Suda Çözünen Vitaminler

Piridoksin (B6 vitamini) – Vücutta et­kin koenzim biçimi olan piridoksal 5-fosfata dönüştürülen üç tipi vardır. Bu koenzim aminoasit metabolizmasında, dolayısıyla proteinlerin bireşimlenmesinde önemli bir rol oynar. Ayrıca bağı­şıklık sistemini güçlendirdiği, ağrı kesi­ci etkisi olduğu sanılmaktadır.

Başlıca piridoksin kaynakları arasın­da muz, avokado, tavuk eti, patates, ıs­panak ve bezelye sayılabilir. Önerilen günlük doz kadınlarda 1,6 mg, erkekler­de 2 mg’dir. Piridoksin eksikliği kansız­lık, deri bozuklukları, huzursuzluk, özellikle çocuklarda kas kasılmaları, ve çevrel sinir sistemi bozukluklarına yol açar.

vitaminPantotenik asit – Doğada yaygın ola­rak, özellikle maya, karaciğer, böbrek ve yumurtada bulunur. Hayvanlarda ya­pılan deneyler pantotenik asit eksikliği­nin büyüme geriliğine ve deri lezyonlarına yol açabildiğini göstermektedir. Ama insan beslenmesindeki rolü tam olarak bilinmemektedir. Vücutta koen­zim A’ya dönüşerek metabolizma süreç­lerine katıldığı belirlenmiştir.

Folik asit – Nükleik asitlerin bireşimin­de ve alyuvarların oluşumunda belirle­yici bir rolü vardır. İnsanlarda folik asit eksikliği çeşitli kansızlık tiplerine ne­den olur. Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardan metotreksat folik asit eksikli­ğine yol açabilir. İspanak gibi yaprakla­rı yenen sebzelerde, bira mayasında ve karaciğerde bulunur. Ama besinlerin aşırı pişirilmesi sonucu parçalanır. Öne­rilen günlük doz kadınlarda 180 mikrogram, erkeklerde 200 mikrogramdır. Özellikle bazı kansızlık tiplerinin teda­visinde kullanılır.

Siyanokobalamin (B12 vitamini) – Kimyasal yapısı en karmaşık olan vita­mindir. Yalnız bu vitamin molekülünde bir metal iyonu (kobalt) bulunur. Vü­cutta nükleik asit ve proteinlerin yapı­mında birçok aşamaya katıldığından en önemli vitaminler arasında sayılır. Çok küçük miktarlarda da olsa bütün canlılar bu vitamine gereksinim duyar. Te­mel olarak karaciğer, böbrek ve kalpte bulunur. Doğadaki kaynağı yalnız bu vitamini bireşimleyen mikroorganizma­lardır. Önerilen günlük dozu 2 mikro-gramdır.

B12 vitamininin bağırsaklardan emilimi midede üretilen özetken (entrensek faktör) denen madde sayesinde gerçek­leşir. Genellikle özetkenin yetersizliği ya da olmayışından kaynaklanan B12 vi­tamini eksikliği çok tehlikeli bir kansız­lık tipine yol açar. Hastalık yalnızca bu vitaminin kullanılmasıyla tedavi edile­bilir.

İnositol, biyotin ve PABA – İnositol kimyasal olarak şekere benzer yapıda bir maddedir. Yiyeceklerle bol miktarda alınır. Bazı fosfolipitlerin bileşimine girmekte ve büyüme üzerinde etkili ol­maktadır.
Kükürt içeren karmaşık bir organik asit olan biyotin, bağırsak bakterileri ta­rafından üretilir ve besinlerde bulunur. Karbon dioksitin kullanılmasıyla sonuç­lanan metabolizma süreçlerinde görev alır. Eksikliğinin hayvanlarda çeşitli bo­zukluklara yol açtığı yarım yüzyıl kadar önce anlaşıldı. Ama insanlardaki eksik­liğine ilişkin belirtiler bilinmemektedir.
Para-aminobenzoik asit (PABA) Bir­çok mikroorganizmanın gelişmesi ve folik asit üretimi için gerekli bir madde­dir. Sülfamitler bazı bakterilerin folik asit bireşimlenmesinde PABA kullanı­mım engelleyerek etkisini gösterir. Omurgalılarda yaşamsal bir önem taşı­madığı sanılmaktadır. Morötesi ışınlar­dan koruyucu etkisi nedeniyle bazı gü­neş yağlarının etkin maddesidir.

Askorbik asit (C vitamini) – C vitami­ni eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan iskorbüt hastalığının çok eskiden beri yeterli taze sebze ve meyve yenmemesi sonucu ortaya çıktığı bilinmekteydi. Ama C vitamini saf olarak ancak 1928’de elde edilebildi ve bundan dört yıl kadar sonra da iskorbüt tedavisinde kullanılabileceği anlaşıldı.

Karbonhidrat benzeri bir madde olan askorbik asit vücutta oksitlenme-indirgenme tepkimelerinde rol alır. B grubu vitaminlerinden farklı olarak C vitamini koenzim değildir.

C vitamininin doku onarımı ve yeni­lenmesinde yeri olduğu, özellikle bağ doku için gerekli kollajen yapımı ve dişler için önem taşıdığı bilinmektedir. Soğukalgınlığında yararı üzerinde du­rulmakla birlikte kanıtlanmış etkisi yoktur. Ayrıca kanseri önleyici ve yaş­lanmayı geciktirici etkileri üzerinde araştırmalar yapılmaktadır. Günlük önerilen doz 60 mg’dir. Sigara içenlerin daha fazla C vitamini alması gerekir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
sağlık