Stres

Hiç kimse sorunsuz bir yaşam sürdürmez. Yaşamın kayıpları ve zorlukları bizi bir karmaşaya sürükleyebilir. Stres; günlük sorunlar­dan, trafik ve parasal sıkıntılara, aileden birinin ölümü ve önemli iliş­kilerde bozulma, boşanma, iş kaybı, emeklilik gibi önemli yaşam olaylarına kadar her şeyden kaynaklanabilir. Stresli yaşam olaylarıy­la karşılaşmak depresyon riskini arttırır. Günlük hayatımızın bir par­çası haline gelen, pek çok hastalık gibi depresyonun da sebeplerin­den olan stres nedir? Strese neler sebep olur ve stresten nasıl koru­nuruz? Şimdi bu sorulara cevap bulmaya çalışalım.

Stres ve Stres Kaynakları:

Stresin çok çeşitli tanımları yapılmıştır. En genel anlamıyla stres kişiye güç gelen, baskı ve engellenme yaratan, çıkmaza sokan, çaresizliğe sürükleyen, acı veren, bunaltı ve üzüntü verici yaşam olaylarıdır.
Stresin olumsuz ve zararlı bir anlamda ele alındığı görülmek­tedir. Oysa stres kişiyi zora soksa da, uyumunu tehlikeye atsa da, acı ve bunaltı verse de stresle başa çıkıldığında kişiyi ileriye, mut­luluğa, başarıya götüren bir özelliğe de sahiptir. Örneğin hami­le olmak pek çok kadın için yorucu, endişe yaratıcı, hatta acı ve­rici bir durumdur. Ancak bebeğini kucağına alabilen bir annenin mutluluğu tartışılamaz. Bu tür nedenlerle bazı araştırmacılar stre­sin aslında kötü bir şey olmadığını, bundan kaçınmanın mümkün olmadığını ve stresin motivasyon, büyüme, değişim ve gelişme için şart olduğunu belirtmişlerdir. Stres kaynaklarının özellikleri ile ilgili bilgiler gözden geçirildiğinde, stres kaynaklarının üç grupta toplan­dığı görülmektedir. Bunlar:
a) Gün­lük olaylar
b) Yaşam olayları ve
c) Spesifik yaşam durumlarıdır.

Günlük olayları stres kaynağı ola­rak ele alan çalışmalarda bir sınavın kötü geçmesi, komşunun yaptığı gürül­tü nedeniyle uyuyamama, baş ağrısı, çocuğunun matematik sınavında başa­rılı olamadığını öğrenmek gibi olaylar yer almaktadır. Stres yaratan günlük olaylar genel olarak “değişme ve uyum gerektiren süresi sınırlı olaylar” olarak tanımlanmaktadır. Yaşam olaylarını belirlemeye yönelik ölçeklerde eşin ölümü, hamilelik, ekonomik durumda
önemli bir değişiklik, emekli olma.

Stresli yaşam olaylarıyla başka bir yere taşınma, çocukların ev karşılaşmak depresyon den ayrılması gibi olaylar bulunmakta riskini arttırır. Görüldüğü gibi yaşam olayları, günlük olaylardan farklı olarak daha uzun bir sürece yayılan ve yaşam biçiminde genel değişikliklere yol açan olaylardır. Spesifik yaşam durumları yaklaşımında ise anne ba­ba ilişkilerinde sorunların yaşanması, alkol sorunu yaşanan aile or­tamı, iş yaşamında sorunların olması, menopoz döneminde olma gi­bi kronik durumlar ele alınmaktadır.

Çocuklarda Stres:

Kısa bir süre öncesine kadar birçok insan, insanların stres nedeniyle tedavi görmesini garipseyebilirdi. Günümüzde çocukların en az erişkinler kadar stresten olumsuz yönde etkilendiği herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Çocuklar duygularını ifade etmekte zorlandıklarından yaşadıkları gerilimi, korkuyu ve olumsuzlukları bizlere anlatamayabilirler. Duyguların ifade edilmesi erişkinler için daha kolaydır. Bu nedenle çocukların stresten daha çok etkilendiği bile söylenilebilir.

Stres insan zihnini meşgul eden, insanın vücudunu ve ruhunu yoran bir çeşit baskı olarak nitelendirilebilir. Stresin birçok sebebi olabilir. Okulda yaşanan kötü olaylar, sınavlarda başarısızlık, arkadaş ilişkilerinin bozulması, çok sayıdaki ev ödevi, hayatın her aşamasının önceden planlanması, anne ve babanın boşanması, dinlenme zamanının yeterli olmayışı gibi nedenler stresin nedenleri arasında yer almaktadır. Vücudun her zamankinden daha fazla çalıştırılması, yetersiz ve düzensiz beslenme, yetersiz uyku, yetersiz egzersiz, aşırı gürültü, hava kirliliği, gıdaların içinde bulunan kimyasal maddeler, kazalar veya yaralanmalar stresin diğer nedenlerindendir.

