<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; bebek</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bebek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bebek Derisinin Temel İşlevleri</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bebek-derisinin-temel-islevleri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bebek-derisinin-temel-islevleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 20:52:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek derisi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=2542</guid>
		<description><![CDATA[Deri ve özellikle yenidoğan derisi, çok duyarlı ve dirençsizdir; Öteki tüm yapılar gibi özel bir bakıma gereksi­nim gösterir. Yenidoğan derisinin birçok önemli işlevi vardır. En önemlisi derinin solunum işlevidir, deri, dış dünyayla oksijen alışverişi sağlar. Aynca vücut deri yoluyla bir miktar su yitirir, terleme bu sıvı yitimini artırır. Suyla birlikte vücut için gerekli olan bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deri ve özellikle yenidoğan derisi, çok duyarlı ve dirençsizdir; Öteki tüm yapılar gibi özel bir bakıma gereksi­nim gösterir. Yenidoğan derisinin birçok önemli işlevi vardır. En önemlisi derinin <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/nefes-darligi-solunum-guclugu/">solunum</a> işlevidir, deri, dış dünyayla oksijen alışverişi sağlar. Aynca vücut deri yoluyla bir miktar su yitirir, terleme bu sıvı yitimini artırır. Suyla birlikte vücut için gerekli olan bazı tuzlar da atılır, ama <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglikli-beslenme-hakkinda-bilgiler/">beslenme</a>yle yerine konur. Buharlaşma vücudun iç sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı olur. Deri çok ya da az miktarda kanla beslendiğinde kızarabilir ya da solabilir.<br />
<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/bebek.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2543" title="bebek" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/bebek-300x300.jpg" alt="" width="300" height="203" /></a><br />
Aynı biçimde çok ya da az sıvı tutarak o anki gereksinimlere göre daha fazla ya da daha az ısı iletimi­ne izin verir. Örneğin, kışın deri daha az kanlandığından daha soluk ve kurudur. Bu durum daha az ısı dağılımı­na izin verir ve ısı vücudun iç dokulan için saklanır. Derinin çok önemli bir başka koruyucu işlevi de vücudun iç organlan ile dış ortam arasında ilişki sağlamasıdır. Deri, bakteri ve virüslere karşı da vücudu korur. Savun­ma, deri yüzeyinde sürekli bulunan mikroorganizmaların hastalık yapıcı dış etkenlere karşı denge oluşturmasıyla gerçekleşir. Bu denge durumu, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/deri/">deri</a> savunması zayıfladığında ya da enfeksiyon ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalıklar</a> ortaya çıktığın­da bozulur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bebek-derisinin-temel-islevleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pişik</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/pisik/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/pisik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 17:11:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=2539</guid>
		<description><![CDATA[Hem bebek, hem de anne için önemli bir rahatsızlık kaynağı olan pişikler, pek çok etkene bağlı olarak görülebilir. Pişiğin, çocuk bezinin kendisinden çok, bezde bulunan idrar ya da dışkıya bağlı olarak geliştiği kabul edilse de, ne­denleri tam anlaşılamamıştır. Hangi id­rar ya da dışkı bileşimlerinin pişiğe yol açabileceğinin saptanması önemlidir. Bu konuda aşağıdaki kuramlar tartışılmak­tadır: • [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hem bebek, hem de anne için önemli bir rahatsızlık kaynağı olan pişikler, pek çok etkene bağlı olarak görülebilir.</strong></p>
