<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; bulaşıcı hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bulasici-hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>AIDS Hastalığına mı Yakalandım</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aids-hastaligina-mi-yakalandim/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aids-hastaligina-mi-yakalandim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 17:03:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yaseminposta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=6103</guid>
		<description><![CDATA[SORU: 3.5 ay önce bir hayat kadınıyla korunmasız olarak ilişkiye girdim. Kadın, hastalığı olmadığını söyledi. Ama şimdi çok korkuyorum. Üroloji uzmanına gittim, kan testi yaptırdım. Eliza testi sonuçlarımda bir şey çıkmadı. Bir şikayetim de yok. Bildiğim kadarıyla AİDS, ilişkiden 3 ay sonra yapılan Eliza testiyle açığa çıkıyor. Gittiğim doktor da &#8220;Belli olmaz&#8221; dedi. Beni AİDS [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SORU:</strong><br />
<strong>3.5 ay önce bir hayat kadınıyla korunmasız olarak ilişkiye girdim. Kadın, hastalığı olmadığını söyledi. Ama şimdi çok korkuyorum. Üroloji uzmanına gittim, kan testi yaptırdım. Eliza testi sonuçlarımda bir şey çıkmadı. Bir şikayetim de yok. Bildiğim kadarıyla AİDS, ilişkiden 3 ay sonra yapılan Eliza testiyle açığa çıkıyor. Gittiğim doktor da &#8220;Belli olmaz&#8221; dedi. Beni AİDS hastalığı konusunda bilgilendirirseniz sevinirim.</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong><br />
Yurdumuzda AİDS hastalığı nadir görülmektedir. AİDS hastalığı olan kişi ile korunmasız girilen ilişkide 1 dahi hastalığa yakalanılması kesin bir durum değildir. 3 ay sonra yaptırdığınız tahlilin de temiz  çıkması sizi rahatlatmalıdır. Şüpheli olarak girilen ilişkide doğru ve etkin korunma yapmamış olmak  ciddi bir risk oluşturur, bu konuda çok titiz olunmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aids-hastaligina-mi-yakalandim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİDS</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aids/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aids/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 May 2009 21:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanvideo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Zührevi Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4016</guid>
		<description><![CDATA[HIV ve AİDS HIV (insan immünyetmezlik virüsü) AiDS&#8217;e neden olan virüstür; ABD&#8217;de hamileliğe başlayan her 1.000 kadından 2&#8242;si HIV pozitiftir. Araştırmalar, hasta­lık bulaşan bir kadının virüsü, daha ha­mileliğin 8. haftasında bebeğe bulaştırabileceğini göstermektedir. HIV pozitifseniz veya öyle olduğunu düşünüyor sanız bunu doktorunuza söylemeniz önem taşır. HIV virüsü taşıyan insanların sayısı tam olarak bilinmemektedir. Şu anda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HIV ve AİDS<br />
HIV (insan immünyetmezlik virüsü) AiDS&#8217;e neden olan virüstür; ABD&#8217;de hamileliğe başlayan her 1.000 kadından 2&#8242;si HIV pozitiftir. Araştırmalar, hasta­lık bulaşan bir <a href="http://www.kadinlarportali.com">kadın</a>ın virüsü, daha ha­mileliğin 8. haftasında bebeğe bulaştırabileceğini göstermektedir. HIV pozitifseniz veya öyle olduğunu düşünüyor<br />
sanız bunu doktorunuza söylemeniz önem taşır.</p>
<p>HIV virüsü taşıyan insanların sayısı tam olarak bilinmemektedir. Şu anda Birleşik Devletler&#8217;de 2 milyon kişinin hastalıklı olabileceği tahmin edilmek­tedir. Kadınlar arasındaki AİDS salgını tüm rapor edilen vakalarda % 20 art­mıştır. AİDS, savaşılması zor çeşitli en­feksiyonlara karşı kişisel hassasiyet oluşturabilir.<br />
