<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; online tıp</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/online-tip/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Anjin Dö Puvairin Hangi Hastalıklarla Karı­şabilir?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/anjin-do-puvairin-hangi-hastaliklarla-kari%c2%adsabilir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/anjin-do-puvairin-hangi-hastaliklarla-kari%c2%adsabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 12:10:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-A]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin Dö Puvairin]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hemşire]]></category>
		<category><![CDATA[Kaburga kıkırdaklarının kayması]]></category>
		<category><![CDATA[Kaburgalar arası sinirlerinin iltihaplan­ması]]></category>
		<category><![CDATA[Midenin göğüs içine fırlaması]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sol göğüs etleri romatizması]]></category>
		<category><![CDATA[Sol omuz oynağı hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek borusu hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/?p=614</guid>
		<description><![CDATA[Anjin dö puvairin hangi hastalıklarla karı­şabilir? 1. Göğüs ve boyun fıtıklarının hastalıkları, 2. Sol omuz oynağı hastalıkları, 3. Kaburga kıkırdaklarının kayması, 4. Kaburgalar arası sinirlerinin iltihaplan­ması, 5. Sol göğüs etleri romatizması, 6. Midenin göğüs içine fırlaması, 7. Yemek borusu hastalıkları, 8. Miyokart enfarktüsü, 9. Asabi kalp hastalığı, 10. Kalın barsakların gaz yapması&#8230; Bu saydığımız 10 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anjin dö puvairin hangi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalıklar</a>la karı­şabilir?</strong><br />
1.  Göğüs ve boyun <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/fitik/">fıtık</a>larının hastalıkları,<br />
2.  Sol omuz oynağı hastalıkları,<br />
3.  <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kaburga-kemikleri/">Kaburga</a> kıkırdaklarının kayması,<br />
4.  Kaburgalar arası <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/sinir/">sinir</a>lerinin iltihaplan­ması,<br />
5.  Sol göğüs etleri <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/romatizma-akut-romatizma/">romatizma</a>sı,<br />
6.  Midenin göğüs içine fırlaması,<br />
7. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yemek-borusu/"> Yemek borusu</a> hastalıkları,<br />
8.  <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/miyokart-enfarktusu-nedir/">Miyokart enfarktüsü</a>,<br />
9.  Asabi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kalp-hastaligi/">kalp hastalığı</a>,<br />
10. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/kalin-bagirsak/">Kalın barsaklar</a>ın gaz yapması&#8230; Bu saydığımız 10 hastalık ve daha birçok­ları ile aniin dö puvatrin arasında ayırt yaparak ancak hazık bir hekimin işidir .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/anjin-do-puvairin-hangi-hastaliklarla-kari%c2%adsabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimler Romatizmaya Yakalanır?</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kimler-romatizmaya-yakalanir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kimler-romatizmaya-yakalanir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jun 2008 20:21:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-R]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma hastalığı ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizmal Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[romatizmal hastalık­lar]]></category>
		<category><![CDATA[tıp eğitimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/kimler-romatizmaya-yakalanir/</guid>
