tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir

Sağlık

      • Şifalı Bitkiler
      • Cilt bakımı
      • Erkek Sağlığı
      • Ağız Sağlığı
      • Çocuk Sağlığı
      • Estetik
      • Göz Sağlığı
      • Hastalıklar
      • Kadın Sağlığı
      • Kalp Sağlığı
      • Kulak, Burun Boğaz
      • Lazer Epilasyon
      • Proteinler
      • Ruh Sağlığı
      • Sağlık Haberleri
      • Beslenme
      • Vitaminler
    Bulunduğunuz Sayfa: Sağlık / Sağlık Sözlüğü-K / Kortizonlar – Kortikosteroitler

    Kortizonlar – Kortikosteroitler

    Ekleyen• admin• 12 Nisan 2009

    Kortikosteroit hormonlar ve yapay türevleri günümüzde birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Bu steroit grubu hormonlar çok değerli ilaçlar olmakla birlikte çeşitli yan etkileri nedeniyle çok dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır.

    Hormonlar vücuttaki özelleşmiş sal­gı bezlerinden üretilen ve çeşitli organ ya da sistemlerin işlevlerini etkileyen organik maddelerdir. Tedavi amacıyla uzun süredir kullanılan hormonlar bazı hastalıklarda çok yararlı olmaktadır. Ör­neğin pankreasın yetersiz instilin salgı­laması sonucu ortaya çıkan şeker hasta­lığında hastalar insülinle tedavi edilir. Tiroit hormonunun yetersiz salgılanma­sına bağlı hipotiroidizm olguları tiroit hormonları verilerek denetim altına alı­nır. Hormon tedavisi vücutta bir hormo­nun salgılanmasını baskılamak amacıyla da kullanılır. Örneğin, gebeliği önleyici ilaçlarda Östrojen vardır. Bu hormon gonadotropinin hipofizden salgılanmasını engeller. Böylece östrojen eksikliği ne­deniyle yumurtlama gerçekleşemez. Böbreküstü bezi kabuğundan salgılanan steroit yapıdaki hormonlar ile bunların daha etkili olan yapay türevleri birçok hastalığın tedavisinde kullanılır.

    BÖBREKÜSTÜ BEZİ HORMONLARI

    Günümüzde böbreküstü bezi kabuğun­dan elde edilen hormonların sayısı otu­za yakındır. Ama bunlardan ancak bir­kaçının metabolizmada etkin olduğu an­laşılmıştır. Steroit hormonlar üç gruba ayrılabilir: Glükokortikoitler, mineralo-kortikoitler, androjen ve östrojenler. Te­davi edici özellikleri bakımından en önemli steroit grubu olan glükokortiko­itler karbonhidrat metabolizmasını etki­ler. Kortizon ve hidrokortizori olarak da bilinen kortizol bunlar arasındadır. Ama kortizon bazen genel bir ad olarak korti­zol ve türevlerini kapsayacak biçimde kullanılmaktadır. Mineralokortikoit gru­buna giren aldosteron, sodyum ve po­tasyum gibi maddelerin metabolizma­sında rol oynar. Androjen ve östrojenler ise eşey bezlerinden (yumurtalık ve er-bezleri) üretilenlerle aynı yapıdadır. Böbrek toplardamarı kanındaki hor­monların incelenmesiyle, böbreküstü bezinden salgılanan glükokortikoitlerin yüzde 90′ının kortizol, yüzde 10′unun da kortikosteron yapısında olduğu gö­rülmüştür.

    KULLANIM ALANLARI

    Kortikosteroitler öncelikle iltihabi has­talıkların tedavisinde kullanılır. Yararlı oldukları hastalıkların listesi oldukça uzundur. Bunların başlıcalan arasında romatoit artrit, sistemik kızartılı lupus, osteoartrit (kemik ve eklemin birlikte il­tihaplanması) nefrotik sendrom, kronik ülserli kolit, alerjik hastalıklar, şok gir­me, bazı lösemi (kan kanseri) ve tümör tipleri sayılabilir. Ama yan etkileri ne­deniyle çoğu zaman tedavide ilk seçe­nek sayılmazlar.

