<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; Sağlık Sözlüğü-L</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-l/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kemoterapi Nedeniyle Annem Çok Halsiz. Ne Yapmalıyız?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kemoterapi-nedeniyle-annem-cok-halsiz-ne-yapmaliyiz/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kemoterapi-nedeniyle-annem-cok-halsiz-ne-yapmaliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 May 2009 09:57:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık güçlendirici beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[c vitaminin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi sırasında güçlendirici gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[lenf bezi kanseri hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma da beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3996</guid>
		<description><![CDATA[Annem 54 yaşında. Sol koltuk altındaki şişlik nedeniyle 25 gün önce ameliyat oldu. Non hodgkin&#8217;s lenfoma (lenf bezi kanseri) tanısı konuldu. Annem şu anda kemoterapi görüyor. Ancak çok halsiz. Önerileriniz nelerdir? YÜKSEL ÇAĞLAR Prof.Dr.Erkan TOPUZ: Non hodgkin lenfoma kemoterapiye en iyi yanıt veren tümörlerden biri. Sık grip olanlara dikkat etmek gerekir. Çünkü sık grip geçirenlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Annem 54 yaşında. Sol koltuk altındaki şişlik nedeniyle 25 gün önce ameliyat oldu. Non hodgkin&#8217;s lenfoma (<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/lenf-bezi-kanseri/">lenf bezi kanseri</a>) tanısı konuldu. Annem şu anda kemoterapi görüyor. Ancak çok halsiz. Önerileriniz nelerdir? YÜKSEL ÇAĞLAR</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Prof.Dr.Erkan TOPUZ:</strong></span> Non hodgkin lenfoma kemoterapiye en iyi yanıt veren tümörlerden biri. Sık <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/grip/">grip</a> olanlara dikkat etmek gerekir. Çünkü sık grip geçirenlerde lenfoma oranı yüksek olabiliyor. Terleme, ateş, kilo kaybı olan hastalarda risk daha yüksektir.</p>
<p><strong>Annenize Önerilerim Şunlar:</strong></p>
<p>• <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kemoterapinin-yan-etkilerini-gidermek-icin-ne-yapmaliyiz/">Kemoterapi</a> sırasında kilo kaybına mani olmak ve inımün sistemini güçlendirmek, enfeksiyonlardan korunmak gerekir. Steril şartlarda hazırlanmış meyve suları hem <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik/">bağışıklık</a> sisteminizi güçlendirecek hem de halsizliğinize iyi gelecektir.</p>
<p>• 5 Kemoterapi sırasında kan tablonuzun düşmemesi için haftada l kez karaciğer ızgara, l kez yağsız kırmızı et, her gün l çorba kaşığı kara üzüm pekmezi tüketmenizde yarar var</p>
<p>* <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/c-vitamini/">C vitamini</a> bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli vitaminlerdendir. C vitamininden zengin portakal, kan portakalı, limon, turunç ve mandalinayı bol tüketin. Hatta bunları kabuklarıyla mikserden geçirdikten sonra güveç içinde kaynatın. Karışımı buzdolabında saklayıp her gün 2-3 kaşık yiyin.</p>
<p>• Kemoterapiniz bittikten sonra toksik gıdalardan uzak durun. Tarım ilaçlarının bu hastalığı alevlendirdiği iddia ediliyor. Evinizde böcek ilacı kullanmayın, bulaşık ve çamaşırlarınız için doğal deterjanlar tercih edin.</p>
<p>•	Koltuk altı spreyi ve kimyasal kremler kullanmayın. Doğal nemlendiriciler tercih edin. îmmün sisteminizi güçlendirmek için reishi, cordyceps mantarı hapı kullanın,</p>
<p>•	Kilo kaybınız varsa omega 3 alın.</p>
<p>•	Kemoterapi sırasında greyfurt ve san kantaron otundan uzak durun. Esmer ekmek kabuğu, esmer pirinç ve bulgur pilavını bol tüketin. Zerdeçal bütün kanserlerde tümörün kanlanmasına mani olan bir etkiye sahip. Kanserin damarlanmasının azalması, tümörün büyümesi durduruyor ve metastaz riskini azaltıyor.</p>
