<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; Sağlık Sözlüğü-R</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-r/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Radyasyon ışığı tekniği güvenilir midir?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyasyon-isigi-teknigi-guvenilir-midir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyasyon-isigi-teknigi-guvenilir-midir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 17:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenankasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6381</guid>
		<description><![CDATA[Henüz çok yeni bir uygulama olan radyasyon ışığı tekniğinin riskleri bilinmemek­tedir. Ancak, herhangi bir kimyasal süreçten geçirilmemiş meyve ve sebzelerde bu­lunan besin değerinin %90&#8242;ınm radyasyon ışığı tekniği sonucunda yok olduğu bi­linmektedir. Bu teknik ile işlemden geçirilmiş gıda maddeleri daha güzel ve daha parlak görünür, daha lezzetli bir hale gelir ve daha uzun süre dayanır, ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Henüz çok yeni bir uygulama olan radyasyon ışığı tekniğinin riskleri bilinmemek­tedir. Ancak, herhangi bir kimyasal süreçten geçirilmemiş meyve ve sebzelerde bu­lunan besin değerinin %90&#8242;ınm radyasyon ışığı tekniği sonucunda yok olduğu bi­linmektedir. Bu teknik ile işlemden geçirilmiş gıda maddeleri daha güzel ve daha parlak görünür, daha lezzetli bir hale gelir ve daha uzun süre dayanır, ancak besin değerini büyük oranda kaybeder. Yapılan bazı araştırmalara göre, bu tekniğin uy­gulanmasından sonra gıda maddelerinde bulunan yararlı bakteriler de ölür. Ayrı­ca, bazı zararlı bakteriler bu teknikten sonra bile direnç göstererek gıda maddele­rinin içinde yaşamaya devam edebilir.</p>
<p><img src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/12/Radyasyon-ışığı-300x196.jpg" alt="Radyasyon ışığı" title="Radyasyon ışığı" width="300" height="196" class="alignleft size-medium wp-image-6382" /><br />
<strong>Bir çıkış yolu var mı?</strong><br />
Radyasyon ışığı tekniği ile hazırlanmış gıda maddelerinin paketlerinin üzerinde herhangi bir bilgi verilmemektedir. Dolayısıyla, bu tür gıda maddelerini herhangi bir işleme tâbi tutulmamış olan gıda maddelerinden ayırmak imkânsızdır.<br />
Avrupa&#8217;da, bu tekniğin uygulanma oranı tüketicilerden gelen şikâyetler üzeri­ne oldukça düşmüştür. Bu teknikle hazırlanmış ürünlerin paketlerinde ise, &#8220;rad­yasyon ışığı kullanılmıştır&#8221; ya da &#8220;iyonlaştırılmış radyasyon işleminden geçirilmiş­tir&#8221; ibaresi kullanılmaktadır. Örneğin, herhangi bir Avrupa ülkesinde, bir ürün içe­riğinin %25&#8242;i bu tekniğe tâbi tutulduğunda, ürün paketi üzerinde yukarıda belirti­len bilgiler yer almaktadır. Bu tür bilgilendirici notlar radyasyon tekniğinin sıklık­la ve çok büyük oranlarda uygulandığı Amerika&#8217;da tamamen farklıdır: Amerikan halkı bu konuda hiçbir şekilde bilgilendirilmemektedir.</p>
<p><strong>Neden karşı çıkmıyoruz?</strong><br />
■     Radyasyon ışığı tekniği molekülleri parçalayarak, serbest radikaller adı verilen molekül parçacıklarının oluşmasına neden olur. Serbest radikaller vitamin ve enzimlere zarar vermekle birlikte, yiyecek maddelerinin içinde olması muhte­mel kimyasallarla (örneğin zirai ilaçların kalıntıları) etkileşime girerek yeni za­rarlı kimyasalların (örneğin, URPs adı verilen radyolitik kimyasallar) oluşu­muna zemin hazırlar. Bu kimyasallardan bazıları hepimizce bilinen toksinler­dir (benzen, formaldehit, sıvı peroksit gibi); bazıları ise gıda maddelerimizi et­kileyerek bize zarar verir.<br />
■     Bilim adamları radyasyon ışığı tekniği kullanılarak yetiştirilen ve /veya hazırla­nan yemek, meyve ve sebzelerin uzun vadede ne tür sağlık sorunlarına neden olabileceğine dair bir araştırma yapmamıştır. Bu nedenle, bu tekniğin sonuç­larından etkilenen besin maddelerinin güvenilir olduğunu söylemek müm­kün değildir.<br />
■     FDA (Federal Tarım Departmanı) Amerika&#8217;da 1997 yılında meyve ve sebzelerin yetiştirilmesinde bu tekniğin kullanılmasına izin vermiştir. Bu izinle birlikte, büyük bir elma veya armut için kullanılan URPs kimyasallarının oranı yakla­şık 0,230 kilogramdır. Oysa FDA&#8217;nın göz önünde bulundurmadığı önemli bir sorun vardır: Bahsi edilen kimyasalları içeren bir meyveyi veya sebzeyi günde birkaç kere (ya da daha fazla porsiyonlarda) tüketen bir kişinin ne derece za­rar göreceği bugüne kadar hiç tespit edilmemiştir.<br />
■     Radyasyon ışığı tekniği uygulamalarına tabi tutulan gıdalar içerdikleri vitami­nin oranının (A, C, K, E, B vitamin kombinasyonu) %5 ila %80&#8242;ini kaybeder. Vi­tamin kaybı oranı radyasyon ışığının ne oranda verildiğine ve gıdanın saklama süresine göre değişmektedir.<br />
