<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir &#187; tıp sözlüğü</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/tip-sozlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com</link>
	<description>Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2011 19:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bakterilerin Gelişmesini Önleyen ilaçlardan : Sülfonamidler</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bakterilerin-gelismesini-onleyen-ilaclardan-sulfonamidler/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bakterilerin-gelismesini-onleyen-ilaclardan-sulfonamidler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 May 2008 13:41:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-B]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-S]]></category>
		<category><![CDATA[bakterilerin gelişmesini önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[Bakteriyel enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[parazitleri öldürmek için kullanılan ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sülfonamidler]]></category>
		<category><![CDATA[tıp sözlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/bakterilerin-gelismesini-onleyen-ilaclardan-sulfonamidler/</guid>
		<description><![CDATA[İlk kez 1935 yılında Domagk adlı bilim adamı tarafından bulu­nan ve mikroplarla mücadelede başarı kaza­nan bir boya maddesi , sulfonamidjerin de ilki olmuştur. Daha sonra­ları, kimyasal ismi paraamino sülfanilamid olan bileşiğe değişik eklemeler yapılarak türlü sülfamidler türetilmiş ve bunlar daha da geliştiril­miştir. Sülfonamidler bakterilerin metabolizmala­rında kullandığı paraamino benzoik asi­de çok benzemekte ve onun yerine ge­çerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">İlk kez 1935 yılında Domagk adlı bilim adamı tarafından bulu­nan ve mikroplarla mücadelede başarı kaza­nan bir boya maddesi , sulfonamidjerin de ilki olmuştur. Daha sonra­ları, kimyasal ismi paraamino sülfanilamid olan bileşiğe değişik eklemeler yapılarak türlü sülfamidler türetilmiş ve bunlar daha da geliştiril­miştir. Sülfonamidler bakterilerin metabolizmala­rında kullandığı paraamino benzoik asi­de çok benzemekte ve onun yerine ge­çerek bakterilerin çoğalmasını önlemek­te yani bakteriyostatik etki göstermekte­dir. Birçok bakterilere kolera vibriyonlarına ve bazı büyük virüslere etkilidir. Antibakteriel yani mikroplu hastalıklara karşı kullanılan sulfonamid bileşiklerinden başka tedavide idrar söktürücü olarak ya da şeker hastalığında kan şeke­rini düşüren ilaç olarak kullanılan sulfonamid bileşikleri de mevcuttur. Sülfonamidler genel olarak ağızdan ve bol su ile alınırlar. Barsaklardan çabuk emi­lir, kana geçer ve böbreklerden atılırlar. Suda çok eriyen sülfonamidler kana ça­buk geçtiklerinden sistemik enfeksiyonlar­da kullanılırlar. Suda erimeyen sülfona­midler de barsak enfek­siyonlarında çok kul­lanılır. İdrarla atılmaları geç olan ve böylece kan­da uzun süre kalarak etkilerini 12 saat sürdüren sülfonamidler bulun­muştur. Ayrıca karışım şeklinde sulfona­mid preparatları ve lepra has­talığında kullanılan sulfonlar da vardır. İdrarda taş teşekkülüne sebebiyet verdik­lerinden sülfonamidler bol su ile alınma­lıdır. Ayrıca bulantı, kusma, ateş, sarı­lık, deri döküntüsü, kansızlık gibi yan tesirleri de olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/bakterilerin-gelismesini-onleyen-ilaclardan-sulfonamidler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sterilizasyon</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 21:29:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-S]]></category>
		<category><![CDATA[mikrop ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Mikropla bulaşan hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mikroplar nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sterilizasyon nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tıp sözlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/</guid>