<p>•	Tedaviniz başarıyla tamamlandıktan sonra ilk 3 sene 3 ayda bir kontrolden geçmeyi ihmal etmeyin. 3 yıl sonra kontrol aralığı 6 ayda bire çıkıyor. 5 yıl sonra kanserin tekrarlama ve vücudun başka organlarına yayılma riski çok düşük. Ancak yine de yılda l kez kontrolden geçmeyi ihmal etmeyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kemoterapi-nedeniyle-annem-cok-halsiz-ne-yapmaliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Litotriksin Komplikasyonları ve Sonuçları</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/litotriksin-komplikasyonlari-ve-sonuclari/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/litotriksin-komplikasyonlari-ve-sonuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 20:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[litotriksin]]></category>
		<category><![CDATA[litotriksin komplikasyonları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[litotriksin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[safra taşı kırma yönteminde komplikasyonlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3578</guid>
		<description><![CDATA[Komplikasyonlar ve Yineleme Hastaların yaklaşık üçte birinde bir ya da daha fazla karın ağrısı nöbetleri gö­rülür. Ama bunlar spazm çözücü teda­viyle kolayca giderilir. Az sayıda olgu­da safra yollarında tam tıkanma ve bu­na bağlı olarak taş parçacıklarının yol açtığı safra koliği görülebilir. Bazı ol­gularda sesüstü dalgaların sağ böbreği etkilemesine bağlı olarak idrarda kan gözlenir. Safrakesesi enfeksiyonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Komplikasyonlar ve Yineleme</span></strong></p>
<p>Hastaların yaklaşık üçte birinde bir ya da daha fazla karın ağrısı nöbetleri gö­rülür. Ama bunlar spazm çözücü teda­viyle kolayca giderilir. Az sayıda olgu­da safra yollarında tam tıkanma ve bu­na bağlı olarak taş parçacıklarının yol açtığı safra koliği görülebilir. Bazı ol­gularda sesüstü dalgaların sağ böbreği etkilemesine bağlı olarak <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/id%C2%ADrarda-kan/">idrarda kan</a> gözlenir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/safra-kesesi-nedir/">Safrakesesi</a> enfeksiyonu <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/antibiotikler/">anti­biyotik</a> verilerek önlenebilir. Safrakese­si taşları olgularının yaklaşık yüzde 10&#8242;unda taş yeniden oluşur.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sonuç</span></strong></p>
<p>Litotriksinin kullanıma girmesi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bobrekte-tas/">böbrek taşı</a> tedavisini kökten değiştirmiştir. Dokularda ciddi bir yıkım yaratmama­sı, bu yöntemin safra taşlarının tedavi­sinde de kullanılmasını getirmiştir. Gü­nümüzde, safra taşlarının tedavisinde litotriksinin böbrek taşlarının tedavisin­de olduğu ölçüde yarar sağladığını ka­bul edecek kadar veri yoktur. Ama bu alandaki ilk sonuçlar umut vericidir.</p>
<p>Her iki uygulama arasında belirgin farklılıklar vardır. Öncelikle böbrek ta­şı litotriksisi, olguların yaklaşık yüzde 90&#8242;ında parçacıkların <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/idrar-yollari/">idrar yolları</a> aracı­lığıyla kendiliğinden atılmasını sağlar. Olguların yalnızca yüzde 10&#8242;unda litot­riksinin ardından ilaç tedavisi gerekir.</p>
<p>Safra taşları parçacıklarının kendili­ğinden atılması ise göreli olarak daha sorunludur. Çünkü çok dar olan safra yollarından çapı 2-3 mm&#8217;yi aşan parça­cıklar geçemez. Öte yandan bu parça­cıkların safra yollarında saplanması, ağrıya ya da karaciğer koliğine yol aça­bilir. İkinci olarak safrakesesi taşlarının fiziksel ve kimyasal özellikleri idrar yolu taşlarına oranla ultrasonla parça­lanmaya daha az uygundur.</p>