■     Radyasyon ışığı tekniği ham gıda ürünlerindeki doğal sindirim enzimlerini azaltır veya tamamen yok eder. Bu da insan vücudunun sindirim için ekstra enerji ve güç sarf etmesi anlamına gelir. Gıda maddelerinde artan kimyasal oranı karaciğerin daha fazla çalışmasına neden olduğundan insan sağlığına zarar verebilir.<br />
■     FDA radyasyon ışığı tekniği uygulamasına tabi tutulan gıda maddelerinin &#8220;ta­ze&#8221; olduğunu öne sürmekte ve piyasaya sürülen paketlerin üstünde de bu bil­giyi kullanmaktadır.<br />
■     Söz konusu uygulamaya tabi tutulan gıda maddelerinin uzun süreli olarak tü­ketiminin tamamen zararlı olup olmadığı henüz bilim tarafından kanıtlanma­mıştır.<br />
■     Amerikan CBS haber ajansının düzenlediği ankete göre, Amerikan halkının %77&#8242;si radyasyon ışığı tekniğinin gıda sektöründe kullanılmasına karşı çık­maktadır.</p>
<p>Organik meyve ve sebzelerin üretiminde radyasyon ışığı tekniği kullanılmamakta­dır. Bu nedenle, bu teknik hakkında daha fazla bilgi sahibi oluncaya kadar organik gıdalar tüketmeye çalışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyasyon-isigi-teknigi-guvenilir-midir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahatsız Bacaklar Sendromu</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/rahatsiz-bacaklar-sendromu/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/rahatsiz-bacaklar-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 20:07:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[huzursuz bacak sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uyku sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4168</guid>
		<description><![CDATA[Bu sendrom, uykuyu engelleyen çok yaygın bir sorundur. Gevşeme içine girdiğinizde (genellikle yatak vaktinden önce akşamları), bacaklarınızda (ve bazen kollarınızda), hoş olmayan bir karıncalanma ya da ürperme hissedersiniz. Bu his, uykuya dalmaya çalışırken de devam eder, ve uykuya dalmayı ve uykuda kalmayı engeller. Bu durumun sebebi bilinme­mektedir. Hamilelik esnasında daha sık rastlanır. Levodopa, bromocriptine, pergolide, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sendrom, uykuyu engelleyen çok yaygın bir sorundur. Gevşeme içine girdiğinizde (genellikle yatak vaktinden önce akşamları), bacaklarınızda (ve bazen kollarınızda), hoş olmayan bir karıncalanma ya da ürperme hissedersiniz. Bu his, uykuya dalmaya çalışırken de devam eder, ve uykuya dalmayı ve uykuda kalmayı engeller.</p>
<p>Bu durumun sebebi bilinme­mektedir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/hamilelik-belirtileri-nelerdir/">Hamilelik</a> esnasında daha sık rastlanır. Levodopa, bromocriptine, pergolide, benzodiazepine&#8217;ler dahil olmak üzere bazı ilaçlar faydalı olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Rahatsız Bacaklar Sendromu İçin Öneriler:</strong></span></p>
<p>Yetişkinlerin yüzde 5 ila 10&#8242;unda bu sendrom görülebilir. Ancak henüz çoğu insan bunu duymamıştır ve pek çok doktor bunun hakkında pek az şey bilmektedir. Gördüğüm, bu sorundan şikayetçi kişilerin çoğu uzun zamandır bundan muzdaripti. Ama yaşlanmaya bağlı &#8220;normal ağrı&#8221; olarak tanımlıyorlardı. Bu sendrom, bacakların kullanıldığı gün içi zamanlardan ziyade, çoğunlukla gece vakti, dinlenmeye çekilindiğinde bacakların ağrımasına sebep olur. Çocuklukta, artan ağrılar bu sendromun dengi olabilir ve dolayısıyla, çocuklar arasında da yaygın olabilir.</p>
<p>Düzenli <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/ilac/">ilaç</a> kullanmak, yetişkinlerde son derece faydalı olabilir. Çocuk­larda, ara sıra acetaminophen ve uyku bozukluklarının düzeltilmesi, gerekli olan yegane şeydir. Bu çok yaygın ve can sıkıcı duruma tahammül etmek zorunda değilsiniz; başarıyla tedavi edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/rahatsiz-bacaklar-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüyalar</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ruyalar/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ruyalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 18:12:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[rüya görme]]></category>
		<category><![CDATA[rüyalar hakkında bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uyku sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4136</guid>
		<description><![CDATA[Rüyalar, uyku esnasındaki zihinsel aktivitenin yarattığı görüntülerdir. Rüya görme, &#8220;uyuyan vücutta aktif beyin&#8221; olarak tarif edilen, hızlı göz hareketi (REM) uykusu esnasında vuku bulur. Kapalı gözkapakları ardında gözler öne ve arkaya hızlı bir şekilde hareket ederken, beyin düşünerek ve rüya  görerek bununla yarış eder. Ama baş, kollar ve bacakları kontrol eden kaslar hareketsizdir. Vücut ısısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rüyalar, uyku esnasındaki zihinsel aktivitenin yarattığı görüntülerdir. Rüya görme, &#8220;uyuyan vücutta aktif beyin&#8221; olarak tarif edilen, hızlı göz hareketi (REM) uykusu esnasında vuku bulur.</p>