		<description><![CDATA[Kimler romatizmaya yakalanır? Hâd &#8220;romatizma umumiyetle 5-15 yaşları arasında bulunan çocuklarda görülür. 25 yaşını geçkin kimselerde ilk defa olarak romatizma görülmesi nadirdir. Erişkinlerdeki romatizma çok defa çocuklukta geçirilen romatizmanın nüksüdür. A hemolitik streptokok enfeksiyonu geçi­ren (meselâ boğaz anjini) çocukların ancak %3 ünde romatizma husule gelir. Demek ki hu­susî bir istidat bulunması şarttır. Daha önce romatizma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kimler romatizmaya yakalanır?</strong><br />
Hâd &#8220;romatizma umumiyetle 5-15 yaşları arasında bulunan çocuklarda görülür. 25 yaşını geçkin kimselerde ilk defa olarak romatizma görülmesi nadirdir. Erişkinlerdeki romatizma çok defa çocuklukta geçirilen romatizmanın nüksüdür. A hemolitik streptokok enfeksiyonu geçi­ren (meselâ boğaz anjini) çocukların ancak %3 ünde romatizma husule gelir. Demek ki hu­susî bir istidat bulunması şarttır. Daha önce romatizma geçirmiş olanlar anjin, kızıl, v.s. gi­bi streptokok enfeksiyonuna yakalanırlarsa şahsın 50 sinde romatizma nükseder. Romatiz­ma bulaşıcı değildir, fakat romatizmaya sebep olan mikrop bulaşıcıdır (-sâridir). Bazı hekimler romatizma husulünde irsiyetin rolü olduğuna inanmaktadırlar. Anası ba­bası romatizma geçirmişse çocukta da olması muhtemeldir. Romatizma geçiren çocukların %50 sinden fazlasında devamlı bir kalb hastalığı baki kalır. H&#8217;omaiizma nasıl teşhis edilir? Halk arasında, eskiden her ateşe sıtma den­diği gibi, her ağrıya da romatizma denip geçi­lir. Hakikaten romatizmanın hemen yirmi-beşten fazla çeşidi vardır. Lâkin esas kalbe vu­ranı, kalb hastalığı yapanı, başlı basma bir tip­tir ki biz buna hâd asıl romatizma hastalığı di­yoruz. Romatizmanın şayanı itimat bir tek ara­zı yoktur. Birçok arazlar bir araya gelir. Umu­miyetle oynak yerleri şişer, kızarır, ağrır, ateş yükselir. Ağrı bir oynaktan ötekine atlar. Çocuk çok fazla terler. Romatizma kalbin dış zarını, iç zarını veya &#8216;etini hastalandırır. Dış zarında perikardit ya­par, etinde miyokardit husule getirir, iç zarının iltihabına ise andokardit denir. Bazan kalbteki arıza, romatizma gaçirildikten 10-15 sene sonra meydana çıkar. Hattâ hasta ve etrafındakiler böyle bir romatizma geçirildiğini unutmuşlar­dır bile. Bazan da ufak bir anjinden sonra kalb-romatizması husule gelir. Şahıs bunun farkına bile varmaz. İlerde kendisini muayene eden. hekim, kalbinin hasta olduğundan bahsedince hayretler içinde kalır ve (Ama ben romatizma geçirmedim ki) der. Romatizma kalb kapakları­nı ya daraltır veya onları aşındırarak bollaştı-rır. En çok âfete uğrıyan kapaklar mitral ve aorta kapaklarıdır. . İlerde bu kapakların has­talıkları ayrıca anlatılacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/kimler-romatizmaya-yakalanir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Streptomisin</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/streptomisin/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/streptomisin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 21:37:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-S]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/streptomisin/</guid>
		<description><![CDATA[Streptomisin ilk olarak 1945 yılında Waksman&#8217;ca Streptomyces griseus ismindeki toprak mantarından elde edilmiş, aminoglikozid grubu bir antibiotiktir. Pekçok mikroplara, daha çok tüberküloz mikrobuna karşı etkili olması sebebiyle bu hastalığın tedavi edilmesinde kullanılan ilaç­lar arasındadır ve en etkilisidir. Streptomisin ve bir benzeri olan dihidrostreptomisin bakterilerin içine girdikten son­ra protein yapımını durdurmak yoluyla çoğalmalarını engellemekte ve hemen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Streptomisin ilk olarak 1945 yılında Waksman&#8217;ca Streptomyces griseus ismindeki toprak mantarından elde edilmiş, aminoglikozid grubu bir antibiotiktir. Pekçok mikroplara, daha çok tüberküloz mikrobuna karşı etkili olması sebebiyle bu hastalığın tedavi edilmesinde kullanılan ilaç­lar arasındadır ve en etkilisidir. Streptomisin ve bir benzeri olan dihidrostreptomisin bakterilerin içine girdikten son­ra protein yapımını durdurmak yoluyla çoğalmalarını engellemekte ve hemen akabinde de ölüm­lerine sebep olmaktadır.<br />
