Göbek ve Göbek Kordonu

Karnın ortasında derinin daire biçiminde çukurlaştığı bölgeye göbek (umblikus) adı verilir. Doğumdan evvel bebeklerin anne ile olan bağlantılarını sağlayan göbek kor­donu bu noktada çocuk ile bağlıdır ve do­ğumda kesilir. Kordonun bebek tarafında kalan ucu ebe tarafından ... DEVAMI...>>

Gebelik Belirtileri

Gebelik belirtilerinin bir bölümü, kadının kendisinin de anlayabileceği değişiklikler­dir. Bir bölümü ise ancak doktorun mua­yenesi sonucu anlaşılır. Gebeliğin başlan­gıcında bu işaretler başka durumlarla da karıştırılabilir, ama daha sonraları kuşku ortadan kalkar. Devamını Oku DEVAMI...>>

Fetüs veya Embriyo (Cenin)

Anne rahmi içinde geîişip büyüyen çocu­ğa doğumdan önce fetüs veya eski deyi­miyle cenin adı vefiiir. Çocuğun dünyaya gelmesi sırasında birçok devreler vardır. Önce dışı yumurta hücresi olan ovum, er­kek yumurta hücresi ile yeni bir yavru ... DEVAMI...>>

Kan Basıncsnın Yükselmesine Neden Oian Bir Hastalık,Feokromositom

Feokromositom böbreküstü bezinin dışında yer alan ve tansiyon yükselmesi yapan bir tümördür. Tümör de­vamlı olarak adrenalin salgıladığından kan basıncı yüksek bulunur. Tansiyon yüksek­liği bazı hastalarda krizler şeklinde görü­lür ve bazı ilaçların alınma­sından sonra başlayabilir. Baş ... DEVAMI...>>

Yumurtalık Yolları, Tubalar,Fallop Boruları

Fallop tüpleri, kısaca tubalar (tuba uterina), sağ ve solda, rahmin üst yan köşe­lerinden başlaycn ve yumurtalıklara ka­dar uzanan iki borudur. Yumurtalıkların yaptığı yumurta, bu tuba­lar vasıtasıyla alınır ve yine bu boruların içersinde sperm ile döllenir. ... DEVAMI...>>

Emzirme

Bebek için en iyi gıda anne sütüdür.Doğumdan sonraki lohusalık dönemi bo­yunca süt yapımı gittikçe artar ve 15 gün­de maksimal bir seviyeye, ortalama günde 800-1800 mit.'ye ulaşır. Emzirme bırakılır­sa memede gelişim zayıflar ve süt salgısı yavaş ... DEVAMI...>>

Embriyon

Farklılaşan hücre taba­kaları içte endodermi, dışta ektodermi mey­dana getirir. Bu ikisinin arasında mezo­derm yani orta tabaka vardır. İlerde ekto­derm tabakasından sinir sistemi ve deri, endodermden akciğerler, kalp, idrar ke­sesi ve barsaklar, mezodermden ise iske­let, kaslar ... DEVAMI...>>

Egzama

Egzama deri hastalıklarının hemen yarısı­nı teşkil eden ve çok değişik şekiller gös­teren bir deri hastalığıdır. Genellikle deri bozukluğuna elverişli bir ortamda, içten veya dışarıdan alerjik bir etkenme ve iltihapla başlar. Kırmızı bir zeminde ufak su ... DEVAMI...>>

Düşük Yapmak

28. haftadan önce gebeliğin son bulmasına düşük, tıp dilinde abortus denir. Gebe bir kadında önce hafif olan ağrı daha sonra şiddetlenir ve gebelik son bulabilir. Düşüklerin nedenleri arasında yumurta ve fetüs bozukluklarını, yapı bozukluklarını,annenin hastalandığında ... DEVAMI...>>

Dudak, Dudak Hastalıkları

Ağız boşluğunu dışarıdan kapayan dudak­lar adaleden oluşmuş ve ağız mukozası ile örtülmüştür. Dil ile beraber konuşma fonk­siyonunda görev alan dudaklar normalde kapalı durur. Dıştan gelen tez, toprak, si­nek v.b. yabancı cisimlerin ağızdan içe­riye girmesini dudaklar ... DEVAMI...>>

