<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; kalp hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kalp-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Aort Anevrizmalarının Yaygın Olarak Görüldüğü Yerler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aort-anevrizmalarinin-yaygin-olarak-goruldugu-yerler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aort-anevrizmalarinin-yaygin-olarak-goruldugu-yerler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 20:17:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Atardamar Ve Toplardamar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4423</guid>
		<description><![CDATA[Anevrizmalar en sık olarak beden ve bacaklardaki ana (majör) arterlerde (atardamarlarda) meydana gelir. Anevrizmaların yaygın olarak görüldüğü alanlar, aortun üst ve alt kısımları ile bacaklardaki arterlerdir (atardamar­lardır). Toraksik aort anevrizmaları, aortun göğüs boşluğunda kalbin yanındaki kısmında meydana gelir (üstte). Abdominal aort anevrizmaları genellikle, aortun böbrekleri besleyen arterlerle (atardamarlarla) birleşme noktasının yanında bulunan kısmında gelişir (altta).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anevrizmalar en sık olarak beden ve bacaklardaki ana (majör) arterlerde (atardamarlarda) meydana gelir. Anevrizmaların yaygın olarak görüldüğü alanlar, aortun üst ve alt kısımları ile bacaklardaki arterlerdir (atardamar­lardır).</p>
<p>Toraksik aort anevrizmaları, aortun göğüs boşluğunda kalbin yanındaki kısmında meydana gelir (üstte). Abdominal aort anevrizmaları genellikle, aortun böbrekleri besleyen arterlerle (atardamarlarla) birleşme noktasının yanında bulunan kısmında gelişir (altta).</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5197" title="aort" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/aort1.jpg" alt="aort" width="461" height="271" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/aort-anevrizmalarinin-yaygin-olarak-goruldugu-yerler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Torbalaşmalar</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/torbalasmalar/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/torbalasmalar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 20:15:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Anevrizmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Atardamar Ve Toplardamar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4421</guid>
		<description><![CDATA[Normalde, bir arter (atardamar) sabit bir çapı olan bir tüptür. Anevrizmada, arterin (atardamarın) bir bölümü dışarı doğru balonlaşma yapar ve bu da arterin (atardamarın) çapım genişletir. Bir anevrizma bulunan bir arterin (atardamarın) duvarı, normal bir arterin (atardamarın) duvarından daha zayıftır ve çatlayabilir; bu da ciddi iç kanamaya neden olur. Anevrizmalar genellikle vücudun en büyük arteri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Normalde, bir arter (atardamar) sabit bir çapı olan bir tüptür. Anevrizmada, arterin (atardamarın) bir bölümü dışarı doğru balonlaşma yapar ve bu da arterin (atardamarın) çapım genişletir. Bir anevrizma bulunan bir arterin (atardamarın) duvarı, normal bir arterin (atardamarın) duvarından daha zayıftır ve çatlayabilir; bu da ciddi iç kanamaya neden olur.</p>
<p>Anevrizmalar genellikle vücudun en büyük arteri (atardamarı) olan aortta oluşur. Anevrizmaların yaygın olarak görüldüğü bir sonraki alan beyindeki daha küçük arterlerdir (atardamarlardır). Bu anevrizmaların yırtılması, beyin hemorajisine (kanamasına)  neden olur. Anevrizmalar aynı zamanda bacak arter¬lerinde de (atardamarlarında da) meydana gelebilir fakat bunların ciddi sorunlara neden olma olasılığı, aort ya da beyin anevrizmalarınınkinden daha azdır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-5200" title="anevrizma" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/anevrizma1.jpg" alt="anevrizma" width="306" height="398" />Aort anevrizmaları, bulundukları yere ve özelliklerine göre sınıflandırılır. Kalpten çıkıp göğüs boşluğu (toraks) boyunca ilerleyen aortun bir kısmında meydana gelen anevrizmalar, torasik aort anevrizmaları olarak adlandırılır.<br />
Aortun karında bulunan kısmında meydana gelen anevrizmalar, abdominal aort anevrizmalarıdır.</p>
<p>Aort anevrizmaları genellikle, ateroskleroz (damar sertliği) ve uzun süreli yüksek kan basıncı (tansiyon) tarafından güçsüzleştirilmiş (zayıflatılmış) olan bir arter (atardamar) duvarının bir noktasında gelişir. Kan damarlarının duvarları, kastan ve bağ dokudan oluşan çoklu tabakalardan meydana gelir. Arterin (atardamarın) içinde plaklar oluştuğunda, oksijen ve diğer besin maddeleri, orta doku tabakasına ulaşmak için plaktan geçemezler. Besin eksikliği (yokluğu) bu dokuyu güçsüzleştirir (zayıflatır).</p>
<p>Sonunda, duvarlara vuran kanın kuvveti, hasar görmüş olan damar duvarını gerer. Anevrizmalar, şiddetli kronik bronşiti mfizemi olan kişilerde daha yaygındır. Altmış beş ila 85 yaşlan arasında olan kişilerin yaklaşık olarak %3&#8242;ünde abdominal aort anevrizması mevcuttur.<br />
Anevrizmaların oluşmasında genetik bir yan olduğu da açıktır. Anevrizmaların erkeklerde ve anevrizması bulunan yakın akrabaları olan kişilerde çok daha yaygın olarak görüldüğü gerçeği bunu göstermektedir.</p>
<p>İleri derecede sifiliz (frengi) gibi enfeksiyonlar da aorta hasar vererek bir anevrizmaya neden olabilir. Az sayıda kişide, Marfan sendromu olarak adlandırılan kalıtsal bir bağ dokusu hastalığı görülür. Marfan sendromu, bu kişilerde (ateroskleroz (damar sertliği) olmasa bile) anevrizma gelişmesi olasılığını arttırır.</p>
<p>Anevrizmalarla ilgili bir sorun, kanın aort duvarının orta kısmından geçmeye çalıştığı aort diseksiyonudur. Kan, iç duvarı dış duvardan ayırır ve aşması gereken tüm yolu sadece birkaç saniye içinde aşabilir. Bu da arter (atardamar) duvarlarının dejenerasyonundan kaynaklanır.</p>
