Yemek seçen çocuklar

Beslenme konusunda ailelerin karşılaştığı en ciddi problem çocuklarının yemek seçmesidir. Çocuğunuz yemek seçiyorsa, ona sağlıklı ve dengeli bir beslenme alış­kanlığı kazandırmak oldukça güçleşecektir. Birçok çocuk beslenmeyi ailesine kar­şı bir silah olarak kullanmaktadır. Bazı çocuklar sırf dikkat çekmek için problem yaratırken, bazıları da ailesini yemek yememekle tehdit etme yoluna gitmektedir. Bazı çocuklar ise yemek konusu ile hiç ilgilenmemekte, yemek yemeden de yaşa­yabileceklerini düşünmektedir. Çocukları yemek seçen ailelere verilebilecek en güzel tavsiyemiz, uygulanan baskının ortadan kaldırılmasıdır. Çocuklar bir silah olarak kullandıkları beslenme konusu karşısında, herhangi bir tepki vermediğinizi görünce taktiklerinin işe yaramadığını anlayacaktır. Bilinçli olarak sağlıksız besle­nen bir çocuk, ailesinin dikkatini bu şekilde çekemediğini görünce, kendi isteği ile dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzenine geçecektir. Çocuklarınıza yemek sofra­sında baskı uygulamaktan vazgeçerseniz, durumun kendiliğinden düzeldiğini gö­receksiniz. Yemek ne bir zehirdir ne de mucizevî bir ilaç: Yemek yaşamamızı sağla­yan bir araçtır. Çocuklarımızın kendi kendilerine farkına varmaları gereken gerçek de işte budur. Anne ve babalarından yemek konusunda baskı görmeyen ve azar işitmeyen çocuklar yemeklerini zevkle yemeye başlayacaktır.

Yemek seçen çocuklar

Çocuğumun beslenme alışkanlıklarını nasıl değiştirebilirim?
Bu sorunun cevabını aramaya başlayalım. Anne sütünden yeni kesilmiş ve yemek ye­meye yeni yeni başlamış çocukları beslenme konusunda eğitmeye başlamak için aşa­ğıdaki etkenleri de göz önünde bulundurursanız, işiniz oldukça kolay olacaktır:

■ Çocuğunuza çeşit çeşit meyve ve sebze ikram edin. Beslenme programınız­daki çeşitliliği artırmaya çalışın. Bebeklik çağından itibaren hep aynı tarz gı­dalarla beslenen çocuklar, sadece bu gıdalara alışırlar. Bu gıdaları rutin bir beslenme düzeni haline getirirler ve hep aynı şeyleri yemek isterler. Sofraya koyduğunuz yeni besinlerden uzak dururlar. Bu nedenle anne sütünden kesil­miş küçücük bir çocuğa her gün farklı çeşitlerde yiyecekler yedirin ki beslen­me çeşitliliğine daha küçük yaşlardan itibaren alışabilsin.
■ Bebekler bile yemek seçebilirler. Sevdikleri yiyecekler de olur, sevmedikleri de. Bebeğiniz ıspanak ve avokadoyu sevmediyse üzülmeyin. Yapmanız gereken tek şey sabırlı olmaktır. Ispanak ve avokadoyu diğer sebzelerin ve yemeklerin içine karıştırarak sunabilirsiniz. Eğer bu da işe yaramıyorsa, bu yiyecekleri inatla çocuğunuza yedirmeye çalışmayın. Bebeğinize birkaç haftalığına da ol­sa bu yiyecekleri unutturun. Ve sonra bu sebzeleri faklı bir sunumla yeniden önüne koyun.
■ Kavanozların içinde satılan yemeklere güvenmeyin. Küçük bir kavanoz orga­nik gıda maddesinin bebeğinizin beslenme alışkanlığını değiştireceğini söyle­yemeyiz. Ancak kavanozlar içinde bebeklere özel hazırlanmış mamaları kul­lanmayı bir alışkanlık haline getirirseniz, bebeğiniz kavanozlara koyulan bu özel mamalar haricindeki hiçbir gıda maddesini yemek istemeyecektir. Kendi hazırladıkları sebze yemeklerini püre haline getirerek minik kavanozların içi­ne koyan ve ev yemeklerine “dışarıdan satın alınmış hazır yiyecekler” havası veren anne ve babalara o kadar çok rastladım ki…
■ Dışarıdan hazır organik mama satın alsanız bile, bu mamaları kavanozdan çı­kartarak tabak içinde servis yapın. En zeki çocuklar bile kendilerine bu şekil­de yedirilen mamaların hazır mamalar olduğunu anlayamaz. Bütün çocuklar, yemeklerin kavanozlarda satılan hazır yiyeceklerden ibaret olmadığını öğren­melidir (bu yiyecekler organik bile olsa)!