    NASIL ETKİ EDER?

    Kortikosteroitlerin iltihaba karşı etkileri lizozomların zarını sağlamlaştırmalarındandır. Lizozomlar, hücrelerde bulunan ve enzim içeren çok küçük ya­pılardır. Kortikosteroitlerin etkisiyle bu enzimlerin iltihaplı dokudan dışarı çık­ması ve hücrelere zarar vermesi engelle­nir ya da sınırlanır. Kortikosteroitlerin kullanılması sonucu iltihabın sıcaklık ar­tışı, kızarma, ağn ve işlevlerin bozulma­sı gibi belirtileri kısmen ya da bütünüyle ortadan kalkar.

    Kortikosteroitlerin Özbağışıklık siste­mi tepkimelerini ve alerjik tepkimeleri nasıl engellediği tam olarak bilinme­mektedir. Antikor yapımıyla bağlantılı olmayan bu maddeler antijen-antikor tepkimesini, düz kas ve derinin duyarlı hücrelerinden histamin salgılanmasını etkilemezler. Ama gene de bağışıklık sistemiyle ilgili tepkimeler üzerinde en­gelleyici bir etkileri vardır. Bu durum kortikosteroitlerin lizozom zarını sağlamlaştırıcı etkisine bağlı olabilir. Kortikosteroitlerin en önemli etkileri kılcal damarlardaki geçirgenliğin azal­ması, kalp atımlanyla pompalanan kan hacminin artması ve otonom sinir siste­mi kökenli damar hareketlerinin güçlenmesidir.

    DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

    Hemen her ilacın kullanımında geçerli kurallar bu grupta yer alan ilaçlar için de büyük önem taşır. Öncelikle de korti­kosteroitlerin kesin tanı konmadan kul­lanılmaması gerektiği unutulmamalıdır. Bu ilaçlar, bazı hastalıkların nedenlerini ortadan kaldırmadan hastanın yakınma­larını Önemli ölçüde hafifletir. Olumsuz
    etkilerin ortaya çıkmasına karşın, baş­latılan tedaviden vazgeçmek güç olabi­lir. Kortikosteroitlerle istenilen etki el­de edildikten sonra doz yavaş yavaş azaltılmalıdır. İlacm birdenbire kesil­mesi hastalığın alevlenmesine yol aça­bilir.

    Kortikosteroit tedavisinin ilk hafta­sında kan basıncı ve vücut ağırlığı de­netim altında tutulmalıdır. Ayrıca belli aralıklarla bazı testler yapılmalıdır. Bu testler kan sayımı, alyuvar çökme hızı (sedimantasyon), idrarda şeker ve kan­da potasyum düzeyinin ölçülmesidir. Hasta bol protein almalı, ödem varsa sodyumdan kaçınmalı, ama potasyum alımını artırmalıdır. Bütün bunlar korti­kosteroitlerin dikkatli ve titiz bir biçim­de kullanılması gerektiğini açıkça gös­termektedir.

    Kortikosteroitler böbreküstü bezi kabuğunun etkinliğini düzenleyen adrenokortikotrop (ACTH) hormonun sal­gılanmasını baskılar ve azaltır. Miyokart (kalp kası) bozukluğu olan hastalarda kortikosteroitler dikkat­li kullanılmalıdır. Çünkü kortikosteroit­ler dolaşımdaki kan hacmini artırarak kalp yetmezliğine yol açabilir. Korti­kosteroitler böbrek yetmezliğinde de kullanılmamalıdır. Ama bazı böbrek hastalıklarında bu ilaçların özelükle kullanılması gerekebilir.