<p>Kapalı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/goz-sagligi-hakkinda-bilgiler/">göz</a>kapakları ardında gözler öne ve arkaya hızlı bir şekilde hareket ederken, beyin düşünerek ve rüya  görerek bununla yarış eder. Ama baş, kollar ve bacakları kontrol eden <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kaslar/">kaslar</a> hareketsizdir. Vücut ısısı yükselir. Penis veya klitoris sertleşir. Kan basıncı artar ve nabız ve solunum gün içi düzeylerine çıkar.</p>
<p>Derin uyku fiziksel vücudu onarıp yenilerken, bilim insanları, rüya uykusu periyotlarının, belki de ilgisiz bilgileri silerek, zihni onarıp yenilediğine inanmaktadır. Aslında REM uykusu kişinin kendini dinlenmiş hissetmesi için gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/ruyalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Felçli Hastalarda Rehabilitasyon</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felcli-hastalarda-rehabilitasyon/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felcli-hastalarda-rehabilitasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 09:53:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[beyinde tıkanma]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[felç sonrası rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3596</guid>
		<description><![CDATA[Beyinde tromboz (pıhtı) ya da kanamaya bağlı felçlerden sonra birçok hastada çeşitli derecelerde hareket bozuklukları görülür. Hareket yeteneğini yeniden kazandırmak için felçten kısa bir süre sonra hastaya yakınlarını da kapsayan bir rehabilitasyon programı uygulamak gerekir. Felç geçirmiş kişilere uygulanan ha­reket rehabilitasyonunda zaman içinde önemli değişiklikler olmuştur. Elli yıl öncesine değin beyin kanaması geçiren hastalar, kanamanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beyinde tromboz (pıhtı) ya da kanamaya bağlı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/felc-olma-inme/">felç</a>lerden sonra birçok hastada çeşitli derecelerde hareket bozuklukları görülür. Hareket yeteneğini yeniden kazandırmak için felçten kısa bir süre sonra hastaya yakınlarını da kapsayan bir rehabilitasyon programı uygulamak gerekir.</p>
<p>Felç geçirmiş kişilere uygulanan ha­reket rehabilitasyonunda zaman içinde önemli değişiklikler olmuştur. Elli yıl öncesine değin beyin kanaması geçiren hastalar, kanamanın hareketle artacağı kaygısıyla en az üç hafta yatırılırlardı. Oysa bu üç haftalık zorunlu istirahat ha­reket yeteneğini sınırlamaktan başka bir işe yaramıyordu. Bazen beyinle ilgili da­ha ağır hastalıklar geçirmiş kişiler yata­laklar koğuşunda yatırılıyor ya da ya­şamlarını bakımevlerinde sürdürüyorlar­dı.</p>
<p>Elli yıl öncesinin tedavisi daha sonra yerini hastanın zorlanmasına dayalı bir tedaviye bıraktı. Bu tedavi yönteminin ana ilkesi hastanın kısa sürede ayağa kaldırılması ve sağlam organlarını çalış­tırarak felçli bölümün eksikliğini gidermesiydi. Hasta yatağının üzerinde ayağa kaldırılıyor ve çeşitli hareketler yapma­sı isteniyor ya da ayak bilekleri sert desteklerle sağlamlaştırıldıktan sonra sağlam eliyle üç ayaklı bir bastona tu­tunarak felçli bacağa fazla yük verme­den yürütülüyordu.</p>
<p>Bu sırada felçli kol bir sargıyla boyna asılıyordu. Bu reha­bilitasyon yöntemi bîr önceki yöntem­den daha etkili olmakla birlikte, bazı olumsuzluklar içeriyordu. Bu yöntem­de spastik kasılmalara (kontraktür) eği­lim artıyor, dolayısıyla felçli bacak sertleşerek sonunda yalnızca bir destek görevi görüyordu. Böylece hastanın yü­rüyüşü değişiyor, dahası baldır kasla­rında sık sık kasılmalar ortaya çıkıyor­du. Günümüzdeki tedavide ise bu tür biçim bozukluklarının önlenmesine ça­lışılmaktadır.</p>
<p>Bu yeni tedavinin ana il­kesi alışılmış hareketlerin hastaya yeniden kazandırılmasıdır. Artık hastanın sağlıklı tarafla felçli tarafın eksildiğini gidermeye çalışması yerine dört uzvunu da simetrik olarak kullanmayı öğrenme­si için çaba gösterilmektedir. Spastik kasılma tehlikesini önlemek için felcin ortaya çıkmasından hemen sonra hasta­nın uzuvlarının eskisi gibi durması sağ­lanmalıdır.</p>
<p><strong>Felçten etkilenen kollar ve bacaklar tuhaf biçimler alır:</strong> Omuzlar aşağıya çöker, dirsek ve eller bükülür.</p>