<p>Daha önce belirtilen seçim ölçütleri temelinde, litotriksi safrakesesi taşları­nın yüzde 30&#8242;unda, safra yollarındaki taşların ise yüzde 20&#8242;ye yakın bölümün­de uygulanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/litotriksin-komplikasyonlari-ve-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlük ve Lens</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/gozluk-ve-lens/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/gozluk-ve-lens/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 17:27:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-G]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[görme bozuklukları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[görme kusurları]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[gözlük ve lens neden kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[lens]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3405</guid>
		<description><![CDATA[Gözlük ve lens, görüntüyü retinada (ağtabaka) odaklama bozukluğundan kaynaklanan görme kusurlarının etkisini gidermeye yarayan optik araçlardır. En sık görülen görme kusurları hipermetropluk, miyopluk, astigmatlık ve presbiyopluktur. Fotoğraf makinesinin karanlık bir kutu, objektif ve görüntünün odaklandı­ğı film pozlarına yerinden oluşması gi­bi, göz de gözakı (serttabaka), kornea (saydamtabaka) ve retinadan (ağtabaka) oluşmuştur. Serttabaka bağdokudan ya­pılmış içi boş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözlük ve lens, görüntüyü retinada (ağtabaka) odaklama bozukluğundan kaynaklanan görme kusurlarının etkisini gidermeye yarayan optik araçlardır. En sık görülen görme kusurları <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/uzagi-gorup-yakini-gorememe-hastaligi-hipermetrop/">hipermetrop</a>luk, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/miyopun-nedenleri/">miyop</a>luk, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/astigmat/">astigmat</a>lık ve presbiyopluktur.</p>
<p>Fotoğraf makinesinin karanlık bir kutu, objektif ve görüntünün odaklandı­ğı film pozlarına yerinden oluşması gi­bi, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/goz-sagligi-hakkinda-bilgiler/">göz</a> de gözakı (serttabaka), <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kornea-ve-hastaliklari/">kornea</a> (saydamtabaka) ve retinadan (ağtabaka) oluşmuştur. Serttabaka bağdokudan ya­pılmış içi boş küre biçimindedir ve ışığı geçirmez.</p>
<p>Serttabakanın ön bölümünde yer alan saydamtabaka ise ışığın küre içine denetimli bir biçimde girmesini sağlar. Bu yapı saydam ön oda sıvısı, göz merceği ve camsı cisimle birlikte &#8220;gözün objektifi&#8221; sayılabilir.</p>
<p>Gözküresinin en içteki katman olan ağtabaka, ışığa duyarlı fotoğraf filmine benzetilebi­lir. İnsan gözü, bir fotoğraf makinesi gibi sonsuza ya da yakın bir noktaya odaklanabilir. Gençlerde en yalan net görme noktası yaklaşık 17 cm&#8217;dir.</p>
<p>Gözün odaklama yapabildiği en uzak ve en yakın noktalar arasındaki uzaklığa uyum aralığı denir. Bu aralık gözün nesneleri ağtabakâ üzerinde odaklayabildiği, yani net biçimde göre­bildiği alandır. Sağlıklı bir gözün uyum aralığı 17 cm&#8217;den sonsuza uzanırken, miyoplarda bu aralık örneğin 17-50 cm&#8217;yle sınırlanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/gozluk-ve-lens/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lityum Tedavisinde Uyarılar ve Yan Etkiler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lityum-tedavisinde-uyarilar-ve-yan-etkiler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lityum-tedavisinde-uyarilar-ve-yan-etkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 15:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-İ]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[lityum tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[lityum yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılar ve önlemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3236</guid>
		<description><![CDATA[• Uyarılar ve önlemler - Lityum böb­rek ya da kalp-damar hastalığında, ge­nel durumu bozuk olanlarda, su kaybı olanlarda, idrar söktürücü tedavi gören hastalarda kullanılmamalıdır. Bu hasta­larda lityumun zehirli etki gösterme ris­ki çok yüksektir. Hastaların psikiyatrik durumu, yaşamlarını tehdit edecek ka­dar ağırsa ve öteki önlemler etkisiz kal­mışsa, özel bir dikkatle tedaviye başla­yarak kan düzeyini her gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">• Uyarılar ve önlemler -</span></strong> Lityum böb­rek ya da kalp-damar hastalığında, ge­nel durumu bozuk olanlarda, su kaybı olanlarda, idrar söktürücü tedavi gören hastalarda kullanılmamalıdır. Bu hasta­larda lityumun zehirli etki gösterme ris­ki çok yüksektir.</p>