    Kortikosteroitler hastaların büyük bölümünün genel durumunu iyileştir­mesine karşın, bazı hastalarda uykusuz­luğa ve ruhsal bozukluklara yol açabi­lir. Bu nedenle, ruhsal bozukluklarla il­gili ilk belirtiler ortaya çıktığında korti­kosteroitler kesilmeli ya da önemli öl­çüde azaltılmalıdır.

    KULLANILMAMASI GEREKEN DURUMLAR
    Kortikosteroitlerin kullanılmaması ge­reken durumların başında verem hasta­lığı gelir. Mutlaka kortikosteroit kulla­nılması gerekiyorsa yoğun bir verem tedavisi uygulanmalıdır.
    Kortikosteroitlerin kullanılmaması gereken bir başka hastalık peptik ülser­dir. Çünkü bu durumda kortikosteroit­ler midede kanamaya ya da ülserin alevlenmesine yol açabilir. Kortikoste­roitler organizmanın direncini azaltarak mikropların yayılmasını kolaylaştırdık­larından enfeksiyon hastalıklarında kul­lanılamazlar.

    Kortikosteroitlerin kullanılmaması gereken önemli durumlardan biri de korneada (saydamtabaka) uçuk virüsü­nün (herpes simplex) virüsünün yol aç­tığı bozukluklardır. Bu ilaçlar virüsle­rin çoğalmasını uyarır ve korneanın yaygın biçimde iltihaplanmasına neden olur. Kortikosteroitler bağışıklık siste­miyle ilgili bazı testlerden doğru so­nuçlar alınmasını da engelleyebilir.
    Kortikosteroitlerin kullanımı kesil­diğinde hastada İştah kaybı, huzursuz­luk, halsizlik ve kaşıntı görülebilir. Bu durum, kortikosteroitlerin günde 100 mg kortizona eşdeğer dozda ve en az iki hafta kullanıhnası sonucu hipotala-mus-hipofiz-böbrek-üstü salgı sistemi­nin baskılanmasına bağlı olarak ortaya çıkar.

    Kortikosteroitlerin pek çok yan etkisi vardır:

    • Kan şekerinde yükselme ve idrarla şeker çıkarılması (şeker hastalığına eği­lim).
    • Ödem ve yüksek tansiyonla birlikte vücutta su ve tuz tutulması.
    • Kalsiyum ve azot dengesinin bozulmasıyla “birlikte protein kaybı ve kemik dokusunda kalsiyum kaybı (osleoporoz).
    • Potasyum kaybı ve alkaloz (kanda ve vücut sıvılarında alkali düzeyinin yükselmesi).
    • Kadınlarda kıllanma, akne ve âdet çevriminin bozulması
    • Peptik ülser.
    Enfeksiyonlara karşı direncin azalması.

    Siz de soru ve sorunlarınızı yazın BU SAYFAYI SIK KULLANILANLARA EKLE

    « İdrar Söktürücüler Laksatifler (Bağırsak Yumuşatıcılar) »

    Etiketler: ilaçlar, Kortikosteroitler, Kortizonlar

    13 Responses to “ Kortizonlar – Kortikosteroitler ”

    1. ebru Eki 30th, 2009 at 14:02

      ben ebru adanadan addıson hastasıyım kortızon kullanıyorum ve asırı kılo aldım ne yapmam gerekıyor

    2. murat kılıç Kas 20th, 2009 at 22:24

      sevgili ebru hanım bende behçet hastasıyım ilk başlarda benim tedavım için uzun süreli kortızon kullandım çok aşırı kılo aldım ki ben zayıftım çok iyi oldu şayet kontızon bir yeri yaparken bir yeri yıkıyo malesef ilk başka direk kestim tamamen yüzüme vurdum her yerimden sivilce çıktı sonra tekrar başladım düzeldi ama 15 gün aray ile dozunu azalta azalta kestim şimdi çok iyiyim yani sizde deneyin isterseniz tabi yinede kontrol amaclı doktorunuza danışın umarım sizde şifa bulursunuz…