Mide &#8211; bağırsak yolundan emilme olmadığından kalçadan zerkedilen bir tür ilaçtır. Streptomi­sinin de her ilaç gibi yan etkisi elbette vardır. Baş dönmesi, bulantı, deri döküntüsü gibi yan etkiler gö­rülebilir. Yüksek dozda ve sürekli kulla­nıldığında işitme bozukluğu (sağırlık), ka­raciğer ve böbrek bozukluğu (albuminüri) yapabilir.<br />
Ayrıca streptomisine karşı bakterilerde çok çabuk bir direnç ve bağışıklık mey­dana gelir. Bu sebeple, tüberküloz tedavi­sinde PAS ve INH gibi diğer ilaçlarla bir­likte kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/streptomisin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sterilizasyon</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 21:29:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-S]]></category>
		<category><![CDATA[mikrop ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Mikropla bulaşan hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mikroplar nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sterilizasyon nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tıp sözlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/</guid>
		<description><![CDATA[Ameliyatlarda kullanılan aletlerin mikrop­lardan arındırılması işlemine sterilizasyon denir. Ayrıca sterilizasyon deyimi kadın veya erkeklerde yapılan kısırlaştırma ame­liyatı için de kullanılmaktadır. Sterilizasyon için en çok kuru sıcaklık ve­ya sıcak basınçlı buhar kullanılır. Genel olarak sterilizasyon, alet ve çamaşırların konduğu tromel denen kutuların otoklav denen aletlerde 1 atmosfer basınç altında 120°C sıcaklıkta 20 dakika bırakılmasıyla elde edilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Ameliyatlarda kullanılan aletlerin mikrop­lardan arındırılması işlemine sterilizasyon denir. Ayrıca sterilizasyon deyimi kadın veya erkeklerde yapılan kısırlaştırma ame­liyatı için de kullanılmaktadır. Sterilizasyon için en çok kuru sıcaklık ve­ya sıcak basınçlı buhar kullanılır. Genel olarak sterilizasyon, alet ve çamaşırların konduğu tromel denen kutuların otoklav denen aletlerde 1 atmosfer basınç altında 120°C sıcaklıkta 20 dakika bırakılmasıyla elde edilir. Isıya karşı hassas olan ve bozulan bazı maddeler ise etilen oksit veya propilen ok­sit gazı ile sterilize edilebilir. Bazı ilaçlar da ışığın mikropları öldürücü etkisinden yararlanılarak sterilize edilmek­tedir. Bu amaçla dalga boyu 2540-2800 A° olan ultraviyole ışınları, gamma veya ka­tot ışınları da kullanılmaktadır. Ameliyat, mikroplardan arınmış bir ortamda, ger çekten temiz yani steril kılınmış aletlerle yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ödem</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 May 2008 21:27:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Ö]]></category>
		<category><![CDATA[mide yarası]]></category>
		<category><![CDATA[midede yara]]></category>
		<category><![CDATA[ödem nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ödem oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[ödem tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>
		<category><![CDATA[tıp eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp sözlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/</guid>
		<description><![CDATA[Dokularda hücrelerarası sıvının artmasıy­la meydana gelen şişliğe ödem (edema) adı verilir. Ödemin varlığını anlamak için doku üzerindeki deriye parmakla basılır ve ancak bir süre sonra kaybolan çökük­lük (godet) meydana getirilir. Yerel ödem­lerden başka vücudun boşluklarında su toplanacak kadar büyük genel ödemlerin meydana gelmesi halinde ise anazarkadan söz edilir Karında periton boşluğunda su toplanmasına asit (ascites), [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="400" src="http://img106.imageshack.us/img106/3396/demxb2.jpg" alt="ödem" height="600" style="width: 121px; height: 54px" />Dokularda