Bu etkenlerden birkaçı bile bir araya geldiğinde, çocuğunuz başa çıkabileceğinden daha çok sorunla karşılaşmış olur. Birçok aile aşağıdaki belirtilerin ortaya çıkması ile birlikte çocuklarının stresli olduğunu fark eder:

■ Kalp atışlarının artması ve nabzın yükselmesi
Baş dönmesi
■ Kas gerginliği
■ Gevşeyememe ve rahatlayamama durumu
■ Gerginlik (sinir krizleri)
■ Uykusuzluk
■ Alerjiler
■ Cilt problemleri
Baş ağrısı
Yorgunluk

Yukarıda belirtilen belirtiler stres altında olan pek çok çocukta görülmektedir. Ancak belirtiler bunlarla sınırlı değildir. Hiperaktivite, iştah kaybı (bir anda çok fazla yemek yeme isteği ve hemen sonrasında iştahın kapanması), kâbuslar, karabasanlar, çocuk oyunlarına ve oyuncaklarına duyulan ilginin azalması, güven eksikliği, öz güven eksikliği ve dış görünüşe olan ilginin azalması da stresin diğer belirtileri arasında yer almaktadır. Stresli olan bir çocukta karın ağrısı, aşırı sinirlilik hali, uyku sorunları ve mantık çerçevesinde açıklanamayan korkular görülebilir.

Stres, fiziksel belirtileri, zihinsel ve duygusal sorunlarla şiddetlenen birçok hastalığın ana nedenidir. Hastalıkların %50-80’inin nedeni strestir. Ancak bu hastalıkların tek nedeninin stres olduğu söylenemez.

Doğal sağlık tedavileri:

■ Esansiyel yağlar stresle mücadele için kullanılabilecek en önemli doğal sağlık tedavilerindendir. Esansiyel yağların birçoğu sinir sistemini doğrudan etkileyerek beynin ve vücudun rahatlamasını ve sakinleşmesini sağlar. Esansiyel yağların dışındaki yağlar da stres düzeyinin azaltılması için kullanılabilir. Aromaterapi yağları ile yapılan masaj (özellikle de masaj esnasında annenin çocuğu ile fiziksel teması) sonrasında birkaç damla esansiyel yağ damlatılarak hazırlanmış olan küvet suyu çocuğunuzun dertlerini ve tasaları alır götürür. Papatya, ıtır çiçeği, lavanta, gül ve portakal çiçeğinden çıkarılan “neroli” adlı esans sakinleştirici bir etkiye sahiptir. Yağlar vücutta yer alan ve stresle güçsüz bir hal alan adrenalin sistemini de güçlendirir. Biberiye ve limon yağlan adrenalin sistemini güçlendiren yağlardandır. Ancak bu yağları doğrudan çocuğunuzun cildi üzerinde kullanmaktan kaçının. Bu yağları buharlaştırıcı bir etkiye sahip cam bir tüp içine koyarak çocuğunuzun teneffüs etmesini sağlayın.

■ Masaj strese çok iyi gelmektedir. Çocuğunuz aşırı stres altındaysa, ona mutlaka masaj yapın. Bebekler ve çocuklar masaja bayılır. Ergenlik çağına giren birçok çocuk müzik eşliğinde yapılan omuz masajlarını sever. Çocuğunuz masajı reddediyorsa, kendisini ikna etmeye çalışın. Çocuğunuz televizyon izliyorken, topuğuna yapacağınız masajın da ne kadar etkili olduğunu görebilirsiniz.

■ Yeterli ve düzenli bir beslenme sistemi en etkili stresle mücadele yöntemlerindendir. B vitamini takviyesi stresle mücadelede kullanılabilir. Vitamin hapı kullanmak istemiyorsanız, çocuğunuzun beslenme sistemine B vitamini içeren gıda maddelerini dahil edin.

C vitamini strese iyi gelen ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir vitamin türüdür. C vitamini çocuğunuzun kendisini daha sağlıklı ve dinç hissetmesini sağlar.

■ Lavanta, papatya, yulaf, pasiflora ve mine çiçeği tonik olarak kullanıldığında sinir sistemini rahatlatır. Bu bitkilerden birçoğu yatıştırıcı bir etkiye sahip olduğundan sadece yatmadan önce kullanılmaları uygundur.

■ Ginseng çok iyi bir antistres (adaptojenik) kaynağıdır. Bu nedenle çocuğunuzun yorgun ve stresli olduğu durumlarda, ginsengi tercih edebilirsiniz. Ginseng bağışıklık sistemi üzerinde de oldukça etkilidir ve vücuda enerji verir. Bazı terapistler, stresli dönemlerde çocuklara düzenli olarak ginseng verilmesini tavsiye etmektedir.

Faydalı terapiler:

Ayurveda, homeopati, masaj, refleksoloji, kranyal osteopati, osteopati, müzik tedavisi, meditasyon, hipnoterapi, herbalizm, geleneksel Çin terapileri, akupunktur, sanat terapisi, besin terapileri ve yoga.