<p>Pişiğin, çocuk bezinin kendisinden çok, bezde bulunan idrar ya da dışkıya bağlı olarak geliştiği kabul edilse de, ne­denleri tam anlaşılamamıştır. Hangi id­rar ya da dışkı bileşimlerinin pişiğe yol açabileceğinin saptanması önemlidir. Bu konuda aşağıdaki kuramlar tartışılmak­tadır:</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/pisik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2540" title="pisik" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/pisik-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;">• <strong>Amonyak.</strong></span> Üreyi yıkan Basilus ammoniagenes bakterisinin etkisiyle açığa çıkan amonyak, deride pişik gelişiminin nedeni kabul edilir. Bu kuram 60 yıldır bilinmekte ve geniş ölçüde kabul &#8216;edil­mektedir (eskiden pişiğe amonyak pişiği de denirdi). Gene de bazı araştırmacılar bu kurama karşıdır. Pişiği olan bebekler­de amonyak kokusu duyulur (ama amonyak kokan her bebekte pişik oldu­ğu söylenemez.)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">• <strong>Dışkının pH&#8217;ı.</strong></span> İdrarın alkali yapıda olmasının pişiğe yol açtı­ğı öne sürülmekle birlikte pek doğru­lanmamıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;">•<strong> Bakteri enfeksiyonu.</strong></span> Pişik görülen deri alanında Staphylococcus aureus bakterileri bulunmuştur. Ama bu bakte­rinin pişiğin gerçek nedeni mi olduğu, yoksa ikincil olarak mı geliştiğini sap­tamak güçtür.<br />
<span style="color: #ff0000;">•  <strong>Candida albicans enfeksiyonu.</strong></span> Ol­guların önemli bir bölümünde (yüzde 85) pişik bölgesinde Candida albicans saptanmıştır. Bakterilerde olduğu gibi Candida albicans&#8217;in da gerçek neden mi, yoksa ikincil bir etken mi olduğunu söylemek güçtür.<br />
<span style="color: #ff0000;">•<strong> Nem.</strong></span> Bezin idrar ve dışkıyı emmesi sonucu oluşan nem, tek başına olmasa da önemli pişik etkenlerinden biridir.</p>
<p>Özetle pişiğin nedeni henüz kesin olarak saptanamamıştır. Yukarıda belir­tilen çeşitli etkenlerin tek başlarına ya da birlikte rol oynadığı düşünülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>BELİRTİLERİ</strong></span><br />
Pişiğin dört farklı klinik görünümü var­dır: Kalça derisinde, kanun alt bölgesin­de, kalçanın üst bölümünde ve makat çevresinde kızarıklık; beyazımsı bir sı­vının sızması; ilgili deri alanında yüzey­sel ülser oluşumu ve bölgenin kenarla­rında kabarma, yer yer soyulma.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">NE YAPMAK GEREKİR?</span></strong><br />
Her şeyden önce bunun pişik olup ol­madığını kesin biçimde saptamak gere­kir. Başka bazı hastalıklar da (özellikle seboreik dermatit [yağlı deri iltihabı] ya da temas dermatiti) böyle belirti verebi­lir. Tam ve tedaviyi kesinleştirmeyi sağlayan ölçütler şunlardır:<br />
•  Bebeğin altı her açıldığında olanak varsa hem külotu hem de bezi değiştiri­lir.<br />
•  İlgili bölge suyla ya da su ve köpürmeyen aynı zamanda dezenfektan da içeren bir sabunla yıkanır (çeşitli gerek­sinimlere yanıt verebilen pek çok türde sabun satılmaktadır).<br />
•  Bebeğin altı kirlenir kirlenmez değiş­tirilir.<br />
•  Pamuk bez kullanılıyorsa, yıkanması sırasında son durulama suyuna bir kaşık aseton eklenir.<br />
•  Ortam sıcaklığı uygunsa, bebeğin belden aşağısı çıplak bırakılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NASIL BİR BEZ KULLANILMALI?</strong></span><br />
Bir gün bebek bezlerinin &#8220;tarihi&#8221; yazı­lırsa uygarlık tarihinin ilginçlikte pek çok düşünce akımından hiç de aşağı kalmayan bir bölümü görülecektir.<br />
Eski Mısır hiyerogliflerinde, bebek­lerin sıkıca kundaklandığı, kundak bez­lerinin de yüzyıllarca saklandığı görül­mektedir. Daha 50 yıl Öncesine değin bebeklerin iyice, sımsıkı kundaklanarak hareketsiz tutulması gerektiğine inanı­lır, bebek ne kadar hareketsizse o ölçü­de güvencede olduğu düşünülürdü.<br />
Bez yıkama da hem karmaşık hem de saatler sürebilen bir işlemdi. Mikrop­lardan arındırmak için bezleri saatlerce kaynatmak gerekirdi.<br />