En çok risk altında olan, şu anda ve­ya daha önce kendisi veya eşi damar­dan uyuşturucu kullanan kadınlar ya da biseksüel ilişkilerde bulunan kadın­lardır. Ayrıca cinsel yolla bulaşan has­talığı olan kadınlar, hayat kadınları ve­ya araştırma yapılmadan önce kan nak­li alan kadınlar da yüksek risk altında­dır. Eğer riskiniz konusunda emin de­ğilseniz, AİDS virüsü için test hakkın­da bilgi alın.</p>
<p>HIV bulaşan bir kadında belirtiler ol­mayabilir. Testlerin, virüsün varlığını or­taya çıkarmadığı haftalarca veya aylarca süren dönemler olabilir.<br />
Vakaların çoğunda, antikorlar virüs bulaştıktan 6 ila 12 hafta arasında belir­lenir. Bazı vakalarda, bu latent (gizli) dönemi 18 ay gibi uzun bir süre olabilir. Test pozitifse, bir süre belirti görülmeye­bilir. AIDS&#8217;li her hasta için, belirti gö­rülmeyen 20 ila 30 hastada belirtilerin olmadığım tahmin ediyoruz.</p>
<p>Suyla, gıda veya çevresel yüzeylerle temas yolu ile bulaştığına dair kanıt yoktur. Virüsün RhoGam ile bulaştığı­na dair bir kanıt da yoktur. (16. hafta bölümüne bakmız.) Bir anne bebeğine doğumdan önce veya doğum sırasında HIV bulaştırabilir. Çocuklardaki bütün HIV vakalarının % 90&#8242;ının hamilelik­te, doğumda veya emzirme döneminde anneden çocuğa bulaştığını biliyoruz.</p>
<p>Hamilelik bazı AİDS belirtilerini giz­leyebilir, bu da hastalığın keşfini zorlaş­tırır. Hastalık, doğmamış bir çocuk için ciddi bir tehlike olduğundan, danışma ve psikolojik destek oldukça önemlidir.</p>
<p>AIDS&#8217;li kadınlar için bazı iyi haber­ler de vardır. Hastalığın erken aşama­sında olan bir kadınm sorunsuz bir ha­milelik ve doğum geçirebileceğini bili­yoruz. Bebeğine hamilelik ve doğum esnasında hastalık bulaştırma riski var­dır. Bunun yanında, araştırmalar HIV taşıyan bir kadından bebeğe virüs geç­me riskinin artık önemli düzeyde azaltı­labileceğini ve neredeyse ortadan kaldı­rılabileceğini göstermektedir. Eğer ha­milelikte AZT alırsa ve sezaryen do­ğum olursa virüsün bulaşma riski % 2&#8242;ye düşer! Çalışmalar henüz ilaç kullanımına bağlı doğumsal kusurlar olabileceğini ortaya çıkarmamıştır. Bu­nunla birlikte, eğer bir enfeksiyon teda­vi edilmezse, bebeği % 25 olasılıkla virüslü doğacaktır.</p>
<p><strong>AİDS Testi </strong></p>
<p>Test iki aşamadan oluşur. ELISA testi ve Western Blot testi. Elisa bir tarama testidir. Eğer pozitifse Wes-tern Blot testi ile onaylanabilir. Her iki testte de virüsün kendisi değil, kandaki virüs antikorları ölçülür. Western Blot testi yapılana kadar hiçbir test pozitif ka­bul edilmemelidir. Bu testin % 99&#8242;dan fazla oranda hassas ve özgün olduğu dü­şünülür.</p>
<p><strong>HIV/AIDS ve Hamilelik </strong></p>
<p>Eğer HIV pozitifseniz, hamilelikte daha fazla kan testine hazırlıklı olun. Bu testler, hamile bir kadın olarak durumunuzun nasıl ol­duğu konusunda doktorunuzun değer­lendirme yapmasına yardım eder. HIV pozitif olan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>larda emzirme tavsiye edilmemektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AİDS Virüısü Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Aşağıda Yer Alan Videoyu Sonuna Kadar İzlemeniz Tavsiye Edilir</strong></span></p>
<div><object width="512" height="322" data="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="AllowScriptAccess" value="always" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=14381016&amp;vid=5464125&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/9847/88917478.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" /><param name="flashvars" value="id=14381016&amp;vid=5464125&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/9847/88917478.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object><br />
<a href="http://video.yahoo.com/watch/5464125/14381016"><br />
</a><a href="http://video.yahoo.com"></a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aids/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalık Kapmış Olabilir miyim?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/hastalik-kapmis-olabilir-miyim/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/hastalik-kapmis-olabilir-miyim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 10:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Zührevi Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=2819</guid>