hücrelerarası sıvının artmasıy­la meydana gelen şişliğe ödem (edema) adı verilir. Ödemin varlığını anlamak için doku üzerindeki deriye parmakla basılır ve ancak bir süre sonra kaybolan çökük­lük (godet) meydana getirilir. Yerel ödem­lerden başka vücudun boşluklarında su toplanacak kadar büyük genel ödemlerin meydana gelmesi halinde ise anazarkadan söz edilir Karında periton boşluğunda su toplanmasına asit (ascites), göğüste plevra boşluğunda su toplanmasına ise hidrotoraks adı verilir. Ayrıca bazı hasta­lıkların belirtisi olarak meydana gelen or­gan ödemleri örneğin akciğer ödemi, be­yin ödemi, larenks ödemi vb. ödemler de vardır.<br />
Vücut ağırlığının % 75&#8242;ini oluşturan su, or­ganizmada hücre, hücrelerarası ve damar­larda kan plazması gibi üç bölüm arasın­da belirli bir denge içinde dağılmış olarak bulunur. Bu su ve elektrolit dengesinin bo­zulmasına neden olan bazı hastalıklarda, beslenme yetersizliği, kopiller geçirgenliği­nin bozulması, dokuların direncinin azal­ması gibi durumlarda ödem meydana gel­mektedir,<br />
İltihaplı ödem sık görülen ve bilinen bir ödem şeklidir. İltihap meydana gelen yer­de, iltihabın dört esas belirtisi: Ağrı {do-lor), kızarıklık (rubor), ısı artışı (calor) ve şişlik (tumor) yani ödem vardır. Toplardamarlarda, dolaşımın bozulduğu -varisli organlarda, tromboflebit gibi iltiha­bı hastalıklarda da lokal ödem meydana gelir. Menopozda sabahları görülen ve hareketle bir süre sonra geçen göz kapağı ödemleri, hormona! nedene bağlıdır, tedaviyi gerek­tirmez. Yaygın ödemler ise kalp yetmezliklerinde, sirozda ve akut giomerulonefrit denen böb­rek hastalıklarında görülür. Gebelikte son üç ayda bacaklarda toplardamarların bas­kı altında olmasına bağlı olarak görülen hafif ödem fizyolojik kabul edilirse de ba­zen hipertansiyon ve albuminüri ile bera­ber gebelik toksemisinin üçlü belirtisini meydana getirebilir. Ödemlerin tedavisi doktorlar tarafından sebebe göre ve genellikle fazla suyun vü­cuttan atılmasını sağlayan diüretik dedi­ğimiz ilaçlarla dikkatli olarak yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağışıklık Bozukluğu Hastalıkları</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik-bozuklugu-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik-bozuklugu-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 21:06:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-B]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık bozukluğu hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık bozukluğu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>
		<category><![CDATA[organiz­manın bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Otoimmün Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik-bozuklugu-hastaliklari/</guid>
		<description><![CDATA[Bağışıklık, yani immünite, insanın yaşamını sürdürebilmesi, mikroorganizmalarla savaşabilmesi için zorunlu fizyolojik bir savun­ma olayıdır. Bağışıklık humoral ve hücresel olmak üzere iki türlüdür. Normal bağışık­lığı sağlayan, bir antijenin bedene girme­sinden sonra ona kürşı oluşan antikorlar veya lenfositlerdir. Antikorlar organizmaya yabancı bir antijenin girmesinden sonra beliren ve antijenle birleşerek onu etkisiz kılan kan plazması globulinleridir. Günü­müzde antijen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="313" src="http://img214.imageshack.us/img214/1075/r20060601192540tipbq5.jpg" alt="Bağışıklık Bozukluğu Hastalıkları" height="254" style="width: 153px; height: 162px" />Bağışıklık, yani immünite, insanın yaşamını sürdürebilmesi, mikroorganizmalarla savaşabilmesi için zorunlu fizyolojik bir savun­ma olayıdır. Bağışıklık humoral ve hücresel olmak üzere iki türlüdür. Normal bağışık­lığı sağlayan, bir antijenin bedene girme­sinden sonra ona kürşı oluşan antikorlar veya lenfositlerdir. Antikorlar organizmaya yabancı bir antijenin girmesinden sonra beliren ve antijenle birleşerek onu etkisiz kılan kan plazması globulinleridir. <span id="more-530"></span>Günü­müzde antijen özellikleri bakımından 5 tip immünoglobulin (IgG, İgM, IgA, IgD, IgE) ayrılmaktadır. Bu bağışıklık cisimlerinin yani immünoglobulinlerin yapımı plazma hücrelerinde (plazmosit) olmaktadır. Plaz-mositler de kemik iliğindeki lenfositlerde (B &#8211; lenfositleri) oluşurlar ve humoral ba­ğışıklığı sağlarlar.<br />
