Felç olma, İnme

Organik veya fonksiyonel bir nedenle ada­lelerin çalışmamasına, genel olarak felç denir. Halk arasında inme diye isimlendirilen apapleksi bir beyin afeti sonucu mey­dana gelen felcin tıptaki adıdır. Çok kere bedenin bir yarısını tuttuğu için hemipleji adını ... DEVAMI...>>

Kalp Damarının Tıkanması, Miyokard Enfarktüsü

Enfarktüs denince kalp adalesini yani miyokardı besleyen damarın (coroner arter) bir pıhtı ile tıkanması anlaşılır. Akut miyo­kard infarktüsü denen kalp hastalığı git­tikçe sık görülmeye başlanmıştır. Günü­müzde şehirlerde yaşayan stresli, sıkıntılı bir yaşam içindeki nisbeten genç ... DEVAMI...>>

Endoskopi

Vücut içindeki organların optik bir alet ile Günümüzde çok gelişmiş olan endoskopik incelenmesi yöntemine endoskopi denir, aletlerle hem iç organlar gözlenmekte hem de bazı ufak operasyonlar yapılabilmekte­dir. Muayenesi yapılan organlara göre endoskopik aletlere de çeşitli ... DEVAMI...>>

Endometrioz, Kadın Hastalığı

Uterusun yani rahmin iç yüzünü döşeyen endometrium denen zarın, karında nor­malden başka yerlerde bulunarak hasta­lık yapmasına endometrioz denir. Endo­metrium dokusunun yumurtalıklara, göbe­ğe ve karın içinde peritonun değişik yerlerine yerleşmesinin nedenini açıklayacak çeşitli teoriler varsa da ... DEVAMI...>>

Kalbin İç Zarının İltihabı,Endokardit

Kalbin iç tabakası olan endokardın, daha doğrusu kalp kapakçıklarının iltihabına endokardit denir. Çeşitli mikroorganizma­lar, streptokokus viridans, stafilokokus aureus, pnömokok, menengokok, gonokok ve bazı funguslar kalp kapakçılarına yer­leşerek bu hastalığa sebep olurlar. Endokardit sağlam kimselerde görüldüğü ... DEVAMI...>>

Ekzoftalmi-Patlak Göz Hastalığı

Orbita adını verdiğimiz göz çukuru kafa­tası iskeletinde kemikten yapılmış konik bir boşluk şeklindedir ve içinde yağ doku­su ile çevrili damarlar, sinirler ve göz kü­resi bulunur. Gözün ileri doğru çıkmış gibi göründüğü yalancı ekzoftalmi miyop göz­ler ... DEVAMI...>>

Eklem Hastalıkları

Eklemlerde duyulan ağrılar çeşitli hasta­lıkların belirtisi olacağından bunları sade­ce romatizma şeklinde yorumlamak doğru değildir. Eklem deyince buradaki kemikle­rin yüzeylerini örten kıkırdak dckusu, ek­lem boşluğunu çevreleyen zar kapsülü (sincvial zar), bağlar (ligament) ve burala­ra yapışan adaleler ... DEVAMI...>>

Egzama

Egzama deri hastalıklarının hemen yarısı­nı teşkil eden ve çok değişik şekiller gös­teren bir deri hastalığıdır. Genellikle deri bozukluğuna elverişli bir ortamda, içten veya dışarıdan alerjik bir etkenme ve iltihapla başlar. Kırmızı bir zeminde ufak su ... DEVAMI...>>

Düşük Yapmak

28. haftadan önce gebeliğin son bulmasına düşük, tıp dilinde abortus denir. Gebe bir kadında önce hafif olan ağrı daha sonra şiddetlenir ve gebelik son bulabilir. Düşüklerin nedenleri arasında yumurta ve fetüs bozukluklarını, yapı bozukluklarını,annenin hastalandığında ... DEVAMI...>>

Doğuştan Metabolizma Hastalıkları

Bir canlı, hayatının başlangıcından sonuna kadar devam eden ve canlı oluşunun ge­reği sayılan bir gelişme ve büyüme süre­ci içindedir. Bu gelişme çevre ile yaptığı sürekli etkileşim içinde yer alan enerji ve gıda alışverişi sayesinde olmaktadır. ... DEVAMI...>>

