sonuçlarına katlanma tehlikesi önemli ölçüde engellenmiş olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclarin-etki-ve-tepkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaçlar ve Kullanılmaması Gereken Durumlar</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclar-ve-kullanilmamasi-gereken-durumlar/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclar-ve-kullanilmamasi-gereken-durumlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 15:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçların yan etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3240</guid>
		<description><![CDATA[İlaç kutularının içinde ilaacın özelliklerini, kullanılacağı yerleri (endikasyonlar), kullanılmaması gereken durumları (kontrendikasyonlar) ve yan etkilerini belirten bir açıklama bulunur. Kullanmaya başlamadan önce ilacın kullanılmayacağı durumlar mutlaka bilinmelidir. İlaçların beklenen tedavi edici etki­lerinin yanı sıra, zehirleyici etkileri de vardır. Bu etkiler, bazen ağır sonuçlara yol açabilir. Örneğin embriyon gebeli­ğin ilk üç ayında teratojen (oluşum bo­zukluğuna yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">İlaç kutularının içinde ilaacın özelliklerini, kullanılacağı yerleri (endikasyonlar), kullanılmaması gereken durumları (kontrendikasyonlar) ve yan etkilerini belirten bir açıklama bulunur</span></strong>. Kullanmaya başlamadan önce ilacın kullanılmayacağı durumlar mutlaka bilinmelidir.</p>
<p>İlaçların beklenen tedavi edici etki­lerinin yanı sıra, zehirleyici etkileri de vardır. Bu etkiler, bazen ağır sonuçlara yol açabilir. Örneğin embriyon gebeli­ğin ilk üç ayında teratojen (oluşum bo­zukluğuna yol açan) etkenlere karşı çok duyarlıdır. Bu nedenle gebeliğin ilk üç ayında bazı ilaçlar kesinlikle kullanıl­mamalıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Yan Etkiler:</span></strong></p>
<p>Bazı hastalıklarda hiç kullanılmaması gereken ilaçlar vardır, Bu nedenle, bü­tün ilaçların kutularında ilacın özellikle­rini, kullanılmaması gereken durumları (kontrendikasyonlar) ve görülebilecek yan etkileri belirten bir açıklama bulu­nur. Ama hastalığın gidişine, var olan başka hastalıklara, başka ilaçlarla olan etkileşime ve ilaca karşı kişisel duyarlı­lığa bağlı olarak beklenmedik yan etki­ler de gelişebilir.</p>
<p>Kalp yetmezliği tedavisinde kullanı­lan dijital gibi ilaçlarda, zehirleyici doz ile etki gösterecek en düşük doz arasın­daki güvenlik aralığı çok dardır. Bazı i<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ilac/">laç</a>ların, örneğin <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kanser/">kanser</a> ilaçlarının ağır yan etkileri vardır.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/antibiotikler/">Antibiyotikler</a> de ge­nel olarak etkilerini yalnızca mikroplar üstünde gösteren ilaçlar değildir. Ama hedeflenen amaç ortaya çıkabilecek yan etkileri göğüslemeyi gerektiriyorsa ilaç kullanımı kaçınılmaz olur. Bu durumu değerlendirecek olan da yalnızca uzman hekimdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ilaclar-ve-kullanilmamasi-gereken-durumlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lityum Tedavisinde Uyarılar ve Yan Etkiler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lityum-tedavisinde-uyarilar-ve-yan-etkiler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lityum-tedavisinde-uyarilar-ve-yan-etkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 15:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[lityum tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[lityum yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılar ve önlemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3236</guid>
		<description><![CDATA[• Uyarılar ve önlemler - Lityum böb­rek ya da kalp-damar hastalığında, ge­nel durumu bozuk olanlarda, su kaybı olanlarda, idrar söktürücü tedavi gören hastalarda kullanılmamalıdır. Bu hasta­larda lityumun zehirli etki gösterme ris­ki çok yüksektir. Hastaların psikiyatrik durumu, yaşamlarını tehdit edecek ka­dar ağırsa ve öteki önlemler etkisiz kal­mışsa, özel bir dikkatle tedaviye başla­yarak kan düzeyini her gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">• Uyarılar ve önlemler -</span></strong> Lityum böb­rek ya da kalp-damar hastalığında, ge­nel durumu bozuk olanlarda, su kaybı olanlarda, idrar söktürücü tedavi gören hastalarda kullanılmamalıdır. Bu hasta­larda lityumun zehirli etki gösterme ris­ki çok yüksektir.</p>