    3. sıla Ara 24th, 2009 at 12:17

      slm murat cok gecmısolsun kortızon kullanmamama ragmen yan etkılerınınneler olabılecegı hakında araştırma yaptım. fakat sunu merak edıyorum artık sen kortızon kulanmıyormusun yanı kulanmak zorunda oldugun ılacı bırakabıldınmı. oyleyse yerıne kulandıgın ılave ılac varmı

    4. mehmet önvermez Oca 19th, 2010 at 09:42

      merhaba ben mehmet erişkin sitil hasdasıyım (adult still)kortizon haplarından (prednol)kullanıyorum hasdalığımın ömür boyu süreceği için (her hangi bir tedavi şekli yok)devamlı kullanmak zorundayım ilerleyen yıllarda kortizonun zararlarından korunmam için ne yapmalıyım bana bu konuda yardımcı olurmusunuz rica edsem ( mide koruyucu ve yanında kalciyum D kullanıyorum )

    5. güler Nis 23rd, 2010 at 19:35

      slm ben astım hastasıyım bende sürekli kortizon kullanıyorum hem çok kilo aldım hemde kıramplar başladı bazen bırakmayı deniyorum ozanda kötüleşiyorum tekrar başlamak durumunda kalıyorum ne yapacağımı bilmiyorum…………

    6. DURSUN ERİŞ May 8th, 2010 at 15:13

      iyi günler astımım var yılda bir ay kadar astım ilaçları kullanıyorum ki kortizon içeriyor..bu yıl yılda 6 ay kullandım kilo aldırdı şişlik yaptı..bun yanı sıra sedef rahatsızlıgım var ve krem kullanıyorum bununda kortizonlu olduğunu duyuyorum ama emin değilim..dermovate kremin ismi,,kortizonun zararları nelerdir,korunmak için ney yapılmalı,,brakınca vücüttan atılırmı..yapılması gereken işler nelerdir lütfen yardmıcı olnnn..çok önemli

    7. Özlem çorum Haz 17th, 2010 at 12:47

      Benim rahatsızlığım ellerimde sinir sıkışması var. 30 yaşında üç çocuk annesiyim.İşim gereği sürekli bilgisayar kullanıyorum (muhasebeciyim).Hamileliklerimin sonuncusundan sora(üçüncü)geçmedi.Uyuşukluklar çok artmıştı geceleri uykudan uyandırıyordu. Banada doktorum iki bileğimden 15 gün arayla kortizon yaptı.Çok ilaçlar kullandım bu zaman zarfında hiç geçmemişti.Şimdi yaptırdığımın kortizonun bir zararı olur mu?diye öğrenmek istiyorum.Doktorum kilo almak dışında olmaz dedi.Ama çoğu kişi zararlı olduğunu söylüyor.Bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim.Birde bu 15 günlük süre içinde bir burun amaliyatıda geçirmiştim.Ellerimden ve midemdeki gaztiritten başkada Allaha Şükür bir sağlık problemim yok.