		<description><![CDATA[Soru: 17 yaşındayım. Geneleve gittim ama prezervatif takmadım. Sizce herhangi bir hastalık kapabilir miyim? Bu konuda çok tedirginim ve korkuyorum. Cevap:Doç. Dr. Teoman: İdrar yaparken yanma, akıntı, idrar yolunta kaşıntı hissi yoksa mikrop kapma riskiniz daha düşük. Fakat bir laboratuvar tahlili yaptırmadan emin olamazsınız. Size tavsiyem, sizden başka biriyle cinsel İlişki kurmadığına emin olmadığınız bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru: </strong></span>17 yaşındayım. Geneleve gittim ama prezervatif takmadım. Sizce herhangi bir <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalık</a> kapabilir miyim? Bu konuda çok tedirginim ve korkuyorum.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cevap:</span>Doç. Dr. Teoman</strong>: İdrar yaparken yanma, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/akinti/">akıntı</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/idrar-yolu-hastaliklari/">idrar yolu</a>nta <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kasinti/">kaşıntı</a> hissi yoksa <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/mikroplar/">mikrop</a> kapma riskiniz daha düşük. Fakat bir laboratuvar tahlili yaptırmadan emin olamazsınız. Size tavsiyem, sizden başka biriyle <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/cinsel-sorunlar-hakkinda-bilgiler/">cinsel İlişki</a> kurmadığına emin olmadığınız bir kişiyle ilişki kurarken mutlaka duhul esnasında <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/prezervatif/">prezervatif</a> kullanmanız. İlişkinin tamamı esnasında prezervatif kullanmanız sizi cinsel İlişki yoluyla bulasan hastalıklardan en etkili şekilde koruyacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/hastalik-kapmis-olabilir-miyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beta Mikrobu</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/beta-mikrobu/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/beta-mikrobu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2009 13:34:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[beta]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mikrop ile ilgili bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=2270</guid>
		<description><![CDATA[Beta mikrobu nedir ? &#8220;Beta mikrobu&#8221; olarak adlandırılan mikroorganizma boğazda iltihaplanma ve enfeksiyon yapan bir tür bakteridir. Tıpta A grubu beta hemolitik streptokok şeklinde isimlendirilir. Bu mikrop bulaşıcıdır ve bazı ciddi komplikasyonlara neden olduğu için toplum içinde bu mikroba çok özel bir önem verilir. Özellikle çocuk ve gençlerde rastlanır. Toplu yaşamın sürdüğü okul, tiyatro, alışveriş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Beta mikrobu nedir ?</span></strong><br />
&#8220;Beta mikrobu&#8221; olarak adlandırılan mikroorganizma boğazda iltihaplanma ve enfeksiyon yapan bir tür bakteridir. Tıpta A grubu beta hemolitik streptokok şeklinde isimlendirilir. Bu mikrop bulaşıcıdır ve bazı ciddi komplikasyonlara neden olduğu için toplum içinde bu mikroba çok özel bir önem verilir. Özellikle çocuk ve gençlerde rastlanır. Toplu yaşamın sürdüğü okul, tiyatro, alışveriş merkezleri gibi kapalı ve yeterince havalanması yapılmamış mekanlarda bu mikrobun bulaşması çok basittir. Damlacık enfeksiyonu  adı verilen öksürük, hapşırma ve yakın konuşma ve öpüşme vs yakın temasla ve solunum yolu aracılığı ile insandan insana çok basit bir şekilde bulaşabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Beta mikrobunun insana bulaştığı nasıl anlaşılır ?</strong></span><br />