Doğum ve Doğum Sancısı

Kadının uterus adını alan cinsiyet organı içinde büyüyen çocuğun günü geldiğinde uterus adalesinin çalışmaya başlamasıyla doğum kanalından dışarıya atılmasına nor­mal doğum denir. Rahim içindeyken 12. haftaya kadar embriyo, daha sonra fetüs adını alan çocuğun 28. ... DEVAMI...>>

Diş Bakımı

Ağız temiz­liği ve diş bakımı küçük yaşta edinilecek alışkanlıkla kolay çözülebilecek bir sağlık sorunudur. Dişlerin çürümesine yol açacak şekerli yi­yeceklerden kaçınmak, mevcut bakterile­rin cinsini ve sayısını azaltmak için bunların üreyebileceği girinti ve çıkıntıları te­miz tutmak, ağız ... DEVAMI...>>

Bel Fıtığı

Bel Fıtığı -Disk Kayması: Omurlar arasında, omurgaya esneklik sağ­lamak için bulunan disklerin yerinden oy­namasına disk kayması denir. Diskler ortalarında nukleus pulposus de­nen yumuşak süngerimsi bir kısım ile onu çevreleyen halka şeklindeki sert bir bağ dokusundan (annulus ... DEVAMI...>>

Dil ve Hastalıkları, Dil Yarası

Boğazın tabanına bağlı olarak hareket edebilen, adeleden oiuşmuş bir organdır. En önemli görevleri, çiğnemeye yardımcı olmak, besini yutmak, tad almak ve konuş­ma fonksiyonunu sağlamaktır. Tad alma kabarcıkları, dilin her iki yanın­da bulunur. Bunlara papilla da ... DEVAMI...>>

Damar Sertliği

Damar sertliği diye bilinen artericskleroz bir damar bozukluğu hastalığıdır. Büyük veya orta kalınlıktaki atardamarların bu bozukluk sonucu tıkanmasından dolayı hastalığa arteriyosklerosis obliterans adı da verilir. Sağlıklı bir kan damarı elastik dokudan ve adaleden yapılmış bir ... DEVAMI...>>

Damak ve Bozuklukları

Ağzın tavanı olan damak üst çene kemiklerinin uzantılarının arkada birleşmesi ile meydana gelmiştir. Önde sert damak (Palatum durum) dediğimiz kısım kemikten, arkadaki yumuşak damak (Palatum mclle) ise kaslardan meydana gelir ve küçük dil (uvulo) denilen ... DEVAMI...>>

Çiçek Hastalığı

Çiçek hastalığı (small pox) (variola) deride çukurlaşmış yara izleri bırakarak iyileşen, bulaşıcı, infeksiyöz bir hastalıktır. Etkeni olan çiçek virüsünün iki tipi vardır. Variola majör ve variola minör adı verilen bu iki tip hastalık birbirine çok ... DEVAMI...>>

Cıva ve Cıva Zehirlenmesi

Cıva, Latincedeki adı ile Hydrargyrum (Hg) sıvı şeklinde bulunan ancak —40° de katılaşan bir metaldir. Devamını Oku DEVAMI...>>

Boğulma ve Soluksuz Kalma-Asfiksi

Boğulma veya Soluksuz Kalma-Asfiksi Solunum ve kalp hareketlerinin durmasıyla ortaya çıkan duruma asfiksi denir. En sık rastlanan asfiksi nedeni suda boğulmadır. İnsanın akciğerleri ancak havada gaz şeklinde bulunan oksijeni alacak şekilde yapılmış olduğundan suda boğulur. Çünkü ... DEVAMI...>>

Aseton

Aseton Aseton kanda ye idrarda az miktarda bulunan, renksiz ve uçucu bir sıvıdır. Kandaki aseton artışları şeker hastaları için tehlikelidir, bu yüzden, kandaki aseton oranını ölçmek için yapılan tahliller, şeker tahlilleri gibi düzenli bir biçimde uygulanmalıdır. DEVAMI...>>

Asetilkolin

Asetilkolin Asetilkolin bedenimizde parasempatik sinir sisteminde görev alan başlıca ileti maddelerinden biridir. Kolinerjik denilen sinir uçlarından salgılanan asetilkolin, dokularda vs organlarda gereken uyarıyı yaptıktan sonra kolinesteraz denen bir fermentle yok edilir ve böylece etkisini kaybeder. Asetilkolinin organizmada ... DEVAMI...>>

