Düşünme Sisteminizi Değiştirebilirsiniz

İnsanlar duygularının farkında olduğu sürece olumlu yönde değişimler de söz konusudur. Farkındalık geçerli olduğunda ise en önemli yapılması gereken, olumluya dönüştürülmesi gereken düşünce sistemlerinin değiştirilmesidir. Aksi takdirde olumsuz düşünme sistemi olumsuz duygulara ve davranışlara dönüşür. Sonrasında ise insanın tahammülsüz, yaşamın ise son derece keyifsiz hatta çekilmez hale gelmesi kaçınılmazdır.

Bu sonuçlara katlanma zorunda değilsiniz. Öyleyse öncelikle düşünme sistemlerinde değişime başlayabilirsiniz. ofkeİnsanları en rahatsız eden duygulardan birisi de kırgınlıklardır. Sonrasında affedip affetmeme konusunda kararsızlıklar başlar. Bu kararsızlığın temelinde ise “affedersem tekrar yapabilir” düşüncesinin yanlışlığı hakimdir. Oysa affetmek unutmak demek değildir. Siz, affederek yaşadığınız olumsuzluğu çok daha iyi hatırlayabilir, bu sayede de anlayabilirsiniz.

Bir diğer düşünce şekli de; “affedersem değişmiş olurum, aslında o değişmeli” yönündeki düşüncedir. İnsanın ne hayatı ne de başkalarını değiştirmesi mümkün değildir. Başkalarını değiştirme düşüncesi sadece kendinize eziyet ve gereksiz vakit kaybıdır. İnsan, yalnızca kendi duygu ve düşüncelerini değiştirebilme gücüne sahiptir.

Ayrıca; hayatın adil olduğu, kötülerin cezalandırıldığı ve iyilerin ödüllendirildiği düşüncesi de yanlıştır. Herkes isteyebilir ancak kimse kimseye hayatın adil olduğu garantisini veremez. Hayat her bir insanın adalet beklentisini karşılama doğrultusunda değildir, belirli dengeler üzerine kurulmuştur.

Güzel bir söz ile tamamlamak gerekirse;

Adalet beklentisi içinde olanlar için: İyi bir insan olduğunuz için dünyanın size adil davranmasını beklemek, vejetaryen olduğunuz için bir boğanın size saldırmamasını beklemek gibidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 8 YORUM
  1. fatih dedi ki:

    bu yazıda çok güzeldi.

  2. ahmet dedi ki:

    Meraba ben zor bir bölümde okuyan üniversite öğrencisiyim.Son bir yıldır zaman zaman unutkanlık,dalgınlık yaşıyorum, bilinen bir şeye farklı çoğu kişie göre saçma yorumlar getirebiliyorum.Arkadaşlarımla konuşmamda çoğu zaman söyleyecek birşey bulamıyorum, sıkça görüşmediğim arkadaşlarımla konuştuğumda saçma sorular sorabiliyorum, onlardan da bu tarz tepkiler alıyorum.Yaklaşık 4-5 saat gibi az uyuduğumda veya alkol aldığımda daha mantıklı düşünüp konuştuğumu sanıyorum.Yemekhanede yemek yemekte dahi zorlanabiliyorum.Bu nedenlerle insanlardan korkar hale geldim.
    Erken bunama veya disleksi tarzı bir hastalığa yakalanmış olabilir miyim?Şu an üniversite bünyesinde bir psikologla görüşüyorum.Bir psikiyatri veya nöroloji uzmanına görünmeli miyim?Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

  3. bülent dedi ki:

    bende bişeyler paylaşmak istiyorum.ben kas hastasıyım bilinen bir
    tedavisi yok pişkolojimi oldukça etkiledi ama piskolog görmedim kendim savaşıyorum 20 yaşında ortaya çıkan bu hastalık beni çok yıprattı saglam iken sakat olmak insanın başına gelebilecek ölümden sonra en kötü olay olsa gerek benim gibi çok hasta var biliyorum ben şöyle düüşünüyorum ben 20 yaşında hayata gözlerimi yumdum yani benim için hayat bitti mutluluk nedir unuttum birilerine bişeyler anlatmak istiyorum ama kimse bişey bilmiyo hayatta sıkışıp kaldım anlatacak çok şey var ama bu kadar yetr umarım kimse böyle bir durumda kalmaz kendinize dikkat edin bb

  4. helin dedi ki:

    murat bey sanırım sizde sosyal fobi var bir psikiatrise danışışın olullu sonuç alcagınızdan emin ol. bol şans