<p>Hastaların <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/psikiyatri/">psikiyatri</a>k durumu, yaşamlarını tehdit edecek ka­dar ağırsa ve öteki önlemler etkisiz kal­mışsa, özel bir dikkatle tedaviye başla­yarak kan düzeyini her gün ölçmek ve genellikle hastalarda düşük olan lityum düzeyini ayarlamak gerekir. Bu hasta­lar, hastanede kontrol altında tutulmalı­dır.</p>
<p>Lityum tedavisi bazı olgularda böb­rekte bozukluklara yol açabilir. Ayakta tedavi gören hastalarda ishal, kusma, titremeler, aşırı uyku ya da halsizlik or­taya çıkarsa, ilacı kesmeli ve hekime haber vermelidir.<br />
Lityum karbonat, fiziksel ve zihinsel İşlevlerde azalmaya yol açar. Hastalar araba kullanırken ve hız gerektiren öte­ki işlerde dikkatli olmalıdır.</p>
<p>Lityumun hayvanlarda düşüğe ve ölü doğuma yol açtığı saptanmıştır. Me­meli olmayan türlerde dölütte oluşum bozukluklarına, farelerde ise yarık da­mağa neden olduğu bildirilmiştir. Ete­neden geçen lityum anne sütünde de saptanmıştır. Gebelikte lityum alan annelerin çocuklarında kalp-damar yapı bozukluklarına daha sık rastlanır. Bu nedenle, özellikle ilk 3 ayda olmak üze­re gebelikte kullanılmamalıdır. Bu ara­da yarar-zarar dengesi iyi değerlendiril­melidir.</p>
<p>On iki yaşından küçük çocuklar üze­rinde tümüyle zararsız olduğu kanıtla-namamıştır. Lityuma tahammül özellik­le akut mani evresinde fazladır; krizin gerilemesiyle ilacın tedavi dozlarına ta­hammül de azalır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">• Yan etkiler -</span></strong> Yan etkiler ender görü­lür; 1,5-2 mEq/It&#8217;den düşük düzeylerde hafif ya da orta derecede toksik reaksi­yonlar, 2-2,5 mEq/lt arasında ağır tok­sik reaksiyonlar görülür. İlaca yanıtta kişiden kişiye önemli değişiklikler var­dır.</p>
<p>Ellerde titreme, aşırı idrar yapma, ateş basması gibi belirtiler akut mani evresinin başlangıcında ortaya çıkabilir ve tedavi boyunca sürebilir. Tedavinin ilk günlerinde bulantı, hafif ve geçici fenalık duygusu görülebilir. İlaç sürdürülürse ya da dozu azaltılırsa bu yan et­kiler kaybolur; yan etkiler sürecek olur­sa, ilacın kesilmesi gerekir.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/ishal/">İshal</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kusma/">kusma</a>, sersemlik, aşırı halsiz­lik, lityum zehirlenmesinin erken belir­tileridir; kan-lityum düzeyi 2 mEq/lttnin altındayken bile bu belirtilere rastlana­bilir. Kan-lityum düzeyi daha yükselin­ce <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bas-donmesi/">baş dönmesi</a>, kulakta uğuldama, gör­mede bulanıklık ve azalma ile idrar miktarında artma ortaya çıkar.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Akut Lityum zehirlenmesi</span></strong></p>
<p>Lityumun toksik dozu, tedavi edici doza yakındır. Bu nedenle hastayı ve aileyi zehirlenmenin erken belirtileri konusunda uyarmak çok önemlidir. Zehirlenme belirtileri ortaya çıkar çıkmaz ilaç kesilmeli ve hekime haber verilmelidir. Lityum zehirlenmesinde özgül bir pan­zehir yoktur.</p>
<p><strong>Belirtiler:</strong> Erken belirtiler genellikle <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ilac/">ilaç</a> dozunun azaltılması ya da ilacın kesilmesiyle kontrol altına alınır ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ilac/">ilaç tedavisi</a>ne 24-48 saat sonra daha düşük bir dozla yeniden başlanabilir.</p>
<p><strong>Tedavi:</strong> Ağır zehirlenme durumlarında tedavinin başlıca amacı lit­yumu vücuttan uzaklaştırmaktır. Barbitürat zehirlenmesinde uygula­nan yöntemler uygulanır. Mide yıkanması, su ve elektrolit dengesizli­ğinin düzeltilmesi, böbrek işlevlerinin düzenlenmesi amaçlanır. Üre, mannitol ya da aminofilin, lityumun vücuttan atılmasını önemli ölçü­de artırır.</p>