Artroz Hastalığı

Artroz eklem kemiklerinin yapısında dejenerasyon ile seyreden genellikle iltihaplı olmayan kronik hastalıklara osteoarthritis veya artroz denir. Hastalık her eklemde meydana gelebilirse de daha çok diz, kalça ve el parmakları eklemlerinde ve bel kemiğinde görülebilir. Eklemlerde şekil ... DEVAMI...>>

Apse-Bölgesel İltihaplanma

Bölgesel İltihaplanma-Apse Dokuların harap olması sonucu beliren, iltihaplanmış bir bölgenin çevrelediği, cerahatli boşluğa apse denir. Apse vücudun herhangi bir yerinde stafilokok veya strep-tekok cinsi bakterilerin o bölgeye etkin olarak yaptıkları bölgesel bir iltihaplanma sonucu meydana gelir. ... DEVAMI...>>

Kayıtsızlık Hali-Duyarsızlık,Apati

Scrrolde insanlarda bir ilgi ve duygu uyandıran durumlara karşı beliren kayıtsızlık haline apati denir. Apati birçok psikiyatrik hastalıkların ortak belirtisidir. He-heftreniklerde bu halin nedeni iç dünyaya kapanmış olmalarıdır. Şizofrenlerde ise duygu körlenmesi önemli bir apati ... DEVAMI...>>

Apandisit

İnce barsakların kalın barsağa açıldığı çekum bölgesinde kalın barsağın bir uzantısı olan apandisin iltihaplanmasına apandisit adı verilir. En çok çocuklarda ve gençlerde görülürse de her yaşta, hatta yaşlılarda bile meydana gelebilir. Hastalık, karında, göbek ve ... DEVAMI...>>

Aortun Daralması-Aort Koarktasyonu

Aort Koarktasyonu-Aortun Damarının Daralması Kalpten çıkan büyük atardamarın yani aortun çıkış kanalının embriyolojik gelişim esnasında daralmaşıyla ortaya çıkan duruma aort koarktasyonu denir. Kolda ölçülen kan basıncının yüksek, a-yaklarda ölçülenin ise düşük bulunması şeklinde bir belirti vardır. ... DEVAMI...>>

Aortun Genişlemesi-Aort anevrizması

Aortun Genişlemesi-Aort anevrizması Anevrizma kan damarlarının kese yapacak şekilde genişlemesi demektir. Kalpten çıkan ve aort adı verilen atardamarın herhangi bir bölümünde en çok damar sertleşmesi yani arterioskleroz ve frengi sebebi ile görülür. Elastik liflerde bozukluk sonucu ... DEVAMI...>>

Aort ve Hastalıkları

Kalbin Ana Damarı-Aort ve Hastalıkları Vücudun en büyük atardamarıdır. Kalbin sol karıncığından çıkar. Sırasıyla, çıkan aort, aort kavisi, göğüs aortu, karın aortu adlarını alarak ilerler ve 4. bel omuru hizasında ikiye ayrılır. Doğuştan veya scnrcdan, göğüs ... DEVAMI...>>

Anüs, makat

Anüs Barsağın en son kısmı olan rektumun bittiği ve dışkının dışarı atıldığı deliğe anüs denir. Abdest sırasında defekasyonun kontrolünü sağlamak üzere halka şeklinde kastan oluşmuştur. Anal sfinkter denen bu adalelerin yetersizliği dışkının irade ile tutulamaması yani ... DEVAMI...>>

Spazm Çözücü İlaçlar-Antispazmodikler

Spazm Çözücü İlaçlar Antispazmodikler Bazı hastalıklarda düz adalelerin kasılmasına yani spazmına bağlı olarak ya devamlı veya arcda bir bıçak saplanır gibi, kclik tarzında ağrılar meydana gelir. Sinir sisteminin parasempatik dediğimiz bölümünün ileti aracı yani mediatörü olan o~stilkclin ... DEVAMI...>>

Mikrop Öldürücüler-Antiseptikler

Mikrop Öldürücüler Antiseptikler Hastanelerde, cerrahi servislerinde araçların mikropsuz veya tıptaki deyimiyle steril hale getirilmesi, operasyon alanının ve ellerin temizlenmesi, yaralardaki mikropların öldürülmesi yani dezenfeksiyon için kullanılan maddelere antiseptik denir. Tesir tarzları hücre protoplazmosının protein yapısını bozmak, pıhtılaştırmak ... DEVAMI...>>