■ Siz ne yiyorsanız, çocuğunuza da aynısını ikram edin. Yemek seçen bebekler bile ailelerinin yediği şeyin aynısını yemek istemektedir. Eğer bütün aile be­zelye yiyorsa, bebek de o yeşil renkli küçük şeylerden yemek isteyecektir. Bazı besinlerin bebekler için uygun olmadığını hepimiz biliyoruz. Yemeğinize sos koymadan önce içinden birkaç kaşık alırsanız bebeğinize ayırabilirsiniz. Sert ve kemikli yiyecekleri bıçakla minik parçalara bölerseniz, çocuğunuz sizin ye­diğiniz yiyecekleri daha rahat yiyecektir.

O Yemek seçen çocuklarla haşa çıkmanın altın kuralları
Yemekleri sorun haline getirmeyiniz. Çocuklar bazen o kadar acıkır ki sof­rada önüne ne koyarsanız koyun, hiç seçmeden her şeyi yiyip bitirirler. Ba­zı zamanlar da canları hiçbir şey istemediği için en sevdikleri yiyecekleri bi­le hazırlasanız yemek seçerler. Yemeklerle ilgili olayları akışına bırakmaya çalışın. Çocuğunuzu tabağım tamamen bitirmesi için asla zorlamayın. Ço­cuğunuza bu konuda baskı yaparsanız, yiyecekler konusunda strese girer ve yemek yemeyi baskı duygusu ile özdeşleştirir. Yemek tabağının tama­men bitirilmesi alışkanlığı artık geçmişte kaldı; bırakın da çocuğunuz doy­duğuna karar verdiği an sofradan kalkma özgürlüğüne sahip olsun.
■ Çocuklar ne zaman doyduklarına ve ne zaman acıktıklarına kendi başları­na karar vermelidir. Bu şekilde kendi kendilerini kontrol etmeyi (oto-kontrol) öğrenirler ve kendilerini özgür hissederler. Bu tüm ipleri çocukların eli­ne vermek anlamına gelmez. Çocuğunuz özellikle belirli bir sebze türün­den hoşlanmıyorsa (örneğin, mantar), bu sebzeyi yemesi için baskı yapma­yın. Çocuğunuza, beğenmediği yiyecekten en azından bir lokma alması için ricada bulunabilirsiniz. Yemek sofrasına oturduğunuzda, çocuğunuz kendini aç hissetmiyorsa, sofrada bulunan her yiyecekten sadece üçer lok­ma almasını isteyebilirsiniz. Bu şekilde en azından yiyeceklerin tadına bak­masını sağlayabilirsiniz. Sofranızda yiyecek çeşitliliğini artırmaya çalışın ki, çocuğunuz bir yiyecekten hoşlanmazsa başka bir yiyeceği yiyebilsin. Yiye­cek çeşitliliği alerjiyi ve bazı gıda hassasiyetini en aza indirger.