<p>Aort diseksiyonu hemen hemen her zaman, uzun süreli yüksek kan basıncı (tansiyonu) olan kişilerde gelişir. Diseksiyon bölgesi zayıftır (güçsüzdür) ve yırtılabilir ve bu da katastrofik (çok kötü sonuçlanan) iç kanamaya yol açabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Aort anevrizmaları, yırtılmadıkları sürece, genellikle semptomlara neden olmaz. Genellikle doktor karnınızı muayene ederken ya da ilgisiz bir sorun için gerçekleştirilen ultrason  bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme  ya da röntgen gibi  bir görüntüleme işlemi sırasında keşfedilirler.</p>
<p>Ancak, geniş aort anevrizmaları göğüs ya da sırt ağrısına, nefessiz kalmaya, ses kısıklığına, öksürüğe ya da çok az bir şeyler yedikten sonra kendinizi tok hissetmenize neden olabilir.Bir aort anevrizması yırtıldığında, genellikle bilinç kaybının takip ettiği bıçak gibi saplanan bir ağrıya neden olabilir. Göğüs ya da karında kan kaybı şokla  sonuçlanır.</p>
<p>Anevrizmaları yırtılan kişilerin yaklaşık olarak %80&#8242;i ölür; bu kişilerin yarısı hastaneye ulaşamadan ölür.</p>
<p>Disekan bir aort anevrizmasının semptomlar, yırtığın nerede olduğuna bağlı olarak farklılık gösterir. Yırtık üst aortta olduğunda şiddetli, yırtıcı bir göğüs ağrımız veya kürek kemikleri arasında ağrınız olabilir ya da nefessiz kalabilirsiniz.</p>
<p>Alt aortta bulunan disekan bir anevrizma;  karın ya da bağırsak ağrısıyla ve yırtıklar yandaki (bitişik) bacak ya da böbrek arterlerine (atardamarlara) uzanıyorsa, bacak ya da böğür ağrısıyla sonuçlanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Aort anevrizmasının tedavisi, aortun hasar görmüş kısmının sentetik bir maddeden yapılmış bir boruyla değiştirilmesini içeren ameliyattır. Çoğu anevrizma ameliyatı adayının aşırı bir kardiyovasküler hastalığı bulunduğundan, ameliyattan dolayı kalp komplikasyonu kaynaklanması oranı %4&#8242;tür. Bu oran, çoğu diğer ameliyattaki oranın iki katıdır.</p>
<p>Bu nedenle ve daha küçük çaplı anevrizmaların yırtılma olası¬lığı daha düşük olduğundan, doktorlar genellikle ameliyat önermeden önce anevrizmanın çapı 5 santimetre -yaklaşık bir şeftalinin çapı- olana kadar beklerler.</p>
<p>Daha küçük bir anevrizma için izlenen strateji, anevrizmanın ne kadar hızlı genişlediğini belirlemek için periyodik olarak radyolojik görüntüleme yapmaktır. Anevrizma hızla büyüyorsa, hemen onartmaya gerek duyabilirsiniz.</p>
<p>Ameliyat travması olmaksızın aort anevrizmalarını onarmak için kullanılan ümit vaad eden yeni bir uygulama, stent olarak adlandırılan sentetik bir tüpün aort içine, hastalığın olduğu noktaya yerleştirilmesini kapsar. Kandaki tüm basınç, aortun zayıflamış (güçsüzleşmiş) olan doğal duvarlarına çarpmak yerine bu tüpün duvarlarına çarpar ve böylelikle yırtık olasılı azalır.</p>
<p>Srent greftini yerleştirmek için doktorlar, küçük bir kateteri kasıktaki bir arterden (atardamardan) aorta ilerletirler. Sonra, X-ışını görüntülemesi (röntgen) kullanılarak stent kateter aracılığıyla anevrizmanın olduğu noktaya yerleştirilir ve stentin normal bir aort kadar genişlemesi sağlanır. Stent, aortun normal (doğal) duvarının yerini alır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/torbalasmalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ateşli Romatizma</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/atesli-romatizma/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/atesli-romatizma/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 19:50:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Kapakçığı Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4419</guid>
		<description><![CDATA[Ateşli romatizma, vücudun bağ dokusuna, özellikle kalp, eklem, deri ve bazen de beyin dokularına, saldıran enflamatuar (iltihaplı) bir hastalıktır. Esas itibariyle kalp, en azından geçici olarak, her zaman etkilenir. Kalp kapakçıklarında, streptokok boğaz ağrısı ya da kızıl gibi tedavi edilmeyen bir streptokok enfeksiyondan sonra kalıcı hasar (romatik kalp hastalığı) gelişebilir.Bağışıklık sisteminin streptokoksik bakterilere gösterdiği reaksiyonun, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ateşli romatizma, vücudun bağ dokusuna, özellikle kalp, eklem, deri ve bazen de beyin dokularına, saldıran enflamatuar (iltihaplı) bir hastalıktır.<br />
Esas itibariyle kalp, en azından geçici olarak, her zaman etkilenir. Kalp kapakçıklarında, streptokok boğaz ağrısı ya da kızıl gibi tedavi edilmeyen bir streptokok enfeksiyondan sonra kalıcı hasar (romatik kalp hastalığı) gelişebilir.Bağışıklık sisteminin streptokoksik bakterilere gösterdiği reaksiyonun, bağışıklık sisteminin, diğer otoimmün hastalıklarda olduğu gibi, kalbe ve diğer organlara hasar vermesine neden olduğu düşünülür.</p>
<p>Ateşli romatizma, daha küçük çocukların ve yetişkinlerin de etkilenebilmesine rağmen, genellikle 5 ila 15 yaş arasındaki çocukları etkiler.</p>
<p>Son 50 yılda, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde ve diğer gelişmiş uluslarda, ateşli romatizma nadirleşmiştir çünkü ateşli romatizmaya neden olan streptokoksik bakteri türleri çok daha az yaygındır.Ancak, gelişmekte olan uluslarda, ateşli romatizma halen yaygın ve ciddi bir sorundur. Bir kişide ateşli romatizma geliştiğinde, bu kişi ateşli romatizmayı takip eden enfeksiyonlarla birlikte bu hastalığa tekrar yakalanmaya karşı  daha savunmasız bir hale gelir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Ateşli romatizma, stroptokoksik bir enfeksiyondan birkaç hafta sonra gelişir. Ateşli romatizmanın başlıca semptomları; hepsi her vakada görülmemekle beraber, artrit, kemiklerde küçük çıkıntılar (nodüller), ani düzensiz ve kontrol edilemeyen seğirme hareketleri, raş (döküntü) ve kalp iltihaplanmasının semptomlarıdır.</p>
<p>Kalp hastalıklı olduğunda bile, kalp semptomları her zaman mevcut değildir. Ancak, perikardit semptomları, kalp bloğu  ve kalp yetmezliği  gelişebilir. Ateşli romatizmanın bu ilk semptomları aylarca sürebilir.</p>