Bedenin Savunma Savaşı-Antikor-Antijen

Bedenin Savunma Savaşı-Antikor-Antijen Vücudumuza giren yabancı maddeleri (bakteriler, virüsler, allerjenler) yok etmek üzere doğuştan var olan veya daha sonra meydana gelen bağışıklık maddelerine,karşı cisim anlamına antikor denir. Antikorlar kanda globulin denilen proteinlerce oluşturulur. Bu globulinlere immunglobulin ... DEVAMI...>>

Pıhtılaşmayı önleyen İlaçlar-Antikoagulan İlaçlar

Antikoagulan İlaçlar Kanın pıhtılaşması dediğimiz ve ilk bakışta çok basit gibi görünen olay aslında birçok faktörlerin etkisinde oluşur. Yaşamamız için hayati önemi olan kanın damar içinde pıhtılaşmadan akması, damarın örselenmesi ve kesilmesi halinde ise pıhtılaşarak kanamayı ... DEVAMI...>>

Alerjiye Karşı Olan ilaçlar-Antihistaminikler

Antihistaminikler Vücudumuz dokularında yaygın olarak bulunan ve özellikle bazofil veya mast celi denen hücrelerde histamin adı verilen bir madde vardır. Histaminin normal fizyolojik fonksiyonu henüz tam aydınlatılmamıştır. Ancak çeşitli kimyasal maddeler, travmalar. histaminin hücre dışına çıkmasına ... DEVAMI...>>

Solucan ve Kurt İlaçları-Antihelmintikler

Antihelmintikler İnsan barsağında yaşayan çeşitli parazitleri; yuvarlak kurtları, kancalı kurtları, so^ lucanları, şeritleri yani helmintleri yok etmek için kullanılan ilaçlara antihelmintikler denir. Helmintlerin yaptığı enfeksiyonlara karşı kullanılan ilaçların çoğu zehirli ve belirli parazitler için özel olduğundan ... DEVAMI...>>

Bulantı ve kusmaya karşı kullanılan ilaçlar-Antiemetikler

Antiemetikler Bulantı ve kusmaya karşı kullanılan ilaçlara antiemetik adı verilir. Mide ve barsak içeriğinin refleks şeklinde boşalması diye tarif edilen kusma, çeşitli nedenlerden meydana gelir. Mide-barsak bozukluğu, zehirlenmeler, gebelik ve bazı kalp hastalıklarına bağlı olarak kusmalar ... DEVAMI...>>

Şekersiz Diyabetin İlacı-Antidiüretik Hormon

Antidiüretik Hormon Hipofiz arka Icbundan salgılanan iki hormondan biri olan antidiüretik hormon (ADH) böbreklerde süzülen kanın idrar şekline dönmesinde rol oynamaktadır. Bu hormon damarları büzücü yani vasokonstriktör etkisi nedeniyle vasopressin adını da almaktadır. Antidiüretik hormon eksikliğinde, ... DEVAMI...>>

Psikolojik Etkili İlaçlar,Bulantıyı Kesen İlaçlar,Antidepresanlar

Antidepresanlar Sinir sistemini uyaran veya bir hastalık şeklinde meydano gelen ruhsal çöküntüyü, bunaltıyı yani depresyonu ortadan kaldıran ilaçlara genel olarak antidepresan adı verilir. Sinir sistemindeki iletim maddelerinden o-lan adrenalinin dokularda oluşmasında ve parçalanmasında rol oynayan bazı ... DEVAMI...>>

Antibiotikler

Antibiotikler Bazr mantarların canlılıklarını sürdürmek için salgıladıkları ve çevrelerindeki başka mikroorganizmaların yaşamasını engelleyen maddelere genel olarak antibiotik denir. Alexander Fleming tarafından 1928'de Pe-nicillium notatum adındaki bir peynir küfünden elde edilen ve Penisilin adı verilerek üretilen ilk antibiotikten ... DEVAMI...>>

Mide Asidini Azaltan İlaçlar - Antiasitler

Antiasitler Midede sindirim fonksiyonu için gerekli olan asit klorhidrik normalden fazla salgılandığında hiperasidite söz konusudur. Ülser veya gastrit gibi hastalıklarda mide sekresyonunun ve asidinin fazlalaşması şikâyetlerin artmasına neden olmaktadır. Mide asidini bağlayarak onu azaltan ... DEVAMI...>>