<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bogaz-agrisi/"> Boğaz ağrısı</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/tekrarlayan-ates/">yüksek ateş</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/yutkunma-guclugu/">yutma güçlüğü</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/istahsizlik/">iştahsızlık</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/halsizlik/">halsizlik</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/karin-agrisi-akut-karin-agrisi/">karın ağrısı</a>, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bulanti/">bulantı</a> ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kusma/">kusma</a> bu mikrobun size bulaştığının ilk belirtilerdir diyebiliriz. Boğazda kızarıklık, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bademcik-iltihabi-ameliyatibogaz-anjini/">bademciklerde şişme</a> ya da kızarıklık veya üzerinde plak adı verilen oluşumlar vardır.  Çene altı bezelerinde şişme ve ağrı bulunur. Eklemlerde ağrı ve hassasiyet meydana gelebilir.  Kişi ateşli ve halsizdir; maalesef hiçbir şey yiyip içemez.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Beta mikrobunun yaygınlık durumu nedir ?</strong></span><br />
Genellikle kış mevsiminde mekanların yeterince havalandırılmamaları neticesinde daha çok rastlanır.  Fakat her <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bogaz-iltihabi/">boğaz iltihabı</a> beta olarak algılanmamalıdır.  Sayıyla belirtmek gerekirse ateşli boğaz yakınmalarının % 10-15 civarında Beta mikrobu bulunur.  Fakat okul, sinema, tiyatro benzeri ortamlarda hızlı yayılımı sebebiyle daha çokmuş gibi algılanabilir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hastanın boğazına bakarak beta vardır diyebilir miyiz ?</strong></span><br />
Hayır. Çoğu kez aldatıcıdır. Öyle ki hekiminiz dahi boğaz kültürüne gerek görecektir. Bu tablo diğer bazı hastalık tabloları ( <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kizil-hastaligi/">kızıl</a>, peritonsiller <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/abse-hakkinda/">abse</a>, enfeeksiyöz mononükleoz gibi ) ile karışabilecektir. Yine burun boğaz yakınmalarıyla birlikte görülebildiği için sinüzit, farenit, tonsillit, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kulak-iltihabi-icin-sifali-bitkiler/">orta kulak iltihabı</a> ve akciğer enfeksiyonları ile de karışabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hastalık kaç gün sürer ?</strong></span><br />
Doğru tedaviyle boğaz ağrısı ve ateş üç beş günde düşer, fakat genel tablo 1-2 hafta sürebilir.<br />
Sınıf arkadaşında beta varmış fakat çocuğumda bir şey olmadı.<br />
Bunu söylemekte acele etmeyin zira mikrop alındıktan on gün kadar sonra hastalık tablosu yaratabilir. Buna uygun önlemleri almanızda fayda vardır.  Fakatk mikrop almamış da olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hasta olmayanda da beta olabilir mi ?</strong></span><br />
Evet. Bazı insanlarda hastalık belirtileri olmaksızın mikrop bulunur. Bunlara taşıyıcı denilir. Taşıyıcılık da az değildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Beta için mutlaka penisilin iğnesi gerekir mi ?</strong></span><br />
Hayır. bütün beta mikrobunda enjeksiyon gerekli olmayabilir.  Fakat buna doktorunuz karar verecektir. Tablonun durumuna göre ağız yoluyla kullanılan penisilin verilebilir. Fakat vakit en az on gün olacaktır. Tedavinin yarıda bırakılması çok önemlidir. Yapılan kontrol kültürlerinin neticesine göre iğne formuna gerek duyulabilecektir.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/beta-mikrobu.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2271" title="beta-mikrobu" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/beta-mikrobu.jpg" alt="" width="200" height="133" /></a></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Penisilin iğnesi tehlikeli değil mi ?</span></strong><br />
Evet çok seyrek görülse de penisilin allerjisi bir vakıadır fakat bu olay abartılmamalıdır. Hastane ortamında doktor gözetiminde ve gerekli görüldüğü vakit kesinlikle uygulanmalıdır. Fakat hekiminiz de çoğu defa tablonun ağırlığına göre evde ve ağız yoluyla alınan penisilinleri önerecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi kaç gün sürer ?</strong></span><br />