<p>Ateşli romatizma Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde yaygınken, birçok çocuğun okulda devamsızlık yapmasına neden oluyordu. Ateşli romatizmanın bazı vakaları çok hafif olabilir; romatik kalp hastalığı olan birçok kişi; gençken ateşli romatizmayı andıran, ciddi, uzun süreli bir hastalık geçirdiklerini hatırlamamaktadırlar.</p>
<p>Bazı kişilerde akut ateşli romatizma, ciddi hasara neden olmadan geçer. Ancak, diğer kişilerde kalıcı kalp kapakçığı hasan meydana gelir. En yaygın olarak görülen kalp kapakçığı anormallikleri, aortik stenoz ile aoıtik yetmezlik  ve mitral stenoz ile mitral yetmezliktir. Bu hastalıklar nefessiz kalmaya, çarpıntıya, göğüs ağrısına ve ani ölüme yol açabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Ateşli romatizma teşhisi genellikle semptomlarınız ve fiziksel bir muayene ile konulur. Streptokoksik enfeksiyonu belirlemek için yapılan bir kan testi teşhiste yardımcı olabilir.</p>
<p>Ateşli romatizma semptom¬larının başlıca tedavisi, sıklıkla aspirin olmak üzere iltihap önleyici (antienflamatuar) ilaçlar kullanmaktır. Şiddetli vakalarda, iltihaplanmayı azaltmak için kortikosteroid ilaçlar  kullanılır.</p>
<p>Ateşli romatizma geliştiğinde, antibiyotikler işe yaramaz. Geçmişte ateşli romatizma geçirdiyseniz, gelecekte oluşacak streptokoksik enfeksiyonları önlemek için düzenli olarak antibiyotik kullanmanız gerekir çünkü nükseden (tekrarlayan) enfeksiyonlar başka bir ateşli romatizma atağına neden olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/atesli-romatizma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Perikardit</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/perikardit/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/perikardit/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 19:43:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Kapakçığı Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4417</guid>
		<description><![CDATA[Kalp; biraz selofon bir torbaya benzeyen ve perikardiyum olarak adlandırılan yumuşak, ince, iki katmanlı bir keseyle çevrilidir. Bu zar iltihaplandığında perikardit meydana gelir. Çoğunlukla iltihaplanma, viral (virüsün yol açtığı) bir enfeksiyondan kaynaklanır fakat diğer mikroorganizmalar da (tüberküloz bakterileri gibi) perikardiyumu enfekte edebilir. Lupus gibi bir bağ doku hastalığından kaynaklanan iltihaplanma da perikardite neden olabilir. Perikardit, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp; biraz selofon bir torbaya benzeyen ve perikardiyum olarak adlandırılan yumuşak, ince, iki katmanlı bir keseyle çevrilidir. Bu zar iltihaplandığında perikardit meydana gelir.</p>
<p>Çoğunlukla iltihaplanma, viral (virüsün yol açtığı) bir enfeksiyondan kaynaklanır fakat diğer mikroorganizmalar da (tüberküloz bakterileri gibi) perikardiyumu enfekte edebilir. Lupus  gibi bir bağ doku hastalığından kaynaklanan iltihaplanma da perikardite neden olabilir.<br />
Perikardit, bir kalp krizinin ya da kronik böbrek yetmezliğinin, kalp ameliyatının ya da göğüs ameliyatının bir komplikasyonu da olabilir. Son olarak, perikardiyal iltihaplanma, perikardiyum tümörler özellikle lenfomlar  ya da meme veya akciğer kanserinden kaynaklanan tümörler-tarafından istila edildiğinde ve tümörler için yapılan radyasyon tedavisinden kaynaklanabilir.</p>
<p>Perikardiyum iltihaplandığında, perikardiyal tabakalar birbirine sürtünerek bir friksiyona (sürtünmeye) neden olur. Bazen iltihaplanma perikardiyumda aşırı sıvının toplanmasına neden olur; bu durum perikardiyal efüzyon olarak adlandınlır.Perikarditin kronik bir şekli olan konstriktif perikarditte, uzun süren iltihaplanma perikardiyumda yaralı dokunun birikmesine yol açar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Perikarditin başlıca semptomu, iltihaplanmış dokunun kalbe ya da akciğerlere sürtünmesinden kaynaklanan keskin bir göğüs ağrısıdır. Ağrı, boyun ve omuzlarda da görülebilir.</p>
<p>Ağrı genellikle anjina ya da bir kalp krizinden ayırt edilir çünkü öksürme ya da nefes almayla kötüleşir. Alnı zamanda, anjinadan farklı olarak, oturma ya da öne doğru eğilme (uzanma) gibi duruşunuzu değiştirdiğinizde hafifleyebilir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-5752" title="Perikardit" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/Perikardit.jpg" alt="Perikardit" width="262" height="213" />Ateş, üşüme ve halsizlik de yaygındır. Doktorunuz bir stetos-kopla göğsünüzü dinlerken, bir &#8220;sürtünme sesi&#8221; duyabilir. Geniş bir perikardiyal efüzyon ya da konstriktif perikardit, kalp odacık-larınm normal olarak kanla dolmasını engelleyerek kalp yetmezliğine ya da şoka neden olabilir.</p>
<p>Viral (virüsün yol açtığı) perikardit ya da bir kalp krizi ya da kalp ameliyatı ile ilgili bir perikardit genellikle bir ya da iki hafta içinde çözülür.</p>
<p>Perikardite bakteriyel bir enfeksiyon (özellikle tüberküloz) ya da tümörler neden olduğunda, semptomlar sıklıkla giderek şiddetlenir. Lupus gibi enflamatuar (iltihaplı) bir hastalıktan kaynaklanan perikardit, nükseden göğüs ağnsına neden olarak bir görünüp bir kaybolabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Semptomlarınız ve fiziksel bir muayenenin sonuçları, teşhis için güçlü ipuçları sağlayabilir. Bir elektrokardiyogram perikardit olabileceğini akla  getiren değişiklikleri gösterebilir fakat en iyi tanısal test bir ekokar- 3 diyogramdır.   Hastalığın kaynağı bariz değilse, daha yoğun testlerden geçmeniz gerekebilir. Nadir vakalarda, doktorunuz kalbinizin çevresinden bir sıvı örneği almak için bir iğne kullanmak zorunda   kalabilir.</p>
<p>Alınan sıvı, analiz için  laboratuara gönderilir. Perikardit tedavisi, altta yatan soruna bağlıdır. Neden, viral  virüsün yol açtığı) bir enfeksiyonsa, tek tedavi ağrıyı kontrol  etmek için iltihap önleyici (antienf- 3 lamatuar) ilaçlar olabilir. Bakteriyal enfeksiyonlar antibiyotik gerektirir. Neden, böbrek yetmezliğiyse, acil diyaliz gerekir.</p>