<p>Hastaların <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/psikiyatri/">psikiyatri</a>k durumu, yaşamlarını tehdit edecek ka­dar ağırsa ve öteki önlemler etkisiz kal­mışsa, özel bir dikkatle tedaviye başla­yarak kan düzeyini her gün ölçmek ve genellikle hastalarda düşük olan lityum düzeyini ayarlamak gerekir. Bu hasta­lar, hastanede kontrol altında tutulmalı­dır.</p>
<p>Lityum tedavisi bazı olgularda böb­rekte bozukluklara yol açabilir. Ayakta tedavi gören hastalarda ishal, kusma, titremeler, aşırı uyku ya da halsizlik or­taya çıkarsa, ilacı kesmeli ve hekime haber vermelidir.<br />
Lityum karbonat, fiziksel ve zihinsel İşlevlerde azalmaya yol açar. Hastalar araba kullanırken ve hız gerektiren öte­ki işlerde dikkatli olmalıdır.</p>
<p>Lityumun hayvanlarda düşüğe ve ölü doğuma yol açtığı saptanmıştır. Me­meli olmayan türlerde dölütte oluşum bozukluklarına, farelerde ise yarık da­mağa neden olduğu bildirilmiştir. Ete­neden geçen lityum anne sütünde de saptanmıştır. Gebelikte lityum alan annelerin çocuklarında kalp-damar yapı bozukluklarına daha sık rastlanır. Bu nedenle, özellikle ilk 3 ayda olmak üze­re gebelikte kullanılmamalıdır. Bu ara­da yarar-zarar dengesi iyi değerlendiril­melidir.</p>
<p>On iki yaşından küçük çocuklar üze­rinde tümüyle zararsız olduğu kanıtla-namamıştır. Lityuma tahammül özellik­le akut mani evresinde fazladır; krizin gerilemesiyle ilacın tedavi dozlarına ta­hammül de azalır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">• Yan etkiler -</span></strong> Yan etkiler ender görü­lür; 1,5-2 mEq/It&#8217;den düşük düzeylerde hafif ya da orta derecede toksik reaksi­yonlar, 2-2,5 mEq/lt arasında ağır tok­sik reaksiyonlar görülür. İlaca yanıtta kişiden kişiye önemli değişiklikler var­dır.</p>
<p>Ellerde titreme, aşırı idrar yapma, ateş basması gibi belirtiler akut mani evresinin başlangıcında ortaya çıkabilir ve tedavi boyunca sürebilir. Tedavinin ilk günlerinde bulantı, hafif ve geçici fenalık duygusu görülebilir. İlaç sürdürülürse ya da dozu azaltılırsa bu yan et­kiler kaybolur; yan etkiler sürecek olur­sa, ilacın kesilmesi gerekir.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/ishal/">İshal</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kusma/">kusma</a>, sersemlik, aşırı halsiz­lik, lityum zehirlenmesinin erken belir­tileridir; kan-lityum düzeyi 2 mEq/lttnin altındayken bile bu belirtilere rastlana­bilir. Kan-lityum düzeyi daha yükselin­ce <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bas-donmesi/">baş dönmesi</a>, kulakta uğuldama, gör­mede bulanıklık ve azalma ile idrar miktarında artma ortaya çıkar.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Akut Lityum zehirlenmesi</span></strong></p>
<p>Lityumun toksik dozu, tedavi edici doza yakındır. Bu nedenle hastayı ve aileyi zehirlenmenin erken belirtileri konusunda uyarmak çok önemlidir. Zehirlenme belirtileri ortaya çıkar çıkmaz ilaç kesilmeli ve hekime haber verilmelidir. Lityum zehirlenmesinde özgül bir pan­zehir yoktur.</p>
<p><strong>Belirtiler:</strong> Erken belirtiler genellikle <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ilac/">ilaç</a> dozunun azaltılması ya da ilacın kesilmesiyle kontrol altına alınır ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ilac/">ilaç tedavisi</a>ne 24-48 saat sonra daha düşük bir dozla yeniden başlanabilir.</p>
<p><strong>Tedavi:</strong> Ağır zehirlenme durumlarında tedavinin başlıca amacı lit­yumu vücuttan uzaklaştırmaktır. Barbitürat zehirlenmesinde uygula­nan yöntemler uygulanır. Mide yıkanması, su ve elektrolit dengesizli­ğinin düzeltilmesi, böbrek işlevlerinin düzenlenmesi amaçlanır. Üre, mannitol ya da aminofilin, lityumun vücuttan atılmasını önemli ölçü­de artırır.</p>
<p>Ayrıca enfeksiyonların önlenmesi, solunumun kontrolü ve düzenli aralıklarla göğüs filminin çekilmesi önemlidir. Ağır zehirlen­me durumlarında hemodiyaliz (kan diyalizi) çok yararlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lityum-tedavisinde-uyarilar-ve-yan-etkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