<p><strong>Bacaklarda da benzer biçim bozukluk­ları görülür:</strong> Dizkapağı bükülmüş, ayak bileği ayak tabanına doğru katlanmış ve bacak gerilmiştir. Bacak ve kolların es­ki biçimlerini almaları sağlanabilirse spastik kasılma tehlikesi de en aza indi­rilebilir. Hasta normal hareket egzersiz­lerini yapabilecek düzeye gelmedikçe belirli hareketleri yapmaya zorlanmamalıdır. Örneğin hastanın tekerlekli is­kemleyi yalnızca bir kol ve bacakla itebilmesi, sağlıklı kol ve bacağın geliş­mesini artırıp zayıf kol ve bacağın iyi­leşmesini engellemekten başka bir işe yaramaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/felcli-hastalarda-rehabilitasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyoterapinin Diğer Etkileri ve Tümör Tehlikesi</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-diger-etkileri-ve-tumor-tehlikesi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-diger-etkileri-ve-tumor-tehlikesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 18:14:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[eşey hücrelerindeki olumsuz etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[iç salgı bezleri üzerindeki olumsuz etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi ile tümör oluşur mu]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapinin etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3554</guid>
		<description><![CDATA[Eşey Hücreleri Üzerindeki Olumsuz Etkiler Erbezinin ve yumurtalıkların üremeyle ilişkili epiteli ışına çok duyarlıdır. Erbezi ya da yumurtalığa düşük dozda ışın verilse bile yaklaşık yüzde 50 oranında tedavi edilemeyen kısırlık görülür. Verilen ışın çok düşük dozlarda kal­sa bile geçici kısırlığa yol açabilir. Ama erbezi ya da yumurtalığın iç salgı işlevi­ni üstlenen hücreleri ışınlara daha az [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Eşey Hücreleri Üzerindeki Olumsuz Etkiler</span></strong></p>
<p>Erbezinin ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yumurtalik-yollari-tubalarfallop-borulari/">yumurtalıklar</a>ın üremeyle ilişkili epiteli ışına çok duyarlıdır. Erbezi ya da yumurtalığa düşük dozda ışın verilse bile yaklaşık yüzde 50 oranında tedavi edilemeyen kısırlık görülür.<br />
Verilen ışın çok düşük dozlarda kal­sa bile geçici kısırlığa yol açabilir. Ama erbezi ya da yumurtalığın iç salgı işlevi­ni üstlenen hücreleri ışınlara daha az du­yarlı olduğundan kalıcı kısırlık yapan ışınım dozları iktidarsızlığa ya da cinsel istekte azalmaya yol açmaz.</p>
<p>Önemli bir sorun da eşey bezleri ışınlandıktan sonra üreme yeteneğini ye­niden kazanmış kişilerin çocuklarında genetik bozukluk görülme olasılığıdır. Günümüze değin yapılan çalışmalar, bu tür tedavi uygulanan anne babaların ço­cuklarında oluşum bozukluğu, kanser ya da basit değişinimlerin (mutasyon) görül­me sıklığının genel ortalamadan farklı olmadığı sonucunu vermektedir.</p>
<p>Bununla birlikte, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/isin-tedavisin-uygulama-alanlari/">ışın tedavisi</a> uygu­lanırken eşey hücrelerinin korunması, üreme yeteneğinin korunması açısın­dan gereklidir. Bu nedenle yumurtalık ve erbezinin emdiği ışın miktarı en aza indirilmelidir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İç Salgı Bezleri Üzerindeki Olumsuz Etkileri </span></strong></p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/hipofiz-yetersizligi/">Hipofiz</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/tiroid-bezi/">tiroit</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bobrekustu-bezleri/">böbreküstü bezleri</a> gibi başlıca iç salgıbezlerinde önemli bo­zukluklara yol açan ışınım dozu olduk­ça yüksektir. Bununla birlikte, kötü huylu lenfomların tedavisinde tiroit bölgesine ışın verilen hastalarda yapı­lan incelemelerde gizli hipotiroidizme rastlanmıştır, iç salgıbezlerinin ışınlan­ması özellikle gelişme çağında zararlı sonuçlara yol açabilir. Ama ışın tedavi­si uygulanmasına bağlı iç salgı bozuk­lukları oldukça ender görülür.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Tümör Tehlikesi</span></strong></p>
<p>Işınıma bağlı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kanser-hastaligi/">kanser</a> gelişme tehlikesi ayrıntılı araştırmalara konu olmuştur. Bu tür bir tehlike, atom bombasından sonra sağ kalanlarda, işi gereği sürekli ışınım altında olanlarda, ankilozan spondİliti olan ve bu nedenle ışın teda­visi uygulananlarda, polisitemi (alyu­var sayısında artış) nedeniyle radyoak­tif fosforla tedavi edilenlerde ve Hodgkin hastalığı nedeniyle yüksek doz ışın tedavisi görenlerde ayrıntılı olarak in­celenmiştir.<br />
Son zamanlarda yapılan bir dizi ça­lışmada da ışın tedavisinin kanser yapı­cı ve kanser olasılığını artırıcı etkisi özellikle aşağıda sıralanan durumlarda kanıtlanmıştır.</p>
<p><strong>•  Timusun aşırı büyümesi -</strong> Timusun aşırı büyümesi nedeniyle ışın tedavisi uygulanan çocuklarda tiroit tümörleri­nin geliştiği görülmüştür.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>•  Yumurtalıkların ışınlanması -</strong> Yu­murtalıkları 500-1.000 rad gibi bir doz­la ışınlanan kişilerde lösemi (kan kan­seri) ortaya çıkma tehlikesi, aynı yaşta ışınını almamış kişilerden üç kat fazla­dır.</p>