A grubu beta hemolitik streptokok tedavisi en az 10 gün sürer. Doktorunuz tabloya göre ev ve yatak istirahatini düzenleyecektir. Hafif formlarda antibiyotik tedavisinin 3.cü gününden itibaren okula gidebilecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Beta mikrobu yok edilemezse ne olur ?</strong></span><br />
A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonunun en önemli yönü burasıdır. Yeterli veya uygun şekilde tedavi edilmeyen mikrop vücutta daha sonra ateşli romatizma, kalp romatizması, eklem iltihapları ve böbrek iltihapları ortaya çıkarabilir. Bunlar antibiotik çağında çok seyrek görülseler de aileler için gerçekten ürkütücü komplikasyonlardır. Bu nedenle her boğaz ağrısı ve ateşli tablo mutlaka Kulak Burun Boğaz Uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve gerekli tedavisi mutlaka yapılmalıdır. Hatta ev veya okulda yakın ilişkide bulunulan kişilerde geçirilen bir A Grubu beta Hemolitik Streptokok enfeksiyonunu öğrendiyseniz hasta olmayı beklemeden doktorunuza başvurmalısınız.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Boğaz kültürü temiz çıkınca kurtulmuş oluyor muyuz ?</span></strong><br />
Hayır. Boğaz kültüründe üreme olmaması sizi sevindirmemelidir. Kültür alımı uygun şekilde yapılmamış olabilir. Hatta bademciğin girintilerinde veya içinde de Beta Hemolitik Streptokok mikrobu barınabilir. Bu nedenle enfeksiyon tedavi edildikten sonra birer hafta ara ile yapılan üst üste üç kültür de normal olarak bulunmadıkça mikrop yokolmuş denilemez.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi evde yapılabilir mi ?</strong></span><br />
Evet. Doktorunuz başka bir öneride bulunmamışsa verdiği ilaçları evde alarak kullanabilirsiniz. Bu arada hastanın bol sıvı ve yumuşak gıdalar alması, solunum havasının temizlenmesi, nemlendirilmesi ve sağlam kişilerden bir süre uzak tutularak istirahat etmesi sağlanmalıdır. Eklem etkilenimi şüphesi varsa yatak istirahati kesin olup süresi uzun tutulmalıdır. Ev tedavisinde en önemli konu yakınmaların azalmasına karşın tedavinin mutlaka tamamlanmasıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Evde tedavi sırasında tablo kötüleşebilir mi ?</strong></span><br />
Evet. Bazen başka komplikasyonların gelişimi olabilir. Eklem kızarıklığı, ağrısı, şişliği, bulantı kusma, solunum sıkıntısı, kulak akıntısı, şiddetli başağrısı, burun tıkanıklığı, ateşin düşüp yeniden artması, dalgınlık, kalp atımında düzensizlik gibi belirtilerin varlığında derhal doktorunuza haber vermelisiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Koruyucu iğne yaptırmalı mıyım ?</strong></span><br />
Halk arasında koruyucu olarak bilinen uzun etkili, depo penisilinler ancak Kulak Burun Boğaz Uzmanınız gerek görürse yapılabilir. Bunun süresini dozunu doktorunuz belirleyecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/beta-mikrobu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grip</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/grip/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/grip/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Feb 2008 17:10:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-G]]></category>
		<category><![CDATA[balgam]]></category>
		<category><![CDATA[Boğazda yanma]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[gribal enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gribin doğal ilacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/grip/</guid>