    8. bayram kurt Tem 12th, 2010 at 22:41

      yaklaşık 1 senedir bende kortizon kullanmakdayım,bilmiyorum herkez kaç mg kullanıyor en azından belirtilse ii olurdu,3 ay 48 mg kullandım zman içerisinde en azıdan son 3 aydır bunu 10 mg düşürdüm umarım kurtula bilirim,çünki bi hayli zarr içerisindeyim kendi adıma yazmak gerekeirse belki dozdan dolayıdır, ilk 3 hafta içerisinde kaval kemik agrılarım başladı bu zmanada kadr aldıgım kılolar vardı elbet ama kortizondan şüphelenmemişdim taki üfakdan işler yapana kadr kasda yazıflıgı görmeye başladım en azından pazar poşetlerinde bile kaldırmada güçlük çeker oldum,yanı dışı şişirirken içi boşaltıyor.ayrıca karında yarıklar kırmızı kesikler şekilde ve bunlar vucudun çeşitli kesimlerinde dokunulamaz şekilde oluyorlar cünki deri inceliyor o bölgede karnımda 3 tane vardı 1 cm genişliginde ve bi 10 santime kadr büyüdü,yaklaşık 6 aydır kendimi toparlamaya başladım bu çok zor olabilir kimileri için herkezin sosyal hayatı farklı sonuçda spor salonuna yazılmayla başladım işe bu arada yaşım 21…yediklerimi tamamiyle degiştirdim ekmek sıfır günde en aşşagı günde 4 lt su ve bolca protein,ayrıca sebzeve lütfen yağsız yemeye özen gösterin.kimi dr bunları söylemeyle ugraşmaz dkkat et beslnemene der geçer ama birçok dr gittim.benimle aynı dozlarda kulanan varsa ve süre olarak beni bi nemze dinlerlerse ii olur gerçekden de keskin bi bıçak,,eyerki ilk aylarda beslenmeye dikket edilmezse ve tbai bu kulanılan doza baglı kesinlikle aydede suralı oluyorsun ve toplum içindede farkediliyorsun kendimden biliyorum,şeker kullanımına dikkaet edin sivilce yapımına neden olan etkenlerden biriside o hatta %75 diyebilirim bilimsel degil bu tabı deneysel,,en azından yazma ihtiyacı duydum hala sürünüyorum enfeksiyon kapıyorum sürekli zman aşımından dolayı üşüten insanlardan hiç bi farkın olmuyor akcigerlerin aynı,bide kortizonu erken saatlerde almaya bakın 6 dan önce en azından,denemekde fayda var zaten kortizonla bir takım şeyleri kaybediyoruz,belki bunn zmanını uzatabilirsiniz.birazda bilinçlenmeli kendi dr olmalısınız abartmamak koşuluyla.

    9. okan Eki 19th, 2010 at 10:48

      Ben 35 yaşında ve behçet hastasıyım.Ankarada yaşıyorum.Ayaklarımda artrit gelişmesi nedeniyle 60mg/1gün ile kortizon kullanmaya başladım.3 yıldır 8mg/1gün olarak kullanmaya devam ediyorum.Ayaklarım artık şişmiyor ama yüzümde şişlik, kilo artışı, doymama, gözde katarakt başlangıcı gibi yan etkiler oluştu.Herkesten önce grip oluyorum. Bıraktığım an 2 ayda bir akciğer enfeksiyonu geçiriyorum.Orta kulak iltihabı geçiriyorum.Biliyosunuz kortizon bağışıklık sistemi diye bişey bırakmıyor.Kısaca arkadaşlar bence biran önce bırakın vücudunuzu kurtarın bu illetten.Benim bırakmam zor artık…..

    10. yeşim kocaeliler Oca 9th, 2011 at 22:04

      merhaba..bende romotaid artrit hastasıyım…benim de gözüme iltihaplanma yaptı..1.5 senedir aralıklı dozlarla kortikostreroid kullandım…fakat son çare olarak sülük tedavisi yaptım şu anda eskiye nazaran daha iyiyim…romatizma hastalarına öneririmm

    11. mine bayram Mar 17th, 2011 at 22:08

      merhaba…ben romotait artrit hastasıyım 1.5 yıldır kortizon tedavisi görüyorum.kullanmadığım zamanlarda tüm vücudum tutuluyor..yanlız kortizon tedavisi gören diğer arkadaşlara önerim; hayatlarından tuzu çıkarmaları gerekiyor..böylece kilo artışı ve şişmeler olmuyor..dikkatli kullanıldığında bircok hastalığa faydası var ama tabiKi vücudumuzdaki diğer organlara verdiği tahribatın qeri dönüşü yok..
      benim fikrimce bağışıklık sistemimiz zayıfladığı için kendimizi enfeksiyonlardan korumalıyız..tekratlıyorum TUZU haytımızdan çıkartaLım.. Japonlar, intahar etmek için tuz yerLermiş..belirli bir yaştan sonra zaten tuz vücudumuza zararLı..)