■ Çocuğunuza saygı göstermek zorundasınız, onun tercihlerine karşı saygılı olmak zorundasınız. Biz büyükler bile bazı yiyeceklerden hiç hoşlanmayız. Sağlıklı beslenmeyi adet haline getirmiş bazı kişiler bile bazı sebzeleri ye­mekten nefret ederler. Çocuklarınızı sevmedikleri şeyleri yemek zorunda bırakmayın. Böyle bir tutum çocukta “nefret duygusu” oluşturur. Yemek seçen çocuklardaki asıl sorun, bu tür çocukların hiçbir yemeği sevmediği­ni sanmasıdır. Bu farklı bir durumdur. Çocuğunuz her türlü yemeği seve­rek yiyor, yalnızca birkaç çeşit yemekten hoşlanmıyorsa, hoşlanmadığı yi­yecekler beslenme planından rahatlıkla çıkarılabilir. Çocuğunuz yemek seçiyorsa, kolay pes etmeyin. Sevilmeyen bir sebzeyi yeni tariflerle pişir­meye çalışın. Bir defa sunduğunuz ve çocuğunuz tarafından beğenilme­yen bir yiyeceği ikinci defa yeniden sofraya getirmek için ara verin. Örne­ğin bir ay bekleyin. Çocukların her alışkanlığı gibi damak tatları da sık sık değişir. Bugün beğenilmeyen bir yiyecek bir ay sonra favori bir yiyecek ha­line bile gelebilir. Çocuğunuz tüm uğraşlarınıza ve sabırlı bekleyişlerinize rağmen belirli bir yemekten hiçbir şekilde hoşlanmadıysa, üzerine düşme­yin. Böyle bir durumu zamana bırakmak en iyi seçim olacaktır. Bazı ço­cuklar psikolojik olarak bazı yiyeceklere karşı tamamen ön yargılı davra­nırlar ve bu yiyeceklere karşı bir “savunma mekanizması” oluştururlar. Bu durumda çocuğunuzun üstüne düşmemeniz gerekmektedir.
m Çocuğunuzun yemesini istemediğiniz gıda maddelerini sokak kapınız­dan içeri sokmayın. Eğer dolaplarınızdan biri ağzına kadar patates cipsi ile doluysa, buzluğunuzda bulunan tek ürün işlenmiş gıdalarsa, sonu mağlubiyet olan bir savaşın içine girdiğinizi bilmeniz gerekir. Çocuğu­nuza verebileceğiniz sağlıklı alternatifler yoksa, çocuğunuzun sağlıksız gıdalara yönelmesi sizi şaşırtmamalıdır. Tüm aile fertlerinin beslenme alışkanlıklarını değiştirmek için elinizden gelen her şeyi yapmaya çalışın. Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek öncelikle abur cuburu beslenme sisteminizden çıkarmak ile başlar. Çocuğunuz bütün bir hafta boyunca her akşam tavuklu hamburger yiyorsa, eve tavuklu hamburger almayın; ya da karnını patates cipsi ile doyuruyorsa, patates cipslerini market raf­larında bırakın. Vazgeçilemeyen abur cuburları evinize sokmazsanız, abur cubur alışkanlığı da zamanla unutulur.
■ Belirli bir abur cubur çeşidine alternatif olarak başka bir abur cubur çeşi­di ikram etmeyin. Sofranızı sadece sağlıklı yiyeceklerle donatın. Çocuğu­nuz sağlıklı yiyeceklerle beslenmek istemezse, sakın paniğe kapılmayın: zamanla sizin seçtiğiniz yiyeceklere de alışacaktır. Merak etmeyin, çocu­ğunuz acıkınca er geç de olsa yemeye başlayacaktır. Hiçbir çocuk açlığa dayanamaz.
■ Çocuğunuzun sağlıklı yiyeceklerle beslenen bir arkadaşı varsa, onu yeme­ğe davet edin ki çocuğunuz arkadaşını örnek alsın. Benim küçük oğlum salatayı, avokadoyu ve zeytini bir arkadaşı sayesinde sevmeye başlamıştı. Çocukların çoğu, arkadaşları ne yapıyorsa aynısı yapmak ister. En sevdiği arkadaşı sebzelerle beslenen bir çocuğun da yemeklerde sebze yemesi kuvvetli bir ihtimaldir.