Günümüzde bütün bu işlemler son derece kolaylaşmıştır. Üçgen bezler ya da daha pratik olan hazır bezler sayesin­de bu sorun büyük ölçüde çözülmüştür. Bir kez kullanıldıktan sonra atılan hazır bezler, bebeğin anatomik yapısına tam bir uyum sağlayarak vücuda külot gibi oturur. Üçgen bez kullanımı daha güç­tür. Bunlar kaimdir ve emicilikleri daha azdlr; ayrıca temizliklerine çok dikkat edilmesi gerekir.<br />
Hazır bezler artık bez-külot özelli­ğini kazanmıştır. Son derece rahat, şık ve su geçirmez olan. plastik dış tabaka­ları, bebeğin duyarlı derisiyle temas et­meyecek biçimde üretilmektedir. Yol­culukta kullanılabilir, zamandan tasarruf sağlarlar.</p>
<p>Şimdi her iki tip bezi gözden geçire­lim: Üçgen emici bezler, bir önceki ku­şağın bebeklerini yeterince korumuştu. Bunlar yumuşak bir kumaştan yapılır ve bebeğin üstünü pisletmeden çişi sü­zerdi. Böylece ıslaklık dıştaki tabakaya geçerken, iç yüzeyleri kuru kalıyordu. Bebek için 8-10 tane bez yeterliydi. Bu­gün hâlâ bazı anneler ek korunma için bu bezleri kullanmaktadır.<br />
Üçgen bezleri doğru konumda tut­mak için, kolaylıkla hazırlanabilen bir dizi desteğin kullanılması gerekmekte­dir; böylece bebeğin de ıslanması en­gellenebilir. Bu destekler pamuk doku­ma bezlerinin içine konan üçgen ya da dörtgen biçiminde gazlı bezlerden olu­şur.<br />
Üçgen bezlerin içine konan üçgen gazlı bezler, ortalarındaki süngersi do-|ku sayesinde son derece emicidir; bu doku büyük miktarda idrarı emebilir. Bazı anneler bebeğin derisine sürtün­mesini engellemek için süngersi doku­yu dışa gelecek biçimde yerleştirir. Dikdörtgen gazlı bezler yalnızca ilk ay­larda kullanılır. Üçgen bezlerin içine koyularak emicilik özelliğini artırırlar.</p>
<p>Pamuklu bezler, üçgen ya da dört­gen gazlı bezlerle bir arada kullanılabi­lir. Bunlar bağcıklanyla (bebeğe batma tehlikesinden ötürü çengelli iğne kulla­nılmamalıdır) bebeğin göbeğine bağla­nır. Kullanılıp atılan bezler çeşidi bi­çimde ve kalınlıktadır. Bunların çoğu üstteki külota bağlanabilir. Yeni üreti­len biçimlerinde bez ve külot işlevleri birleştirilmiştir. Hazır bezler iki bölüm­den oluşur: İçte emme yeteneği son de­rece yüksek, liflerinden arındırılmış se­lüloz katmanı, dışta, yani deriyle temas eden bölümde de son derece yumuşak, emici bir petek doku bulunur; bu doku, kendisi ıslanmadan idrarın geçişini sağ­lar. Böylece, Özellikle geceleri birden fazla işemeden sonra bile bebeğin altı kuru kalabilmektedir. Hazır bezlerin kullanımı da son derece kolaydır; vücut anatomisine uygun biçimleri nedeniyle Öteki bezlere göre daha az şişkirüik ya­parlar. Ama esnek, yumuşak ve bebe­ğin bacaklarım sıkmayacak kadar geniş kenarlı olanlarım seçmeye Özen göster­mek gerekir.</p>
<p>KORUYUCU TEDAVİLER<br />
Bebeğin sağlığına zarar veren tüm fi­ziksel (örneğin deride zedelenmelere yol, açabilecek sıkı ve sert çocuk bezle­ri) ve kimyasal (idrara bağlı pişikler) etkenlere karşı gerekli önlemler alın­malıdır.<br />
İdrar ve dışkı birikmesi, derinin ye­terince hava alamaması ve plastik doku ile bağların uzun süre deriyle temas et­mesine bağlı olarak gelişen pişiklerin önlenmesi için bezler sık sık değiştîrilmelidir.<br />
Çocuklar sık sık kendilerini tırmalar ya da bir yerlere çarparak yaralanırlar. Erişkinlerde derinin dışa dönük koru­yucu bir savunması vardır; içe dönük olarak da antikorlar bu işlevi görür. Oy­sa çocuklarda korunma işlevlerinin ye­tersizliği nedeniyle küçük yara ve sıyıklardan giren mikroplar kolayca jnemli enfeksiyonlara neden olabilir.</p>
<p>Bebeğe genellikle bir büyükmüş gibi davranılır ve derisinin yapısı ile korunmasının yetersiz olduğu göz ardı edilir; oysa sağlık bakımı ve zedelemelerin giderilmesi için bebeğin yapısına uygun ürünler kullanılmalıdır.<br />