<p><strong>•  Çocukluk evresinde ortaya çıkan tümörlerinin ışınla tedavisi -</strong> Özellik­le Wilms tümörü, nöroblastom ve lenfomlara karşı ışın tedavisi uygulandı­ğında ışınlanan bölgede ikinci bir tü­mör ortaya çıkar.</p>
<p><strong>•  Hodgkin hastalığının tedavisinde ışın tedavisi -</strong> Elde edilen veriler kesin­lik taşımamakla birlikte 3.000-5.500 rad&#8217;lık dozlarla tedavi edilen hastalarda tümörlerin ortaya çıkma sıklığı 3 yılda yüzde 1 ile, 10 yılda yüzde 10 arasında değişmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-diger-etkileri-ve-tumor-tehlikesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyoterapinin Göz Üzerindeki Olumsuz Etkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-goz-uzerindeki-olumsuz-etkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-goz-uzerindeki-olumsuz-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 19:16:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[ışın tedavisinin göz üzerindeki etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[katarakt]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3551</guid>
		<description><![CDATA[Gözde ya da göze bağlı organlarda ışı­nım nedeniyle ortaya çıkan bozukluk­lar, yalnız gözyuvası, gözkapağı ve göz yuvasından kaynaklanan tümörlerin de­ğil, sinüs, burun boşluğu ve rinofarinks (burun kanalığımn yutağa bağlandığı bölge) tümörlerinin tedavisinden sonra da ortaya çıkabilir. En sık belirti veren lezyonlar, konjunktiva (gözün dış zan), gözyaşı bezi ve kanalı ile göz merceğin­de oluşur. Konjunktivada görülen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözde ya da göze bağlı organlarda ışı­nım nedeniyle ortaya çıkan bozukluk­lar, yalnız gözyuvası, gözkapağı ve göz yuvasından kaynaklanan tümörlerin de­ğil, sinüs, burun boşluğu ve rinofarinks (burun kanalığımn yutağa bağlandığı bölge) tümörlerinin tedavisinden sonra da ortaya çıkabilir. En sık belirti veren lezyonlar, konjunktiva (gözün dış zan), gözyaşı bezi ve kanalı ile göz merceğin­de oluşur.</p>
<p>Konjunktivada görülen başlıca tep­kiler kanlanma ve ödem gibi lezyonlardır. Bu tepkiler, mikroplanmanın önle­nebildiği hemen her durumda kolayca denetim altına alınabilir ve iyileşir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/gozyasi-kesesinin-iltihabi/">Gözyaş</a>ı sistemindeki lezyonlar, gözya­şı salgısının azalmasma ya da tümüyle kesilmesine yol açacak ölçüde yüksek doz ışınım alındığı durumlarda son de­rece ağırdır.</p>
<p>Gözyaşının ıslatıcı ve ko­ruyucu etkisinin ortadan kalkması, kon­junktiva ve korneada (saydamtabaka) ülserleşme ve ödeme yol açar. Bunların mikroplanması durumu daha da ağırlaş­tırır. Görme işlevleri ve gözün korun­ması güçleşir.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/goz-mercegi-esnekligi/">Göz merceği</a>, gözyuvalarının ışına en duyarlı yapısıdır. Işınım epitel katmanı­nı etkileyerek örseler ve katarakt (say­damlık yitimi) gelişir. Bu nedenle mer­ceğin, bir ölçüye kadar da olsa korunması, bu Iezyonun kesin olarak yerleş­mesini engeller. Mercek farklı derece­lerde saydamlığını yitirebilir. Emilen doz ne kadar fazlaysa katarakt o kadar kısa süren bir başlangıç evresinden son­ra belirginleşir. Işınımdan sonra gelişen katarakt, öbür tipte <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/katarakt/">katarakt</a>lara uygula­nan cerrahi girişimle tedavi edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-goz-uzerindeki-olumsuz-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyoterapinin Böbrekler ve İdrar Kesesi Üzerindeki Olumsuz Etkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-bobrekler-ve-idrar-kesesi-uzerindeki-olumsuz-etkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-bobrekler-ve-idrar-kesesi-uzerindeki-olumsuz-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 19:09:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[böbrekler]]></category>
		<category><![CDATA[idrar kesesi]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapinin böbreklere etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapinin idrar kesesi üzerine etkileri nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3549</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek dokusu da ışın tedavisinin er­ken ya da geç dönemdeki etkilerine ol­dukça duyarlıdır. Işınıma bağlı akut nefrit (böbrek iltihabı) ya geriler, ya da çoğu zaman olduğu gibi kalıcı bağdoku oluşumuyla kronikleşme eğilimi göste­rir. Akut nefrit sonucu gelişen yüksek tansiyon, hemen her zaman erken dö­nemde ortaya çıkarsa da, tedavi başla­dıktan altı ay sonra belirginleşir. Bunun yanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bobrek/">Böbrek</a> dokusu da ışın tedavisinin er­ken ya da geç dönemdeki etkilerine ol­dukça duyarlıdır. Işınıma bağlı akut <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/nefrit/">nefri</a>t (böbrek iltihabı) ya geriler, ya da çoğu zaman olduğu gibi kalıcı bağdoku oluşumuyla kronikleşme eğilimi göste­rir. Akut nefrit sonucu gelişen yüksek tansiyon, hemen her zaman erken dö­nemde ortaya çıkarsa da, tedavi başla­dıktan altı ay sonra belirginleşir. Bunun yanı sıra proteinüri (idrarda protein bu­lunması) ve ağır <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kansizlik-cesitleri/">kansızlık</a> da görülür.