■ Çocuğunuzu eğitin. Ona hangi besinlerin sağlıklı olduğunu ve vücudu­muzun hangi fonksiyonunu kuvvetlendirdiğini anlatın. Çocuğunuzu bir yetişkinmiş gibi karşınıza alıp konuşmaya başlarsanız, söyleyeceklerinize önem verecektir. Bu şekilde kendisini önemli hissedeceğinden verdiğiniz nasihatleri yerine getirmeye çalışacaktır. Vitamin ve minerallerin faydala­rını konu alan nasihatlerinizin çocuğunuzu sıkacağını düşünmeyin. Ço­cuğunuzun ilgi alanlarına odaklanarak nasihatler vermeye çalışın. Örne­ğin çocuğunuz gelecekte sporcu olmak istiyorsa, kendisine rafine olma­yan karbonhidratların daha çok enerji sağlayacağından bahsedin. Çocu­ğunuz grip olduysa, C vitamininin gribe neden iyi geldiğini anlatın. Çocu­ğunuzu süpermarkete götürerek, gıda paketlerinin üzerini okumasını sağlayın. Sağlıklı besin maddeleri içeren paketlerle sağlıksız besin mad­deleri içeren paketleri kıyaslamasını sağlayın. Çocuğunuza abur cubur türü paketlerin üzerini özellikle okutarak, içerdikleri zararlı maddeler kar­şısında dehşete düştüğünüzü gösterin. Hissettiklerinizi çocuğunuzun da hissetmesini ancak bu şekilde sağlamış olursunuz. Alışveriş yaparken ço­cuğunuzun da fikrini sorun ve tavsiyelerini almaya çalışın. Çocuğunuzun alışverişte taze meyve ve sebzeler seçmesini sağlayın. Çocuğunuza salata­lıkların yumuşakları yerine sertlerini seçmesi gerektiğim, kavunun güzel kokulu olanını alması gerektiğini öğretin.

■ Çocuğunuza “yemek seçen çocuk” damgasını vurmayın. Herkesin yanın­da beslenme konusunda yaptığı hataları anlatmayın. Kendisine sürekli olarak yemek seçtiği hatırlatılan bir çocuk, gerçekten de yemek seçer ha­le gelecektir. Çocuğunuzu başkalarının yanında överseniz, kendisinin hiçbir yemeği seçmediğini söylerseniz ve her zaman sağlıklı gıdalarla bes­lenmek istediğini anlatırsanız, çocuğunuz gerçekten de söylediklerinizi yapacaktır.
■ Asla pes etmeyin. Çocuklarımız yemekleri seçer çünkü biz ebeveynler ge­nellikle çocuklarımızın yemek seçmesine zemin hazırlarız. Eğer çocuğu­nuza boyun eğerseniz, eve sadece onun istediği yiyecekleri alırsanız; ha­yatı boyunca devam edecek düzensiz bir beslenme tarzını kendi elleriniz­le kurmuş olursunuz. Çocuğunuzu tüm öğünlerde sadece sağlıklı yiye­ceklerle besleyin. Çocuğunuzu ara sıra çok sevdiği yiyeceklerle ödüllen­dirmenizde hiçbir mahsur yok. Yeter ki çocuğunuz için dengeli bir beslen­me planı hazırlamış olun.
■ Çocuğunuza seçme şansı vererek, kendisine ne kadar önem verdiğinizi hissettirin. Yiyeceği besin maddeleri üzerinde hiçbir seçme şansının ol­madığını düşünen bir çocuk ailesini üzer. Bir liste yaparak sağlıklı kabul ettiğiniz sekiz ya da dokuz yiyeceği ardı ardına sıralayın ve bu listenin içe­riğindeki sebze çeşitliliğini artırın. Çocuğunuza sıraladığınız bu yiyecek­lerin içinden en çok yemeyi arzu ettiklerini seçmesini söyleyin. Bu şekil­de haftalık mönünüzü oluşturabilirsiniz. Çocuğunuzun her gün en az dört çeşit meyve ve sebze seçmesini ve seçtiklerinin bir önceki akşam ye­dikleri ile aynı olmamasını sağlayın. Bu seçim işini bir oyun haline dönüş­türebilirsiniz. Çocuğunuz bu oyunun içine kendisini ne ölçüde dahil ederse, sağlıklı yiyecekleri seve seve yeme olasılığı da o kadar artacaktır. Çocuğunuz kontrolün kendisinde olduğunu da bu şekilde hissedecektir.
■ Yemekleri hazırlarken ve pişirirken, çocuğunuzun yardımını isteyin. Çok küçük çocuklar bile büyüklerine mutfak konusunda yardım edebilirler. Mesela yemeği karıştırabilirler ya da içine baharat ilave edebilirler. Hiç sebze sevmeyen bir çocuğa salata yapmasını söyleyebilirsiniz. Salata bi­tince, ne kadar güzel salata yaptığı konusunda çocuğunuza iltifatlar yağdırabilirsiniz. Kendi hazırladıkları yiyeceklerle gurur duyan çocuklar, bü­yük bir ihtimalle bu yiyecekleri seve seve yiyecektir.