<p>Perikardiyal kesedeki sıvı hacmi, kalp fonksiyonunu engelleyecek derecede artarsa, bu acil bir durumdur. Bir iğneyle sıvı alınarak basınç geçici olarak hafifletilebilir. Sıvıyı boşaltmak ya da yaralı dokuyu keserek almak için kalp ameliyatı gerekebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/perikardit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konjestif Kalp Yetmezliği</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/konjestif-kalp-yetmezligi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/konjestif-kalp-yetmezligi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 15:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Kası Ve İç Zarı Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4415</guid>
		<description><![CDATA[Konjestif kalp yetmezliği (CHF), kalbin vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar kan pompalayamamasıdır. CHF, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde hastalık ve sakatlığın ana nedenlerinden bir tanesi ve 65 yaş üzerindeki kişilerin hastaneye yatırılmasının ana sebebidir; her yıl 40,000 fazla kişinin ölümüne neden olur. CHF, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde yaklaşık olarak 5 milyon kişiyi etkilemektedir ve sayı özellikle yaşlı insanlar arasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konjestif kalp yetmezliği (CHF), kalbin vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar kan pompalayamamasıdır. CHF, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde hastalık ve sakatlığın ana nedenlerinden bir tanesi ve 65 yaş üzerindeki kişilerin hastaneye yatırılmasının ana sebebidir; her yıl 40,000 fazla kişinin ölümüne neden olur. CHF, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde yaklaşık olarak 5 milyon kişiyi etkilemektedir ve sayı özellikle yaşlı insanlar arasında giderek artmaktadır.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde kalp krizinden kaynaklanan ölümlerin azalma¬sına rağmen, kalp yetmezliğinden kaynaklanan ölümler artmaktadır. Ancak son on yılda, tedaviler gelişmiştir (iyileşmiştir).</p>
<p>Kalp yetmezliğinde, sol ventrikül (karıncık) (ve bazen de sağ ventrikül (karıncık)) pompa görevini yapamamaya başlar. Sol ventrikülün (karıncığın) görevi, oksijen açısından zengin kam tüm vücuda (akciğerler hariç) pompala¬maktır. Sağ ventrikülün (karıncığın) görevi, oksijen açısından fakir kanı, oksijen açısından zenginleştirilmesi için akciğerlere pompalamaktır. Bu pompanın işlememesi bazı semptomlara neden olur.<br />
Kalp kasını etkileyen birçok hastalık CHF&#8217;ye neden olabilir. Bu hastalıklardan en yaygın olanlar koroner arter hastalığı, kardiyomiyopati , yüksek kan basıncı (tansiyon)  ve kalp kapakçıkları hastalıklardır .</p>
<p>Baza doktorlar CHF&#8217;yi doğru teşhis etmezler ya da yeterince agresif bir şekilde tedavi etmezler. Eğer size CHF teşhisi konulmuşsa fakat tedaviden sonra iyileşme göstermiyorsanız, başka bir doktora gidiniz. En modern ve en etkili tedavi uygulanmıyor olabilir. Doğru bir tedaviyle, çoğu kişinin semptomlar iyileşir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">SEMPTOMLAR</span></strong><br />
Sol ventrikül (karıncık) vücudun tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterince kan pompalayamadı ğından, birçok organ görevini doğru olarak yapmamaya başlar. Beyin, böbrekler ve kaslardan yeterli kan akışının olmaması, örneğin güçsüzlüğe ve halsizliğe neden olur.<br />
Aynı zamanda, sol ventrikülün (karıncığın) görevini yerine getirememesi, kanm dolaşım sisteminden sol ventriküle (karıncığa) geri dönmesine yol açar: Kan önce akciğerlere, sonra da sağ ventriküle (karıncığa) döner. Eğer sağ ventrikül de (kanncık da) görevini yerine getiremiyorsa, bu da kanın, kanı sağ ventriküle (karıncığa) boşaltan venlere (toplardamarlara) gitmesine neden olur.</p>
<p>Kan akciğerlere geri gittiğinde nefes almak zorlaşır. En kötüsü, dinlenirken bile çok nefessiz kalırsınız. Kan venlere (toplardamarlara) geri gittiğinde de, venlerden (toplardamarlardan) dokulara sıvı sızmaya başlar ve bu da şişmeye neden olur. Bacaklarınız gibi bazı bölgelerde şişme görebilirsiniz.</p>
<p>Şişme aynı zamanda başka bölgelerde de sıklıkla meydana gelir: Akciğerlerin etrafındaki boşlukta , karında ve akciğerde. Vücudu¬nuzda sıvı biriktiğinde, kilo alırsınız.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-5755" title="Konjestif Kalp Yetmezliği" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/Konjestif-Kalp-Yetmezliği.JPG" alt="Konjestif Kalp Yetmezliği" width="260" height="145" />Konjestif kalp yetmezliğinin semptomları hafif ya da şiddetli olabilir ve yavaşça ya da aniden gelişebilir. Bunların tamamı, kalbin ne kadar hızlı ve ne derece kötü bir şekilde yetersizleşmeye başladığına bağlıdır.<br />
Diğer organların kalp yetmezliğine verdikleri tepkiler de kalp yetmezliğinin semptomlarım şiddetlendirebilir. Örneğin böbrekler, tuz ve su tutarak düşük kan akışına tepki verirler. Bu, kalbin yükünü arttırır ve şişme ile kilo almaya da katkı sağlar.CHF, aktivitelerinizin ne kadar sınırlandığına göre dört katego¬riye ayrılır. CHF 1 kategorisinde, herhangi bir semptomun farkına varmadan sıradan fiziksel aktiviteleri yapabilirsiniz.</p>
<p>CHF 2, orta dereceli aktiviteleri yaparken nefessiz kalmaya ya da diğer rahatsızlıklara neden olur fakat hafif aktiviteler yaparken ya da dinlenirken semptomlar görülmez. CHF 3, herhangi bir fiziksel aktivitenin semptomlara neden olacağı anlamına gelir.Kalp yetmezliğinin en ileri düzeyi olan CHF 4, dinlenirken bile nefessiz kalkmaktan ve halsizlikten muzdarip olacağınız ve uzanırken (yatarken) nefes almakta zorlanabileceğiniz anlamına gelir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Özellikle şiddetli olduğunda, doktorunuz fiziksel muayene aracılığıyla CHF&#8217;yi genellikle saptayabilir. Doktor kanın akciğerlere geri döndüğünü fiziksel muayeneyle saptayamamış olsa bile Bir göğüs röntgeni bunu gösterebilir.</p>