Sonuçta bebeği küçük bir erişkin gibi görmek yerine, bazı koruma süreçleri ile fizyolojik yapılardan yoksun, gelişme yolunda bir canlı olarak ele almak daha doğrudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/pisik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekler Nasıl Beslenmelidir?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bebekler-nasil-beslenmelidir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bebekler-nasil-beslenmelidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:19:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=2536</guid>
		<description><![CDATA[• Bebeğin çok yemesi ve kilo alması her zaman sağlıklı olduğu anlamına gel­mez; genel kural olarak aşırı beslenme yanlıştır. • Aşırı beslenme belirli ürünlerde yoğunlaşmış olabilir. Bu da genellikle şe­kerdir, çünkü şeker bebeklerin hoşuna gider ve ödül olarak verilir. Aşırıya kaçmamaya dikkat edilmelidir, • Uzun zamandır yağların tehlikeleri üzerinde durulduğundan beslenmede yağ eksikliğine sık rastlanmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>•  Bebeğin çok yemesi ve kilo alması her zaman <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a>lı olduğu anlamına gel­mez; genel kural olarak aşırı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglikli-beslenme-hakkinda-bilgiler/">beslenme</a> yanlıştır.<br />
•  Aşırı beslenme belirli ürünlerde yoğunlaşmış olabilir. Bu da genellikle şe­kerdir, çünkü şeker bebeklerin hoşuna gider ve ödül olarak verilir. Aşırıya kaçmamaya dikkat edilmelidir,<br />
•  Uzun zamandır yağların tehlikeleri üzerinde durulduğundan beslenmede yağ eksikliğine sık rastlanmaktadır. Oysa vücutta bireşimlenmediği için besin­lerle alınması gereken yağ <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/asit-ve-asidoz/">asit</a>lerinden linoleik asitin eksikliği büyümenin durmasına, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/deri/">deri</a>de bozukluklara ve enfeksiyonlara kolay yakalanmaya yol açar.<br />
<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/bebek-beslenmesi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2537" title="bebek-beslenmesi" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/bebek-beslenmesi.jpg" alt="" width="200" height="143" /></a><br />
•  Memeden kesmeyle birlikte günlük sıvı gereksiniminin kg basma 150 ml&#8217;den 120-130 ml&#8217;ye kadar indiği doğrudur. Ama sıvı gereksiniminin çevre koşullarına, mevsime ve vücut sıcaklığına bağlı olduğu unutulmamalıdır.<br />
•  Sodyum klorür (tuz) ile <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yuksek-tansiyon/">yüksek tansiyon</a> arasında bir ilişki vardır. Bebeğin tuza alışmaması için memeden kesme döneminde mamalara tuz eklenmemeli­dir.<br />
•  <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/emzirme-anne-sutunun-faydalari/">Anne sütü</a>yle beslenen ya da uygun başka sütler verilen bebeklerde kabızlı­ğa pek rastlanmaz. Ama memeden kesme döneminde yapılan yanlışlar kabızlı­ğa yol açabilir. Dışkı oluşumuna katkıda bulunmayan <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/proteinler-hakkinda-bilgiler/">proteinler</a>in aşırı mik­tarda verilmesi, buna karşılık yeterince sıvı, yeşillik, sebze ve meyve verilme­mesi yanlıştır,<br />
•  Şişmanlığa kalıtsal yatkınlığı olan bebekler memeden kesilirken bazı yan­lışlardan özellikle kaçınmak gerekir. Bu dönemde başlayan yanlış <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglikli-beslenme-hakkinda-bilgiler/">beslenme</a> alışkanlıkları şişmanlığa yol açabilir. Belirli maddelerin aşırı verilmesinden ya da genel olarak aşırı beslenmeden kesinlikle kaçınılmalıdır.<br />