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yuksek-tansiyon-ve-dikkat-edilmesi-gerekenler/">Yüksek tansiyon</a>, ilerleyici ve ölümcül olabileceği gibi, belirli bir dü­zeyde kalarak kronik nefritin belirtisi haline gelebilir. Kronik nefrit her za­man akut hastalığı izlemez. Bazen yal­nızca birkaç yıl sonra belirti verebilir. Tipik belirtiler göstermeyen kronik böbrek yetmezliği tablosuyla karışarak 10-15 yıl sonra ölümle sonuçlanabilir.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/idrar-kesesi-ve-hastaliklari/">İdrar kesesi</a>nden ya da leğen bölge­sindeki öteki organlardan (dölyatağı, düzbağırsak, prostat) kaynaklanan tü­mörler nedeniyle idrar kesisinin ışınlan­ması, akut sistit (idrar kesesi iltihabı) belirtilerine neden olur.</p>
<p>Işın tedavisi uygulamasından yıllar sonra kronik sistit sürebilir ya da başka etkenlerin araya girmesiyle doku ölü­mü, ağır kanamalar ve fistül oluşumuna bağlı ağır bir hastalık durumu ortaya çı­kabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-bobrekler-ve-idrar-kesesi-uzerindeki-olumsuz-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyoterapinin Kan ve Lenf Üreten Sisteme Etkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-kan-ve-lenf-ureten-sisteme-etkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-kan-ve-lenf-ureten-sisteme-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 18:59:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[lenf sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapinin kan üreten sistemlere etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapinin lenf sistemlerine etkisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3547</guid>
		<description><![CDATA[Kan ve Lenf Üreten Sistem Üzerindeki Olumsuz Etkileri Kan ve lenf üreten doku, ışınıma en du­yarlı dokular arasında yer alır. Bu ne­denle ışınlanan bölgede lenf dokuları (lenf bezleri, dalak, lenf bezleri dışında­ki lenf dokusu) ve kemik iliğinin bulun­ması genellikle kandaki hücre sayısının azalmasına yol açar. Özellikle akyuvar­lar ve trombositler öncelikle ve hızla azalır. Buna karşılık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Kan ve Lenf Üreten Sistem Üzerindeki Olumsuz Etkileri</span></strong></p>
<p>Kan ve lenf üreten doku, ışınıma en du­yarlı dokular arasında yer alır. Bu ne­denle ışınlanan bölgede <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/lenf/">lenf </a>dokuları (lenf bezleri, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/dalak-ve-dalak-hastaliklari/">dalak</a>, lenf bezleri dışında­ki lenf dokusu) ve kemik iliğinin bulun­ması genellikle kandaki hücre sayısının azalmasına yol açar. Özellikle akyuvar­lar ve trombositler öncelikle ve hızla azalır.</p>
<p>Buna karşılık, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/alyuvarlar/">alyuvarlar</a> ve he­moglobin düzeyi daha sonra etkilenir. Lökopeni (kanda akyuvarların azalma­sı), trombositopeni (kanda trombositle-rin azalması) ve eritrositopeni (kanda al­yuvarların azalması) kısa süreli, ışın te­davisinden sonra birkaç hafta içinde bü­tünüyle düzelen bozukluklardır.</p>
<p>Bazı durumlarda kalıcı ve ağır bir bozukluk görülebilir ve bir dizi olumsuz sonuç or­taya çıkabilir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/hematoloji-ve-kan-hastaliklari/">Kan</a>da mikrop üreyebilir, kanamalar ve kansızlık görülebilir. Ba­zen bu bozukluklar ışın tedavisinin ke­silmesine, verilen aranın uzamasına, hat­ta tedaviye bir daha hiç başlanamamasına yol açacak şiddette olabilir.</p>
<p>Önemli olan verilen ışınım dozundan çok, ışınımın uygulandığı bölgenin ana­tomik yapısıdır. Özellikle erişkinlerde kan yapıcı kemik iliğinin yüzde 40&#8242;ını içeren leğen bölgesi ile göğüs ve bel omurlarının ışınlanmasında etkiler gö­rece daha önemlidir.</p>