Döllenme, İki Hücrenin Birleşmesi

İlk otuz saat içinde haploid kromozomlu hücre çekirdekleri birleşerek diploid yumurtayı yani zigotu meydana ge­tirir. Hem annenin hem de babanın kro­mozomlarının birleşmesiyle tek bir hüore haline gelen zigot daha sonra normal mitoz bölünmelere başlar. Yumurta ... DEVAMI...>>

Doğuştan Metabolizma Hastalıkları

Bir canlı, hayatının başlangıcından sonuna kadar devam eden ve canlı oluşunun ge­reği sayılan bir gelişme ve büyüme süre­ci içindedir. Bu gelişme çevre ile yaptığı sürekli etkileşim içinde yer alan enerji ve gıda alışverişi sayesinde olmaktadır. ... DEVAMI...>>

Doğuştan Frengi-Kalıtsal Frengi

Frengi hastalığının anne karnında iken ço­cuğa plasentadan geçebildiği görülebil­mektedir. Duruma göre bazen fetüs düşer veya ölü olarak doğabilir. Bu sebeple dü­şük veya ölü doğum yapan anneler frengi hastalığı yönünden araştırılırlar. Frengili her annenin çocuğunun mutlaka ... DEVAMI...>>

Doğumun Çocukta Meydana Getirdiği Arızalar-Doğum Travmaları

Doğum Olayının Çocukta Meydana Getirdiği Arızalar-Doğum Travmaları: Doğum travmalarında çocuğun beyin zarlarında yırtılmalar,kalıcı hastalıklar,felçler, hidrosefali, geri zekâlılık, görme ve konuşma bozuklukları v.b.meydana gelebilir.Bütün bu travmalardan kaçınmalıdır. Do­ğum doktorunun rolü ve mesuliyeti büyük­tür. Devamını Oku DEVAMI...>>

Doğum Kontrolü

İstedikleri zaman ve istedikleri çocuğA sahip olabilmeleri için istenmeyen gebelikleri önlemeye doğum kontrolü veya aile planlaması denir.Doğum kontrolünü sağlamak amacıyla rahime yerleştirilen engelleyiciler arasında bakır veya gümüş tel ile sarılmış olanları vardır. Uygun vakalarda doktorlar ... DEVAMI...>>

Diş Hastalıkları

Diş çürümesinin ve diş hastalıklarının oluşmasında ağızda bulunan yemek artıklarının, tükürüğün hep birlikte diş üzerinde oluşturduğu ta­bakanın (plak) rolü büyüktür. Fazla çiğ­nemeye gerek bırakmayan yumuşak ve karbonhidratlı yiyecekler diş aralarında kalarak bakterilerin çoğalmasına yol açar­lar. ... DEVAMI...>>

Diş Bakımı

Ağız temiz­liği ve diş bakımı küçük yaşta edinilecek alışkanlıkla kolay çözülebilecek bir sağlık sorunudur. Dişlerin çürümesine yol açacak şekerli yi­yeceklerden kaçınmak, mevcut bakterile­rin cinsini ve sayısını azaltmak için bunların üreyebileceği girinti ve çıkıntıları te­miz tutmak, ağız ... DEVAMI...>>

Diş

Ağızda bulunan dişlerin görevi besinleri koparmak ve öğütmektir. Gelişmiş bir insanda 32 diş bulunur. Dişin görevlerine ve biçimlerine göre değişik adlar verilmiştir. Önde kesici dişler (incisi-vus) (1,2), onların yanında köpek dişi (caninus) (3), yanlara doğru ... DEVAMI...>>

Dil ve Hastalıkları, Dil Yarası

Boğazın tabanına bağlı olarak hareket edebilen, adeleden oiuşmuş bir organdır. En önemli görevleri, çiğnemeye yardımcı olmak, besini yutmak, tad almak ve konuş­ma fonksiyonunu sağlamaktır. Tad alma kabarcıkları, dilin her iki yanın­da bulunur. Bunlara papilla da ... DEVAMI...>>

Demir

Demir vücudumuzdaki kanın rengini veren hemoglobinde ve ayrıca kimyasal oksidasyon olaylarında rol alan bazı fermentlerde (sitokron fermentleri) bulunan bir elementtir. Demirin büyük bir kısmı hemoglobinde (% 70), ufak bir kısmı adalelerdeki miyoglobinde (% 3) bağlı ... DEVAMI...>>