		<description><![CDATA[Ameliyatlarda kullanılan aletlerin mikrop­lardan arındırılması işlemine sterilizasyon denir. Ayrıca sterilizasyon deyimi kadın veya erkeklerde yapılan kısırlaştırma ame­liyatı için de kullanılmaktadır. Sterilizasyon için en çok kuru sıcaklık ve­ya sıcak basınçlı buhar kullanılır. Genel olarak sterilizasyon, alet ve çamaşırların konduğu tromel denen kutuların otoklav denen aletlerde 1 atmosfer basınç altında 120°C sıcaklıkta 20 dakika bırakılmasıyla elde edilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Ameliyatlarda kullanılan aletlerin mikrop­lardan arındırılması işlemine sterilizasyon denir. Ayrıca sterilizasyon deyimi kadın veya erkeklerde yapılan kısırlaştırma ame­liyatı için de kullanılmaktadır. Sterilizasyon için en çok kuru sıcaklık ve­ya sıcak basınçlı buhar kullanılır. Genel olarak sterilizasyon, alet ve çamaşırların konduğu tromel denen kutuların otoklav denen aletlerde 1 atmosfer basınç altında 120°C sıcaklıkta 20 dakika bırakılmasıyla elde edilir. Isıya karşı hassas olan ve bozulan bazı maddeler ise etilen oksit veya propilen ok­sit gazı ile sterilize edilebilir. Bazı ilaçlar da ışığın mikropları öldürücü etkisinden yararlanılarak sterilize edilmek­tedir. Bu amaçla dalga boyu 2540-2800 A° olan ultraviyole ışınları, gamma veya ka­tot ışınları da kullanılmaktadır. Ameliyat, mikroplardan arınmış bir ortamda, ger çekten temiz yani steril kılınmış aletlerle yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/sterilizasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemek Borusu</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/yemek-borusu/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/yemek-borusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 18:34:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[nefes borusu]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<category><![CDATA[özofagus]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim borusu]]></category>
		<category><![CDATA[tıp sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[yemek borusu ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[yutak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/yemek-borusu/</guid>
		<description><![CDATA[Sindirim borusunun yutak ile mide arasındaki kas ve zardan yapılı kısmına yemek borusu veya özofagus denir. Yemek boru­su boyun bölgesinde nefes borusunun ar­kasında seyrederek sıra ile göğüs boşlu­ğundan, diafragmadan ve karın boşluğu­nun ust kısmından geçer, kardia denilen mide kapısında mideyle birleşerek son bu­lur. Boyunda soluk borusu ile komşu olan ye­mek borusu göğüste aortanın çok yakının­dan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sindirim borusunun yutak ile mide arasındaki kas ve zardan yapılı kısmına yemek borusu veya özofagus denir. Yemek boru­su boyun bölgesinde nefes borusunun ar­kasında seyrederek sıra ile göğüs boşlu­ğundan, diafragmadan ve karın boşluğu­nun ust kısmından geçer, kardia denilen mide kapısında mideyle birleşerek son bu­lur. Boyunda soluk borusu ile komşu olan ye­mek borusu göğüste aortanın çok yakının­dan geçer, omurgaya paralel olarak uza­nır. Yemek borusu yetişkinlerde 25 cm. bo­yunda ve 2-3 cm. enindedir. Borunun çapı her yerde aynı değilaır; uzunluğu boyunca 3 darlığı ve 3 genişliği görülür. Yemek bo­rusunun esasını adale tabakası meydana getirir. Mukoza denen bir zar özofagusun içini boylu boyunca örter. Özofagustaki adale liflerinin bazıları yukardan aşağı, di­ğerleri ise daire biçiminde yatay bir yol iz­lerler. Yemek borusunun görevi buradaki adale­lerin kasılmalarıyla sağlanan peristaltik hareketlerle besinleri ağızdan mideye ilet­mektir.   Yemek borusunun en sık görülen hastalığı, özofajit denilen iltihabıdır. Ayrıca bazı travmalardan ve yalanmalardan (yaban­cı cisimlerin yutulması veya yakıcı cisim­lerin içilmesi vb.) sonra, infeksiyonlarda veya komşu dokulardaki iltihabın özofa-gusa geçmesiyle oluşur. En sık belirtisi yutma güçlüğüdür. Diğer hastalıkları; ülserleşmesi, daralması, genişlemesi, kanse­ri ve yemek borusunun kasılmasıdır. Bütün bu durumlarda tedavi sebebe göre yapılmalıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/yemek-borusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ödem</title>