  5. begüm dedi ki:

    ben 17 yaşında bir lise öğrencisiyim.Etrafımda olan küçük olumsuzluklardan fazlasıyla etkileniyorum.Küçük şeyler içimde büyük meseleler haline dönüyor.çok yakın olduğum arkadaşıma bile gereksiz yere kırılıyorum ve yanlış anlıyorum çoğu zaman.Mutsuz uyanıyorum ve günüm olumsuz geçiyor.İçimde sürekli kötü bir his ve sürekli ağlama ihtiyacı duyuyorum .Bugün bir olay olduysa onunla bütün gün hesaplaşmalar yaşıyorum içimde ve kafamı dağıtamıyorum.Başka şeyle ilgilenemiyorum.Derslerim şu an gayet iyi ama bir haftadır ders çalışamıyorum.Uyuyorum sürekli.Bana yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.Çünkü kafamda hiç birşey yokken gülmeyi çok özledim.

  6. esra dedi ki:

    sanırım benim en büyük sorunum düşünmek. aslında gayet insancıl bir durum ama fazlası zarar derler ya insanlar da öyle diyor işte… ben her şeyi sorgulayan birisiyim. önceden böyle değildim. ne zaman ki kendimin ‘asıl kimliğini’ öğrendim ve toplum psikolojisine felsefeye yöneldim, kitaplara filmlere kendimi verdim işte o zaman başladı beynimi kemiren o kurt… derler ki her yazar bir gariptir ve her deli psikolojiyle ilgilenir… kendimi yazar olarak niteleyemem ama yazmak benim tek bağımlılığım… şiirler hikayeler yazarım… beğeni de kazanır bunlar… sanat benim hayatta ki tek tutkum ama hep engellendim. ailem tarafından hep dizginlendim… ve bu içimde büyüdü… ben kimseyi kırmak istemem… ama bilirsiniz insanlar sever bunu ve ne kadar iyi olursanız daha fazlasını isterler… sizse iyilik yaptığınızı sanırsınız… her neyse işin garip olan kısmı şu aslında , ben her şeyin farkındayım… hem de kimsenin farkında olmadığı kadar farkındayım… yalnızca bu kadar iyi bir farkındalık olmasına rağmen hiç bi şey yapmıyorum sadece düşünüyorum… günlerce gecelerce düşünüyorum… büyük kusurlarım yok : bedenim sağlam , beynim sağlam , ama ruhum da bir problem var biliyorum… ve biliyorum ki her insan engellidir; ya bedeni ya ruhu ya da – ki en kötüsü- beyni… ama benim bu sakat ruhum bu melankolim ve bu düşüncelerim artık beni tüketiyor… boşluğu kavrıyorum garip bir şekilde… ellerim boşluklarla dolu sanki… ve işin kötüsü bu bunalımlı düşünceleri atlatmayı düşünürken yalnızım… bir yanı iyi de olsa yaralayıcı bir durum bu…

  7. Hilal dedi ki:

    Ben lise 3′ teyim. 3 puanla teşekkür belgesini kaçırdım. Annem bana teşekkür belgesi getirirsem, netbook alacağını söylemişti. Tabi ki o belgeyi alamadığım için netbook almayacak.. Ben bu duruma çok üzüldüm, ağladım. Motiveye ihtiyacım var 🙁

  8. helin dedi ki:

    Hilalciğim, senin üzülmen karneni değiştirmeyecektir, emin ol. Ama ortada verilmiş bir karar, söz var. Ebeveynler, çocuklarına verdikleri sözleri tutup size örnek olurlar.
    Annen, senin daha başarılı olmanı istediği için almaz. Ama şöyle bir durum da var. Şımarık değilsen, ona karşı gelmiyorsan alır belki. Annen her verdiği sözü yerine getiriyorsa sana:
    “Normalde verdiğim sözleri tutuyorum, fakat bu defalık, alacağım. Çünkü çocuğun notu, ailenin notudur bir bakıma.. Senin .(şu).. derslerde ne kadar başarılı olduğunu farkındayım ve gurur duyuyorum seninle. Fakat, kötü olan ..(şu)… dersini düzelteceğine söz verirsen, alacağım.” diyebilir.
    Hem artık puanlar önemli, belgeler değil, endişelenme…
    Hem ileride üniversite sınavına gireceksin. Annen de 3-5 puanlıktan netbook alır, korkma. Annene bu yazıyı okuttur canım. Esenlikle kal, umutla kal…

BİR YORUM YAZ

sağlık