<p>Bir ekokardiyogram, kalbin ne derece etkili bir şekilde pompalama yaptığına dair daha doğru (kesin) bir ölçü verebilir. Dolaşım sistemine pompalanan (ejeksiyon) ventriküllerdeki (kanncıklardaki) kan miktan (fraksiyon) enjeksiyon fraksiyonu olarak adlandırılır. Enjeksiyon fraksiyonu %50&#8242;den az olduğunda, anormal olarak nitelendirilir.Kalp yetmezliğiyle savaşmada kendinize dikkat etmeniz çok önemlidir. Yapabileceğiniz en önemli üç şey şudur:</p>
<p>Tuzlu yiyeceklerden kaçınınız. Tuz, sıvı tutmanıza neden olur ve sıvı tutulması, kalp yetmezliğini kötüleştirebilir. Çoğu konserve yiyecek ve hazır yiyecekler gibi tuzlu olduğu aşikar olan yiyeceklerden uzak durunuz. Ayrıca, yiyeceklerinize tuz eklemeyiniz.</p>
<p>Düzenli olarak tartılınız. Kalp yetmezliğinden kaynaklanan sıvı tutulması, kilo almanıza neden olur. Düzenli olarak tartılmanız ve kilonuzu yazarak not etmeniz çok önemlidir. Her gün aynı zamanda, örneğin ilk yaptığınız şey olarak, hafif kıyafetlerle ve ayakkabısız olarak tartılmaya çalışınız.<br />
Ayakta durmayınız ve ayaklarınızı kaldırarak oturunuz. Sıvı tutulumu en çok bacaklarda oluşur çünkü yer çekimi vücudunuzdaki sıvıyı aşağı doğru çeker. Mümkün olduğunca ayakta durma sürenizi azaltınız.</p>
<p>Otururken, ayaklarınızı bir tabureye ya da sandalyeye koyarak destekleyiniz. Bu, bacak dokularındaki sıvının kana, oradan böbreklere gitmesine ve idrar olarak vücuttan dışan atılmasına yardımcı olur.<br />
Kalp yetmezliği için güçlü (etkili) ilaçlar mevcuttur. En yaygın olarak kullanılan ilaçlardan bazıları şunlardır:</p>
<p>Diyüretikler (idrar söktürücüler), böbreklerinizin daha çok idrar üretmesine neden olur ve bu da çok fazla su tutmanızı (neden olacağı tüm komplikasyonlarla birlikte) engeller. Diyüretiklerin (idrar söktürücülerin) farklı etkilerde (güçlerde) olardan mevcuttur. Tiazidler olarak adlandırılan daha hafif diyüretikler (idrar söktürücüler) genellikle yeterli olur. Yaygın olarak kullanılan ve daha güçlü olan bir diyüretik (idrar söktürücü) furosemiddir. Eğer kullandığınız diyüretik (idrar söktürücü) dozu çok güçlüyse, çok fazla idrara çıkar ve su kaybedersiniz.</p>
<p>Ayrıca, hem tiazidler hem de furosemid, idrarınıza potasyum geçirerek vücudunuzun potasyumsuz kalmasına neden olur. Bunu önlemek için potasyum açısından zengin yiyecekler ve içecekler (muz ve portakal suyu gibi) tüketiniz; potasyum hapları ya da sıvı potasyum ilaçlan alınız ya da böbreklerinizin potasyum kaybetme eğilimini önleyen ilaçlar kullanınız. Doktorunuz, doğru miktarda diyüretik (idrar söktürücü) kullandığınızdan ve vücudunuzdaki potasyum seviyesinin normal olduğundan emin olmak için sizinle bir plan üzerinde çalışacaktır.</p>
<p>Anjiyo tansin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri,kalbin yükünü hafifletir. Kalp yetmezliği tedavisinin önemli bir kısırımı oluştururlar. ACE inhibi¬törleri, kandaki potasyum seviye¬sinin artmasına neden olabi¬lirler; bu, diyüretiklerin (idrar söktürücülerin) etkisinin zıttıdır. Özellikle böbreklerinde daralmış arterler (atardamarlar) bulunan kişiler olmak üzere bazı kişilerde ACE inhibitörleri bir dereceye kadar böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bu nedenlerden ötürü, doktorunuz düzenli olarak kan testleri yapacaktır.</p>
<p>Yeni bir gaip ilaç, anjiyo tansin reseptör antagonistleri, de ACE inhibitörlerine benzer şekilde etki gösterir ve CHF için değerlendirilmektedir.Vazodilatörler (damar genişleticiler), ACE inhibitörleri gibi kalbin yükünü azaltmak için çalışan birçok ilaçtan biridir. Uzun süre etkili nitratlar olan hidralazin ve prazosin içerirler ve ACE inhibitörlerini kaldıramıyorsanız (tolere edemiyorsanız) kullanılabilirler.</p>
<p>Digitalis (yüksük otu), bitkilerden elde edilen ve yüz yıllardır kullanılan doğal bir ilaçtır. Kalbin kasılmasını kuvvetlendirir. Kanınızdaki digitalis seviyesi düzenli olarak ölçülmelidir çünkü anormal derecede yüksek seviyeler kalp bloğuna  ve anormal kalp ritimlerine (ritim bozukluğuna)  neden olabilir.</p>
<p>Beta blokörler, adrelaninin ve kalbin daha hızlı atmasına neden olan bununla ilgili maddelerin etkilerini azaltır. Yıllarca, konjestif kalp yetmezliğinin tedavisinde beta blokörierin kalbin pompalama yapma kuvvetini daha çok azaltacağı kaygısıyla bunları kullanmaktan kaçınılmıştır. Daha yakın zamanlarda, beta blokörierin hasardan çok fayda sağladıkları bulunmuştur. En güçlü kanıt carvedilol olarak adlandırılan yeni bir beta blöker için mevcuttur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/konjestif-kalp-yetmezligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardiyomiyopati</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kardiyomiyopati/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kardiyomiyopati/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 14:36:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Kası Ve İç Zarı Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4409</guid>
		<description><![CDATA[Kalp kasının (miyokard) güçsüzleşmesini içeren herhangi bir kalp hastalığı kardiyomiyopati olarak adlandırılabilir. Bu, tamamı kalp kasının hasar görmesine ve kalp fonksiyonunun bozulmasına neden olabilecek birçok hastalığı içeren geniş bir terimdir. Kardiyomiyopatinin bazı türlerinde güçsüzleşmiş olan kalp kası incelir; diğer türlerinde ise anormal bir şekilde kalınlaşır. Bu durumlardan herhangi birinde ventriküller (karıncıklar) artık etkin bir biçimde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp kasının (miyokard) güçsüzleşmesini içeren herhangi bir kalp hastalığı kardiyomiyopati olarak adlandırılabilir. Bu, tamamı kalp kasının hasar görmesine ve kalp fonksiyonunun bozulmasına neden olabilecek birçok hastalığı içeren geniş bir terimdir.</p>
<p>Kardiyomiyopatinin bazı türlerinde güçsüzleşmiş olan kalp kası incelir; diğer türlerinde ise anormal bir şekilde kalınlaşır. Bu durumlardan herhangi birinde ventriküller (karıncıklar) artık etkin bir biçimde kanı pompalayamaz. Kan, kalpte hareketsiz kalır ve bu da kanın pıhtılaşma olasılığını arttırır. Pıhtılar serbest kalıp arteriyal emboliye  neden olabilir.Ayrıca, abluka altında olan kalp kası, potansiyel olarak tehlikeli olan anormal kalp ritimlerine (ritim bozukluklarına)  karşı daha açık bir hale gelir. Sıklıkla konjestif kalp yetmezliği  gelişir.<br />
