tedavisi, belirtileri, Hakkında Bilgi, Nedir

Sağlık

      • Şifalı Bitkiler
      • Cilt bakımı
      • Erkek Sağlığı
      • Ağız Sağlığı
      • Çocuk Sağlığı
      • Estetik
      • Göz Sağlığı
      • Hastalıklar
      • Kadın Sağlığı
      • Kalp Sağlığı
      • Kulak, Burun Boğaz
      • Lazer Epilasyon
      • Proteinler
      • Ruh Sağlığı
      • Sağlık Haberleri
      • Beslenme
      • Vitaminler
    Bulunduğunuz Sayfa: Sağlık / Kalp Sağlığı / Hipertansiyon ve Kalp

    Hipertansiyon ve Kalp

    Ekleyen• admin• 27 Ocak 2009

    Arter basıncının normalin üstüne çıkmasına tıp dilinde arteriyel hipertansiyon denir.
    Arter basıncının ölçülen iki değeri vardır. Bunlardan biri kalbin kan pompaladığı kasılma sırasında ölçülen basınçtır. Sistolik veya maksimal (yüksek) basınç adı verilir (büyük tansi­yon). Diğeri ise kalbin gevşeme döneminde iken damarlar içe­risindeki basınçtır. Diastolik veya minimal (küçük) basınçtır (kü­çük tansiyon).
    Normalde erişkin bir insanın arter basıncı 100/70 mm Hg ile 140/90 mm Hg arasındadır (günlük dilde ve halk arasında bunları 10/7 ve 14/9 denilmektedir). Sistolik basıncın 140 mm Hg, diastolik basıncın 90 mm Hg üzerine çıkması hipertansiyon olarak kabul edilir.

    Hastaların çoğunda hipertansiyonun oluşumunun açıklan­masını sağlayacak bir sebep bulunmaz. Bu şekilde nedeni bi­linmeyen hipertansiyonlara esansiyel hipertansiyon denilmek­tedir. Hipertansiyonların çoğu bu gruptandır.
    % 10-20 vakada ise hipertansiyon nedeni bellidir. En sık görülen hipertansiyon sebepleri şunlardır:
    1. Çeşitli böbrek hastalıkları:
    - Nefritler
    - Diyabetik nefropati
    - Böbrek kistleri
    - Böbrek tümörleri
    - Böbrek arterindeki tek veya çift taraflı daralmalar
    2. Hormonal nedenler
    - Cushing hastalığı
    - Feokromasitoma
    - Hepirtiroidi)
    3. Kalp ve damar arızaları
    - Aort atardamarında daralma (aort koarktasyonu)
    - Aort yetersizliği
    - Tam kalp blokları
    - Arteryovenöz fistüller
    4. Gebelik
    5. Merkezî sinir sistemi hastalıkları
    6. Bazı ilaçlar
    - Doğum kontrolü hapları
    - Ostrojenler.


    Hipertansiyonlar arter basıncının yüksekliğine göre de uçe ayrılır:
    a) Hafif hipertansiyon (minimal basınç 90 ile 104 mm Hg arasında)
    b) Orta şiddette hipertansiyon (minimal basınç 105 ile 120 mm Hg arasında)
    c) Şiddetli hipertansiyon (minimal basınç 120 mm Hg ve üzerinde)
    Arter basıncı, yatar durumda bir süre (en az beş dakika) dinlendikten sonra ölçülmelidir. İlk ölçüldüğünde yüksek bulu­nan basınç bir süre sonra daha düşük düzeylere inebilir. İlk öl­çülen sayılar kabul edilmemelidir. Fakat arter basıncı basit he­yecanla inip çıkan veHabilite gösterenlerde ilerde sürekli yük­sek kalabilir.
    Hipertansiyonların bir kısmı hemen acil tedaviyi gerektire­bilir. Özellikle glomerülonefritler ve gebelik sırasında ve feokromositomda maksimal arter basıncı 240 mm Hg üzerine çıka­bilir. Bu şekildeki hipertansiyon krizlerinde hastada baş ağrısı, kusma, görme bozukluğu, dalgınlık, kol ve bacaklarda istemsiz hareketler olabilir. Derhal müdahale edilmesi gereklidir. Bazı tansiyon düşürücü ilaçların uzun süre kullanılmasından sonra birden kesilmelerinde de böyle anî krizler olabilir.
    Hipertansiyonda bütün vücuttaki atardamarlarda ve buna bağlı olarak beyin, gözler, böbrek ve kalp gibi organlarda bo­zukluklar meydana gelir. Bu değişiklikler arter basıncının yük­sekliği ve süresiyle ilgilidir. Yani kan basıntı ne kadar uzun sü­re tedavi edilmezse o kadar vücuda zarar verir.
    Hipertansiyon beyindeki damarları bozarak felçlere, göz­lerde körlüğe, böbreklerde nefroskleroza yol açarken kalpteki önemli etkisi koroner arter hastalığı ve kalp yetersizliğidir. U-zun süreli yüksek basınç karşısında çalışan kalp adalesinde gi­derek kalınlaşma ve sonunda yetersizlik ortaya çıkar.
    Yapılan çalışmalara göre koroner arter hastalığının en önemli nedeni hipertansiyondur.
    Hipertansiyon erkenden teşhis edilir ve tedavi edilmeye başlanırsa bu komplikasyonlar daha geç ortaya çıkmaktadır. Hipertansiyon genellikle tesadüfî muayene sırasında ortaya çı­kar. Hastaların çoğu uzun süre arter basıncı yüksek olmalarına karşın bir şey hissetmeyebilirler veya belirli belirsiz şikâyetleri vardır, bunları önemsemezler. Hipertansiyonda en sık görülen belirtiler; baş ağrısı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, çarpıntı, çabuk yorulma, nefes darlığı, kulaklarda uğultu ve çınlamadır.
    Bu şikâyetleri olan hasta bir hekime müracaatında kolay­lıkla kan basıncının yüksekliği ortaya çıkar. Ayrıca yapılan di­ğer tetkiklerle hipertansiyona bağlı organ bozukluğu olup ol­madığı araştırılmalıdır.