<p>Beş yaşından küçük çocuklarda, kan yapıcı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kemik-iligi-yeter%C2%ADsizligine-bagli-anemiler/">kemik iliği</a>nin yüzde 45&#8242;ini oluşturan uzun kol ve bacak kemikleri ışınlandığında son derece ağır kan bo­zuklukları ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-kan-ve-lenf-ureten-sisteme-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyoterapinin Akciğer-Kalp ve Kemikler Üzerindeki Etkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-akciger-kalp-ve-kemikler-uzerindeki-etkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-akciger-kalp-ve-kemikler-uzerindeki-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 18:42:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer ve akciğer zarı üzerindeki etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ışın tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ve kalp zarı üzerindeki etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kemikler üzerindeki olumsuz etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3545</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer ve Akciğer Zarı Üzerindeki Etkileri Erken dönemde ortaya çıkan başlıca tep­kiler solunum yolu ve akciğer iltihabı ile akciğer zarı iltihaplanmasıyla ilgilidir. Kan toplanması; solunum yolları ve ha­va kesecikleri arasındaki bölgelerde ödem; hava kesecikleri ve akciğer zarın­da fibrinli eksüda oluşumu görülür. Bu tepkilerin şiddeti ve ortaya çıktığı evre verilen ışının şiddeti ve toplam dozuna olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Akciğer ve Akciğer Zarı Üzerindeki Etkileri</span></strong></p>
<p>Erken dönemde ortaya çıkan başlıca tep­kiler solunum yolu ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/akciger-atelektazisi/">akciğer</a> iltihabı ile akciğer zarı iltihaplanmasıyla ilgilidir. Kan toplanması; solunum yolları ve ha­va kesecikleri arasındaki bölgelerde ödem; hava kesecikleri ve akciğer zarın­da fibrinli eksüda oluşumu görülür. Bu tepkilerin şiddeti ve ortaya çıktığı evre verilen ışının şiddeti ve toplam dozuna olduğu kadar ışınlanan alanın büyüklü­ğüne de bağlıdır.</p>
<p>Erken dönem tepkileri ancak çekilen göğüs filmlerinin incelenmesiyle ya da solunum işlev testlerinin değerlendiril­mesiyle belirlenebilir. Işın tedavisi bit­meden ortaya çıkabileceği gibi, genel­likle tedaviden sonraki 2-3 ayda gelişir. Çoğu zaman özgül bir belirti yoktur. Bu nedenle virüs ya da <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/mantar/">mantar</a>larla İlgili komplikasyonlar da göz önüne alınma­lıdır. Tanıda belirleyici olan oldukça önemli bir bulgu da akciğerdeki lezyonların ışınlama bölgesinin biçimine uy­ması ve bu alanın dışına taşmamasıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Kalp ve Kalp Zarı Üzerindeki Olumsuz Etkileri</span></strong></p>
<p>Işınlamaya bağlı kalp ve kalp zarı Iezyonlarının giderek daha sık görülmesi yalnızca akciğer, yemek borusu ve me­diyastin (akciğerler arasındaki bölge) tümörleri için ışınlama tedavisi uygula­nan hasta sayısındaki artışa değil, aynı zamanda ışınlama sonrası lezyonları saptamakta gösterilen başarıya da bağlı­dır. En ağır bozukluklar kalp ve kalp zarının doğrudan ışın alması sonucu orta­ya çıkar. Bunlardan biri engelleyici ya da eksüdalı perikardittir (kalp dış zarı il­tihabı). Eksüdalı perikardit tedavinin bi­timinden birkaç ay sonra da görülebilir. Kalp dış zarının <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagdokusu-hastaliklari/">bağdoku </a>oluşumuyla esnekliğini yitirmesine bağlı olarak geli­şen perikardit görece daha geç görülür. Kalp zarı, kalp kası ve koroner damarla­rın çeşitli lezyonları birlikte etki göster­diği ve güçlükle denetim altına alınabil­diğinden sık sık ölüme neden olur.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Kemikler Üzerindeki Olumsuz Etkileri</span></strong></p>
<p>Işınım uygulandıktan sonra iskelette gelişebilecek lezyonlar erişkin ve eriş­kin öncesi evre olarak ikiye aynlabilir.<br />
Erişkinde, İskelet lezyonları genel­likle geç dönemde, tedavi bittikten 1-2 yıl sonra ortaya çıkar. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/osteoporoz/">Osteoporoz</a> (ke­mik dokusunun yoğunluğunun azalma­sı) ön plandadır. Bu durum özellikle ışınlanan bölgede şiddetlidir. Daha son­ra giderek yaygınlaşır. Lezyonun oluş­tuğu kemikte önceleri bir bozukluğa rastlanmazken başka etkenlerin de ara­ya girmesiyle bir dizi komplikasyon ge­lişir. Oluşan kırık ve enfeksiyonlar uzun süre iyileşmez. İyileşme ölü doku­nun bütünüyle atılmasından sonra ger­çekleşir.</p>
<p>En çok etkilenen ve kırık ya da en­feksiyon tehlikesi taşıyan bölgeler alt-çene kemiği, köprücük kemiği, kabur­galar, leğen kemiği, uyluk kemiğinin üst bölümleridir. Bunlar ağız boşluğu, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/yutak/">yutak</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/meme/">meme</a> ve leğen bölgesinden kay­naklanan tümörlerin ışınlanmasından etkilenen kemiklerdir.</p>