•  Yaşamın ilk aylarında bağırsak mukozası tam gelişmemiş ve engelleme iş­levi açısından yetersizdir. Bu dönemde anne sütünden başka besinler verilme­si <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/alerji/">alerji</a>ye yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bebekler-nasil-beslenmelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Çocuk Sahibi Olamıyoruz?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/neden-cocuk-sahibi-olamiyoruz/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/neden-cocuk-sahibi-olamiyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 16:53:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-C]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[erkek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek hakkında bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=2350</guid>
		<description><![CDATA[Ben 34 yaşındayım, eşim de 31 yaşında. 6 yıllık evliyiz. 4 yıl kadar önce bebeğimiz olmadığı için doktora gittik. Eşimde varikosel tespit edildi. Benim sorunum yok. Eşim 2006 Şubatta çift taraflı varikosel ameliyatı oldu. Ameliyat neticesinde testîslerinden birini kaybetti. Ameliyattan 3-4 ay kadar sonra yapılan spermiogramda sperm sayısı yine sıfır çıktı. Bize tüp bebek önerdiler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ben 34 yaşındayım, eşim de 31 yaşında. 6 yıllık evliyiz. 4 yıl kadar önce bebeğimiz olmadığı için doktora gittik. Eşimde varikosel tespit edildi. Benim sorunum yok. Eşim 2006 Şubatta çift taraflı varikosel ameliyatı oldu. Ameliyat neticesinde testîslerinden birini kaybetti. Ameliyattan 3-4 ay kadar sonra yapılan spermiogramda sperm sayısı yine sıfır çıktı. Bize <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/tup-bebek-hakkinda-bilgi/">tüp bebek</a> önerdiler. Eşime TESE uygulandı. Doktor &#8220;Her şey mükemmel. Çok sayıda canlı ve hareketli sperm var&#8221; dedi hatta sperm dondurma işlemi yapıldı. İki defa tüp bebek denedik ama <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a> elde edemedik. Eşimin <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hormon-hakkinda-genel-bilgiler/">hormon</a> değerleri normal. Eşimde bol miktarda sperm olduğu halde niçin dışarı çıkmıyor? Kanallar tıkalıysa ameliyat ya da ilaç tedavisi mümkün mü? Normal yolla gebelik mümkün olabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Varikosel ameliyatı testislerin daha çok ve kaliteli sperm üretmesi için yapılır. Bu ameliyat nedeniyle neden testisinizi kaybettiğinizi anlayamadım. Ayrıca varikosel sperm sayısını, hareketliliğini azaltmak ile birlikte sıfıra indirmesi çok nadir bir durumdur. Menide hiç sperm hücresinin olmaması kanallarda tıkanıklık düşündürmelidir ve bu durum mikrocerrahi veya endoskopik yöntemler ile tedavi edilebilir.</p>
<p>Aşağıdaki Videoda Tüp Bebek Yöntemi ile İlgili Ayrıntılı Bilgi Bulunmaktadır. Bu videoyu sonuna kadar dikkatlice izlemenizi tavsiye ediyoruz.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="399" height="399" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><embed id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" width="399" height="399" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/neden-cocuk-sahibi-olamiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bıngıldak</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bingildak/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bingildak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Feb 2008 20:02:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-B]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/bingildak/</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun kafa kemikleri henüz kapanmamış aralıklara fontanel,halk deyimiyle bıngıldak denir. Çocuk doğduğu zaman kafa kemikleri tam olarak gelişmemiş ve eklemler kapanma­mıştır, 6 tane fontanel vardır. Bu açıklıkla­rın en büyüğü başın ön tarafında alın ke­miği ile iki yan kafa kemiği arasındadır. Zar ile örtülü eşkenar dörtgen şeklindeki bu aralığa ön fontanel denir. Artkafa ke­miği ile yan kafa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğun kafa kemikleri henüz kapanmamış aralıklara fontanel,halk deyimiyle bıngıldak denir. Çocuk doğduğu zaman kafa kemikleri tam olarak gelişmemiş ve eklemler kapanma­mıştır, 6 tane fontanel vardır. Bu açıklıkla­rın en büyüğü başın ön tarafında alın ke­miği ile iki yan kafa kemiği arasındadır.