<p>Ayrıca enfeksiyonların önlenmesi, solunumun kontrolü ve düzenli aralıklarla göğüs filminin çekilmesi önemlidir. Ağır zehirlen­me durumlarında hemodiyaliz (kan diyalizi) çok yararlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lityum-tedavisinde-uyarilar-ve-yan-etkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lokal Anestezikler ve Uygulama Şekilleri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lokal-anesteziklerve-uygulama-sekilleri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lokal-anesteziklerve-uygulama-sekilleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Mar 2008 07:07:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[Amid cinsi lokal anestezikler]]></category>
		<category><![CDATA[benzoik asit tü­revleri]]></category>
		<category><![CDATA[Derideki duyu organlarından beyne giden sinirleri]]></category>
		<category><![CDATA[korneaya ko­kain damlatılması]]></category>
		<category><![CDATA[Lokal Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[sinirleri uyuşturmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/lokal-anesteziklerve-uygulama-sekilleri/</guid>
		<description><![CDATA[Derideki duyu organlarından beyne giden sinirleri uyuşturarak ağrı hissini o bölgede lokal olarak kaldıran ilaçlara lokal anestezik denir. Lokal anesteziklerin çoğu benzoik asit tü­revleridir. Bunların arasında procain (Novocain), buthetamin (Hostacain), cocain, tetracain (Pantocain) sayılabilir. Amid cinsi lokal anestezikler arasında dibucain (Nupercainal), lidocain (Xylocain), mepivacain (Çarbocain), prilocain (Çitanest) en meşhurları olarak ülkemizde kul­lanılmaktadır. Eskiden sprey şeklinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img border="0" align="left" width="400" src="http://img341.imageshack.us/img341/3583/lokaltu3.jpg" alt="Lokal Anesteziklerve Uygulama Şekilleri " height="300" style="width: 216px; height: 127px" />Derideki duyu organlarından beyne giden sinirleri uyuşturarak ağrı hissini o bölgede lokal olarak kaldıran ilaçlara lokal anestezik denir. Lokal anesteziklerin çoğu benzoik asit tü­revleridir. Bunların arasında procain (Novocain), buthetamin (Hostacain), cocain, tetracain (Pantocain) sayılabilir. Amid cinsi lokal anestezikler arasında dibucain (Nupercainal), lidocain (Xylocain), mepivacain (Çarbocain), prilocain (Çitanest) en meşhurları olarak ülkemizde kul­lanılmaktadır.</p>
<p><span id="more-480"></span>Eskiden sprey şeklinde sıkılarak kullanılan klorür d&#8217;etil bugün çok az kullanılmaktadır. Lokal anesteziklerin uygulama şekillerine göre de yapılan anestezilere değişik isim­ler verilmektedir. Mesela göz ameliyatlarında korneaya ko­kain damlatılması, diş çekiminde ağız mu­kozasına pülvarizatörle uyuşturucu ilaç püskürtülmesine topikal anestezi denir. Deri altına lokal anestezik enjekte ederek oradan geçen sinirleri uyuşturmaya infiltrasyon anestezisi veya field block adı ve­rilir. Oturur vazıyette duran bir kimsenin bel omurları arasında ponksiyon iğnesi ile gı rerek (Lomber ponksiyon) omurilik içine lokal anestezık ilaç vermeye spınal anes tezi denir Bu anestezi altında iken hasta uyanık ve hafif yatık durumdadır Genel anestezi yapılamayan birçok hastaya bu tur anestezi altında çeşitli karın ameliyat lan yapılabilir Spınal anestezinin bir de ğısık şekli (epıdural anestezi) doğumlarda ağrısız doğum metodu olarak da kullanıl­maktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lokal-anesteziklerve-uygulama-sekilleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lohusalık</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lohusalik/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lohusalik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Mar 2008 06:52:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[anne olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Anne­nin hipofizinden salgılanan hormon]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarını emzi­ren anneler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası 2 Aylık Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[hahusalık dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[involusyon ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[koyu kanlı akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[laktasyon devresi]]></category>