Damak ve Bozuklukları

Ağzın tavanı olan damak üst çene kemiklerinin uzantılarının arkada birleşmesi ile meydana gelmiştir. Önde sert damak (Palatum durum) dediğimiz kısım kemikten, arkadaki yumuşak damak (Palatum mclle) ise kaslardan meydana gelir ve küçük dil (uvulo) denilen ... DEVAMI...>>

D Vitamini

D vitamini, bedenimizdeki provitamin denen bazı maddelerden (ergosterol) güneş ışınları etkisiyle oluşan bir vitamindir. Deride meydana gelir ve karaciğerde depolanır. Yağda eriyen bir vitamin olarak ayrıca balıkycğında, süt ve sütten yapılcn besinlerde bulunur. Devamını ... DEVAMI...>>

Çoğul Gebelik

Canlı varlıkların bir defada yani bir defada doğurdukları yavru sayısı evrim basamağındaki yerlerine göre ters orantılı olarak azalmakta, aşağı basamaktaki türler çok sayıda yavru yapmakta, insan ise genellikle tek yavru doğurmakta yani unipar sayılmaktadır. Birden ... DEVAMI...>>

Çocuk Bakımı

Çocuk Bakımı Yeni doğan bir bebeğin aileye ne tür sorumluluklar getireceği bilinmez. Anne ve baba altından kalkamayacakları bir sorunla karşı karşıya kaldıklarını düşünürler. Bu yanlış bir düşüncedir.Evvelce çocuk bakımı konusunda kesin reçeteler vermeye alışık olan çocuk ... DEVAMI...>>

Coombs Testi-RH Antikorunun Aranması

Gebe kadınların ve çocukların Rh uyuşmazlığı bakımından kontrolü amacıyla kanda yapılan bir laboratuvar muayenesine Coombs testi adı verilir. Devamını Oku DEVAMI...>>

Cinsel Eğitim

Cinsel Eğitim Her ne kadar yetişkinlerden farklı şekilde ve anlamda da olsa, çocuk ilk yaşlarda vücudu ve karşı cins hakkında merak duyar. Çocuk, üç - dört yaşlarında kendisi ve nereden geldiği hakkındaki soruları korkmadan ve çekinmeden ... DEVAMI...>>

Cinsel Birleşme-Cinsi Temas

Cinsi Temas, Kopuiasyon, Koitus - Cinsel Birleşme Doğada canlıların çoğalması yumurta hücrelerinin birbirleriyle buluşmalarında ilk adım her iki cinsin yumurta hücrelerinin birbiri ile buluşmalarıdır. Devamını Oku DEVAMI...>>

C Vitamini

C Vitamini C vitamini veya Askorbik asit en çok limon, portakal, domates, marul gibi taze ve yaş sebzelerde bulunan suda eriyen vitaminlerdendir. Pişirme sırasında etkisini kaybeder. Devamını Oku DEVAMI...>>

Boğulma ve Soluksuz Kalma-Asfiksi

Boğulma veya Soluksuz Kalma-Asfiksi Solunum ve kalp hareketlerinin durmasıyla ortaya çıkan duruma asfiksi denir. En sık rastlanan asfiksi nedeni suda boğulmadır. İnsanın akciğerleri ancak havada gaz şeklinde bulunan oksijeni alacak şekilde yapılmış olduğundan suda boğulur. Çünkü ... DEVAMI...>>

Aseton

Aseton Aseton kanda ye idrarda az miktarda bulunan, renksiz ve uçucu bir sıvıdır. Kandaki aseton artışları şeker hastaları için tehlikelidir, bu yüzden, kandaki aseton oranını ölçmek için yapılan tahliller, şeker tahlilleri gibi düzenli bir biçimde uygulanmalıdır. DEVAMI...>>

Asetilkolin

Asetilkolin Asetilkolin bedenimizde parasempatik sinir sisteminde görev alan başlıca ileti maddelerinden biridir. Kolinerjik denilen sinir uçlarından salgılanan asetilkolin, dokularda vs organlarda gereken uyarıyı yaptıktan sonra kolinesteraz denen bir fermentle yok edilir ve böylece etkisini kaybeder. Asetilkolinin organizmada ... DEVAMI...>>