		<description><![CDATA[Grip birkaç günde iyileşen,virütik bir solu­num yolları enfeksiyonudur. Etkeni olan influenza virüsünün A, B ve C tipi olmak üzere üç cinsi vardır. Bütün dünyaya yayı­lan ve büyük salgınlar yapan genellikle A grubundaki virüslerdir. Her üç virüs tipi de hastalık geçirenlerde 2-3 sene süren bağışıklık meydana getirir. Ancak A tipi ile gribe yakalanan kimsede sadece A [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Grip birkaç günde iyileşen,virütik bir solu­num yolları enfeksiyonudur. Etkeni olan influenza virüsünün A, B ve C tipi olmak üzere üç cinsi vardır. Bütün dünyaya yayı­lan ve büyük salgınlar yapan genellikle A grubundaki virüslerdir. Her üç virüs tipi de <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalık</a> geçirenlerde 2-3 sene süren bağışıklık meydana getirir. Ancak A tipi ile gribe yakalanan kimsede sadece A tipine karşı bağışıklık meydana gelir. Bu kimse­ler, diğer B ve C tipleri ile gene hasta ola­bilirler. Hastada ateş, kırıklık, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/adale-agrisi/">adale ağrısı</a>, hafif <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/nezle/">nezle</a> hali vardır. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bogazda-yanma/">Boğazda yanma ve ağrı</a> hissedilir. Teşhis için boğaz yıkantı suyundan veya balgamdan virüsü üretmek gerekmektedir.<br />
<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/grip.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2467" title="grip" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content/grip.jpg" alt="" width="302" height="194" /></a><br />
<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kalp-hastalari-cay-ve-kahve-icebilir-mi/">Kalp hastaları</a>nda, akciğerleri zayıf olanlarda ve gebelerde virüsler akciğer iltiha­bına, yani grip pnömonisine neden olabi­lir. Ateş yükselir, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/nefes-darligi-solunum-guclugu/">nefes darlığı</a>, siyanoz ve kanlı balgam görülür. Grip hastalığından sonra virüslere <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bakteriler/">bakteriler</a>in de katılması ile lober pnömoni meydana çıkabilir. Bu durumda <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/antibiotikler/">antibiotikler</a> yararlı olacağından verilmelidir. Korunma için çeşitli grip aşıları ileri sü­rülmüştür, ama polivalan aşıların değen yoktur. Son yıllarda Amantadin adında ağızdan verilen bir ilaç (symmetrel) koru­yucu olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>Gripte tedavi amacıyla eskiden beri aspi­rin, piramidon gibi antipiretik ilaçlar uy­gulanmaktadır. Ancak son zamanlarda as­pirinin virüsü antikorlara karşı dirençli kıl­dığı ve hastalığı uzattığı söylenmektedir. Novalgin, Kodein ve antihistaminikli grip ilaçları da kullanılabilir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/soguk-alginligi-ve-tedavisi/">Soğuk algınlığı</a> şeklinde başlayan hastalık bazen yüksek ateşle seyreder.<br />
<strong><br />
Gripte Yüksek Ateşin ilaçlarla Düşürülmesinin Sakıncaları</strong><br />
İlaçlar, virüslere karşı mücadelede etkili değil­dirler, bu durumda tek yapılacak şey, vücudun direnç gücünün arttırılmasıdır. Bu mücadele­de, vücut ateşinin önemi büyüktür. Çünkü, ateş hastalık yapıcı <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/mikroplar/">mikroplar</a>a karşı vücudun direnç reaksiyonudur.</p>
<p>Ateş, ısıya karşı dayanıksız bazı mikropları ölürür, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik/">bağışıklık sistemi</a>ni harekete geçirir bazı hormonların salgılanmasını arttırarak, vücudu dışarıdan giren yabancı maddelere karşı savaşa hazırlar.<br />
Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalar, 39 ve 40 derece ateşin vücudun virüslere karşı sa­vaşımında en etkili ilaç olduğunu ortava çıkardı. Araştırmacı doktorlara göre; ateş düşürül­düğünde tehlikeli sonuçlar ortaya çıkıyor. Vi­rüs enfeksiyonunun kökü kazınacağı yerde, vü­cudun ateşi düşürülerek hedefi saptırılırsa, bu virüsler kaslara gidip orada yuvalanıyor. Virü­sün yuvalandığı yerlerden biri de kalp kasıdır. Özellikle, yaşlı kimselerde grip sonrası, kalp krizleri tehlikesi bu nedenle artıyor.</p>
<p>Grip ayrıca beyinde, karaciğerde, böbreklerde de enfeksiyonlara yol açabilir.<br />