<p>Gelişme çağındaki olgularda kemik­ler ışınlara çok duyarlı olduğundan ve kıkırdaklar henüz büyümeyi sürdürdü­ğünden lezyonlar da bu özelliklere bağ­lantılı biçimde gelişir. Bozuklukların ti­pi ve şiddeti emilen dozun düzeyine ve hastanın yaşı ile ışınlanan kemiğe bağlı olarak değişir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-akciger-kalp-ve-kemikler-uzerindeki-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radyoterapinin Sindirim Sistemine Etkileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-sindirim-sistemine-etkileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-sindirim-sistemine-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 18:27:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[ışın tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ışın tedavisinin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sitemine etkileri nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=3543</guid>
		<description><![CDATA[Işın tedavisinden sonra ortaya çıkan za­rarlar arasında en sık rastlananı ince ve kalınbağırsak lezyonlarıdır. Bu durum bağırsağın yemek borusu ve mideye göre ışınıma daha duyarlı olmasından değil, ışının genellikle geniş, yaygın ve yüksek dozlarda karnın alt bölgesine, özellikle de dölyatağı, yumurtalık ve idrar kesesi tümörlerinde leğen bölgesi­ne uygulanmasından kaynaklanır. Mide ve yemek borusunda görülen erken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/hastaliga-ya-da-belirtilere-yonelik-isin-tedavisi/">Işın tedavis</a>inden sonra ortaya çıkan za­rarlar arasında en sık rastlananı ince ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kalin-bagirsak/">kalınbağırsak</a> lezyonlarıdır. Bu durum bağırsağın <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yemek-borusu/">yemek borusu</a> ve mideye göre ışınıma daha duyarlı olmasından değil, ışının genellikle geniş, yaygın ve yüksek dozlarda karnın alt bölgesine, özellikle de <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/dol-yatagi/">dölyatağ</a>ı, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yumurtalik-yollari-tubalarfallop-borulari/">yumurtalık</a> ve idrar kesesi tümörlerinde leğen bölgesi­ne uygulanmasından kaynaklanır.</p>
<p>Mide ve yemek borusunda görülen erken ve geç evre lezyonları daha çok akciğer kanseri ya da aortun iki yanındaki lenf bezlerine sıçramış erbezi ve yumurtalık tümörlerinde uygulanan ışın tedavisin­den sonra görülür.</p>
<p>İlk lezyonlardan aşırı kanlanma, epi­tel dökülmesi ve eksüda oluşumu, üst solunum ve sindirim yolları mukozala­rında görülür.</p>
<p>Yemek borusunda görülen lezyonlar genellikle yutma güçlüğü, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/agri/">ağrı</a> ve kasıl­malara yol açarak düzenli beslenmeyi engeller. Midede salgı yapımının engel­lenmesi nedeniyle mide sıvısının içerdi­ği asit azalır. Böylece sindirim güçlüğü görülür. Eğilimi olanlarda ise ülser geli­şebilir.</p>
<p>İncebağırsak mukozası ışına önemli ölçüde duyarlıdır. Işınlama birden fazla bağırsak bölümüne yönelik ve çok yaygınsa, erken dönemde kanlanmada artış, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/">ödem</a>, salgıbezi ve örtücü epitel hücre­leri yıkımı görülür. Lenf keseciklerinde de örselenme ortaya çıkar. Işınım fena­lık duygusu, karın ağrıları, bulantı, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kusma/">kus­m</a>a, ishal, emilim bozuklukları ve genel durumun bozulmasına yol açar.</p>
<p>Benzer akut tepkiler bu kadar şiddetli olmasa da kalınbağırsağın, özellikle de kalınba­ğırsağın son bölümlerinin ışınlanmasın­dan sonra da ortaya çıkar. Bu akut tep­kiler uygun önlemler ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/destek-tedavisi/">destek tedavi</a>y­le giderilebilir ya da hafifletilebilir. Uy­gulanan dozun miktarı ve ışınlanan böl­genin büyüklüğüne göre belirtiler ağırlaşabilir.</p>
<p>Geç dönem tepkileri ender görül­mekle birlikte çok daha tehlikelidir. Bunlar beklenmedik biçimde, tedaviden yıllar sonra bile ortaya çıkabilir. Işınla­ma cerrahi girişimden sonra yapılırsa görece daha sık rastlanır ve cerrahi giri­şimin fistül, yapışıklık, daralma ve me­kanik tıkanma gibi kendine özgü komplikasyonlarına eklenir.</p>
<p>Sindirim kanalının farklı bölümlerin­de ortaya çıkan yüzeysel akut tepkiler arasında mukozada doku gerilemesi ve mukoza altındaki dokuda yaygın lifsi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagdokusu-hastaliklari/">bağdoku</a> oluşumu sayılabilir. Yüksek doz uygulanırsa lifsi doku oluşumu daha derin dokulara kadar uzanır. Fibroz (bağ­doku artışı) iç organın küçük bir bölü­münde derinlemesine gelişirse tıkanma riski oldukça yüksektir. Görece ender rastlanmasına karşın, oldukça ağır so­nuçlar doğuran, doku ölümüne ve çoğu zaman ölüme yol açan gecikmiş tepkiler daha çok dolaşım yetmezliğine bağlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/radyoterapinin-sindirim-sistemine-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