Hücresel bağışıklık da lenfositlerden kay­naklanır. Bu lenfositler timüste olgunlaş­tıklarından (T &#8211; lenfositleri) adını alırlar.<br />
Bunlar, geç aşırı duyarlılık olaylarında rol alırlar ve antijenin vücuda girmesinden 24-48 saat sonra kendini gösteren hücresel bağışıklığın etkenidirler.<br />
Bütün bu normal immünoglobulinlerden başka bazı durumlarda vücudumuzda veya kanda anormal immünoglobulinler yani anormal proteinler (paraproteinler) mey­dana gelmekte ve hastalığa neden olmak­tadır.<br />
Oto immun hastalıklar tıp biliminin bir dalı olan immünolojinin çok ilginç ve karmaşık konularından biridir. Vücut yapımız yani organizmamız kendi öz yapıları ile kendin­den olmayan yabancı cisimleri ve yapılan ayırt edebilme yeteneğine sahiptir.<br />
Organizmada normal olarak bulunan anti­jenlere yani otojen antijenlere karşı bir bağışıklığın işlemeye başladığı hastalıklara otoimmün hastalıklar (özbağışıklık hasta­lıkları) denmektedir.<br />
Normal şartlarda bağışıklıkla görevli hüc­reler kendi öz doku hücrelerini tanımayı öğrenmişlerdir. Düzenleyici bir sistem yar­dımıyla bağışıklık hücrelerinin bunlara sal­dırması önlenmektedir. Bu sistemin bozul­ması organizmanın kendi dokusuna ve hücrelerine karşı sanki onlar yabancı bir çntijenmiş gibi aşırı duyarlık göstermesi ve antikorlar yapması otoimmün hastalık­lara yol açmaktadır. Öz bağışıklık, denet­lenmemiş beyaz dizi hücrelerinin gelişme­sine bağlı olabilir. Ya da saldırgan bir mik­rop organizmanın bazı nücreleriyle ortak antijenler taşıyabilir ve vücudumuz mikro­ba karşı antikor üretirken istemeyerek ken­di hücrelerine karşı da antikor üretmiş olur. Veya bir virüs enfeksiyonu organizma­nın normal yapı maddelerini tanınmaz bir duruma getirmiş olabilir.<br />
Günümüzde birçok hastalık özbağışıklık yani otoimmün hastalıklar arasında sayıl­maktadır. Kan hastalıkları arasında yeni doğan çocuklarda görülen eritroblastosis fötalis (Rh uyuşmazlığı), Kahler hastalığı, (multiple miyelom), VValdenström hastalığı (Makroglobulinemi), Franklin hastalığı (Ağır immünoglobulin G) Addison-Biermer anemisi, romatizmal hastalıklar arasında akut eklem romatizması, sinir sistemi has­talıkları arasında multiple skleroz, Guillain-Barre sendromu, Sindirim sistemi has­talıkları arasında ülserli kolit, Crohn has­talığı, Çölyak hastalığı, deri hastalıkları arasında cüzzam, üçüncü devre deri fren­gisi, büyük kabarcıklı deri iltihapları, sis-temik lupus eritematosus; böbrek hastalık­ları arasında kronik glomerulonefrit, İç sal­gı bezleri hastalıkları arasında Basedovv, tiroid iltihabı (Hashimoto hastalığı), Addison hastalığı, bağışıklık bozukluğu sonucu ortaya çıkan hastalıklar olarak kabul edil­mektedir.<br />
Bundan başka bir de doğal bağışıklığın yetmezliği sonucu oluşan immünolojik ek­siklik hastalıkları da vardır. Bu hastalık­larda organizmada gammaglobulin bulun­madığı için /agammagloblunemiden söz edilir. Tedavi için hastalara gammaglobu­lin (Allerglobulin, Beriglobulin vb.) enjekte edilir.<br />
Öz bağışıklık hastalıklarında ve günümüz­de yaygınlaşmış olan organ nakli ameliyat­larında (transplantasyon) vücudumuzun gösterdiği bu istenmeyen bağışıklığı orta­dan kaldırmak ve hastalığı tedavi etmek için bağışıklık tepkisini önleyici ilaçlar (im-muno-suppressive ajanlar) kullanılmakta­dır. Bu ilaçların başında kortikosteroidler (kortizon), sitotoksik droglar (antimetabo-litler, alkilleyici ajanlar, folik asit antago-nistleri vb.) ve bazı serumlar (antilenfatik globulin = ALG, Rhesogam) kullanılmakta­dır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagisiklik-bozuklugu-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