Beyin Röntgeni - Ansefalografi

Beynin ve boşluklarının görünür hale getirilmesine yani beynin röntgeninin çskil-mesine ansefalografi denir. Bu amaçla belkemiği iğnesiyle omurilik kanalına bir miktar hava verilir. Anatomik olarak beyin içindeki boşluklar omurilik kanalının bir devamı olduğu için bu yolla ... DEVAMI...>>

Ankilostomiaz-Kancalı Kurt Hastalığı

Bağırsak boşluğunda yaşayan ve oradan dokulara da geçerek hastalıklara neden olan yuvarlak kurtlardan Ankilostoma duo-denale veya Necator Amerieanus'un yol açtığı hastalığa ankilostomiaz adı verilir. Parazit oniki parmak barsağında kan emerek yaşadığı için çok zararlıdır. Kansızlık ... DEVAMI...>>

Anjiografi - Damar Röntgeni

Anjiografi - Damar Röntgeni Damarların içine radyo-opak bir madde enjekte ederek onları röntgen filimlerinde görünür hale getirme yöntemine anjiografi denir. Kontrast maddenin arterlere zerkedilerek resimlerinin alınmasına arteriografi, ven-lere zerkedilerek onların görünür hole getirilmesine de venografi veya flebcgrafi ... DEVAMI...>>

Angina Pectoris - Göğüs Anjini, Kalp Anjini

Angina pectoris kalp adalesinin yani miyo-kard'ın bir bölümünün geçici bir süre için kansız kalmasına bağlı olarak göğüste duyulan bir ağrı nöbetidir. Göğüs anjini (An-gine de poitrine) veya kalp anjini de denilen bu hastalık en çok ... DEVAMI...>>

Anestezi

Anestezi Bilinç kaybı olmaksızın ya da bilinç kaybıyla birlikte ağrı duyumunun ortadan kalkması anlamına gelir. Ağrıya karşı duyarlığın ortadan kaldırılması 3 şekilde sağlanabilir. 1 — Genel anestezi : Bilinç kaybı vardır, bütün vücutta ağrı duyulmaz. 2 ... DEVAMI...>>

Anatomi

Anatomi Vücudun yapısını ve bölümlerinin birbirleriyle ilişkilerini inceleyen bilim dalına anatomi denir. Doktorlar vücudu ve onun bir bölümünün diğer bölümleriyle olan ilişkisini belirtmek isterken anatomik terimler kullanırlar. Tarifler karşımızda ayakta yüzü bize dönük duran bir insana ... DEVAMI...>>

Anamnez - Hastalığın Anlatılması

Anamnez Bir hastalığın hikâyesinin hastanın ağzıyla anlatılmasına tıp dilinde anamnez denir. Doktorlar bir hastalığı teşhis etmek için önce anamnez alırlar yani hastanın o andaki şikâyetini sorarak konuya girer. DEVAMI...>>

Anaflaksi - Ağrı Kesici İlaçlar

Analjezikler - Ağrı Kesici İlaçlar Şikâyetlerin ne zaman başladığı, neler clduğu, nasıl geliştiği, daha önce bir hastalık geçirip geçirmediği, ailesinde bir hastalık olup olmadığı, beden fonksiyonları, alışkanlıkları v.b. hasta ve hastalığı hakkında bilgi edinirler. Bazı hastalar ... DEVAMI...>>

Anabol izanlar

Anabol izanlar Erkeklik hormonuna benzeyen ve protein metabolizmasına olumlu etki yaparak insanı güçlendiren maddelere anoboizan denir. Androjen hormonunun benzeri olarak yapılan bu sentetik steroid maddeler, metabolizmada azot bilançosunu etkileyerek protein ve doku yapımını artırmaktadırlar. Erkek çocukların ... DEVAMI...>>

Amputasyon - Kangrenli Kısımların Kesilmesi

Amputasyon - Kangrenli Kısımların Kesilmesi : El, kol ve bacakların travma sonucu ileri derecede örselenmesi, bazen o organın hastalıklı bölümünün kesilip atılmasını gerektirebilir. Hastalıklı veya tamamen ölmüş organın tamamının veya bir bölümünün kesilmesine amputasyon, kalan kısma ... DEVAMI...>>

Sayfalar: 1 2 Sonraki