Grip Bakteriye  süper enfeksiyonların ortaya çıkmasına da sebep olur, örneğin eski bir akci­ğer iltihabı, kızıl, tüberküloz, zona gibi hasta­lıklar da, grip sonrasında direnci zayıflamış vü­cutta, ortaya çıkan hastalıklardır. Bu gibi du­rumlarda doktorlar antibiyotik kullanımına başvururlar.</p>
<p>Grip sırasında ateşin düşürülmeye çalışılması­nın açıklanan sakıncalarına karşın eğer ateş 39-40 derecelerin üzerine çıkarsa ilaç kullan­madan soğuksu kompresleri ile ateşin düşürül­mesi gerekir.</p>
<p><strong>Grip için önerilen en basit tedavi şudur:</strong><br />
Gripte yatak istirahatı zorunludur. Hastanın bedensel ve düşünsel her türlü çalışmadan uzak kalıp dinlenmesi, yağlı yiyeceklerden uzak durması, vücut ısısına yakın ısıda, bitki çaylan İçmesi gribe karşı öneriler arasında yer alır. Al­kol bağışıklık sistemini zayıflattığı için, hasta­nın alkollü içeceklerden uzak durması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/grip/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Frengi</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/frengi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/frengi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 00:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-F]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/frengi/</guid>
		<description><![CDATA[Cinsellikle ilgili hastalıklardan en eski olan frengi veya günümüzdeki adı ile sifiliz, bazılarına göre ilk kez Amerika&#8217;­dan Kristof Kolomb&#8217;un tayfaları ile Avru­pa&#8217;ya yayılmıştır. Bazı yazarlar İncil&#8217;deki forumlara dayanarak hastalığın daha da eski olduğunu ileri sürerler. 16. yüzyılda şiddetli gelişen salgınlar yapan hastalık niboyet 20. yüzyılda etkeni bulunduktan sonra kontrol altına alınabilmiş ve tedavi edilmeye başlanmıştır. Frenginin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsellikle ilgili hastalıklardan en eski olan frengi veya günümüzdeki adı ile sifiliz, bazılarına göre ilk kez Amerika&#8217;­dan Kristof Kolomb&#8217;un tayfaları ile Avru­pa&#8217;ya yayılmıştır. Bazı yazarlar İncil&#8217;deki forumlara dayanarak hastalığın daha da eski olduğunu ileri sürerler. 16. yüzyılda şiddetli gelişen salgınlar yapan hastalık niboyet 20. yüzyılda etkeni bulunduktan sonra kontrol altına alınabilmiş ve tedavi edilmeye başlanmıştır.<span id="more-278"></span> Frenginin etkeni (Treponema pallida) adı eriten bir mikroptur. Tirbişon biçiminde ince uzun kıvrımlar gösteren bu mikrop çok hareketli ve kuruluğa dayanıksızdır. ancak nemli ve havasız yerlerde yaşayabilen bir mikroptur. Cinsel temasla bulaşan hastalığın üç dev­resi vardır. Frenginin birinci ve ikinci dev­relerinde cilt yaralarında hastalık etkeni olan spiroket bulunur, üçüncü devre fren­ginin deri belirtilerinde ise mikrop tesbit edilemez. Frengili hastaların ağız ve cinsel bölgele­rinde mevcut yara veya kondilomata lata denen siğil gibi lezyonlarmda frengi mik­ropları bol miktarda bulunur. Bulaşma ge­nellikle % 97 oranında cinsel ilişki esna­sında veya % 3 oranında eşyalarla dolaylı olarak meydana gelir. Sağlam şahısların deri ve mukozalannda mevcut ufak çatlak veya sıyrıklardan lenf yollarına geçen frengi mikrobu, birkaç saat içinde kanda yayılarak, gizli bir septisemi yapar. Hastalığa yakalandıktan, yani mikrobun vücuda girmesinden -genellikle 3-4 hafta sonra bu noktada şankr denen bir yara meydana gelir. Bu yara ile birlikte, etra­fında şişmiş olan lenf ganglionu (adeno-pati) hastalığın ilk belirtisi olarak görülür. Buna primer kompleks denir. Yaranın çıkmasından iki hafta sonra yapılacak kan muayenelerinin müsbet bulunması ile teş­his konulabilir. Yara genellikle 3-6 haftada kendiliğinden iyileşir.<br />