Bazen kardiyomiyopatiye, kalp kasının iltihaplanması olan miyokardit neden olur. Genel¬likle bir enfeksiyon, sorunun kaynağıdır. Coxsackie B virüsü ve ekovirüs, miyokarditin en sık rastlanan nedenleridir.</p>
<p>Daha yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mutant (türeşik) bir Coxsackie B virüsü türünün miyokardite ve kardiyomiyopatiye neden olma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. İnsan immun yetmezlik virüsü, Lyme hastalığı ve Ttypanosoma cruzi olarak adlandırılan tropikal bir parazit de sorumlu olabilir.</p>
<p>Lupus ve bir kalp naklinden »sonra gelişen reddetme reaksiyonları gibi kronik enflamatuar (iltihaplı) hastalıklar da miyokardite neden olabilir.<br />
Koroner arter hastalığı da, kalbin büyük bir kısmına kan akışının azalmasına (iskemik kardi¬yomiyopati) neden olarak kalıcı (sürekli) bir kalp kası güçsüzlüğüne yol açabilir. Bu, koroner arter hastalığı bir kalp krizinden dolayı herhangi bir kalp kasının ölümüne neden olmamış olsa bile meydana gelebilir.</p>
<p>Diğer kişilerde kalp kası hasarı, çok fazla alkol almaktan kaynak¬lanan toksik etkilerden dolayı meydana gelir (alkolik kardiyomi¬yopati). Bu, ömür boyunca aşırı alkol almadan ya da 5 ila 10 yıldır bir sürede günde dört ya da beş alkollü içecek tüketmenin yarattığı kümülatif etkiden kaynaklanabilir.</p>
<p>Genellikle alkolizme eşlik eden zayıf beslenmenin neden olduğu vitamin eksiklikleri de kalbi güçsüzleştirebilir. Erken safhalarında, alkolden uzak durarak alkolik kardiyomiyopati yok edilebilir. Ancak, hastalık ilerledikçe, kalp kası hasarı kalıcı bir hal alır Restriktif kardiyomiyopati bir diğer türdür. Kalp kası ya kalınlaşır ya da anormal hücreler veya diğer maddeler tarafından istila edilir. En yaygın olarak görülen şekli, yüksek kan basıncına (tansiyona) ya da yüksek dirence (kalp, bu yüksek dirence karşı pompalama yapmak zorundadır) neden olan diğer hastalıklara bir tepki olarak gelişebilen genişlemedir  aortik stenozdur.<br />
Hipertrofik kardiyomiyopati olarak adlandırılan ve sıra dışı kalıtımsal bir hastalık, özellikle iki ventrikülün (karıncığın) arasındaki duvar olmak üzere kalp kasının kalınlaşmasına neden olur. Şiddetli vakalarda, kasın aşırı kalınlaş¬ması kanın kalpten dışarı akmasını engeller ve bayılma ya da hatta ani ölüme neden olabilir.Bu hastalık genellikle 40 yaşından önce gelişir ve 10 yaşın¬daki çocukları bile görülebilir. Birçok genç sporcunun ölümünden bu hastalık sorumludur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-5759" title="Kardiyomiyopati" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/Kardiyomiyopati.Jpeg" alt="Kardiyomiyopati" width="240" height="159" />SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Kardiyomiyopati erken safhalarında semptomlara neden olmaya¬bilir. Başka bir hastalığı teşhis etmek için çekilen göğüs röntgeni kalbin genişlediğini gösterdiğinde tesadüfen keşfedilebilir.Kardiyomiyopati semptomlara neden olduğunda, bunlar artık zayıf (sorunlu) bir kalbin neden olduğu semptomlar: halsizlik, güçsüzlük ve çok az efor sarf edildiğinde veya uzanırken bile oluşan nefessiz kalma.</p>
<p>Kardiyomiyopati anormal kalp ritimlerine (ritim bozukluklarına) neden olduğunda; semptomlar çarpıntı, sersemlik hali, bayılma ve hatta ani ölümü kapsayabilir. Hipertrofik kardiyomiyopitisi olan kişilerde göğüs ağrısı da gelişebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Fiziksel bir muayenenin sonuçlan olan semptomlara (özellikle kalp yetmezliği sinyalleri) ve bir göğüs röntgeni, ekokardiyogram ve elektrokardiyogramın sonuçlarına bakılarak kolayca kardiyomiyopati teşhisi konabilir.</p>
<p>Nadiren, endomiyokardiyal biyopsi olarak adlandırılan bir teste gerek duyulur. Bu testte, boyundaki bir vene (toplardamara) bir kateter sokularak kalbe inilir. Kateterin ucunda bulunan küçük bir alet kullanılarak kalp duvarının iç kısmından küçük bir parça alınır. Daha sonra bu kalp dokusu örneği mikroskop altında incelenir.<br />
Semptomların en yaygın olarak görülen iki nedeni olan kalp yetmezliği ve anormal kalp ritim¬leri de (ritim bozuklukları da) dahil olmak üzere kardiyomiyopatinin tüm türleri için tedaviler mevcuttur.<br />
Alkolik kardiyomiyopatisi olan kişiler, alkolün etkilerine karşı özellikle hassas gibi görünmektedirler.</p>
<p>Bu hastalığın tedavisindeki en önemli adım, alkolü bırakmaktır. Alkol bırakıldıktan sonra, kalp yetmezliği semptomları ilaçlar ve diyet (beslenme) değişiklikleriyle kontrol edilebilir.Hipertrofik kardiyomiyopati tedavisi, göğüs ağrısı ve nefessiz kalma semptomlarını kontrol etmeye yardımcı olabilir. Daha da önemlisi, bu tedavi ani kardiyak ölüm riskinizi azaltır. Bu genellikle beta blokörlerin ya da kalsiyum kanal blokörlerinin kullanılmasını gerektirir.</p>
<p>Anormal kalp ritimlerini (ritim bozukluklarını) önlemek için de ilaç almanız gerekebilir. Aşın yorucu egzersizlerden kaçınınız çünkü bu ani kardiyak ölüme neden olabilir.</p>
<p>Bazen, kalp ritimlerini düzenli tutmak için bir kalp pili (pacemaker)  ya da vücuda yerleştirilebilen bir defiralatör kullanmak gerekir. Kalpteki kan akışı kalınlaşmış kalp kası tarafından şiddetli bir şekilde sekteye uğratılıyorsa, bu sorunu ortadan kaldırmak için kalp kasınızın bir kısmının cerrahi yolla alınması gerekebilir.</p>
<p>Aile bireylerinizde hipertrofilik kardiyomiyopati varsa, hiçbir semptom görülmüyorsa bile sizde de hipertrofilik kardiyomiyo¬pati olup olmadığını anlamak için muayene olmanız gerekir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kardiyomiyopati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karıncıklarda Görülen Anormal Ritimler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/karinciklarda-gorulen-anormal-ritimler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/karinciklarda-gorulen-anormal-ritimler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 09:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4407</guid>