■ Çocuğunuzun beslenme programma her hafta yeni yiyecekler eklemeye çalışın. Sağlıksız olduğunu düşündüğünüz yiyecekleri çocuğunuza yavaş yavaş unutturmaya çalışın. Çocuğunuzun beslenme tarzını bir gecede değiştirebileceğinizi ya da bir gecede köklü değişikliklere imza atabilece­ğinizi düşünmeniz yanlış olur. Böyle bir uygulamanın sonucu hüsrandır. Değişiklikleri yavaş ve emin adımlarla gerçekleştirmeye çalışın. Çocuğu­nuza yeni tanıtacağınız her sağlıklı yiyecek, sağlıksız olan başka bir yiye­ceği unutturacaktır.

■ Çocuğunuzla bir liste hazırlayın ve tükettiği sağlıklı yiyeceklerin yanma yıldız koymasını söyleyin. Bu yıldızlar bir hafta boyunca yeterli sayıya ulaştığında, çocuğunuzu en sevdiği oyuncak ile ödüllendirebilirsiniz.
■ Çocuğunuzun öğün aralarında atıştırdığı yiyecekleri takip edin. Çocuğu­nuz öğün aralarında ne kadar fazla yiyecek tüketiyorsa, ana öğünlerde o kadar az yer. Çocuğunuz öğün aralarında çok acıkırsa, küçük porsiyonlar­da “atıştırmalık” yiyecekler verebilirsiniz. Bu şekilde çocuğunuzun ana yemek vaktini sabırla beklemesini sağlarsınız.
■ Çocuğunuzun yemek aralarında içtiği şeyler karnını doyurur. Gün içinde çok fazla süt içen bir çocuk kendisini tok hisseder. Süt çok besleyici bir içe­cektir. Ama çocuğunuzun her türlü besin değerini sadece sütten elde edebi­leceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çocuğunuz sadece sütle besleni­yorsa, alması gereken vitamin ve minerallerin hepsini alamaz. Sütün sabah kahvaltısında ya da ikindi vakti içilmesine izin verin. Çocuğunuza gün için­de diğer zamanlarda su ya da sulandırılmış meyve suyu ikram edin.
■ Çocuğunuzun atıştırdığı yiyeceklerin de sağlıklı olmasına özen gösterin. Ba­zı çocuklar yemekte büyük porsiyonlar yiyemez. Bazı çocuklar gün boyunca azar azar yemek yemek ister. Çocuğunuzun gün içinde az ama sık yediği yi­yecekler sağlıklı ise dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı uygulanıyor demektir. Çocuğunuz gün içinde ne yerse yesin, masaya oturarak yemesini sağlayın. Çocuğunuzun ayaküstü yemek yemesini engelleyin. Ayaküstü ye­mek yemek alışkanlık haline geldiğinde sonuçları çok tehlikeli olur. Çocuğu­nuz gün içinde küçük porsiyonlarla besleniyorsa, akşam yemeğinde büyük bir porsiyon istemeyecektir. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey küçük porsiyonların sağlıklı besin maddelerinden oluşmasıdır.
■ Çocuğunuzun önüne koyduğunuz tabakları yiyeceklerle doldurup taşır­mayım Çocuğunuz sağlıklı yiyeceklerle beslenmeyi ne kadar severse sev­sin, tıka basa dolu bir tabak onun gözünü bile korkutacaktır. Bu durumda çocuğunuza küçük porsiyonlar ikram etmeniz daha doğru olacaktır. Ço­cuğunuz acıkırsa küçük bir porsiyon daha takviye edebilirsiniz.
■ Tencereleri masada kolay erişilebilen bir yere koyarak, çocuğunuzun ca­nının istediği kadar yemek almasını sağlayın. Sofrada yemek çeşitliliği varsa, çocuğunuz her çeşitten azar azar alabilir; en çok sevdiği yiyecekle­ri tabağına daha fazla koyabilir -diğer çeşitlerden az da olsa tattığı takdir­de, az yemenin büyük bir sorun oluşturmayacağını düşünüyoruz.
■ Çocuğunuz uzun süredir sürekli aynı yemeği tercih ediyorsa, üstüne git­meyin. Acıktığında sürekli aynı yiyeceği yemek isteyen bir çocuk kendisi­ni suçlu hissetmemelidir. Çocuğunuzdan sırf sizi memnun etmek için ye­mek yemesini istemeyin. Bu şekilde yapacağınız duygu sömürüleri, çocu­ğunuzun kendine olan saygısını ve güvenini alır götürür.