Artroz Hastalığı

Artroz eklem kemiklerinin yapısında dejenerasyon ile seyreden genellikle iltihaplı olmayan kronik hastalıklara osteoarthritis veya artroz denir. Hastalık her eklemde meydana gelebilirse de daha çok diz, kalça ve el parmakları eklemlerinde ve bel kemiğinde görülebilir. Eklemlerde şekil ... DEVAMI...>>

Apse-Bölgesel İltihaplanma

Bölgesel İltihaplanma-Apse Dokuların harap olması sonucu beliren, iltihaplanmış bir bölgenin çevrelediği, cerahatli boşluğa apse denir. Apse vücudun herhangi bir yerinde stafilokok veya strep-tekok cinsi bakterilerin o bölgeye etkin olarak yaptıkları bölgesel bir iltihaplanma sonucu meydana gelir. ... DEVAMI...>>

Kayıtsızlık Hali-Duyarsızlık,Apati

Scrrolde insanlarda bir ilgi ve duygu uyandıran durumlara karşı beliren kayıtsızlık haline apati denir. Apati birçok psikiyatrik hastalıkların ortak belirtisidir. He-heftreniklerde bu halin nedeni iç dünyaya kapanmış olmalarıdır. Şizofrenlerde ise duygu körlenmesi önemli bir apati ... DEVAMI...>>

Apandisit

İnce barsakların kalın barsağa açıldığı çekum bölgesinde kalın barsağın bir uzantısı olan apandisin iltihaplanmasına apandisit adı verilir. En çok çocuklarda ve gençlerde görülürse de her yaşta, hatta yaşlılarda bile meydana gelebilir. Hastalık, karında, göbek ve ... DEVAMI...>>

Aortun Daralması-Aort Koarktasyonu

Aort Koarktasyonu-Aortun Damarının Daralması Kalpten çıkan büyük atardamarın yani aortun çıkış kanalının embriyolojik gelişim esnasında daralmaşıyla ortaya çıkan duruma aort koarktasyonu denir. Kolda ölçülen kan basıncının yüksek, a-yaklarda ölçülenin ise düşük bulunması şeklinde bir belirti vardır. ... DEVAMI...>>

Aortun Genişlemesi-Aort anevrizması

Aortun Genişlemesi-Aort anevrizması Anevrizma kan damarlarının kese yapacak şekilde genişlemesi demektir. Kalpten çıkan ve aort adı verilen atardamarın herhangi bir bölümünde en çok damar sertleşmesi yani arterioskleroz ve frengi sebebi ile görülür. Elastik liflerde bozukluk sonucu ... DEVAMI...>>

Aort ve Hastalıkları

Kalbin Ana Damarı-Aort ve Hastalıkları Vücudun en büyük atardamarıdır. Kalbin sol karıncığından çıkar. Sırasıyla, çıkan aort, aort kavisi, göğüs aortu, karın aortu adlarını alarak ilerler ve 4. bel omuru hizasında ikiye ayrılır. Doğuştan veya scnrcdan, göğüs ... DEVAMI...>>

Anüs, makat

Anüs Barsağın en son kısmı olan rektumun bittiği ve dışkının dışarı atıldığı deliğe anüs denir. Abdest sırasında defekasyonun kontrolünü sağlamak üzere halka şeklinde kastan oluşmuştur. Anal sfinkter denen bu adalelerin yetersizliği dışkının irade ile tutulamaması yani ... DEVAMI...>>

Spazm Çözücü İlaçlar-Antispazmodikler

Spazm Çözücü İlaçlar Antispazmodikler Bazı hastalıklarda düz adalelerin kasılmasına yani spazmına bağlı olarak ya devamlı veya arcda bir bıçak saplanır gibi, kclik tarzında ağrılar meydana gelir. Sinir sisteminin parasempatik dediğimiz bölümünün ileti aracı yani mediatörü olan o~stilkclin ... DEVAMI...>>

Mikrop Öldürücüler-Antiseptikler

Mikrop Öldürücüler Antiseptikler Hastanelerde, cerrahi servislerinde araçların mikropsuz veya tıptaki deyimiyle steril hale getirilmesi, operasyon alanının ve ellerin temizlenmesi, yaralardaki mikropların öldürülmesi yani dezenfeksiyon için kullanılan maddelere antiseptik denir. Tesir tarzları hücre protoplazmosının protein yapısını bozmak, pıhtılaştırmak ... DEVAMI...>>