		<description><![CDATA[Temelde ventriküller (karıncıklar) kanı kalpten dışarı ve vücuda pompalamaktan sorumlu olduğundan, ventriküllerde (karıncıklarda) görülen ritim bozukluklarının genellikle atriyumlarda görülen ritim bozukluklarından daha ciddi sonuçları vardır. &#8220;Ekstra kalp atışları&#8221; (prematürree (erken) ventriküler kasılmalar), normal kalp atışında olduğu gibi sinoatriyal (SA) düğümde değil ventriküllerde (karıncıklarda) başlar. Genellikle sağlıklı kişilerde meydana gelirler ve astım ilaçlan ya da dekonjestanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Temelde ventriküller (karıncıklar) kanı kalpten dışarı ve vücuda pompalamaktan sorumlu olduğundan, ventriküllerde (karıncıklarda) görülen ritim bozukluklarının genellikle atriyumlarda görülen ritim bozukluklarından daha ciddi sonuçları vardır.<br />
&#8220;Ekstra kalp atışları&#8221; (prematürree (erken) ventriküler kasılmalar), normal kalp atışında olduğu gibi sinoatriyal (SA) düğümde değil ventriküllerde (karıncıklarda) başlar. Genellikle sağlıklı kişilerde meydana gelirler ve astım ilaçlan ya da dekonjestanlar (burun tıkanıklığını giderici ilaçlar) gibi stimulanlar (uyarıcılar) bunlara neden olabilir.<br />
Aym zamanda kahve, çay ve kolalı içeceklerde bulunan kafein; alkol ya da sigarada bulunan nikotin de bunlara neden olabilir. Kalp hastalığı olan kişilerde meydana geldiklerinde, artmış daha ciddi ritim bozukluğu riskinin sinyalini verirler.</p>
<p>Ventriküler taşikardi (VT),ventriküllerdeki (kanncıklardaki) anormal bir tetikleyiciden kaynaklanan hızlı, koordineli bir ritimdir. Normal kalp atışının tersine, SA düğümde başlamaz. Genellikle kalp hızı dakikada 140 ila 300 atış arasındadır.VT sadece birkaç saniye sürebilir ve durumda genellikle semptomlara neden olmaz. Bu, kalbi normal atan kişilerde ya da uzun QT sendromu olarak adlandırılan daha olağan dışı kalıtımsal bir iletim sistemi hastalığı olan kişilerde oluşabilir.</p>
<p>VT dakikalarca ya da saatlerce sürdüğünde genellikle (fakat her zaman değil) daha ciddi semptomlara yol açar çünkü kalp etkili bir şekilde kan pompalayamaz. Bazen VT, ölümcül olabilen ventriküler fibrilasyona dönüşebilir.<br />
Çoğu zaman birkaç dakikadan daha uzun süren bir VT, genellikle kardiyomiyopati  ya da ileri koroner arter hastalığının bir göstergesidir.<br />
Ventriküler fibrilasyon (VF),atan kalbi yöneten elektriksel uyanların tamamen düzensiz olduğu bir hastalıktır. Sonuç olarak, ventriküllerin (karıncıkların) kaslar kasılmaktan ziyade titreşir. Ventriküller (karıncıklar) artık vücuda kan pompalayamazlar ve bu da dolaşımın durduğu kardiyak arreste (kalp durmasına) yol açar.<br />
Eğer kalp yeniden çalıştırılmazsa, birkaç dakika içinde ölüm gerçekleşir. VF en sık koroner arter hastalığı olan kişilerde meydana gelir. Bir kalp krizinden sonra gerçekleşen ölümün en yaygın nedenidir. Elektrik şoku (elektrik çarpması) ya da anestezi de VF&#8217;ye neden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Nadiren ekstra kalp atışlarınız oluyorsa, göğsünüzün ortasında ani bir vuruş hissedebilirlisiniz ya da hiç semptom olmayabilir. VT sıklıkla çarpıntılara (hızlı, güçlü bir kalp atışı) neden olur.Eğer kalbinizin pompalama yapma etkililiği azalmışsa, göğüs basıncınız (göğsünüzde baskı)olabilir ya da kendinizi güçsüz, sersemlemiş ve nefessiz kalmış hissedebilir; bayılabilirsiniz. VF hızla bilinç kaybına ve düzeltilmezse ani ölüme neden olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-5761" title="atrial" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2009/06/atrial.png" alt="atrial" width="273" height="197" />TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Bir elektrokardiyogram, ventriküllerdeki (karıncıklardaki) anormal bir ritmi (bir ritim bozukluğunu) saptayabilir. Bu ritim gelip gidiyorsa, bu ritmi saptamak için bir Holter izlemesine ya da olay (event) izlemesine  gerek duyulabilir.Ekstra kalp atışları (prematürree (erken) ventriküler kasılmalar) sağlıklıysanız tedavi gerektirmez.</p>
<p>Eğer semptomlar sizi rahatsız ederse; kafeinden, dekonjestanlar dan (burun tıkanıklığını giderici ilaçlardan), sigaradan ve alkolden kaçınınız. Bunların tamamı soruna katkı sağlayabilir (sorunu arttırabilir). Sağlıklı bir kalbi olan bir kişiye, çarpıntılar çok rahatsız edici olmadığı sürece genellikle ilaç tavsiye edilmez. Semptomlar tedirgin edici olduklarında bile çok ciddi değillerdir.</p>
<p>Bir tedavi reçete edildiğinde, bu tedavi genellikle düşük dozda beta blokerleri içerir. Bilinen bir kalp hastalığınız varsa, doktorunuz ekstra kalp atışlarının sayısını azaltmak için antiaritmik bir ilaç da reçete edebilir.</p>
<p>Birkaç saniyeden daha uzun süren ve semptomlara neden olan VT, genellikle kinidin, prokainamid ve dizoftramid gibi antiaritmik ilaçlarla tedavi edilir. Ancak bu ilaçların aynı zamanda anormal kalp ritimlerine de (ritim bozukluklarına da) neden olma potazsiyeli vardır; dolayısıyla, dikkatli bir izleme gerektirirler.</p>
<p>İzleme, 24 saatlik bir kardiyak monitör (Holter monitörü) kullanılırken her bir ilacın etkisini değerlendirerek yapılır. Bazen, size en iyi gelen ilacı bulmadan önce birçok ilacın etkisinin değerlendirilmesi gerekir. Bazı kardiyoglar, ilacın işe yarayıp yaramadığını ve aritmiyi iyileştirip iyileştiremeyeceğini görmek için elektrofizyolojik test  yapılmasını tavsiye ederler.</p>
<p>Birkaç dakika süren VT, acil bir durum olabilir çünkü VF&#8217; ye dönüşebilir. Bu nedenle, bu ritim tıbbi bir ortamda oluşursa, genel¬likle normal kalp ritmini yeniden sağlamak için kalbinize bir şok veren bir makineyle tedavi edilir.</p>
