Radyoterapinin Tümöre Etkileri

İyonlaştırıcı ışınım tümör hücrelerinin, özellikle bölünme yeteneklerini engelle­yerek tümüyle ortadan kaldırılmasını amaçlar. Bu etki aynı zamanda, önlene­mez biçimde, normal hücreler üzerinde de görüldüğünden, radyobiyologlar ve radyoterapi uzmanlarının en çok ilgilen­dikleri konu tümörün tümüyle yok olma­sını sağlarken sağlıklı doku ve hücreler­de yalnızca geçici bozukluklara yol aça­bilecek bir ışınlama yapılabilmesidir.

Tümörün ışınıma maruz kalması so­nucu oluşabilecek etkin yanıtın değer­lendirilmesinde iki koşul göz önüne alınmalıdır: Tümörün ışınıma duyarlı ol­ması ve ışınıma maruz kalan bölgedeki tümörün kaynaklandığı organın ve öbür organların görece az etkilenmesi.

İlk koşul tümörün yok edilmesi için gerekli olan doza bakılarak kolaylıkla, yaklaşık olarak belirlenebilir, ikincisi ise özellikle klinik deneylerle ortaya çı­kar.

Genel olarak ışınıma az duyarlı olan tümörler, büyüklükleri de göz önüne alı­nacak olursa, normal dokuların dayana­bileceği en yüksek ışınım dozuna yakın dozlara yanıt verebilir. Bu durum ışınımla “tedavi aralığı”nın oldukça sınırlı olduğunu gösterir.

Tümörün ışınıma duyarlılığı ve iyi­leşmesi arasında kesin bir orantı yoktur. Bazı tümörlerin (genellikle sarkomlar, seminomlar) hızla gerilemesi, bunların yeniden ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Buna karşılık, ışınım duyarlılığı çok fazla olmayan ve epitelden kaynak­lanan ağız mukozası karsinomları gibi bazı tümörler uygun bir ışın tedavisiyle tümüyle iyileşebilir. Burada tümöre ve tümörün geliştiği dokuya ilişkin henüz bilinmeyen etkenler de rol oynayabilir. Ayrıca çeşitli klinik etkenleri de unutma­mak gerekir.

Tedavi edilme olasılığı, ke­sinlikle hastalığın bulunduğu evreyle ilgilidir: Tümör ne kadar ilerlemişse teda­vinin başarısı ve doğru uygulanması o kadar güçleşir.

Bazı tümörlerde ışınıma duyarlılığın düşük olması, ve “tedavi aralığı”nın dar olması nedeniyle yeterince iyi sonuç alınamamasına bağlı olarak, ışın tedavisi­nin ilk gününden başlayarak tümör do­kusunun ışınıma duyarlılığını artırarak ya da sağlıklı dokuların direncini artır­mak yoluyla etkinin en üst düzeye eriş­mesi sağlanır. Sağlıklı dokuların direnci­nin artırılması, ışınım dozunun artırıla­rak gerçek tedavi edici sınıra erişilebilmesini sağlamıştır.

Bu alandaki en önemli gelişmeler, ışı­nımın doz/zaman orantısındaki çeşitlilik­lere bağlı olarak değişen etkilerini ayrın­tılı biçimde ortaya koyan çalışmalardan elde edilmiştir. Toplam ışınım dozunun birkaç (4-8) haftaya yayılması, daha iyi sonuçların elde edilmesini sağlamıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

sağlık