<span id="more-275"></span> Zar ile örtülü eşkenar dörtgen şeklindeki bu aralığa ön fontanel denir. Artkafa ke­miği ile yan kafa kemikleri arasında üç­gen şeklindeki aralığa ise arka fontanel adı verilir. Fontanellerin kapanmasının gecikmesi, büyümenin duraklaması anlamına gelir. Çocukların ateşli hastalıklarında fontaneller kabarır, aşırı susuz kaldıkları zaman ise içeri çöker gibi olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bingildak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirme</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/emzirme/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/emzirme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 14:08:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-E]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/emzirme/</guid>
		<description><![CDATA[Bebek için en iyi gıda anne sütüdür.Doğumdan sonraki lohusalık dönemi bo­yunca süt yapımı gittikçe artar ve 15 gün­de maksimal bir seviyeye, ortalama günde 800-1800 mit.&#8217;ye ulaşır. Emzirme bırakılır­sa memede gelişim zayıflar ve süt salgısı yavaş yavaş azalır. Memeli hayvanların, türlerine özgü bir süt yapıları vardır. Sütün ana maddeleri pro­tein, yağ, süt şekeri ve minerallerdir. Do­ğumdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek için en iyi gıda anne sütüdür.Doğumdan sonraki lohusalık dönemi bo­yunca süt yapımı gittikçe artar ve 15 gün­de maksimal bir seviyeye, ortalama günde 800-1800 mit.&#8217;ye ulaşır. Emzirme bırakılır­sa memede gelişim zayıflar ve süt salgısı yavaş yavaş azalır. Memeli hayvanların, türlerine özgü bir süt yapıları vardır. <span id="more-234"></span>Sütün ana maddeleri pro­tein, yağ, süt şekeri ve minerallerdir. Do­ğumdan sonra ilk günlerde gelen ve yo­ğunluğu fazla olan süte kolostrum denir. Vitamin ve antikor açısından sütten daha zengindir.<br />
İnek sütü ile anne sütü arasında da fark­lar vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/emzirme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Embriyon</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/embriyon/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/embriyon/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 14:01:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-E]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[fetus]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/embriyon/</guid>
		<description><![CDATA[Farklılaşan hücre taba­kaları içte endodermi, dışta ektodermi mey­dana getirir. Bu ikisinin arasında mezo­derm yani orta tabaka vardır. İlerde ekto­derm tabakasından sinir sistemi ve deri, endodermden akciğerler, kalp, idrar ke­sesi ve barsaklar, mezodermden ise iske­let, kaslar ve bağ dokusu oluşacaktır. Embriyon denilen ilk insan taslağı üçün­cü aydan itibaren 10 cm. lik bir büyüklüğe ulaşarak fetüs adını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Farklılaşan hücre taba­kaları içte endodermi, dışta ektodermi mey­dana getirir. Bu ikisinin arasında mezo­derm yani orta tabaka vardır. İlerde ekto­derm tabakasından sinir sistemi ve deri, endodermden akciğerler, kalp, idrar ke­sesi ve barsaklar, mezodermden ise iske­let, kaslar ve bağ dokusu oluşacaktır.<span id="more-233"></span> Embriyon denilen ilk insan taslağı üçün­cü aydan itibaren 10 cm. lik bir büyüklüğe ulaşarak fetüs adını alır ve insana ben­zemeye başlar. Frengi hastalığının, zehirlenmelerin, bes­lenme bozukluklarının emriyonun gelişmesi üzerindeki etkileri çok zamandan beri bi­linmektedir. Ayrıca gebeliğin ilk haftala­rında alınan bazı ilaçların ve annenin ya­kalanacağı bazı hastalıkların (kızamıkçık, toksoplazma v.b.) ağır embriyon sakatlık­larına, hatta embriyonun ölümüne yol aça­bileceği gösterilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/embriyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

