Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu

Pasif-agresif kişilik bozukluğu olan kişiler, kendileri üstünde otorite kuran kişilere içerlerler. Bu içerlemeyi, aktif bir şekilde onlara karşı koymaktan ziyade, taleplere ustaca direnerek ifade ederler. Gösterdik­leri pasif direnç, gizlenmiş agresif duyguların ifade edilmesidir.

Pasif-agresif kişilik bozuk­luğu, genellikle, yetişkinliğin ilk yıllarında başlar. Bu bozuk­luktan muzdarip kişiler, ister sosyal yaşam ister iş hayatıyla ilgili olsun, yükümlülükleri yerine getirmeyi ya sürüncemede bırakırlar ya da uygun bir şekilde unuturlar. Aynı zamanda, gösterdikleri gayretin kıymetinin bilinmediğine de inanırlar. Bir görevi yaparken, muvaffakiyetsiz olmaları halinde başkalarını suçlamakta gecikmezler.

Bir pasif-agresif kişilik, kişisel ve sosyal ilişkileri engelleye­bilir, profesyonel gelişmeye yavaş yavaş veya sinsice zarar verebilir, ve bireylerin kişisel hedefle­rine ulaşmasını zorlaştırabilirler. Depresyon genel­likle semptomlara eşlik eder ve bunları kötüleştirir. Tedavi, onları değiştirmek gayretiyle, davranışla­rının yıkıcı olduğundan kendilerini haberdar etmeye odaklanır. Psiko­terapi, tahrip edici davranışı yönlendiren baskılanmış saldırganlığı ortaya çıkarmaya ve anlamaya da odaklanabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. kuzey müşavir dedi ki:

    Merhaba ben kuzey 23 yaşındayım. Soru bölüümünü görünce hemen olayı anlatıp tavsiyenizi beklemeye çekiliyorum. Şimdi şöyle başlamak istiyorum kendimi anlatmaya : Ben 10 yaşına kadar kendime güvenli büyüdüm okul hayatımda iyiydi (4.sınıfa kadar) daha sonrasında öğretmen baskısı azda olsa ondan sonra arkadaş çevresi derken kendime olan inanç,cesaret,azamet özelliklerini yitirdim ve şuan çok korkak pasif ve istikrarsız biri olarak gelecek adına hiçbirşey inşa edemiyorum hayatım altüst oldu hiç mutlu değilim ne yapmalıyımda iç alemimi düzeltmeliyim bana bir cvp kısada olsa gönderirseniz çok sevinirim bekliyorum şimdiden teşekkür ederim …

  2. umut dedi ki:

    merhaba.. bende aynen sen gibiyim.23 yaşındayım.batıda küçük bi ilde büyüdüm. ilkokul 1 e okuma yazma bilerek başladım.yıldızlarla doluydu karnem.öğretmenim de çok severdi beni.. bende onu.. 2.sınıfta babamı kaybettim. hayal meyal hatırlıyorum. bazı günler gider tekbaşıma ağlardım.açıkçası aile düzenimde bozuldu.annem sinir krizi geçirirdi hep.bi sene sonra ananem vefat etti,tüm vaktim onla geçerdi.3.sınıfta çok sevdiğim öğretmenim de değişti. ortahalli bir aileyiz.ama öğretmenim biraz paraya,pula,iltifatlara düşkündü.aptal çocuğu olup da zengin aileleri tutardı ve onlar hiç göze batmazdı sınıfta. annem de çalışan memur olduğu için pek dikkatini çekmezdi bu durum,sormazdı da. sınıf ortamım da iyi değildi. derslerdeki başarım da düştü,orta seviyeydi.. .bizlere aptallar derdi.minicik aklınızla benimi kandırıyorsunuz derdi,ödev yapamayınca defter fırlatırdı yüzümüze,okul aidatını veremeyen çocukla dalga geçerdi bugün ne bahanen var diye..diğerlerinin gülmesine-dalga geçmesine ortam yaratırdı..sınıfın ortasında kendi oğlunu tokatlardı düşünün!o dönemde okul ortamı,aile ortamım altüst olduğundan kendime olan güvenim bozuldu.yalanlar söylemeye başladım.kimsenin beni sevmediğini, ben olmasam da olur diye düşündüm.epey zaman geçti aradan.ama hala çekingenim; ya yanlış yaptıysam,ya şikayet alırsam diye. acaba ben mi yapmışım bu işlemi diye.. şimdi bankacıyım. kendime güveniyorum ama özgüvenim hala tam değil.bir yerlerde diyorum ya yine başarısız olursam,ya sınavı geçemediysem diye..hayatta bunlardan önemli çok şey var.ama bu ortamda büyüdüm ben.beynimden silip atamıyorum.ama eskiye göre epey düzeldim.kendimi motive ettim. yanlış olsa nolur,sanki herkes çokmu iyi,olmazsa olmasın diyorum(boşvermişlik olarak değil)daha iyisini yaparsın nasılsa..benim için önemli olan başarılarımı düşüüyorum.kişinin kendiyle barışık olması önemli.kendinle dalga geç,gül,eğlen..ama başkasının yapmasına izin verme.gerektiğinde kendini ödüllendir.gerektiğinde kız.sorunu düşün ama psikolojini bozmasına izin verme.ben bunları kimseye hissettirmeden yaptım.kendini küçük görme,ezme,aşağılama..kimse senden önemli değil..önce SEN! demem o ki kendine güven,kendini geliştirici NLP kitaplar oku,farklı hobiler edin,spor yap veya git..arkadaş çevreni genişlet..inan sosyal olmak tüm sorunları çözüyor.sorunlarla baş etmesini bil..umarım bakış açın azda olsa değişmiştir kardeşim. kendini üzme.kendi değiştirmek için doğacak güneşi bekleme! ve bana da bir haber yazarsan sevinirim faydam olduğuna dair. sağlıklı,huzurlu günler dilerim..

  3. ecem dedi ki:

    12 yaşında bir kızım var babasıyla onbir yıldır ayrıyız benim yanımda kalıyor ama son zamanlarda bende pskolojik sorunlar yaşıyorum çabuk sinirleniyorum sürekli bagırıyorum falan elimde degil sakin olamıyorum kızım çok içine kapanık oldu çok mutsuz görünüyor geçenlerde beni hiç kimse sevmiyor diyerek aglıyordu dün eczanemden sakinleştirici depresan ilacı aldım bu günden itibaren kullanmaya başlıyacam bakalım ne olacak kızıma nasıl davranmalıyım lütfen banada bir cvp yazarmısınız..ona kızmak bagırmak istemiyorum kızdıktan sonra ondan daha çok ben üzülüyorum ama kendimi tutamıyorum işte lütfen bi cvp yazın..tşkr

  4. seda dedi ki:

    boş kalmak herşeye ama herşeye zarar ne yaparsanız yapın asla boş kalmayın zaten allah boş duranı sevmez bütün pisikolojik sorunların ana nedeni boş kalmaktır……………………………….

BİR YORUM YAZ

sağlık