■ Çocuğunuz et yemekten hiç hoşlanmıyorsa, bir diş hekimi ile görüşmeniz gerekebilir. Çocuklar eti ısırmakta ve çiğnemekte güçlük çektiklerinden et ürünlerini ağzılarına bile koymak istemeyebilir. Benim küçük oğlum diş teli takana kadar et yemekten nefret ederdi. Diş sorunu çözüldüğünde, eti severek yemeye başladı.
■ Çocuğunuz sofrada ne yiyorsa, siz de aynısını yiyin. Çocukların ve ebe­veynlerinin yediği yiyecekler arasında hiçbir fark olmamalıdır. Sağlıklı ve kaliteli yiyecekler ailenin tüm üyeleri için geçerli yiyeceklerdir. Çocuklar ailelerinin yedikleri yiyecekleri yemek isterler ve bundan zevk duyarlar. Sizler anne ve baba olarak sofradaki tüm çeşitlerden yemeye gayret eder­seniz, aynısını çocuklarınız da yapacaktır.
Yemek seçen ebeveynlerin çocukları da yemek seçer. Bu nedenle normal­de yemediğiniz yiyecekleri de beslenme planınıza eklemeye çalışın. Sof­radaki çeşitliliğe ne kadar bağlı kalırsanız, çocuklarınız da sizi örnek ala­caktır. Sofranıza her zaman sevdiğiniz yiyecekleri koymayın. Farklı yiye­cekleri ve farklı yemek tariflerini deneyin. Bu şekilde farklı maceralara atılmış ve hedeflediğiniz çeşitliliği sağlamış olursunuz. Çocuğunuz bü­yüklerinin çeşit çeşit gıdalarla beslendiğini görünce, kendisi de farklı gı­dalarla beslenmeyi isteyecektir.
Çocuğunuzla birlikte sofraya oturun. Çocuğunuz sizinle aynı şeyler yediğini görürse, kendisini daha rahat hissedecektir. Çocuklar da, herkes gibi, kendi­lerine yemek esnasında eşlik edilmesinden hoşlanırlar. Çocuğunuzu önce­den yedirip sofraya eşinizle baş başa oturursanız, çocuğunuz tek başına ye­diği yemekten hiçbir zevk almayacaktır. Çocuklar anne ve baba baskısı altın­da olmadan yemek yemeyi severler: Sofranızda konuşulan tek konu çocu­ğunuzun yemeğini bitirmemesi ise, çocuğunuz bu koşullar altında yemek yemek istemeyecektir. Özellikle de anne ya da baba geç saatlere kadar çalı­şıyor ise, çocuklarla birlikte her akşam aynı saatte sofraya oturmak oldukça güçleşir. Eğer çalışan bir anne iseniz, bakıcıya çocuğunuzla birlikte sofraya oturup yemek yemesi gerektiğini söyleyin. Eve geç gelen eşinizle birlikte ye­mek yemek için bekliyorsanız ve çocuğunuzun karnını önceden doyurmak istiyorsanız, mutlaka çocuğunuzla sofraya oturun ve küçük bir lokma bile olsa bir şeyler atıştırın. Örneğin eşinizle yiyeceğiniz ana yemek öncesinde, çocuğunuza eşlik ederken küçük bir kâse çorba ya da küçük bir porsiyon sa­lataya “hayır” demeyin. Akşam erken saatlerde yemek yemek, sindirim açı­sından önemlidir. Yemekten birkaç saat önce, çocuğunuza açık bir çay bar­dağı çay ve taze meyve ya da küçük bir tost verebilirsiniz. Yemek öncesinde ara öğün porsiyonunu ne kadar küçük tutarsanız, çocuğunuzun ana öğün ‘ yemeğini yeme olasılığı da o kadar artacaktır.
■ Yapılan çalışmalara göre, yemek seçen birçok çocukta çinko eksikliği gö­rülmüştür. Çocuğunuz yemek seçiyorsa, günlük çinko alımını artırın ve bir eczacıya danışarak çinko içeren vitamin hapı kullanın.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

sağlık