		<category><![CDATA[Lohusa humması]]></category>
		<category><![CDATA[loşi]]></category>
		<category><![CDATA[memelerden süt gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[süt koruması]]></category>
		<category><![CDATA[uterus nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/lohusalik/</guid>
		<description><![CDATA[Doğumdan sonra başlayan ve gebe kadı­nın her bakımdan normal durumuna dönebilmesi için geçen 6 &#8211; 8 haftalık devreye lohusalık (puerperium), gebe kadına da lohusa adı verilir. Lohusalık döneminin di­ğer bir özelliği de anne olan kadının me­melerinden süt gelmeye başlaması yani laktasyon devresinin başlamasıdır. Anne­nin hipofizinden salgılanan bir hormon olan prolaktin&#8217;in, süt gelmesinde rolü bü­yüktür. Doğumdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Doğumdan sonra başlayan ve gebe kadı­nın her bakımdan normal durumuna dönebilmesi için geçen 6 &#8211; 8 haftalık devreye lohusalık (puerperium), gebe kadına da lohusa adı verilir. Lohusalık döneminin di­ğer bir özelliği de anne olan kadının me­melerinden süt gelmeye başlaması yani laktasyon devresinin başlamasıdır. Anne­nin hipofizinden salgılanan bir hormon olan prolaktin&#8217;in, süt gelmesinde rolü bü­yüktür.</p>
<p><span id="more-479"></span>Doğumdan hemen sonra göbek hizasında 4 aylık gebelik büyüklüğünde (1000 gr. ağırlıkta) kalan uterus her gün biraz daha küçülerek ancak 6 hafta sonra gebelikten önceki ağırlığına (60 &#8211; 70 gr.) döner. Bu gerilemenin yani involusyonun tamamlan­masıyla lohusanın da halk deyimiyle 4O&#8217;ı çıkmış olacaktır. Ancak bundan sonra nor­mal hormonal faaliyet sonucu lohusa âdet görmeye başlayacaktır. Çocuklarını emzi­ren annelerin bir bölümünde 40 gün ta­mamlandığı halde bazen âdet kanaması görülmeyebilir. Bu şekilde âdet görmeme­ye laktasyon amenoresi denir. Halk ara­sında süt koruması denen yanlış bir inanış vardır. Adet görülmeyen dönemde hamile kalınmayacağı sanılır ama bu doğru değildir.<br />
Doğumdan hemen sonra başlayan lohu­salık devresinde rahim içinden gelen koyu kanlı akıntı yani loşi zamanla açılır,önce sarı ve sonra beyaz renk alarak dört haf­ta kadar devam eder. Kollumun açık oldu­ğu bu devrede mikropların bulaşması ve­ya loşinin iyi akmayıp içerde birikmesi so­nucu ateş çıkabilir. Lohusa humması de­nen bu enfeksiyon, temizliğe dikkat edilmeden yapılan doğumlarda çok görülür. Tedavi için antibiotikler ve uterusu sıkış­tıran Methergin gibi ilaçlar kullanılmakta­dır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lohusalik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lenfatik Sistem</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lemfatik-sistem/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lemfatik-sistem/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2008 19:56:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz kan hüc­releri]]></category>
		<category><![CDATA[kan kopilleri]]></category>
		<category><![CDATA[kan plazması bileşimi]]></category>
		<category><![CDATA[köprü­cük altı lenf kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[lenf damarları]]></category>
		<category><![CDATA[lenf düğümcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[lenf sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[torasik kanal]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun içinde bezler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/lemfatik-sistem/</guid>