Bedenin Savunma Savaşı-Antikor-Antijen

Bedenin Savunma Savaşı-Antikor-Antijen Vücudumuza giren yabancı maddeleri (bakteriler, virüsler, allerjenler) yok etmek üzere doğuştan var olan veya daha sonra meydana gelen bağışıklık maddelerine,karşı cisim anlamına antikor denir. Antikorlar kanda globulin denilen proteinlerce oluşturulur. Bu globulinlere immunglobulin ... DEVAMI...>>

Pıhtılaşmayı önleyen İlaçlar-Antikoagulan İlaçlar

Antikoagulan İlaçlar Kanın pıhtılaşması dediğimiz ve ilk bakışta çok basit gibi görünen olay aslında birçok faktörlerin etkisinde oluşur. Yaşamamız için hayati önemi olan kanın damar içinde pıhtılaşmadan akması, damarın örselenmesi ve kesilmesi halinde ise pıhtılaşarak kanamayı ... DEVAMI...>>

Alerjiye Karşı Olan ilaçlar-Antihistaminikler

Antihistaminikler Vücudumuz dokularında yaygın olarak bulunan ve özellikle bazofil veya mast celi denen hücrelerde histamin adı verilen bir madde vardır. Histaminin normal fizyolojik fonksiyonu henüz tam aydınlatılmamıştır. Ancak çeşitli kimyasal maddeler, travmalar. histaminin hücre dışına çıkmasına ... DEVAMI...>>

Solucan ve Kurt İlaçları-Antihelmintikler

Antihelmintikler İnsan barsağında yaşayan çeşitli parazitleri; yuvarlak kurtları, kancalı kurtları, so^ lucanları, şeritleri yani helmintleri yok etmek için kullanılan ilaçlara antihelmintikler denir. Helmintlerin yaptığı enfeksiyonlara karşı kullanılan ilaçların çoğu zehirli ve belirli parazitler için özel olduğundan ... DEVAMI...>>

Bulantı ve kusmaya karşı kullanılan ilaçlar-Antiemetikler

Antiemetikler Bulantı ve kusmaya karşı kullanılan ilaçlara antiemetik adı verilir. Mide ve barsak içeriğinin refleks şeklinde boşalması diye tarif edilen kusma, çeşitli nedenlerden meydana gelir. Mide-barsak bozukluğu, zehirlenmeler, gebelik ve bazı kalp hastalıklarına bağlı olarak kusmalar ... DEVAMI...>>

Şekersiz Diyabetin İlacı-Antidiüretik Hormon

Antidiüretik Hormon Hipofiz arka Icbundan salgılanan iki hormondan biri olan antidiüretik hormon (ADH) böbreklerde süzülen kanın idrar şekline dönmesinde rol oynamaktadır. Bu hormon damarları büzücü yani vasokonstriktör etkisi nedeniyle vasopressin adını da almaktadır. Antidiüretik hormon eksikliğinde, ... DEVAMI...>>

Psikolojik Etkili İlaçlar,Bulantıyı Kesen İlaçlar,Antidepresanlar

Antidepresanlar Sinir sistemini uyaran veya bir hastalık şeklinde meydano gelen ruhsal çöküntüyü, bunaltıyı yani depresyonu ortadan kaldıran ilaçlara genel olarak antidepresan adı verilir. Sinir sistemindeki iletim maddelerinden o-lan adrenalinin dokularda oluşmasında ve parçalanmasında rol oynayan bazı ... DEVAMI...>>

Antibiotikler

Antibiotikler Bazr mantarların canlılıklarını sürdürmek için salgıladıkları ve çevrelerindeki başka mikroorganizmaların yaşamasını engelleyen maddelere genel olarak antibiotik denir. Alexander Fleming tarafından 1928'de Pe-nicillium notatum adındaki bir peynir küfünden elde edilen ve Penisilin adı verilerek üretilen ilk antibiotikten ... DEVAMI...>>

Mide Asidini Azaltan İlaçlar - Antiasitler

Antiasitler Midede sindirim fonksiyonu için gerekli olan asit klorhidrik normalden fazla salgılandığında hiperasidite söz konusudur. Ülser veya gastrit gibi hastalıklarda mide sekresyonunun ve asidinin fazlalaşması şikâyetlerin artmasına neden olmaktadır. Mide asidini bağlayarak onu azaltan ... DEVAMI...>>

Sayfalar: 1 2 3 Sonraki