    Hipertansiyon tespit edilen bir hastanın hangi ilaçtan da­ha çok faydalanabileceği hekim tarafından tespit edilmelidir. Gelişi güzel eczaneden alınan veya bir başkasının ilacını kul­lanmak zararlı olabilir. Ancak kan basıncı yüksek olan hasta­lar alacakları bazı önlemlerle tedaviye yardım edebilirler. Hat­ta tedavinin başarısı hastaların alacakları önlemlere bağlıdır.Hipertansiyon psişik faktörlerle yakından ilgilidir. Bu ne­denle bu hastaların çok sinirlenmemeleri, emosyonel stresler­den uzak kalmaları gerekir.
    Diyetteki tuz kısıtlanmalıdır. Kalori miktarı düşürülmelidir. Şişman hastalar zayıflamalıdır.

    Günlük hafif egzersizler yapılmalıdır. Egzersiz kan basın­cının düşmesni kolaylaştırır. Hastalar ilaçlarını çok muntazam kullanmalıdırlar. Gelişi­güzel arter basıncını ölçtürerek basınç yüksek olduğunda ilaç kullanmak sakıncalıdır. Arter basıncının anî iniş çıkışlarına ne­den olacağı için hastaya daha çok zarar verir.
    Hipertansiyonu mevcut hastaların bu tedbirler yanında muntazam olarak belirli zamanlarda evde bir yakını tarafın­dan arter basınçlarını kontrol ettirmeleri tedavinin etkinliğini artırır.

    Siz de soru ve sorunlarınızı yazın BU SAYFAYI SIK KULLANILANLARA EKLE

    « Kalori Cetveli Hipotansiyon ve Kalp »

    Etiketler: kalp hastalığı, Sekonder hipertansiyon

    Bu yazı için yorum yapın

    Yorum için kullanabileceğiniz XHTML etiketleri: : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

    Çok Okunanlar

    Burun Estetiği Ameliyatı - Dr. İlker Manavbaşı

    Burun Estetiği Ameliyatı – Dr. İlker Manavbaşı

    Estetik ameliyatlar içinde en çok yapılanı burun estetiği ameliyatıdır. Bu yüzden ziyaretçilerimizin... Devamı »

    Sırt Bel Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi

    Sırt Bel Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi

     Sırt ağrısı birçok kişinin ortak problemidir. Araştırmalar sonucun da her beş kişiden birinin sırt... Devamı »

    Koryon Villus Biyopsisi Nedir ve Hangi Durumda Yapılır

    Koryon Villus Biyopsisi Nedir ve Hangi Durumda Yapılır

    Koryon tüyleri adı verilen ince tüyler, plasentada, yani bebeğin eşinde yer alır. Döllenmiş... Devamı »

    Kıl kurdu nedir ve tedavisi nasıl yapılır

    Kıl kurdu nedir ve tedavisi nasıl yapılır

    Kıl kurdu genelliklede çocuklarda görülen bir parazit çeşididir.  Dişisi 10, erkeği 3 milimetre boyundadır,... Devamı »

    En iyi zayıflama yöntemleri

    En iyi zayıflama yöntemleri

    Hemen, hemen herkesin kilo ile ilgili problem mutlaka hayatının bir döneminde yaşanmıştır.  Kilolardan sağlıklı... Devamı »

    Cinsiyet Belirleme ile İlgili Çok Merak Edilenler

    Cinsiyet Belirleme ile İlgili Çok Merak Edilenler

    Dr. Halil İbrahim Tekin ile yapmış olduğumuz röportajda cinsiyet seçimi hakkında merak ettiğiniz... Devamı »

    Boyun ağrısı nedenleri ve tedavisi

    Boyun ağrısı nedenleri ve tedavisi

    Hayatınızın bir döneminde boyun ağrısı çekmeyen insanın sayısı çok azdır. Boyundaki ağrılar, boyun... Devamı »

    ...

    Sağlık Sözlüğü Genel Hormonlar Organ Nakli Sindirim Sistemi Sigara Ortapedi Diş İç Hastalıkları İlk yardım