Hastalığın ikinci devresi deride çok deği­şik belirtilerle başlar. Deri hastalıklarında rozeol, plak mükoz, aiopesi v.b. gibi tıbbi terimlerle anılan bu belirtiler temastan 2 ay sonra, başka bir deyişle yaranın çık­masından 40 gün sonra görülmeye başlar ve 3-5 sene devam eder. Frengi enfeksiyonunun veya hastalığın û-çüncü devresi, doku harabiyetinin başladığı gom denen yuvarlak,sert teşekkülerin mey­dana geldiği devredir. Bu devrede deri belirtilerinden başka diğer birçok organda {eklem, kas, kemik, akciğer, mide, kara­ciğer, böbrek, mesane, beyin) gom denen karakteristik şişlikler ve yaralar çıkar. Sinir sisteminde frengiye bağlı felçler (De-mentia paralytica, Tabes dorsalis) görülür.<br />
Frengi hastalığının teşhisine önce lezyon-dan alınan akıntıda mikrobu aramakla baş­lanır ve kesin teşhis ancak bu şekilde ko­nur. Serolojik teşhis için yapılan kan muayeneleri (Wassermann, Kolmer, Kahn, VDRL, Nelson-Mayer testleri) hastalığın mutlaka frengi olup olmadığını kesin ola­rak bildirmez. Bu konuda uzman olanlar testleri klinik bulgularla beraber değer­lendirerek sonuca varırlar. Üçüncü devre frengilerinde gamlardan yapılacak biopsi teşhise yardımcı olmaktadır.<br />
Frengi tedavisinde eskiden kullanılan ar­senik (salvarsan), bizmut, cıva ve iyotlu preparatların ancak tarihi değeri kalmış­tır. Bugün için tek ve etkili ilaç penisilindir. Penisilinin ilk enjeksiyonundan sonra ba­zen ateşin 40-41 °C&#8217;ye kadar yükselmesi şeklinde görülen Hencheimer reaksiyonu frengi mikroplarının parçalanmasına bağlı olarak meydana gelebilir. Tedavide penisi­lin ilk gün 2.400.000 ünite, sekizinci gün 1.200.000 ünite olmak üzere toplam 3.600.000 ünite yapılır. Serum testleri po­zitif olanlara 15 gün sonra 1.200.000 ünite daha yapmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/frengi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Belsoğukluğu</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/belsoguklugu/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/belsoguklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Feb 2008 18:13:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-B]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/belsoguklugu/</guid>
		<description><![CDATA[Belsoğukluğu Cinsel hastalıklardan olan beisoğukluğu tıptaki adı ile Gonore cinsel temasla insandan insana geçen bulaşıcı bir enfeksiyondur. Gonorenin etkeni hücre içinde kahve tanesi gibi ikişer ikişer bulunan Neisseria Gonorrhea adındaki diplokoklardır.Kuluçka devri 2-3 gün olup bazan 7 gün sonra da başlayabilir. Erkeklerde idrar yolunun ağzında yanma ve kaşıntı ile başlar. Hafif akıntı, kızarıklık ve şişlikten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belsoğukluğu<br />
Cinsel hastalıklardan olan beisoğukluğu tıptaki adı ile Gonore cinsel temasla insandan insana geçen bulaşıcı bir enfeksiyondur. Gonorenin etkeni hücre içinde kahve tanesi gibi ikişer ikişer bulunan Neisseria Gonorrhea adındaki diplokoklardır.Kuluçka devri 2-3 gün olup bazan 7 gün sonra da başlayabilir. Erkeklerde idrar yolunun ağzında yanma ve kaşıntı ile başlar. Hafif akıntı, kızarıklık ve şişlikten başka, akıntı sebebi ile yapışıklık vardır. Daha sonra koyu sarımtırak yeşil, kokusuz cerahatli bir akıntı başlar. İdrar ederken yanma da olur. Tedavi edilmeyen vakalarda iltihap idrar yolunun, yani uretranın arkasına da bulaşır. İdrar yolu iltihabı (uretrit) kronikleştiğinde sabahları sarı damlalar ve yapışmalar olur, çok kere cinsel bir nevrasteni yerleşir. Kadınlarda da sık idrar etme ve yanma belirtileriyle uretrit şeklinde başlayan gonore, etrafa yayılarak bartolinit, vulvit, vaginit v.b. hastalıklara neden olur. Gonore mikrobu kan yoluyla yayılarak cinsel organların dışında da hastalık yapmaktadır. Bunların arasında gonore konjunkti-viti, gonore artriti (gonartroz), gonore endokarditi v.b. sayılabilir. Hastalıktan korunmak için erkek ve kadın en ufak bir akıntıda doktora başvurmalı şüpheli temaslardan kaçınmalı, prezervatif kullanmalıdır.Gonore tedavisinde antibiotikler (penisilin) ve sulfamitler uygulanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/belsoguklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