		<description><![CDATA[Lemfatik sistem, vücudun içinde bezler, kanallar ve alanlar oluşturan ve beyin ha­riç vücudun her yerinde devamlı dolaşan lenf adındaki sıvıyı taşıyan bir sistemdir. Lenf, alyuvarsız, açık, sulu kan plazması bileşimine benzer. Bu sıvı vüeut hücreleri arasındaki tüm boşlukları doldurur ve kan kopillerinde şekillenir. Lenf denilen sıvı hücreler arasından lenf kopillerine ve oradan da daha büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="359" src="http://img59.imageshack.us/img59/9572/lematikah1.jpg" alt="lemfatik" height="247" style="width: 138px; height: 236px" />Lemfatik sistem, vücudun içinde bezler, kanallar ve alanlar oluşturan ve beyin ha­riç vücudun her yerinde devamlı dolaşan lenf adındaki sıvıyı taşıyan bir sistemdir. Lenf, alyuvarsız, açık, sulu kan plazması bileşimine benzer. Bu sıvı vüeut hücreleri arasındaki tüm boşlukları doldurur ve kan kopillerinde şekillenir. Lenf denilen sıvı hücreler arasından lenf kopillerine ve oradan da daha büyük lenf damarlarına ge­çer. <span id="more-474"></span>Bu damarlar daha büyük damarlara dökülerek sonunda solda torasik kanalda (ductus thorasicus) ve sağda ise köprü­cük altı lenf kanallarında toplanır. Lenf düğümü de denen lenf bezleri kanal­lar arasında bulunurlar. Fasulye büyük­lüğündeki lenf düğümcükleri lenf akımının sürekliliğini sağlarlar. Lenf sıvısı için­de bakterilerle savaşan beyaz kan hüc­releri bulunur. Lenf bezleri infeksiyon maddelerini ve dokulardaki diğer yıkıntı ve eskimişleri temizlerler. Infeksiyonların ya­yılmalarına karşı vücudun bir savunma mekanizması olarak görev yaparlar. Lenf dokusu sindirim sisteminde de bulu­nur ve sindirilmiş besinlerden yağı emer­ler.<br />
Lenfin dolaşımı, kalbin hareketlerine bağlı değildir. Yürümek ve nefes almak gibi vü­cut kaslarının hareketiyle akışını sağlar.<br />
Bazı hastalıklar lenfatik sistemi etkileye­bilir. Örneğin infeksiyon mononükleozda lenf bezleri şiş ve hassastır. Ayak veya parmaklardaki mikroplu yaralar lenf bez­lerinin akut iltihaplanmasına ve infeksiyonun vücudun diğer kısımlarına yayılması­na neden olurlar. Tüberkülozda sıklıkla lenf bezleri iltihaplanarak büyürler. Bu du­ruma adenit tüberküloz denir. Lenf bez­lerinde tümör meydana gelebilir veya bez­ler vücudun diğer kısımlarındaki tümör hücrelerinin metastazı, yani buralara taşı­narak bezlere yerleşmesi sonucu büyüye­bilir.<br />
Lenf bezlerinin büyümesi halinde mutlaka hekime görünmelidir. Hastalığın nedenleri araştırılarak ve istenilen muayeneler ya­pıldıktan sonra gereken tedavi uygulana­bilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/lemfatik-sistem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Laboratuvar Testleri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/laboratuvar-testleri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/laboratuvar-testleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2008 19:24:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-L]]></category>
		<category><![CDATA[flokulasyon testleri]]></category>
		<category><![CDATA[frengi testi]]></category>
		<category><![CDATA[idrar pro­tein testi]]></category>
		<category><![CDATA[Laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[şeker yükle­me testi]]></category>
		<category><![CDATA[sifiliz hastalığının aranmasın­da kullanılan test]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/laboratuvar-testleri/</guid>
		<description><![CDATA[Hekimlikte hastalıkların teşhis ve ayırı­mında beden sıvıları ve salgılarının tetkiki çok yararlıdır Bu amaçla kan, serum, id­rar, dışkı, beyin, omurilik gibi materyalin alınarak laboratuvarda değerlendirilmesi doktorlara önemli ipuçları verebilir Klinik bulgulara yardımcı olmak üzere yapılan laboratuvar muayenelerinin sonuçlan nor­mal değerlerle karşılaştırılarak bir teşhise varılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="296" src="http://img160.imageshack.us/img160/918/laboratuvartestlerixp5.png" alt="laboratuvar testleri" height="272" style="width: 226px; height: 102px" />Hekimlikte hastalıkların teşhis ve ayırı­mında beden sıvıları ve salgılarının tetkiki çok yararlıdır Bu amaçla kan, serum, id­rar, dışkı, beyin, omurilik gibi materyalin alınarak laboratuvarda değerlendirilmesi doktorlara önemli ipuçları verebilir Klinik bulgulara yardımcı olmak üzere yapılan laboratuvar muayenelerinin sonuçlan nor­mal değerlerle karşılaştırılarak bir teşhise varılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/laboratuvar-testleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