		<link>http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 May 2008 21:27:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Ö]]></category>
		<category><![CDATA[mide yarası]]></category>
		<category><![CDATA[midede yara]]></category>
		<category><![CDATA[ödem nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ödem oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[ödem tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[online tıp]]></category>
		<category><![CDATA[tıp eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp sözlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/</guid>
		<description><![CDATA[Dokularda hücrelerarası sıvının artmasıy­la meydana gelen şişliğe ödem (edema) adı verilir. Ödemin varlığını anlamak için doku üzerindeki deriye parmakla basılır ve ancak bir süre sonra kaybolan çökük­lük (godet) meydana getirilir. Yerel ödem­lerden başka vücudun boşluklarında su toplanacak kadar büyük genel ödemlerin meydana gelmesi halinde ise anazarkadan söz edilir Karında periton boşluğunda su toplanmasına asit (ascites), [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="400" src="http://img106.imageshack.us/img106/3396/demxb2.jpg" alt="ödem" height="600" style="width: 121px; height: 54px" />Dokularda hücrelerarası sıvının artmasıy­la meydana gelen şişliğe ödem (edema) adı verilir. Ödemin varlığını anlamak için doku üzerindeki deriye parmakla basılır ve ancak bir süre sonra kaybolan çökük­lük (godet) meydana getirilir. Yerel ödem­lerden başka vücudun boşluklarında su toplanacak kadar büyük genel ödemlerin meydana gelmesi halinde ise anazarkadan söz edilir Karında periton boşluğunda su toplanmasına asit (ascites), göğüste plevra boşluğunda su toplanmasına ise hidrotoraks adı verilir. Ayrıca bazı hasta­lıkların belirtisi olarak meydana gelen or­gan ödemleri örneğin akciğer ödemi, be­yin ödemi, larenks ödemi vb. ödemler de vardır.<br />
Vücut ağırlığının % 75&#8242;ini oluşturan su, or­ganizmada hücre, hücrelerarası ve damar­larda kan plazması gibi üç bölüm arasın­da belirli bir denge içinde dağılmış olarak bulunur. Bu su ve elektrolit dengesinin bo­zulmasına neden olan bazı hastalıklarda, beslenme yetersizliği, kopiller geçirgenliği­nin bozulması, dokuların direncinin azal­ması gibi durumlarda ödem meydana gel­mektedir,<br />
İltihaplı ödem sık görülen ve bilinen bir ödem şeklidir. İltihap meydana gelen yer­de, iltihabın dört esas belirtisi: Ağrı {do-lor), kızarıklık (rubor), ısı artışı (calor) ve şişlik (tumor) yani ödem vardır. Toplardamarlarda, dolaşımın bozulduğu -varisli organlarda, tromboflebit gibi iltiha­bı hastalıklarda da lokal ödem meydana gelir. Menopozda sabahları görülen ve hareketle bir süre sonra geçen göz kapağı ödemleri, hormona! nedene bağlıdır, tedaviyi gerek­tirmez. Yaygın ödemler ise kalp yetmezliklerinde, sirozda ve akut giomerulonefrit denen böb­rek hastalıklarında görülür. Gebelikte son üç ayda bacaklarda toplardamarların bas­kı altında olmasına bağlı olarak görülen hafif ödem fizyolojik kabul edilirse de ba­zen hipertansiyon ve albuminüri ile bera­ber gebelik toksemisinin üçlü belirtisini meydana getirebilir. Ödemlerin tedavisi doktorlar tarafından sebebe göre ve genellikle fazla suyun vü­cuttan atılmasını sağlayan diüretik dedi­ğimiz ilaçlarla dikkatli olarak yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikbilgileri.com/odem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