<p>İlaçlarla kontrol altına alınamayan tekrarlayan VT niz varsa, bir kardiyolog vücudunuza vücuda yerleştirilebilir defibrilatör olarak adlandırılan bir alet yerleştirebilir. Bu alet, kalbiniz her VT geliştirdiğinde kalbinize şok verir.VF, kardiyak arreste (kalp durmasına) yol açar ve acil kalp masajı gerektiren acil bir durumdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/karinciklarda-gorulen-anormal-ritimler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücuda Yerleştirilebilir Defibrilatörler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/vucuda-yerlestirilebilir-defibrilatorler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/vucuda-yerlestirilebilir-defibrilatorler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 08:57:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4405</guid>
		<description><![CDATA[Vücuda yerleştirilebilir bir defibrilatör, bir kalp piline (pacemaker) benzer. Kalbin ritmini saptayabilir ve kalp kasına elektriksel bir uyarı gönderebilir. Ancak, bir kalp pili (pacemaker) mevcut olmayan doğal bir kalp atışını saptayıp kalbi atması için harekete geçirmek üzere küçük bir elektrik sinyali yollarken, bir defibrilatör potensiyel olarak ölümcül olan kalp ritmi bozukluklarını saptar ve kalp kasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücuda yerleştirilebilir bir defibrilatör, bir kalp piline (pacemaker) benzer. Kalbin ritmini saptayabilir ve kalp kasına elektriksel bir uyarı gönderebilir. Ancak, bir kalp pili (pacemaker) mevcut olmayan doğal bir kalp atışını saptayıp kalbi atması için harekete geçirmek üzere küçük bir elektrik sinyali yollarken, bir defibrilatör potensiyel olarak ölümcül olan kalp ritmi bozukluklarını saptar ve kalp kasını şoke ederek kalbi normal ritmine geri döndürmek için büyük bir elektrik sinyali yollar.</p>
<p>Bu elektrik şoku, biraz rahatsızlığa neden olabilecek kadar kuvvetlidir fakat hayat kurtarabilir. Bazı aletler, ventriküler fibrilasyona yol açabi­lecek ritim bozukluklarını saptayıp kalbi anormal ritmin dışına çıkarmak için (bir kalp pili (pacemaker) gibi) küçük elektriksel uyarılar yollarlar. Eğer bu ritmi normale döndüremezse, alet ritim bozukluğunu durdurmak için gerek duyulan güçlü elektrik şokunu yollar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/vucuda-yerlestirilebilir-defibrilatorler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulakçıklarda Görülen Anormal Ritimler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kulakciklarda-gorulen-anormal-ritimler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kulakciklarda-gorulen-anormal-ritimler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 08:46:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kulakçık Hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4399</guid>
		<description><![CDATA[Atriyal taşikardi, elektriksel uyanlar atriyumlarda (kulakçıklarda) sinoatriyal (SA) düğüm dışında başka bir yerde üretildiğinde meydana gelir. Kalp, her zamankinden hızlı fakat düzenli bir şekilde artar. Bu durum aniden ortaya çıkıp birkaç dakika ila birkaç saat arasında sürdüğünde, paroksismal atriyal taşikardi (PAT) ya da paroksismal supraventriküler taşikardi olarak adlandırılır. PAT genellikle, kalbin tetikleyici sinyalinin atriyoventiküler düğümden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atriyal taşikardi, elektriksel uyanlar atriyumlarda (kulakçıklarda) sinoatriyal (SA) düğüm dışında başka bir yerde üretildiğinde meydana gelir. Kalp, her zamankinden hızlı fakat düzenli bir şekilde artar.<br />
Bu durum aniden ortaya çıkıp birkaç dakika ila birkaç saat arasında sürdüğünde, paroksismal atriyal taşikardi (PAT) ya da paroksismal supraventriküler taşikardi olarak adlandırılır.</p>
<p>PAT genellikle, kalbin tetikleyici sinyalinin atriyoventiküler düğümden geçerken bozulmasından kaynaklanır. Bu durum, başka bir hastalığı olmayan kişilerde özellikle duygusal stres esnasında meydana gelebilir. Kötüleştirici bir etkisi vardır fakat genellikle ciddi bir sorun değildir. Kalbinizde doğumdan sıra dışı elektrik yollan bulunuyorsa da bu durum oluşabilir ve böyle bir durumda daha ciddi bir sorun olabilir.</p>
<p>Atriyal fibrilasyon, 2 milyondan fazla Amerikalının yaşadığı yaygın bir kalp ritmi bozukluğudur. Sol ve sağ atriyumun (kulakçığın) duvarları koordine bir şekilde zorlakasılmak yerine titrer (titreşir) ve ventriküllere (karıncıklara) etkili bir şekilde kan pompalamaz. Bazen atriyal fibrilasyon gelip gider ve bazen de sürekli olarak kalır.</p>
<p>Bu durumun dışında sağlıklı bir kalbi olan kişilerde meydana gelebilir. Ancak, kalp kapakçığı düzensizlikleri, aşırı faaliyet gösteren bir tiroid bezi, akciğer hastalığı, pulmoner embolusu olan ve kalp kılıfı iltihaplanmış olan kişilerde daha yaygındır.Birçok kalp ritim bozukluğunda olduğu gibi, bu duruma da genellikle koroner arter hastalığı neden olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kulakciklarda-gorulen-anormal-ritimler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbin İleti Yolları</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kalbin-ileti-yollari/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kalbin-ileti-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 08:38:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanhaziran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=4395</guid>
		<description><![CDATA[İleti yolları, elktrik sinayaller taşıyan ve kalp atışını düzenleyen (koordine eden) özel dokulardır. Kalbin kasılmasını harekete geçiren sinyal sağ atriyumun (kulakçığın) duvarında bulunan sinotriyal düğümde başlar. Sinyal oradan atriyovenküler düğüme, oradan da sağ ve sol dal blokları aracılığıyla ventriküllere (karıncıklara) ulaşır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İleti yolları, elktrik sinayaller taşıyan ve kalp atışını düzenleyen (koordine eden) özel dokulardır. Kalbin kasılmasını harekete geçiren sinyal sağ atriyumun (kulakçığın) duvarında bulunan sinotriyal düğümde başlar. Sinyal oradan atriyovenküler düğüme, oradan da sağ ve sol dal blokları aracılığıyla ventriküllere (karıncıklara) ulaşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kalbin-ileti-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