Evde yapabilecekleriniz:

■ Düşük düzeyli stresler, her insan için faydalıdır. Stres gereğinden daha yüksek bir seviyede yaşanıyorsa, sağlığımızı olumsuz yönde etkiler. Bağışıklık sistemimizin güçsüzleşmesi ve direncini kaybetmesi stresin en olumsuz etkilerinden biridir. Stresli bir çocuğun mutlaka sakinleşmesi ve rahatiatıfması gerekmektedir. Çocuğunuz sevdiği bir hobi ile meşgul olursa stres düzeyi de azalır. Çocuğunuza daima anlayış gösterin ve onu yüceltin. Bu şekilde hissettiği stresi en aza indirgemiş olursunuz. Çocuğunuz kendisini ne kadar iyi hissederse, stresli bir durumla karşılaştığında bu durumun üstesinden gelmeyi o kadar iyi başarır.

■ Çocuğunuzun kendisine zaman ayırmasını sağlayın. Bazı çocuklar çok çalışmaktan ve her zaman birtakım işlerle uğraşmaktan mutluluk duyarlar. Ancak bu tür çocukların bile boş vakte ihtiyacı vardır. Çocuğunuzun stresli olduğunu hissediyorsanız, yapmakta olduğu işe ya da çalışmasına ara vermesini sağlayın.

■ Ailece bir arada zaman geçirmeye çalışın. Çocuğunuzun arkadaşları ile oynamasına da fırsat tanıyın.

■ Çocuğunuzun beslenme düzenine özen gösterin. Yiyip içtiklerimizin stres düzeyimizi etkilediğini unutmayın.

■ Çocuğunuz ile fiziksel temas kurun. Çocuğunuza dokunun, saçlarını okşayın ya da sırtını sıvazlayın.
Dokunuşlarınızdan güç alan çocuğunuz kendisini daha iyi hissedecektir.

■ Çocuğunuzun çok fazla kafeinli yiyecek ve içecek tüketmesine mani olun. Çikolata ve kahve gibi gıda maddelerinde bulunan kafein çocuğunuzun vücudundaki adrenalin seviyesi ile birlikte stres düzeyini de yükseltir.

■ Çocuğunuzu olumlu düşünmesi için teşvik edin. Çocuklar erişkinler dünyasında yaşanan sorunların çözümü için de hazırlıklı olmalıdır. Aileler çocuklarına stresten uzak bir hayat sağlamakla yükümlü olsa da, tüm çocuklar stresli durumlarda olumsuzlukların üstesinden nasıl gelebileceklerini de öğrenmelidir. Hiçbir şey yolunda gitmese de, çocuğunuz sorunlarını nasıl aşacağı hakkında düşünebilmeli ve ileriye dönük planlar yapabilmelidir.

■ Çocuğunuzun istediğini istediği şekilde yapabileceği belirli günjeri olsun. Tatiller bu tür günler için oldukça uygundur. Bu günlerde çocuğunuzu hiçbir şey için zorlamayın. Çocuğunuz isterse ödevini yapsın, isterse bisiklet binsin, isterse piyano çalsın ya da top oynasın. Bu şekilde çocuğunuzun kendisini hiçbir baskı altında hissetmeden özgür bir gün geçirmesini sağlamış olursunuz.

■ Çocuğunuzun düzenli olarak egzersiz yapmasını sağlayın ve yapılan egzersizlerin mümkün oldukça eğlenceli olmasına gayret edin.

■ Çocuğunuzla iletişim kurun. Hislerini ve düşüncelerini ailesi ile açıkça konuşan bir çocuk stresi kolayca yenebilir. Çocuğunuz size açılamıyorsa, en çok güvendiğiniz aile ferdinden ya da öğretmeninden çocuğunuzla konuşmasını rica edin. Çocuğunuza hislerini açığa vurması kadar doğal bir şeyin olmadığını söyleyin. Çocuğunuz ağlamanın ya da öfkelenmenin tüm insanlara özgü tepkiler olduğunu bilmelidir. Ağlamak kadar öfkelenmek de stresi açığa vurduğundan çocuğunuzun sakinleşmesini sağlayacaktır.

■ Çocuğunuzun yapmaktan hoşlandığı şeyleri yapmasını sağlayın. Resim yapmak, boyama yapmak, kompozisyon yazmak, müzik dinlemek ve sinemaya gitmek çocukların en çok hoşlandığı faaliyetlerdir. Arkadaşları ile vakit geçiren, sporla uğraşan ve kendi odasında yalnız kalarak başını dinleyen bir çocuk stresin de üstesinden gelmeyi başarır.

■ Bölümde stresle başa çıkmanın yollarını anlatmıştık. Bu bölümü yeniden gözden geçirebilirsiniz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. sıla dedi ki:

    çok faydalı oldu saolun

BİR YORUM YAZ
sağlık