    12. isim yok Mar 21st, 2011 at 17:10

      merhaba ben 35 yaşındayım ve ömrümde 3 defa kurdeşen hastalığı geçirdim.2sinde de kortizon ignesi vuruldum ve aşırı kilo aldım.şuanda da yine geçiriyorum ve doıktorum kortizon verdi ama ben vurulmak istemiyorum bitkisel şeyler kullanıyorum kortizonun zaralarını biliyorum işallah vurulamama gerek kalmadan iyileşirim….

    13. Derya Nis 6th, 2011 at 10:33

      Merhabalar.Öncelikle teşhisi ne olursa olsun tüm hastalara acil şifalar diliyorum.Ben bundan bir ay kadar önce kronik egzama nedeniyle bölgesel kortizon iğnesi oldum.Sadece bir tane olan bu iğne egzamalı bölgeye doktor tarafından zerk edildi. 3 senedir delicesine kaşınan ve gittikçe yaygınlaşan bu bölge çok şükür ki tamamen iyileşti.Ancak 3 kilo aldığımı farkettim.Üstelik sıkı da diyet yapıyorum.Bilgisi olanların paylaşmasını rica ediyorum.Sadece bir seferlik enjekte edilen kortizon bu kiloyu yapar mı ve bu kiloyu ne kadar sürede ne şekilde verebilirim.(Daha önce de 18 tane kortizon iğnesi kullanmış 23 kilo almıştım.gittiğim diyetisyen bana kortizon kullanımının üstünden 5 sene geçmeden buna bağlı kilolarımı veremeyeceğimi söylemişti):(((

    Bu yazı için yorum yapın

    Yorum için kullanabileceğiniz XHTML etiketleri: : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

    Çok Okunanlar

    Burun Estetiği Ameliyatı - Dr. İlker Manavbaşı

    Burun Estetiği Ameliyatı – Dr. İlker Manavbaşı

    Estetik ameliyatlar içinde en çok yapılanı burun estetiği ameliyatıdır. Bu yüzden ziyaretçilerimizin... Devamı »

    Sırt Bel Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi

    Sırt Bel Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi

     Sırt ağrısı birçok kişinin ortak problemidir. Araştırmalar sonucun da her beş kişiden birinin sırt... Devamı »

    Koryon Villus Biyopsisi Nedir ve Hangi Durumda Yapılır

    Koryon Villus Biyopsisi Nedir ve Hangi Durumda Yapılır

    Koryon tüyleri adı verilen ince tüyler, plasentada, yani bebeğin eşinde yer alır. Döllenmiş... Devamı »

    Kıl kurdu nedir ve tedavisi nasıl yapılır

    Kıl kurdu nedir ve tedavisi nasıl yapılır

    Kıl kurdu genelliklede çocuklarda görülen bir parazit çeşididir.  Dişisi 10, erkeği 3 milimetre boyundadır,... Devamı »

    En iyi zayıflama yöntemleri

    En iyi zayıflama yöntemleri

    Hemen, hemen herkesin kilo ile ilgili problem mutlaka hayatının bir döneminde yaşanmıştır.  Kilolardan sağlıklı... Devamı »

    Cinsiyet Belirleme ile İlgili Çok Merak Edilenler

    Cinsiyet Belirleme ile İlgili Çok Merak Edilenler

    Dr. Halil İbrahim Tekin ile yapmış olduğumuz röportajda cinsiyet seçimi hakkında merak ettiğiniz... Devamı »

    Boyun ağrısı nedenleri ve tedavisi

    Boyun ağrısı nedenleri ve tedavisi

    Hayatınızın bir döneminde boyun ağrısı çekmeyen insanın sayısı çok azdır. Boyundaki ağrılar, boyun... Devamı »

    ...

    Sağlık Sözlüğü Genel Hormonlar Organ Nakli Sindirim Sistemi Sigara Ortapedi Diş İç Hastalıkları İlk yardım